TÜRKÇE CÜMLE BİLGİSİ II - Ünite 1: Cümle ve Cümlenin Temel Ögeleri: Yüklem, Özne Özeti :

PAYLAŞ:

Ünite 1: Cümle ve Cümlenin Temel Ögeleri: Yüklem, Özne

Cümle

İnsanlar duygu ve düşüncelerini söz ve yazı ile anlatırlar. Yazarken ve konuşurken pek çok kelime kullanırız. Dilde var olan isim ve fiil cinsinden kelimeler, nesneleri ve hareketleri genel olarak tek tek karşılar. Ancak dilde nesnelerin ve hareketlerin çeşitli niteliklerini, özelliklerini ve değişik yönlerini daha geniş olarak ifade etmek için kelimeden daha geniş dil birliklerine ihtiyaç duyulur.

Sözü geliştirmek üzere kelimeler gruplandırılır. Böylece kavramlar arasında derece derece ilişkiler kurarak tek kavramdan anlatıma doğru gidilir. Her anlatım temelde bir cümleler zinciridir. Yani anlatımın temel kalıbı, cümledir. Bu bakımdan anlatımda cümle büyük önem taşımaktadır.

Dilde her kelimenin, her kelime grubunun kendine özgü bir anlamı olmakla birlikte bu kelimeler veya kelime grupları; tek başlarına tam bir dilek, duygu ve düşünce bildirmezler. Bir dildeki kelimelerin bir grup veya cümle oluşturacak biçimde bir araya gelmelerinin kurallarını, bu grupların cümle içindeki görevlerini, kelimelerin birbirleriyle olan ilişkilerini, sıralanışlarını ve cümle yapılarını inceleyen dil bilgisi bölümüne “söz dizimi veya “cümle bilgisi” (syntax) adı verilir. Yani söz dizimi, dili cümle bilgisi açısından ele alıp inceler.

Cümle: Duygu, düşünce, hareket, olay, istek bildiren söz ya da söz dizisidir.

Cümlenin Özellikleri

  1. Kelime grupları tam bir yargı bildirmez, cümle ise tam bir yargı ifadesi taşır. Türkçede yargı ifadesini taşıyan dil birimi çekimli bir fiildir. Bu bakımdan bir cümlenin varlığı için gerekli ve yeterli şart, çekimli bir fiildir. Çekimli fiil yargıyı; şekle, zamana ve kişiye bağlı olarak karşılayan fiildir. Çekimli fiil tek başına cümle değeri taşır ve çekimli fiilin sonundaki şahıs eki “kişi”yi de belirttiğinden çekimli fiil aynı zamanda özneyi de belirtmiş olur.
  2. Cümlede yüklem bazen başka ögelerle de desteklenir. Sağlam yapılı cümleler kurabilmek için cümlenin ögelerini tanımak ve bunları yerli yerinde kullanmak gerekir. Türkçede tam yapılı bir cümlede şu ögeler bulunur: Yüklem, özne, nesne, zarf tümleci ve yer tamlayıcısı (dolaylı tümleç). Tamamlayıcı ögeler olan nesne, zarf tümleci ve yer tamlayıcısı her cümlede bulunmayabilir. Bunlar cümlede açıklayıcı işlevle görev yapar.
  3. Cümlede kelimeler, anlamın gereğine göre belli bir düzen içinde sıralanır. Kurallı bir cümlede ögelerin dizilişinde özne başta, yüklem cümlenin sonunda yer alır. Diğer ögeler bu ikisi arasında yer alır. Bu ögelerin belli, değişmez bir sırası yoktur. Bazı cümlelerde özne, bazılarında nesne, bazılarında da yer tamlayıcısı öteki ögelerden daha çok önem taşıyabilir. Ögeler, önem derecelerine göre yükleme yaklaştırılır. Önemle vurgulanmak istenen öge, genellikle yüklemden hemen önce getirilir.
  4. Türkçe’de cümlede yer alan kelime sayısını belirleyen bir kural yoktur. Cümleler duyguları, düşünceleri, istekleri, hareketleri, olayları bildirir. Duygular, düşünceler, istekler ise sınırlandırılamaz. Bu bakımdan kelime sayısı da sınırlandırılamaz. Bununla birlikte cümledeki kelime sayısı, anlatılacakların genişliğine ve özelliklerine bağlı olarak değişir. En kısa cümle tek kelimeden oluşan cümledir.
  5. Cümle büyük harfle başlar, cümlenin sonuna ise anlamın gerektirdiği noktalama işaretleri konur. Bu işaretler; nokta (.), soru işareti (?), ünlem işareti (!), üç nokta (...) ve iki noktadır (:).
  6. Karşılıklı konuşmalarda, yöneltilen sorulara cevap olarak söylenen sözler de, ister ek fiil alsın ister almasın, birer cümle değerindedir; ancak bu yapılarda yüklem, bir önceki cümle ile tamamlanır.

Cümlenin Ögeleri

Dillerde kelimelerin bir diziliş sırası vardır. Her kelime ve öge, kullanılış değerini kendinden önce veya sonra gelen ögelerden alır. Bu bakımdan kelimeler yan yana gelirken belli bir kurala göre sıralanır, akıl ve mantık çerçevesi içinde düşünce ve duygularımızı anlatmamızı sağlar. Kelimeler, dil sistemi içinde birbirine bağlanarak cümleleri oluşturur ve anlatım değerine kavuşur. Yani cümle, değişik işlevlerdeki parçalardan meydana gelmiş bir bütündür. Cümlenin anlamını bütünleyen ve kelime veya kelime grubunun anlamını cümledeki görevine yönelik tamamlayan parçalara cümlenin ögeleri denir. Bunlar yüklem, özne, nesne, zarf tümleci ve yer tamlayıcısı (dolaylı tümleç) dır. Yüklem ve özne cümlenin temel ögeleri; nesne, zarf tümleci ve yer tamlayıcısı ise tamamlayıcı ögelerdir.

Yüklem

Yüklem, cümlenin temel ögesidir. Öteki ögeler, yüklemin anlamını çeşitli yönlerden tamamlamak ve onu daha belirgin duruma getirmek üzere cümlede yer alır.

Yüklemin Özellikleri

  1. Yüklem, bildirme veya tasarlama kipinde çekimli bir fiil olabileceği gibi ek fiille çekime girmiş bir isim veya isim değerinde bir kelime grubu da olabilir. Yani yüklemine göre cümle, ya fiil cümlesidir ya da isim cümlesidir .
  2. İster fiil olsun ister isim olsun kurallı bir cümlede yüklem, cümlenin sonunda bulunur.
  3. Konuşma dilinde, atasözlerinde ve şiirlerde yüklemin yeri değişebilir. Ama yine de bu cümleler, düşünce zincirinde kurallı cümle gibi algılanır.
  4. Bir söz dizisinde özne, nesne, zarf tümleci ve yer tamlayıcısı birden çok olabildiği hâlde yüklem tektir. Söz dizisinde ne kadar yüklem varsa o kadar cümle var demektir. Yani bir metindeki cümle sayısı, o metindeki yüklem sayısı kadardır.
  5. Bazı cümlelerde yüklem, bir anlatım biçimi olarak söylenmeyebilir. Böyle cümlelerde yargı ifadesi, söz veya metin bütünlüğü içinde dinleyen veya okuyan tarafından tamamlanır. Eksiltili cümle diye nitelendirilen bu tür cümleler, çoğu kez bitmiş bir cümleden sonra bu cümledeki bir ögeyi açıklamak, tamamlamak için kullanılır. Eksiltili cümleler; atasözü ve deyimlerde, günlük konuşmalarda, sorulu cevaplı anlatımlarda, özellikle de şiir dilinde ve duygusal ifadelerde estetik bir söyleyiş olarak sıkça kullanılmaktadır.
  6. Fiil cümlelerinde yüklem, ya tek kelimeden oluşan çekimli bir fiil ya da birleşik fiildir. Bu fiil de ya bildirme kiplerinden ya da tasarlama kiplerinden birinde olur.
  7. İsim cümlelerinde yüklem, ek fiil almış bir isimdir. Yüklemi isim olan cümlelerde her türlü isim, isim soylu kelime ve kelime grubu yüklem olabilir.
  8. Bazı cümlelerde anlamı kuvvetlendirmek için yüklem tekrar edilir; bazen de yüklem olan kelime veya kelime grubundan sonra “da” bağlacı, “mı” soru eki , “ki” şüphe edatı yer alır. Cümle çözümlemelerinde kuvvetlendirme, şüphe, tereddüt işleviyle yüklemin yanında yer alan bu yapılar, yüklem ile birlikte değerlendirilir.
  9. Sıralı cümlelerde yüklem ortak olabilir. Ortak olan yüklem veya yüklemi gerçekleştiren kişi ve bildirme ekleri, tekrardan kaçınmak için son cümlede yer alır.
  10. İsimlerle veya sıfat-fiillerle birlikte birleşik fiil oluşturan “ol-” yardımcı fiili, çeşitli anlam ilgisiyle bazen tam fiil olarak da kullanılmaktadır. O zaman tek başına yüklem olarak değerlendirilir.

Özne

Özne, cümlenin yüklemden sonra gelen en önemli ögesidir. Fiile öteki ögelerden daha yakın olan özne, aynı zamanda cümlenin fiilden ayrılmayan bir unsurudur. Bu bakımdan bazen ayrı bir kelime hâlinde olmayıp fiilin içinde şahıs hâlinde ifade olunur. Özne; yüklemin bildirdiği anlamı tamamlayan, cümlede bildirilen hükmün meydana gelmesini sağlayan ögedir. Özne yalnız etken çatılı fiillerin yüklem olduğu cümleler ile isim cümlelerinde bulunur. Özne, bir kişi veya nesne olabileceği gibi soyut bir kavram da olabilir.

Öznenin en önemli niteliği, yalın hâlde bulunmasıdır. İsim hâl eklerini almaz; ancak iyelik ve çokluk eklerini alabilir.

Cümle içinde özneyi bulmak için yükleme kim ve ne sorularından biri sorulur. Bu sorulara cevap olan kelime veya kelime grubu öznedir.

Öznenin Özellikleri

  1. Özne; fiil cümlelerinde yüklemin bildirdiği işi hareketi, oluşu, durumu yapan veya yüklemdeki oluşun etkisinde kalan ögedir. Etken çatılı fiillerle kurulan cümlelerde özne yapan ’ı, olma ifadesi taşıyan fiil cümlelerinde ise olan ’ı temsil eder.
  2. Edilgen yapılı fiillerle kurulan cümlelerde ise özne, oluşun etkisinde kalan; yani edilgen bir öznedir. Geçişli etken fiiller, edilgen çatıya dönüştürülünce geçişsiz olur. Geçişsiz fiiller ise nesne almaz. O bakımdan geçişli iken edilgen çatıya sokulan fiillerle kurulan cümlelerde nesne bulunmaz. Böyle cümlelerde cümlenin asıl nesnesi olan öge, özne görünüşündedir; ama bu özne cümlenin asıl öznesi değil şeklî öznesidir. Bu özneye “ sözde özne ” denir. Sözde özne, cümlede işi yapan öge değil yapılan işten etkilenen ögedir.
  3. İsim cümlelerinde özne; bir durum, bir oluş içinde bulunanı temsil eder; yani yargının belirttiği ögedir.
  4. Yüklemi meçhul fiil olan cümlelerde özne bulunmaz. Meçhul fiiller, geçişsiz fiillerin edilgen çatıya sokulmasıyla oluşan fiillerdir. Geçişsiz fiil kök ve gövdelerine “ - n - ” veya “ - l - ” edilgenlik eki getirilirse öznesi belli olmayan fiiller türetilir. Meçhul fiiller; özne istemeyen, eylemin gösterdiği hareketi kimin yaptığı belli olmayan fiillerdir: dur-u-l-, gül-ü-n-, kalk-ı-l- gibi. Bu fiillerin yalnız üçüncü şahısları kullanılır.
  5. Yüklemi gereklilik kipinin teklik 3. şahsı olan bazı cümleler de özne almaz.
  6. Özne, cümlede bir kelime veya kelime grubu olarak yer alır.
  7. Özne, kimi cümlelerde bir kelime ya da kelime grubu biçiminde açık olarak görülmeyebilir. Böyle cümlelerde özne, yükleme getirilen şahıs ekinden anlaşılır; kişi ekinin gösterdiği zamir, cümlenin öznesi kabul edilir. Böyle cümlelerde özne açıkça görülmediği için bu özneye “ gizli özne ” denir.
  8. Bazen özne, özellikle vurgulanmak istenince, yüklemin taşıdığı kişi ekiyle birlikte şahıs zamiri olarak da yer alır.
  9. Özne, yükleme eksiz olarak bağlanır; yani cümlenin çekimsiz ögesidir. Çokluk ve iyelik ekleri dışında herhangi bir ek almaz.
  10. Ünlem grupları doğrudan yükleme bağlanmadıkları, cümlenin dışında kaldıkları için özne olmaz. Ünlem ögeleri ve ünlem grupları “cümle dışı öge” olarak değerlendirilir.
  11. Bir cümlede birden fazla özne bulunabilir. O zaman bu özneler ya bağlaçlarla ya da virgülle birbirine bağlanır.
  12. Bazı cümlelerde özneden önce ya da sonra gelerek onun açıklayıcısı olan bir söz birliği bulunabilir.
  13. Sıralı cümlelerde özne, ortak olabilir.
  14. Bazen özne, şahıs zamiri, dönüşlülük zamiri veya kuvvetlendirme edatlarıyla pekiştirilebilir.
  15. Özne ile yüklem arasında tekillik-çoğulluk bakımından uygunluk aranır, ancak her zaman uygunluk yoktur. Özne ile yüklem arasında tekillik-çoğulluk bakımından kullanılışta şu noktalara dikkat etmek gerekir:
    1. Bir cümlede özne tekil ise yüklem de tekil olur .
    2. Eğer özne çoğul hâldeki bir canlı adı ise yüklem tekil de gelir, çoğul da gelir.
    3. Cümlede özne çoğul hâlde ise ve aynı zamanda şahısları karşılıyorsa yüklem genellikle çoğul olarak bulunur.
    4. Özneleri çoğul olsa bile, yüklem görevinde kullanıldıkları zaman, “var”, ”yok” , “gerek”, “lazım” gibi kelimeler tekil durumda bulunur.
    5. Bir topluluk adına konuşulduğunda; övünme, böbürlenme, alçak gönüllülük, saygı ve nezaket ifade edilmek istendiğinde özne tekil olduğu hâlde yüklem çoğul olur.
    6. Eğer özne çoğul hâldeki organ, bitki, hayvan, cansız varlık adı veya soyut bir kavram ise yüklem tekil olur.
    7. Özne “birkaçı, herkes, hiçbiri” gibi belirsizlik zamiri ise yüklem tekil kullanılır.
    8. Özne topluluk isminden oluşuyorsa, yüklem tekil olarak kullanılır.
  16. Öznesi değişik kişilerden oluşan bir cümlede özne ile yüklem arasında şu uygunluklar bulunmalıdır:
    1. Özne, tekil veya çoğul birinci ve üçüncü kişi ise yüklem çoğul birinci kişi olur.
    2. Özne teklik veya çokluk birinci ve ikinci kişi ise yüklem çokluk birinci kişi olur.
    3. Özne teklik veya çokluk ikinci ve üçüncü kişi ise yüklem çokluk ikinci kişi olur.
    4. Özne teklik veya çokluk birinci ikinci ve üçüncü kişilerse yüklem çokluk birinci kişi olur.
  17. Cümlede özneyi bulmak için yükleme kim?” ve “ne?” soruları yöneltilir. Yükleme yöneltilen bu soruların karşılığı olan öge, öznedir.