TURİZM EKONOMİSİ - Ünite 1: Turizm ve Ekonomi Özeti :

PAYLAŞ:

Ünite 1: Turizm ve Ekonomi

Turizmin Tarihi Gelişimi

Guyer-Feuler tarafından 1905 yılında yapılan ilk tanımına göre turizm “gittikçe artan hava değişimi ve dinlenme gereksinmeleri, doğa ve sanatla beslenen göz alıcı güzellikleri tanıma isteğine; doğanın insanlara mutluluk verdiği inancına dayanan ve özellikle ticaret ve sanayinin gelişmesi ve ulaşım araçlarının kusursuz hale gelmelerinin bir sonucu olarak ulusların ve toplulukların birbirlerine daha çok yaklaşmasına olanak veren ‘modern’ çağa özgü bir olay” olarak tanımlanmaktadır.

Sanayi Devrimi öncesinde insanların, çeşitli nedenlerle sürekli yaşadıkları yerlerden başka yerlere ticaret, dini, sağlık, eğitim ve spor amaçlı olarak seyahat ettikleri bilinmektedir. Bununla birlikte bu gezilerin günümüzdeki yönüyle tam bir ekonomik etkisinden söz etmek pek de mümkün değildir. Diğer bir deyişle, Sanayi Devrimi öncesinde turizmin bugünkü anlamıyla ekonomik öneminin pek çok ülke, kavim ya da medeniyet açısından fark edilmemesi gayet doğal bir durumdur.

Turizmin, şu anki çağdaş durumuna gelmesinde “Sanayi Devrimi”nin çok büyük bir etkisinin olduğunu belirtmek gerekmektedir. İngiltere’de 19. yüzyılın sonunda başlayan II. Sanayi Devrimi, dünya ekonomisinde ve sonuçta turizmin de yer aldığı pek çok sektör üzerinde değişim ve gelişime neden olmuştur. II. Sanayi Devriminin turizm sektörü üzerinde meydana getirdiği etkiler kısaca şu şekilde sıralanabilir:

  • Dünya genelinde ülkelerin milli gelirlerindeki artışla birlikte, insanların kişi başına düşen geliri de artmış, bu da tüm mal ve hizmetlere ve tabii ki turizm ürününe olan talebi de arttırmıştır. İnsanların geçmişe göre satın alma güçlerinin artması ve refah düzeylerinin yükselmesi, uluslararası turizm piyasasındaki turist hareketliliğini hızlandırmıştır.
  • Üretimde yeni yöntemlerin bulunması ve yaşanan teknolojik gelişmeler, ürünün üretim sürecini kısaltmış, böylece emeğin çalışma süresinin kısalması, insanların boş zamanının artmasına neden olmuştur.
  • İnsanların satın alma güçlerindeki artış, tüketicilerin harcama kalıplarının ve de alışkanlıklarının değişmesine yol açmıştır. Ürün çeşitliliğindeki gelişim ve kitle turizminin ortaya çıkması, uluslararası turizme katılan insan sayısının yükselmesini sağlamıştır. Nitekim 1841 yılında Thomas Cook’un gerçekleştirdiği “paket tur”un tarihi ile “Sanayi Devrimi”nin olduğu yılların aynı zamana denk gelmesi tesadüf değildir.

Turizmin Ekonomik Açıdan Önemi

Turizm sektöründe, turiste devamlı ikamet ettiği yerden ayrılıp aynı yere dönünceye kadar geçen süre içerisinde konaklama, yeme-içme, ulaştırma, eğlence gibi birçok alanda hizmet verilmektedir. Bundan dolayı; turizm sektörünün kapsamının çok geniş olduğunu söylemek mümkündür. Turizm sektörü birbirinden farklı birçok hizmet biriminin bir araya geldiği, çok daha geniş boyutlarda faaliyetler topluluğunu temsil etmektedir. Bu konuyla ilgili olarak, Dünya Turizm Örgütü’nün hazırladığı Turizm Aktivitelerinin Uluslararası Standart Sınıflandırılması (SICTA); turizm talebine bağımlı, turizm sektörü ile ilgili alanları belirlemektedir. Buna göre, ulaştırma, konaklama, yeme-içme, eğlence gibi gereksinimlerin karşılanmasına yönelik turizm ile doğrudan veya dolaylı olarak ilgili olan yaklaşık 185 tane faaliyet alanı bulunmaktadır.

Dünya mal ticaretinin yaklaşık olarak %7’sini ve hizmet ticaretinin de yaklaşık olarak %30’unu tek başına oluşturan turizm sektörü, Dünya GSYİH’sinden (gayri safi yurtiçi hâsıla) daha büyük oranlarda büyümektedir.

Ekonomik büyümeye ihracat odaklı bir katkı sağlayan bu sektör, diğer mal ve hizmet sektörlerinden farklı olarak gelişen ekonomilerin/ülkelerin gelişmiş olanlarla rekabet edebilmesini de kolaylaştırmaktadır.

Kavramsal Olarak Turizm Ekonomisi

Turizm ekonomisini; “ulusal ya da uluslararası turizm hareketlerinin nedenlerini, kapsamını, gelişme koşullarını, sonuçlarını, bu olaylar arasındaki neden-sonuç ilişkilerini bilimsel yöntemlerle ekonomik açıdan araştırarak, turizm olayının bağlı olduğu kural ve ilkeleri ortaya koyan bir disiplin” olarak tanımlamak mümkündür. Başka bir ifade ile turizm ekonomisi, insanın turizme yönelik gereksinimlerini turizm kaynaklarıyla karşılamaya çalışan emek-yoğun ağırlıklı bir alt bilim dalıdır.

Destinasyon Kavramı

Destinasyon (sözlük anlamı olarak “gidilecek yer, varış yeri” anlamındadır), turizm ekonomisi ve işletmeciliği literatüründe çok sık kullanılan bir kavramdır. Destinasyon denildiği zaman öncelikle turist denilen tüketici gruba bütünleştirilmiş hizmetler sunan ve turizm ürünlerinin birleşiminden oluşmuş coğrafi bir bölge akla gelmelidir. Destinasyonlar, turizm ürünlerinin bir karışımı niteliğinde olup müşterilere bütünleşmiş bir deneyim sunarlar.

Ekonomi Turizm İlişkisi

Turizm, ekonomi ile iç içedir ve ekonomiden ayrı düşünülemeyecek bir yapıya sahiptir. Önemli bir ekonomik faaliyet olarak, turizmin ekonomi ile olan yakın ilişkisini kısaca şu şekilde ifade etmek mümkündür:

  • Turizm, dünya genelinde birçok insanı üretici/tüketici olarak doğrudan ya da dolaylı etkileyen bir ekonomik faaliyettir. Turizm amaçlı yapılan seyahat ve konaklamalarda turist tarafından yapılan harcamalar; turistlerin gereksinimlerini karşılayan ülkeler, bölgeler, firmalar, işletmeler ve sonuçta o yerin insanı için bir gelir kaynağı durumundadır.
  • Turizm, sadece seyahat ve konaklama olayı değildir. Turistin talep ettiği ürün ile hizmetlerin üretilmesi, pazarlanması ve tüketici gereksinimlerine yanıt verilebilmesi turizmin temel amacıdır. Bu bağlamda, gerekli alt ve üst yapı yatırımlarının yapılabilmesi ve turizm arzının yaratılabilmesi için ekonomik anlamda belirli bir sermayenin olması şarttır.
  • Turizm, insanların çalışma ve para kazanma amacı dışındaki turistik amaçlara yönelik seyahatleriyle ilgilidir. İnsanları turizme yönlendiren turistik amaçlar arasında; doğal güzellikleri görme, kültürel değerleri tanıma, sportif faaliyetleri izleme/gerçekleştirme, iş seyahati, eğitim, dinleme, balayı, eğlenme, aile-dost-akraba ziyaretleri, konferans, sağlık, din vb. sıralanabilir.
  • Turizm sektöründe; sektörü oluşturan ekonomik birimler tarafından (konaklama ve seyahat işletmeleri, tur operatörleri ve rehberleri vb.) doğa, sermaye ve emek bir araya getirilerek arzu edilen turizm ürünü hazırlanmaktadır. Bu birimler, aynı zamanda bir bölge ya da ülkenin uluslararası düzeyde turizmde rekabet edebilirliğini belirleyen ana etkenler arasında yer almaktadır. Bu nedenle, bir bölge doğal ya da kültürel açıdan çekici olabilirken; diğer bir bölge de, tesislerinin kalitesi ya da sahip olduğu mutfağın çeşitliliği ile söz sahibi olabilir.
  • Turistlerin, gittikleri yerlerde yaptığı harcamalar nedeniyle bıraktığı dövizler, ekonomik anlamda ülkelerin ödemeler bilânçosuna katkıda bulunmaktadır.
  • Turizmle ilgili olarak faaliyette bulunan tüm bağlı ve destek üniteleri olarak ulaşım, konaklama, eğlence, gezip-görme, bankacılık, sağlık, telekomünikasyon gibi çeşitli birimler arasında sıkı bir iletişim ve işbirliği gerekir. Bu sayede dolaylı ve dolaysız yollardan turizm, ekonomiye yeni iş olanakları sağlamaktadır.
  • Turizm, hizmet sektörünün bir alt dalı olduğu için, ürün ve hizmet üretimi makineleşmeye ve otomasyona tamamen elverişli olmadığından, emek faktörüne olan talep diğer sektörlere oranla çok daha fazladır. Bir ülkede turizmin gelişmesiyle birlikte artan gereksinimlerin karşılanabilmesi için daha çok emek gücüne gereksinim duyulacak ve bu da bölgedeki istihdamın gelişmesine, işsizliğin azaltılmasına olumlu katkılar sağlayacaktır.
  • Turizm, yabancı sermaye yatırımlarının ülkeye çekilmesinde de önemli bir araç olarak kullanılmaktadır. Yabancı yatırımlar ülkeye çekilerek, istihdamın gelişmesine katkıda bulunulmakta, yabancı yönetim ve işletmecilik yöntemlerinin ülkeye girmesine olanak sağlanmakta ve bu yolla yeni teknolojilerin ülkeye transferi de yapılmış olmaktadır.
  • Son olarak, turizm potansiyeline sahip birçok ülkede sektörün ülke ekonomileri üzerindeki etkinliği her geçen gün hızla artmaktadır. İthalattan çok ihracat etkisi ile döviz arzını olumlu etkilemesi, yatırımların geri dönüşünün yüksek ve kârlı olması ve bunun da yeni istihdam alanları oluşturması, ülkelerin iç-dış borç ödemeleri açısından yeni finansman kaynağı yaratması, katma değer sağlaması ve bölgelerarası dengeli kalkınmada önemli bir rol oynaması, yabancı sermaye girişiyle birlikte yeni teknolojilerin ve ekipmanların ülkeye girmesi turizmin ekonomik önemini ve değerini ortaya koyan özelliklerden bazılarıdır.

Turizmin ekonomik önemi açısından tüm turizm çeşitlerini ziyaret edilen yere göre iç ve dış turizm başlıkları altında kısaca iki gruba indirgeyerek incelemek mümkündür. Ülke insanının kendi ülkesi içinde yapmış olduğu turizm amaçlı gezilere iç turizm denilmektedir. Van’da oturan bir kişinin yazın Antalya’ya tatile gitmesi iç turizme örnektir.

Bir ülkedeki iç turizm hareketleri o ülkedeki turizmin gelişme dinamiğini oluşturmaktadır. İç turizm talebi ne kadar yüksek olursa dış turizmin gelişimi de o doğrultuda hızlı ve etkin olacaktır. Bununla birlikte, bir ülkede iç turizmin oluşması ve talebin yaratılması için gerekli ve yeter koşul, o ülke insanının turizm faaliyetine katılmasını sağlayacak ortalama bir harcanabilir gelir düzeyine sahip olmasıdır. Bir ülkede kişi başına düşen gelir düzeyi ve dolayısıyla refah arttıkça iç turizm talebi, sonuçta da dış turizm artar.

Bir ülkede yaşayan insanların kendi ülkesi dışına yapmış olduğu turizm amaçlı gezilere dış turizm denilmektedir. Bu tür gezileri yapan kişilere de “yabancı turist” denilmektedir: Japonya’dan Türkiye’ye Peri Bacaları’nı görmeye gelen kişi gibi. Dış turizmin en önemli özelliği, turistlerin bir ülkeden diğerine olan giriş ya da çıkış durumuna göre, ülke ekonomisine döviz girdisi ya da çıktısı sağlamasıdır. Taşıdığı ekonomik değer bakımından dış turizmi, aktif dış turizm (gelir turizmi) ve pasif dış turizm (gider turizmi) şeklinde ikiye ayırmak mümkündür.

  • Aktif Dış Turizm: Bir turizm ülkesine, diğer ülke vatandaşlarının turizm amaçlı yaptığı gezilerdir. Avusturya’dan Türkiye’ye yapılan gezi, Türkiye için bir aktif dış turizmdir.
  • Pasif Dış Turizm: Bir ülkede yaşayan insanların, kendi ülkeleri dışına turizm amaçlı seyahat etmeleridir. Türkiye’den Mısır’a yapılan gezi, Türkiye için bir pasif dış turizmdir. Pasif dış turizmde, ülkeye döviz girişi olmaz, tersine döviz çıkışı olur.

Uluslararası Turizm Piyasasının Gelişimini Etkileyen Faktörler

Dünya turizm hareketlerinin gelişimine neden olan faktörleri aşağıdaki gibi özetlemek mümkündür:

  • Boş zaman ile yaşam kalitesi ve yaşam standardının artması,
  • İnsanların daha sağlıklı ve uzun ömürlü olma istekleri,
  • Turist gönderen ülkelerdeki ekonomik büyüme sonucunda milli gelirin ve harcanabilir gelir düzeyinin artması ve daha adil olarak dağılması,
  • Sayıları çok büyük bir hızla artan havayolu firmaları ve bu firmalar arasındaki rekabet sonucunda uluslararası seyahatlerin ucuzlaması,
  • Ulaştırma araçlarındaki kalitenin ve güvenilirliğin artması,
  • Konaklama birimlerinin yaygınlaşması ve çeşitliliği,
  • Tanıtma, reklam ve halkla ilişkiler faaliyetlerinin etkinliği,
  • Hızla artan paket turların çok sayıda uluslararası bölgeyi kapsaması ve sonuçta kitle turizminin ortaya çıkması,
  • İnsanların tatili yaşamlarının bir parçası ya da beklentisi olarak görmeye başlamaları ve bu nedenle de tatil düşüncesinin yaygınlaşması,
  • Teknoloji ve sonucunda kitle haberleşmesinin gelişimi, seyahat ile ilgili işlemlerin kolaylaşması ve seyahat süresinin kısalması,
  • Ülkeler arasındaki bazı bürokratik engellerin ve sınır formalitelerinin kaldırılması ve buna paralel olarak seyahat özgürlüğünün artması,
  • Demografik gelişmeler (emeklilik süresinin artması, aileyi oluşturan eşlerin birlikte çalışmaları, çocuksuz aile sayısının artması vb.).

Küreselleşmenin Turizm Sektörüne Etkileri

Küresel gelişmeler sonucu ortaya çıkan ve turizm sektörünü de etkisi altına alan bazı gelişmeler şunlardır:

  • Küreselleşme, özellikle ulaşım, hız, konfor, kapasite, fiyat, küresel seyahatin demokratikleşmesi, yatırımlar, hisse devirleri, sermaye hareketleri, finans ve bankacılık sektörlerinin turizm ile olan ilişkilerinin güçlenmesi, iletişim teknolojilerindeki yenilikler, farklı seyahat güdüleri ile dağıtım kanallarının ortaya çıkmasına yol açmıştır.
  • Küreselleşme sonucu sektörde bilgisayarlı rezervasyon sistemleri, global dağıtım sistemleri, telekonferanslar, video broşürleri, bilgisayarlar, yönetim bilgi sistemleri, havalimanı elektronik bilgi sistemleri, elektronik malzeme transferleri, dijital telefon şebekeleri, mobil iletişim cihazları, internet ve tüm telekomünikasyon hizmetleri büyük bir gelişme göstermiştir.
  • Küreselleşme ile birlikte yabancı sermayenin önündeki siyasi engellerin kalkması ve teknoloji transferi, gelişmekte olan ülkelerdeki (GOÜ) turizm arzını olumlu yönde etkileyerek, bu ülkelerin uluslararası pazar paylarında önemli artışlara neden olmuştur. Yukarıda belirtilen tüm bu faktörler ise uluslararası turizmin gelişmesi yönünde oluşan küresel etkilerden bazılarıdır.