TÜRK İDARE TARİHİ - Ünite 5: Tanzimat Dönemi’nde (1839-1876) Yönetim Yapısı Özeti :

PAYLAŞ:

U¨nite 5: Tanzimat Do¨nemi’nde (1839-1876) Yo¨netim Yapısı

Tanzimat Do¨nemi’nde (1839-1876) Yo¨netim Yapısı

Merkez Tes¸kilatında Degˆis¸iklik

Osmanlı yo¨netim kurumlarında 16. yu¨zyılın sonlarına dogˆru ortaya c¸ıkan gerileme do¨nemi 18. yu¨zyıla kadar devamlılık go¨stermis¸tir. Gerileme do¨neminin sonuc¸larından biri olarak da merkeziles¸me egˆilimi, gerileme do¨neminin iyice hissedilir oldugˆu 18. yu¨zyılın sonlarına dogˆru daha da gu¨c¸lu¨ bic¸imde vurgulanır hale gelmis¸tir. Gerileme do¨neminin uzun soluklu olması sonucu bu duruma kars¸ı bir o¨nlem alma ihtiyacı belirmis¸tir. Bu nedenle II. Mahmut’un saltanatı sırasında (1808-1839) daha da gu¨c¸lenen merkeziles¸me egˆilimi birtakım yeniliklerin gereksinim halini almasını sagˆlamıs¸tır. II. Mahmut, bu do¨nemde Islahata askeri alandan bas¸layarak du¨zenli ve egˆitimli bir ordu kurma yoluna gitmis¸tir. Kurulan bu ordu, Yenic¸eri Ocagˆı’nın yerini alan “Asa^kir-i Mansu^re-i Muhammediye”dir. Islahatlar bu do¨nemde sadece askeri alanla sınırlı kalmamıs¸ ve merkezden bas¸lanarak c¸es¸itli alanlarda birtakım Islahatlar gerc¸ekles¸tirilmis¸tir. Osmanlı Devletinin daha o¨nceleri ilgilenmedigˆi alanlarda etkisini go¨steren bu yenilenme hareketi, tes¸kilatların da yenilenmesini dolayısıyla yeni bir tes¸kilat yapısının ortaya c¸ıkmasının yolunu ac¸mıs¸tır. 1789’da III. Selim’den itibaren yapılan reformlar, Yenic¸erilerle merkezde go¨revli bazı kis¸ilerin is¸birligˆi yaparak padis¸ahı tahttan indirmeleri u¨zerine durmus¸, II. Mahmut’un 1826’da Yenic¸eri Ocagˆı’nı kaldırmasıyla yeniden bas¸lamıs¸tır.

Babıa^li’nin Ortaya C¸ıkıs¸ı

Osmanlı Devleti’nde idare tes¸kilatında yo¨netim is¸leri Diva^n-ı Hu¨mayu^n’da go¨ru¨lmekteyken, o¨zellikle 18. yu¨zyılın bas¸langıcından itibaren bu tes¸kilatın yetkileri sadrazam tarafından kullanılır hale gelmis¸tir. 1826’da Yenic¸eri Ocagˆı’nı kaldırarak u¨lke yo¨netiminde yeni du¨zenlemeler yapan II. Mahmut, hu¨ku¨met o¨rgu¨tu¨ndeki birc¸ok kurumun adını degˆis¸tirerek yo¨neticilere yeni unvanlar verilmis¸tir. Merkezi yo¨netim ve denetimi gerc¸ekles¸tirebilmek ic¸in c¸aba harcanmıs¸tır. Devlet is¸lerinin yu¨ru¨tu¨lmesinde yeni anlayıs¸lara gereksinim duyulan tes¸kilat ve kurumlar 1836 yılından itibaren kurulmaya bas¸lanmıs¸tır. Bu do¨nemde yas¸anan en o¨nemli gelis¸melerden biri de s¸eyhu¨lislamlıgˆın yetkilerinin artırılarak hu¨ku¨mete alınmasıdır. Gerc¸ekles¸tirilen reformlarla Osmanlı tarihinin c¸ehresi bu¨yu¨k degˆis¸iklikler go¨stermis¸tir. Bu do¨nemde gerc¸ekles¸tirilen reform hareketleri daha o¨nce es¸i go¨ru¨lmemis¸ ic¸eriklere sahiptir. 1839’da Ticaret Nezaretinin kurulması ise modern Osmanlı kabinesinin iskeletini olus¸turmus¸tur.

Sadaretin Bas¸veka^lete Do¨nu¨s¸tu¨ru¨lmesi

Babıa^li’nin klasik yapısı, uzmanlık temelli yeni birimleri olan nezaretlerin kurulmasıyla oldukc¸a farklılık go¨stermis¸tir. Gerc¸ekles¸tirilen bu bu¨yu¨k c¸aplı degˆis¸imin sonucu olarak padis¸ahın mutlak vekili olarak degˆerlendirilen sadrazamın da konumu degˆis¸iklik go¨stermis¸tir. Padis¸ahın mutlak vekili olarak degˆerlendirilen sadrazamın konumunun degˆis¸mesiyle sadrazam artık vekiller heyetinin bas¸ı konumunda olan, elinde Mu¨hr-i Hu¨ma^yu^n bulunan sembolik bir memur konumuna gelmis¸tir. Mu¨hr-i Hu¨ma^yu^n, saltanatı sembolize eden mu¨hu¨rdu¨r. Padis¸ahların mutlak veka^letine sahip oldugˆuna is¸aret etmek u¨zere sadrazamlara verilen c¸ogˆu zaman altından yapılan mu¨hu¨rdu¨r. Osmanlı Hu¨ku¨metine verilen bu yeni bic¸imle, devlet memurları ilk kez ic¸ ve dıs¸ birimlere bakmak u¨zere sınıflandırılmıs¸tır. Bu yenilik hareketlerinin altında uzmanlas¸maya gidilerek devlet is¸lerine is¸lerlik kazandırılması amac¸lanmaktadır. 1839 yılında ilan edilen Tanzimat Fermanı ile de merkezi^ Osmanlı bu¨rokrasisi yas¸adıgˆı degˆis¸im ve do¨nu¨s¸u¨m su¨recini su¨rdu¨rmu¨s¸tu¨r.

Merkez Tes¸kilatında Yeni Meclislerin Olus¸turulması

Osmanlı Devleti’nde Diva^n-ı Hu¨mayu^n idare tes¸kilatında yo¨netim is¸lerini, daha o¨zel bir ifadeyle; yu¨ru¨tme, yu¨ksek yargıyla birlikte yasama go¨revini yu¨ru¨ten bir organdır. Bu tes¸kilatta yas¸anan gelis¸im ve degˆis¸imlerle birlikte 18. yu¨zyılın sonlarına dogˆru ve 19. yu¨zyılın bas¸larında modern Osmanlı Babıa^li’sine giden su¨rec¸ bas¸langıc¸ go¨stermis¸tir. Merkezi^ idarede yaptıgˆı degˆis¸ikliklerle, Osmanlı hu¨ku¨metini c¸agˆdas¸las¸tırma yolunda adımlar atan II. Mahmut, Mes¸veret Meclislerinden farklı nitelikte u¨c¸ su¨rekli kurul olus¸turmus¸tur. Bunlar; 1826 yılından itibaren bas¸latılan askeri^ reformları yu¨ru¨tmek u¨zere 1836 yılında Da^r-ı S¸u^ra-yı Askeri^, 24 Mart 1838’de sadrazama danıs¸manlık yapmak u¨zere Da^r-ı S¸u^ra-yı Ba^b-ı A^li ve 24 Mart 1838’da ac¸ılan Meclis-i Va^la^-yı Ahka^m-ı Adliye’dir. Meclis-i Va^la^-yı Ahka^m-ı Adliye, Tanzimat’tan sonra olus¸turulan yeni meclislerin bas¸ında gelir. Bu meclisin en o¨nemli go¨revi, kanun ve tu¨zu¨kleri hazırlamak ve suc¸ is¸leyen u¨st du¨zey memurları yargılamaktır. 3 Kasım 1839’da ilan edilen Tanzimat Fermanı ise getirilen yeni prensipleri ile Osmanlı I·mparatorlugˆu’nun artık yo¨netim su¨recinde yeni bir anlayıs¸a yo¨neldigˆini go¨zler o¨nu¨ne sunmaktadır. Bu ferman ile imparatorluk geleneksel yapısından sıyrılarak, yeni bir bakıs¸ ac¸ısıyla hukuk ve devlet anlayıs¸ına yo¨nelim go¨stermektedir. Buna go¨re devlet, u¨c¸ temel esas u¨zerine ins¸a edilecektir. O¨ncelikli esas olarak Osmanlı vatandas¸larının can, mal ve ırz dokunulmazlıgˆı sagˆlanacak ve bu durum devlet garantisine alınacaktır. I·kinci olarak mali ve ekonomik yapının u¨zerine oturtulacagˆı, herkesin geliriyle dogˆru orantılı olarak vergi vermesini sagˆlayacak du¨zenlemelerin hayata gec¸irilmesidir. Sonuncusu ise, derin sosyal ve ekonomik etkileri olabilecek askeri yu¨ku¨mlu¨lu¨gˆu¨n adil ve belirli bir su¨rede yapılmasını sagˆlayacak o¨nlemlerin kararlas¸tırılmıs¸ olmasıdır. II. Mahmut tarafından 1836 yılında bas¸latılan bu giris¸imler, Tanzimat’tan sonra amacına ulas¸mıs¸ ve modern Babıa^li ortaya c¸ıkmıs¸tır. Tanzimat Fermanı’nın ilanından sonra mali ıslahatlar ile bas¸layan degˆis¸im ve gelis¸im su¨reci, egˆitim alanında da etkisini go¨stermis¸tir. Tanzimat’ın ortaya c¸ıkardıgˆı yeni aydın kitlesi ise Tanzimat’ı eles¸tirerek, Kanu^n-ı Esasi’yi gu¨ndeme getirmis¸tir. Gerek yurtic¸inde gerekse de yurtdıs¸ında hızlanan muhalefet giris¸imleri ile Mes¸veret Meclisleri o¨rnek olarak sunularak, bir millet meclisi kurulması talepleri de Osmanlı I·mparatorlugˆu’nda anayasal sisteme giden su¨reci s¸ekillendirmis¸tir. Bu¨tu¨n bu gelis¸melerin sonucu olarak 1876 yılında II. Abdu¨lhamit tarafından Osmanlı I·mparatorlugˆu’nun ilk anayasası olan Kanu^n-i Esa^si^ ilan edilmis¸tir.

Tanzimat Do¨nemi’nde Tas¸ra Tes¸kilatında Degˆis¸iklik

Osmanlı yo¨netimi geleneksel tımar sistemine bagˆlanmıs¸vergi du¨zeninin bozulması sonucu, iltizam sistemine bas¸vurmak durumunda kalmıs¸tır. I·ltizam sistemi; devletin vergi gelirlerini o¨nceden merkezi^ hazinede toplamak ic¸in ihaleye sunulmasıdır. Burada ortaya c¸ıkan haksız durumların engellenmesi ic¸in ise II. Mahmut, 1826’dan sonra mali ıslahatları devreye sokarak, kurmus¸ oldugˆu yeni hazineyle vergileri merkezi^ hazineye aktarmaya o¨zen go¨stermis¸ ve modern bir maliye yo¨netimi ic¸in Maliye Nezareti’ni kurmus¸tur. Siyasi, askeri ve mali bir kriz do¨neminde hayata gec¸irilen Tanzimat’ın en o¨nemli yo¨nlerinden biri mali merkeziyetc¸ilik olmus¸tur. Bu do¨nemde bu¨rokratların o¨ncelikli amac¸ları devletin mali gu¨cu¨nu¨ ve merkezi^ kontrolu¨nu¨ gelis¸tirmektir. Reformları tamamlamak isteyen II. Mahmut 1830’da nu¨fus ve mal sayımı da yaptırmıs¸tır. Yine de II. Mahmut’un istedigˆi bic¸imde bir mali reform hayata gec¸irilememis¸, II. Mahmut’un reform hedefleri Tanzimat sonrasına ertelenmis¸tir. Tanzimat Do¨nemi’nde de yeni bir yapı kurularak kademeli bir idare ve meclis hiyerars¸isi olus¸turulmus¸tur.

Tas¸rada Meclislerin Ortaya C¸ıkıs¸ı

18. yu¨zyıldan itibaren 19. yu¨zyılın bas¸larına kadar yas¸anan gelis¸im ve yenilenme hareketleri sonucunda Osmanlı Devleti, 1839 yılında yeni bir as¸amaya ulas¸mıs¸tır. Bahsedilen tarihlerde yas¸anan gelis¸meler ve yenilenme giris¸imleri, devlet yo¨netimine Tanzimat Fermanı olarak yansımıs¸tır.

Muhassıllık Meclisleri

Tanzimat’ın ilk uygulamaları hayata gec¸irilirken o¨ncelik vergi is¸lerinin du¨zenlenmesidir. Halkın oldukc¸a s¸ika^yetc¸i oldugˆu vergi yapılarının yenilenmesi ic¸in iltizam usulu¨nden vazgec¸ilme kararı alınmıs¸tır. Bunun sonucu olarak ise Tanzimat Fermanı’nda o¨ngo¨ru¨ldu¨gˆu¨ bic¸imde, herkesin geliriyle dogˆru orantılı olacak bic¸imde vergilendirilmesi ic¸in tas¸rada iltizam usulu¨nden vazgec¸ilerek, muhassıl isimli memurlar go¨revlendirilmis¸tir. 24 Ocak 1840 tarihli talimatla go¨reve bas¸layan ve sorumlulukları bu talimatla belirlenen muhassılların temel go¨revi, verginin adil bir bic¸imde toplanmasını sagˆlamaktır. Uygulanan bu sistem ise mu¨ltezimlerin saboteleri ve vergi o¨demeye alıs¸mamıs¸olanların c¸ıkardıkları sorunlar sebebiyle bas¸arıya ulas¸amamıs¸tır.

Bu¨yu¨k Meclislerin Kurulması

1842 yılında tas¸ra idare tes¸kilatında degˆis¸iklikler yapılarak eyaletler sancaklara, sancaklar ise kazalara ayrılmıs¸tır. Bo¨ylelikle yeni idari kademelendirme; eyalet-sancak-kazas¸eklinde ortaya c¸ıkmıs¸tır. 1841-1842 du¨zenlemelerinin ardından tas¸ra idaresini gelis¸tirme hedefiyle 1844’te yeni bir du¨zenleme hayata gec¸irilmis¸tir. Ancak bu du¨zenlemelerin gerc¸ekles¸tirilmesinde birtakım sorunlar ortaya c¸ıkmıs¸ ve o¨zellikle gayrimu¨slim halkın tepkisini bastırmak amacıyla 24 Ocak 1847 tarihli bir emir yayınlanmıs¸ ve bu emir ile bu sorunların u¨stesinden gelme hedeflenmis¸tir.

1849 Du¨zenlemesiyle Valilerin Devre Dıs¸ı Bırakılması

1848 yılından itibaren idari yapının eyaletlerde oturtulmaya c¸alıs¸ılması amacıyla 1849 yılında gerc¸ekles¸tirilen du¨zenleme sonucu Osmanlı yo¨netim yapısında ciddi degˆis¸ikliklere gidilmis¸tir. 1849 du¨zenlemesi, basit ve ku¨c¸u¨k sorunların sancak meclisinde, o¨nemli ve bu¨yu¨k sorunların eyalet meclislerinde go¨ru¨s¸u¨lmesini o¨ngo¨rerek bu meclisler arasında hiyerars¸ik bir yapının olus¸masını sagˆlamıs¸tır. Bu meclislerin yetkileri bir yandan artırılırken, bir yandan da valiler devre dıs¸ı bırakılmıs¸tır. O¨nceleri bas¸ka go¨revliler tarafından gerc¸ekles¸tirilen is¸lemler, meclislere devredilerek yo¨netimin her kademesinde yer alan go¨revlilerce durumun denetlenmesi amac¸lanmaktadır. Valilerin is¸levsizles¸tirilmesiyle sonuc¸lanan bu durum, u¨c¸ yıl kadar su¨rmu¨s¸ ve beklenen sonuc¸lar elde edilemedigˆi ic¸in yeniden bir du¨zenlemeyle valilerin yetkileri tekrar artırılmıs¸tır.

1852 Du¨zenlemesiyle Valilerin Yeniden Gu¨c¸lenmesi

1849 du¨zenlemesiyle meclislerin yetkileri artırılırken, digˆer yandan da valilerin etkililigˆi azaltılmıs¸tır. Gerc¸ekles¸tirilen is¸lerin neler oldugˆu ve is¸leyis¸in daha iyi anlas¸ılabilmesi ic¸in meclis u¨yelerinin her kademelerinde yer alan go¨revlilerce, tu¨m is¸lemlerin denetleme fikri bas¸arılı olmadıgˆı ic¸in eski du¨zene geri do¨nu¨lme kararı alınmıs¸tır. 1852 yılında yayınlanan bir ferman ile muhassıllar, mal mu¨du¨rleri, kaza ve nahiye meclis u¨yeleri, valilerin emrine verilmis¸tir.

Islahat Fermanı ve 1858 Du¨zenlemesi

Oldukc¸a bu¨yu¨k gayretlere ragˆmen Tanzimat yo¨netimi, u¨lke idaresinde verimli bir is¸leyis¸ sagˆlamakta bas¸arısız olmus¸tur. 1856 Paris Konferansı ile Avrupalı devletler camiasına kabul alan Osmanlı I·mparatorlugˆu, Avrupalı devletlerin Tanzimat Fermanı hu¨ku¨mlerini genis¸leterek uygulamaya konulması talebini olumlu kars¸ılamıs¸tır. Bu nedenle Babıa^li 25 S¸ubat 1856’da Islahat Fermanı’nı ilan etmis¸tir. Islahat Fermanı ile idare daha genis¸ ve katılımcı bir yapıya kavus¸turulmaya c¸alıs¸ılmıs¸tır. Islahat Fermanı’nda da vurgulanan es¸itlik kavramı yine hos¸nutlukla kars¸ılanmamıs¸tır. Islahat Fermanı’nı izleyen yıllarda o¨zellikle Balkanlarda bu tarz hos¸nutsuzluklar artıs¸ go¨stermis¸tir.

Bunun sonucu olarak ayaklanmalar ortaya c¸ıkmıs¸tır. 22 Eylu¨l 1858’de yayınlanan talimat ile meclisleri denetleme yetkisi valilere merkezi yo¨netim tarafından verilmis¸tir. Bunun altında yatan sebep ise merkezi yo¨netimin tas¸rayı da valiler aracılıgˆıyla kontrol etme istegˆidir. Bu sırada Orta Dogˆu’da Du¨rziler ve Maru^niler arasında c¸atıs¸malar meydana gelmis¸tir. Du¨rziler ve Maru^nilerin Lu¨bnan’da c¸atıs¸ması u¨zerine 9 Haziran 1861’de c¸ıkarılan Lu¨bnan Nizamnamesi’yle, Hristiyan bir mutasarrıf tarafından yo¨netilen Cebel-i Lu¨bnan Vilayeti’nin Osmanlı yo¨netimine yıllık bir vergi vermek dıs¸ında bir bagˆlılıgˆı kalmamıs¸tır. Avrupalı bu¨yu¨k gu¨c¸lerin baskısıyla ortaya c¸ıkan bu durumun da Osmanlı’yı gelecekte parc¸alayabilecek bir model olma riski tas¸ıması, Babıa^li’yi yeni arayıs¸lara yo¨nlendirmis¸tir. I·nisiyatifi ele almak isteyen Babıa^li kendi iradesiyle ıslahat uygulayarak ko¨tu¨ gidis¸e dur demeyi amac¸lamaktadır. Tanzimat’tan beri yu¨ru¨tu¨lmekte olan merkezi^ bir yo¨netim kurmak ic¸in ileri bir adım atılması du¨s¸u¨nceler arasında yer almaktadır. Tu¨m bu endis¸e ve arayıs¸ların sonucu olarak 1864 Vilayet Nizamna^mesi hazırlanmıs¸tır.

1864 Vilayet Nizamna^mesi

1863 yılında yeni du¨zenleme ic¸in hazırlıklara bas¸lanan yeni vilayet nizamna^mesi, do¨nemin ic¸ ve dıs¸ siyasal ve sosyal gelis¸melerinin ortaya c¸ıkardıgˆı sorunları c¸o¨zmeyi amac¸lamaktadır. 1864 Vilayet Nizamna^mesi, vilayetlerin yo¨netiminde Vilayet I·dare Meclisi ve Vilayet Umumi Meclisi adlarını tas¸ıyan iki kurulun so¨z sahibi olmasını o¨ngo¨rmekteydi. Bu kurullarda Mu¨slu¨man ve gayrimu¨slimlerin temsilcisi olarak sec¸ilen u¨yelerin yer alması halkın yo¨netime katılmasını sagˆlamak amacını tas¸ımaktaydı.

1867 Vila^yet-i Umu^miye Niza^mna^mesi

1864 yo¨netmeligˆinin getirdigˆi yeni du¨zenlemelerle elde edilen olumlu sonuc¸lar, digˆer bazı vilayetlerde de uygulandıgˆında benzer bas¸arılı sonuc¸ların alınmasını sagˆlamıs¸tır. 1867 yılından itibaren yaygınlas¸tırılmasına karar verilen bu yo¨netmeligˆin bu¨tu¨n vilayetlerde uygulanması ic¸in 1867 Vila^yet-i Umu^miye Niza^mna^mesi c¸ıkarılmıs¸tır. Go¨ze c¸arpan bir degˆis¸iklik sunmayan bu Niza^mna^me, 1864 tarihli Niza^mna^me’nin tu¨m u¨lke vilayetlerini kapsayacak s¸ekilde du¨zenlemesine o¨n ayak olmus¸tur.

1871 I·da^re-i Umu^mi^ye-i Vila^yet Niza^mna^mesi

22 Ocak 1871 tarihinde yayımlanan I·da^re-i Umu^mi^ye-i Vila^yet Niza^mna^mesi ile Osmanlı Devleti idari bakımdan, 27 vilayet, 123 sancagˆa bo¨lu¨nmu¨s¸tu¨r. Bu Niza^mna^me 42 yıl su¨reyle yu¨ru¨rlu¨kte kalmıs¸tır. Bo¨lu¨nme du¨zenine go¨re Rumeli topraklarında 10 vilayet, 44 sancak; Anadolu’da 16 vilayet, 74 sancak; Kuzey Afrika’da ise 1 vilayet, 5 sancak bulunmaktadır. O¨nceki yo¨netmeliklerde oldugˆu gibi 1871 Niza^mna^mesi’ne egemen olan yo¨netim anlayıs¸ı, merkezi^ bir idare tarzını daha da gelis¸tirerek uygulanabilir ha^le koymayı amac¸lamaktadır. Bu du¨zenleme de digˆer du¨zenlemelerde oldugˆu gibi reformlar bu¨tu¨nu¨nu¨n bir parc¸ası olarak degˆerlendirilmektedir. Bu du¨zenlemelerin altında yatan gerc¸ek ise imparatorlugˆu olus¸turan bu¨tu¨n unsurları bir arada tutmayı o¨ngo¨ren Osmanlıcılık ideolojisinin yansımasıdır. 1871 Niza^mna^mesi’nin vilayetlerde kurulmasını o¨ngo¨rdu¨gˆu¨ birimlerden biri de belediye o¨rgu¨tu¨du¨r.

Belediyeler

Geleneksel Osmanlı kent yo¨netiminde, mu¨lki idare ve belediyeye ait is¸ler birlikte yu¨ru¨tu¨lmekteydi. Kadı, adalet dagˆıtma go¨revinin yanında, vakıfların denetlenmesi, kentin gu¨venligˆi ve belediye hizmetlerinin kars¸ılanmasını sagˆlayan kis¸i konumundaydı. Yenic¸eri Ocagˆı’nın 1826 yılında kaldırılmasıyla, belediye yo¨netimine ilis¸kin fonksiyonları zayıflayan kadı, yaptırım gu¨cu¨nu¨ tamamen yitirmis¸tir. Kadıların beledi ve mali yetkilerini yerine getirememeleri u¨zerine I·htisab Mu¨du¨rlu¨kleri kurulmus¸tur. 1846 yılında Zabtiye Nezareti’nin kurulmasıyla birlikte kadının yerel yo¨netimdeki rolu¨ son bulmus¸tur. Osmanlı Devleti’nde yerel bir yo¨netim birimi olarak ilk modern belediye 1853-1856 Kırım Savas¸ı sırasında Avrupa devletleriyle artan temaslar sonucunda, 1854’teI·stanbul’da denenmis¸tir. Ancak bu modern belediyecilik konusundaki ilk deneme, mali sıkıntılar ve nitelikli personel eksikligˆi gibi nedenlerden o¨tu¨ru¨ bas¸arısızlıkla sonuc¸lanmıs¸tır. Osmanlı Hu¨ku¨meti ise sakinlerinin c¸ogˆu yabancı olan ve limanın da bulundugˆu Galata ve Beyogˆlu’nu kapsayan bo¨lgede, Paris o¨rnegˆini izleyerek, Altıncı Daire-i Belediye’yi kurmus¸tur. Yeterli bu¨tc¸e imka^nlarına sahip olan bu belediyecilik giris¸iminden bas¸arılı bir sonuc¸ elde edildigˆi ic¸in o¨ncelikle I·stanbul’un digˆer semtlerinde de uygulanmıs¸ ve benzer bas¸arılı sonuc¸lar elde edilmis¸tir. 1868 yılında c¸ıkarılan Dersaadet I·dare-i Belediye Nizemnamesi’yle belediye o¨rgu¨tu¨ tu¨m I·stabul’da yaygınlas¸tırılmıs¸tır. Altıncı Daire-i Belediye’nin bas¸arılı s¸ekilde uygulanmasının sonucu olarak, tas¸rada da belediye tes¸kilatının kurulması, 1864 Vilayet Nizamnamesi ile bas¸lamıs¸tır. 1876 Kanun-i Esasi ile hem bas¸kentte hem de tas¸rada kurulacak belediyelerin, u¨yeleri sec¸imle belirlenen meclisler tarafından yo¨netilmesini o¨ngo¨rmekteydi. Her s¸ehir ve kasabada bir belediye o¨rgu¨tu¨nu¨n kurulmasını o¨ngo¨ren 1876 Vilayet Belediye Kanunu’na go¨re tas¸rada kurulacak olan belediye; belediye bas¸kanı, belediye meclisi ve Cemiyet-i Belediye olmak u¨zere u¨c¸ organdan olus¸maktadır. Yas¸anan tu¨m gelis¸meler beraberinde Osmanlı Siyasi hayatına o¨zgu¨n parlamento kurumunun o¨zelles¸mis¸ kos¸ullar altında gelis¸mesi ve yerles¸mesini sagˆlamıs¸tır.