VERGİ İCRA HUKUKU - Ünite 1: Kamu Alacağı, Vergi Alacağı Kavramları, Kapsamı ve Vergi Alacağının Takip Hukuku İçindeki Yeri Özeti :

PAYLAŞ:

Ünite 1: Kamu Alacağı, Vergi Alacağı Kavramları, Kapsamı ve Vergi Alacağının Takip Hukuku İçindeki Yeri

Kamu Alacağı, Vergi Alacağı Kavramları ve Kapsamı

Kamu alacağı kavramı, kapsamı ve özel alacak kavramından farkı

Kamu alacakları; devlet, il özel idarelerine ve belediyelere ait, vergi ve benzeri mali yükümlülükler, ceza kovuşturma ve yargılama masrafları, vergi cezası ve para cezası gibi birincil ve gecikme zammı, gecikme faizi ve pişmanlık zammı gibi ikincil alacaklar ile idari sözleşme ve kamu hizmetlerinden doğan alacaklardır.

Vergilerin ödenmemesinin sonuçları ve kamusal güç kullanılmak suretiyle tahsili, 21.7.1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun ile düzenlenmiş bulunmaktadır. 6183 sayılı Kanun hükümlerince takip ve tahsil edilecek olan kamu alacakları, Kanun’un birinci maddesinde sayılan kamu kurum ve kuruluşlar ile özel kanunları hükümlerine göre, kamu kurum ve kuruluşları niteliğini haiz kurum ve kuruluşların kamu alacağı olarak kabul edilen ve genel bütçeye gelir kaydedilen alacakları;

  1. Vergi, resim, harç, mahkeme masrafları, vergi cezaları, para cezaları gibi asıl alacaklar,
  2. Gecikme zammı, gecikme faizi, zam, pişmanlık zammı gibi asıl alacaklar üzerinden hesaplanan şer’i alacaklar,
  3. Kamu hizmetlerinin yerine getirilmesinden doğan alacaklar,
  4. Mahiyetleri ne olursa olsun özel kanunlarında alacakları 6183 sayılı Kanun hükümlerine göre takip edileceğine ilişkin hüküm bulunan kurumlara ait alacaklar,
  5. Kamu alacaklarının takip ve tahsili için yapılan giderlerden kaynaklanan alacaklardır.

Yukarıda sayılanlar hakkında kısaca şu açıklamaları yapabiliriz:

  1. Muhakeme giderleri, ceza tahkik ve takiplerine ait bir dava söz konusu olduğunda, davanın sonuna kadar o dava için yapılmış olan giderlere karşılık olarak alınan kısımdır.
  2. Gecikme zammı, tahakkuk etmiş ve ödenmesi gereken aşamaya gelmiş bir kamu alacağının, vadesinde ödenmemesi nedeniyle vade tarihinden ödeme tarihine kadar hesaplanan bir alacaktır.
  3. Tecil faizi, asıl kamu alacaklarının ödenmesinin ertelenmesi dolayısıyla, devlete ait bir paranın kullanılması karşılığında başvuru tarihinden ödeme tarihine kadar hesaplanan bir alacaktır.
  4. Haksız çıkma zammı, kamu alacağına olan itirazında haksız çıkılması durumunda, hakkındaki itirazın (davanın) reddolunan kamu alacağının % 10 olarak hesaplanan bir alacaktır.
  5. Gecikme faizi, zamanında tahakkuk ettirilmeyen vergiler için, sonradan yapılan ikmalen, re’sen veya idarece tarhiyatlarda, verginin normal vade tarihinden son yapılan tarhiyatın tahakkuk tarihine kadar hesaplanan bir alacaktır.
  6. Pişmanlık zammı, vergi hukukumuzda var olan pişmanlık müessesesinden yararlanılması için ödenmesi gereken vergi ile birlikte alınan bir gecikme zammıdır. Burada söz konusu olan gecikme zammı uygulamada pişmanlık, zammı şeklinde de adlandırılmaktadır.
  7. Ecrimisil, bir malın kullanılmasından doğan yararın (menfaatin) para ile değerlendirilmesi olarak ifade edilebilir.

Kamu alacağı kavramının özel alacak kavramından farkı

Özel alacaklar, özel hukuka ilişkin borç-alacak ilişkilerinden dolayı ortaya çıkan alacaklardır. Ancak, özel hukuktan kaynaklanan bu şekilde ki hukuki ilişkiler nitelik olarak kamu hukukundan kaynaklanan borç-alacak ilişkilerinden farklıdır. Özel hukuktan kaynaklanan özel alacaklar, tarafları (yani borçlu ve alacaklı sıfatına sahip olan kişilerin) irade serbestliğine sahip oldukları hukuki koşullar içinde ortaya çıkan alacaklardır. Dolayısıyla bu tür alacakların önemli bir niteliği, hukuki ilişkinin tarafları arasında hukuki statüleri açısından eşit hak ve yetkilere sahip olmalarıdır.

Vergi alacağı kavramı

1982 Anayasası’nın 73. maddesine “Vergi Ödevi” başlığı verilmiş olmasına rağmen, bu başlık sadece vergileri değil resim, harç ve benzeri gelirleri, bir başka deyişle, kamusal güce dayalı bütün mali yükümlülükleri kapsamaktadır. Diğer taraftan Vergi Usul Kanunu’nun 1. maddesinde de, bu kanun hükümlerinin sadece vergiler için değil diğer kamu alacakları hakkında da uygulanacağına amirdir. Görüldüğü gibi; vergileme, vergilerin bütününü kavrayan üst bir kavramdır. Bu anlamda vergi kavramı, harç ve resim türündeki diğer kamu alacaklarını da kapsamaktadır. Dolayısıyla, vergi alacağı; sadece vergileri değil harç, resim türündeki diğer kamu alacaklarını da kapsamaktadır.

Vergi Alacağının Takip Hukuku İçindeki Yeri

Genel olarak

Kamu alacaklarının ve özel alacakların farklı hukuk alanlarına tabi olması, bu iki alacak bakımından bir nitelik farkı ortaya çıkarmaktadır. Şöyle ki; bu alacak – borç ilişkilerinde gerek tarafların hukuki statüleri açısından gerekse de kamu alacaklarının kamu hizmetlerinin finansmanı amacına hizmet etmesi gibi farklılıklar önem taşımaktadır.

Takip hukuku kavramı ve vergi alacağı kavramının takip hukuku içindeki yeri

Takip hukuku veya cebri icra hukuku üst ve genel bir kavram olmakla birlikte, bugün takip hukukuna icra ve iflas hukuku da denilmektedir. İcra ve iflas hukuku, zaman zaman takip hukukunu ifade etmek için kullanılmaktaysa da esasen icra hukuku ve iflas hukuku, takip hukuku içinde yer alan alt bölümlerdir. Takip hukuku kavramını bir üst kavram olarak kabul edersek, özel hukuktan doğan alacakların takibi icra ve iflas hukuku alanı içinde iken buna karşılık kamu alacaklarının takibi ise daha önce de ifade edildiği üzere Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un alanı içinde ortaya çıkacaktır. Bir kamu alacağı olarak vergi alacağının da zamanında tahsil edilememesi takip hukuku kavramı içinde, bir takip sürecini ortaya çıkaracaktır.