TÜRKÇE CÜMLE BİLGİSİ II - Ünite 2: Cümlenin Tamamlayıcı Ögeleri: Nesne, Yer Tamlayıcısı, Zarf Tümleci Özeti :

PAYLAŞ:

Ünite 2: Cümlenin Tamamlayıcı Ögeleri: Nesne, Yer Tamlayıcısı, Zarf Tümleci

Cümlenin Tamamlayıcı Ögeleri

Cümle, değişik işlevlerdeki parçalardan meydana gelmiş bir bütündür. Cümleyi oluşturan bu parçalara cümlenin ögeleri denir. Bunlar yüklem, özne, nesne, zarf tümleci ve yer tamlayıcısıdır (dolaylı tümleç). Yüklem ve özne, cümlenin temel ögeleridir. Nesne, zarf tümleci ve yer tamlayıcısı ise tamamlayıcı ögelerdir.

Nesne

Cümlede yüklemin doğrudan etki ettiği ögeye “nesne” denir. Yani nesne, yüklemin gösterdiği hareketten doğrudan etkilenen varlık veya kavramdır. Nesne, daima geçişli fiillerin bir ögesi olarak kullanılır. Bu bakımdan geçişli fiilin gösterdiği hareket, nesne olmadan gerçekleşmez.

Geçişsiz fiillerle kurulan cümlelerde, etkilenme özne üzerine kaydığı için, nesne bulunmaz. İsim cümlelerinde de yalnızca nitelik, oluş ve durum bildirildiği; herhangi bir etki söz konusu olmadığı için nesne yer almaz.

  1. Nesne daima yükleme hâlinde bulunan bir isim veya isim işlevli bir kelime grubudur.
  2. Türkçe’de nesne iki türlüdür: Eğer nesne ekli yükleme hâlindeyse buna “belirtili nesne” , eksiz yükleme hâlindeyse buna da “belirtisiz nesne” denir. Belirtili nesne, -ı (-i, -u, -ü) yükleme hâli ekini alır ve belirli bir varlığı ifade eder. Belirtili nesnenin söz diziminde belli bir yeri yoktur, cümlenin herhangi bir yerinde bulunabilir. Özellikle vurgulanmak istendiğinde yükleme yaklaştırılır.
  3. Nesneler yalnızca yüklemle değil geçişlilik özelliği olan fiilimsilerle de ilgili olur. Yani geçişli fiillerden oluşan isim-fiil, sıfat-fiil ve zarf-fiillerin de nesneleri bulunur.
  4. Belirtisiz nesne her zaman yüklemin önünde yer alır. Yüklemle belirtisiz nesne arasına “da, de, dahi, bile” gibi kuvvetlendirme edatları ve soru eki dışında başka öge girmez.
  5. Nesne, cümle içerisinde bir cümle hâlinde de bulunabilir.
  6. İsim cümleleri nesne almaz; ancak “bir şeyi birine / bir şeyi bir şeye borçlu olmak” kalıbında kurulan isim cümlelerinde nesne bulunabilir.
  7. Bazı cümlelerde nesne ve nesneyi açıklayan kısım bir arada bulunabilir.
  8. Sıralı cümlelerde, nesneler ortak olabilir.
  9. Bir cümlede birden fazla nesne bulunabilir; ancak bu nesneler aynı cinsten olmalıdır. Aynı cümlede hem belirtili hem belirtisiz nesne bulunmaz.
  10. Cümle çözümlemelerinde nesne ögesini bulmak için yükleme “ne, neyi” ve “kimi” soruları yöneltilir. Bunlara cevap olan öge nesnedir. Ancak ne sorusunun cevabı olan nesne, belirtisiz nesnedir.

Yer Tamlayıcısı (Dolaylı Tümleç)

Yer tamlayıcısı; cümlede yüklemin bildirdiği hareket, iş veya oluşun yerini ve yönünü bildiren ögedir. Başka bir deyişle hareketin, oluş ve kılışın “nereye, neye, kime” yöneldiğini; “nerede, nede, kimde” geçtiğini ve “nereden, neden, kimden” ayrıldığını gösteren cümle ögesidir. Bu bakımdan yer tamlayıcısı mutlaka ismin yaklaşma (-A), bulunma (-DA) ve uzaklaşma (-DAn) hâl eklerinden birini alarak yükleme bağlanır. Yer tamlayıcısı, yüklemle dolaylı olarak ilgili olduğu için “dolaylı tümleç” olarak da adlandırılır.

  1. Bir cümlede birden fazla yer tamlayıcısı olabilir. Bu yer tamlayıcılarının aynı cinsten olması gerekmez.
  2. Sıralı cümlelerde yer tamlayıcısı ortak olabilir.
  3. Bir kısım yer tamlayıcıları kendinden önceki yer tamlayıcılarının açıklayıcısı durumunda olur.
  4. Yaklaşma, bulunma ve ayrılma hâl eklerini taşıyan bazı tarz, zaman, miktar zarfları; yer tamlayıcısı olarak değil doğrudan zarf tümleci olarak değerlendirilir.
  5. İsimler ve isim değerindeki kelime grupları cümlede yer tamlayıcısı görevi yapabilir.
  6. Cümle çözümlemelerinde yer tamlayıcılarını bulmak için yükleme nereye, nerede, nereden; kime, kimde, kimden, neye, nede, neden gibi sorular yöneltilir.

Zarf Tümleci

Cümlede yüklemin anlamını zaman, yer, yön, durum, miktar, tarz, sebep, ölçü, araç, soru, şart vb. yönlerden tamamlayan ögeye zarf tümleci adı verilir. Zarf tümleci, fiilin sıfatı durumundaki cümle ögesidir.

  1. Zarf çeşidi olan kelimelerin hepsi cümlede zarf tümleci olarak kullanılabilir. Zarflar, cümlede genellikle çekimsiz olduklarından fiillere doğrudan bağlanır. İsimler, eksiz veya hâl (yön, vasıta ve eşitlik) eklerini alarak zarf olarak kullanılır. Ayrıca bazı tarz, zaman, miktar isimleri de yönelme, bulunma ve ayrılma durumu eklerini alarak cümlede zarf tümleci olarak görev yapar. Fiiller de zarffiil eklerini alarak zarf tümleci olarak kullanılabilir.
  2. Tekrar grupları (ikilemeler), edat grupları, kısaltma grupları (yaklaşma grubu, uzaklaşma grubu, vasıta grubu, isnat grubu), bağlama grubu, isim ve sıfat tamlamaları; zarf tümleci işleviyle kullanılabilen kelime gruplarıdır. Zarf-fiil grupları da cümlede zarf tümleci olarak kullanılır. Bu şekilde grup hâlinde kullanılan zarflara gruplaşmış zarf” adı verilir.
  3. Bir cümlede birden fazla zarf tümleci bulunabilir. Bu zarfların aynı tür zarflar olması gerekmez. Yani bir cümledeki zarf tümleçleri aynı veya farklı türden zarflar olabilir.
  4. Bazı tarz, zaman, miktar isimleri yaklaşma (-A), bulunma (-DA) ve uzaklaşma (-DAn) hâl eklerini alarak cümlede zarf tümleci olarak kullanılır.
  5. Bir kısım sıralı cümlelerde zarf tümleci ortak olabilir.
  6. Bazı cümlelerde zarf tümleçlerinden sonra açıklayıcı bir kısım da yer alabilir.
  7. Soru eki de bazen bağlı olduğu ögeyi zaman zarfı işleviyle fiillere bağlamaktadır.
  8. Bir kısım birleşik fiiller, zarf grubu kalıbında kurulduklarından zarfla fiil anlamca kaynaşmaya uğrar.
  9. Şartlı birleşik cümlelerde yan cümle olan şart cümlesi; temel cümleyi şart, zaman, sebep, benzetme, tahmin vb. yönlerden tamamlayarak çok defa temel cümleye zarf tümleci işleviyle katılır.
  10. Edat grubu, bazı dil bilgisi kitaplarında, “edat tümleci” veya “ilgeç tümleci” adıyla yer almaktadır. Edat grubu, bir isim ögesiyle bir çekim edatının oluşturduğu kelime grubudur. Bu grupta isim ögesi başta, çekim edatı sonda bulunur. Gruptaki isim ögesi, tek bir isim olabileceği gibi isim yerine geçen bir kelime grubu veya cümle de olabilir. Edatın isimle birleşmesi ekli veya eksiz olur. Edat grupları söz diziminde isim, sıfat veya zarf olarak işlev görür. Bu bakımdan bunları ayrı bir tümleç olarak kabul etmek yerine cümledeki işlevlerine göre değerlendirmek daha doğrudur. Edat grupları; zarf tümleci işleviyle kullanıldıklarında yüklemin anlamını zaman, durum, sebep bakımlarından tamamlar.
  11. Cümle çözümlemelerinde yükleme “niçin, nasıl, ne zaman, ne kadar, ne şekilde, ne ile, kiminle, hangi durumda, hangi şartlarda” gibi sorular yöneltilerek zarf tümleci ögesinin bulunması sağlanır.

Cümle Dışı Ögeler

Cümlenin kuruluşuna doğrudan katılmayan ve şekil olarak yükleme bağlanmayan; ancak cümlenin anlamını dolaylı olarak tamamlayan ve cümleler arasında bağlantı kurarak metnin oluşmasına katkıda bulunan ögelere “cümle dışı öge” denir. Açıklama, pekiştirme, onama, ret, sıralama, denkleştirme vb. işlevlerle cümleler arasında görev yaparlar. Bu bakımdan bağlaçlar, ünlemler, ünlem grupları, hitap sözleri, ara sözler, açıklayıcı cümleler; cümle dışı öge olarak kullanılabilir.

  1. Bütün ünlemler ve ünlem grupları, hitaplar cümle dışı ögelerdir. Ünlem grupları; cümleye ahenkli, etkili bir anlatım tarzı getirir; fakat cümlenin kuruluşuna katılmaz. Bu ögeler cümlenin başında, ortasında ve sonunda bulunabilir.
  2. Cümle içinde yer alan ara sözler ve açıklayıcı cümleler de cümle dışı ögeler olarak değerlendirilir. Bu ögeler, cümle içerisinde ya iki çizgi arasında ya iki virgül arasında ya da ayraç içerisinde gösterilir.
  3. Cümleler arasındaki bağlayıcılar da cümle dışı ögelerdir.