YAŞLI VE HASTA BAKIM HİZMETLERİ - Ünite 5: Yaşlılıkta Beslenme Özeti :

PAYLAŞ:

Ünite 5: Yaşlılıkta Beslenme

Giriş

Yaşlılık dönemi Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) tarafından 65 yaş ve üzeri dönem olarak kabul edilmektedir. Yaşlılıkla ilgili farklı sınıflamalar da yapılmaktadır. Örneğin Birleşmiş¸ Milletler yaşlılık dönemini değerlendirirken 60 yaş ve üzeri nüfusu esas almaktadır.

Yaşlılık döneminin sağlıklı geçebilmesi için yaşamın başlangıcından itibaren sağlığın korunması ve geliştirilmesi ilkelerine dikkat etmek gerekmektedir. Bireyin bedenen, ruhen ve sosyal açıdan tam bir iyilik halinde olması şeklinde tanımlanan sağlık pek çok belirleyiciden etkilenen bir süreç olarak da değerlendirilebilir. Bu temel kabul, ekonomik, sosyal, ruhsal, fiziksel, çevresel, vb. koşulların bireyin sağlıklı ya da hasta olma durumunu yakından etkileyebileceğini ortaya koymaktadır.

Yaşlılık döneminin bu denli öne çıkmasının altında yatan en önemli nedenler dünyada ve Türkiye’de yaşlı nüfusun toplam nüfus içindeki payında ve bununla birlikte doğuşta beklenen yaşam süresinde ve geçmiş¸ yıllara göre artma olmasıdır.

Yaşlılık döneminin sağlık açısından en önemli gereksinimlerden birisi sağlığın bu denli geniş¸ kapsamlı belirleyicilerinin önemli bir bileşeni olan sağlıklı beslenmedir. Temel bir sağlık hizmeti ve aynı zamanda da temel bir insan hakkı olarak kabul edilen sağlıklı beslenmenin sağlanması da yaşlılık döneminde iyilik halinin sürdürülebilmesi, süregen hastalıklardan korunabilmek, nitelikli ve bağımsız bir yaşam anlamı da taşımaktadır.

Temel Besin Grupları

Sağlıklı olma halini sürdürebilmek için dört temel gruptan oluşan besin öğlelerine gereksinim bulunmaktadır. Bunlar:

  • Süt ve süt ürünleri
  • Et, yumurta, kuru baklagiller
  • Sebze ve meyveler
  • Ekmek ve tahıllardır.

Her bir besin grubundan vücudun gereksinimi kadar alınmalıdır. Gereksinimin yaşa, cinsiyete, günde harcanan kaloriye, hastalık varlığına, bedensel etkinlik yapma durumuna göre değişebileceği unutulmamalıdır.

Besin Ögeleri

  • Karbonhidratlar: Günlük alınması gereken enerjinin %55-60’ı karbonhidratlardan sağlanmalıdır.
  • Proteinler: Günlük alınması gereken enerjinin %10-12’si proteinlerden sağlanmaktadır.
  • Yağlar : Günlük alınması gereken enerjinin %25- 30’u yağlardan sağlanması yeterlidir.

Kabaca yağları üç şekilde incelemek uygundur.

1. İyi yağlar (doymamış yağlar)

  • Tekli doymamış¸yağlar: zeytinyağı.
  • Çoklu doymamış¸yağlar: mısırözü ve ayçiçeği yağı gibi.

2. Kötü yağlar (doymuş yağlar)

3. Çok kötü yağlar (trans yağ asitleri)

  • Vitamin ve mineraller: Vitamin ve mineraller yaşam için gerekli olan, metabolizma ile ilgili süreçlerin devamı için gereklidir. Vücudun %4- 5’i minerallerden oluşur.
  • Su: Günlük önerilen su miktarı 1,5-2 litredir.

Sağlıklı Beslenme İçin Genel Öneriler

Sağlıklı beslenme, yeterli ve dengeli beslenme anlamı taşımaktadır. Vücudun gereksinim duyduğu besinin alınması yeterli beslenmeyi ve bu besin gruplarının kendi içinde dengeli bir biçimde tüketilmesi de dengeli beslenmeyi ifade etmektedir. Bu konuda en önemli yönlendirici bilimsel verilerden yararlanılarak oluşturulmuş¸ ulusal ve uluslararası besin piramitleridir. Ülkemiz için Dört Yapraklı Yonca ile şematiğe edilmiş besin piramidi bu bağlamda değerli bir yönlendiricidir (Şekil 5.1). Akdeniz Tipi Beslenme Önerilerinin güncellenmiş¸ şeklinde öne çıkan başlıklar aşağıda sunulmuştur:

A. Günlük tüketim için öneriler

  1. Ana öğünlerde aşağıdaki üç temel besin grubunun tüketilmesi önerilmektedir.
    • Tahıl grubu
    • Sebze
    • Meyve
  2. Günde 1,5-2 lt su içilmelidir.
  3. Süt ve süt ürünlerinin günlük olarak tüketimi özellikle kemik sağlığı açısından önerilmektedir.
  4. Zeytin yağı besinle alınan yağların temelini oluşturmalıdır.

B. Haftalık tüketim açısından öneriler

  1. İki ya da daha fazla porsiyon balık eti, iki porsiyon beyaz et, iki-dört porsiyon yumurta protein kaynağı açısından öneriler arasındadır.
  2. Kırmızı etin haftada iki porsiyondan az tüketilmesi önerilmektedir.
  3. Tahılların haftada iki porsiyondan daha fazla baklagil tüketiminin birleşmesi halinde vücut için sağlıklı protein ve yağ kaynağının temin edildiği düşünülebilir.

C. Daha nadir olarak tüketim için öneriler

Şeker içeriği fazla sağlıksız gıdaların tüketiminin azaltılması önerilmektedir. Bu kapsamda meyve suları, tatlandırılmış içecekler, vb. yer almaktadır.

Sağlıklı Beslenme Açısından Yaşlılık Dönemi Diğer Yaş Gruplarına Neden Farklılaşır?

Yaşlı bireyler gençlere göre enerji ve besin gereksinimi açısından farklılık göstermektedirler. Bununla birlikte besin seçimi, tutum ve davranışlarında da farklılaşmalar görülmektedir. Yaşlılık döneminde beslenme durumunun belirlenme ölçütleri, yöntemleri, yaşlıların beslenme ile ilgili hastalıklardan etkilenme biçimleri, bu tür hastalıkların görülme sıklığı da genç yaşlara göre farklıdır.

Yaşlılık Döneminde Beslenme İle İlgili Öne Çıkan Sorunlar

  • Kalp ve damar hastalıkları, beyin damarları ile ilgili hastalıklar (inme vb.), şeker hastalığı, kemik erimesi çoğunlukla beslenme alışkanlıkları ile yakından ilgilidir.
  • Yapılan çalışmalar posalı gıdaların, sebze ve meyve tüketiminin bazı kanser türleri açısından koruyucu olduğuna işaret etmektedir.
  • Yaşlılık döneminde vitamin eksiklikleri beslenme alışkanlıkları ile ilgilidir.
  • Osteoporoz özellikle kadınlar açısından önlenmesi gereken bir hastalıktır.
  • Yaşlılarda vücut kas ve yağ dengesi genç yaşlara göre farklılaşır.
  • Yaşlılık döneminde dengesiz beslenmeye bağlı şişmanlık da görülebilir.
  • Sağlıklı gıdaya ulaşamama yaşlılık döneminde beslenme yetersizliklerinin başka bir nedenidir.

Yaşlılık Döneminde Beslenme Gereksiniminin ve Durumunun Saptanması İçin Genel Öneriler

Yaşlılık döneminde beslenme durumunun değerlendirilmesi için bazı değerlendirme ölçütlerinin bilinmesi yararlıdır.

Temel Yaklaşımlar

  1. Diyet öyküsünün alınması en temel adımdır.
  2. Ölçüm yöntemleri: Bu kategoride en temel olarak vücut ağırlığı ve boy uzunluğunun ölçülmesi önerilmektedir. Vücut ağırlığı ve boy uzunluğu kullanılarak Beden Kitle İndeksi (BKİ) değeri elde edilir. Yaşlılarda özellikle vücut yağ kütlesindeki değişikliklerin daha genç yaşlara göre fazla olması nedeniyle BKİ değerlendirmesi ile ilgili farklı görüşler mevcuttur.
  3. Diğer yöntemler arasında bedensel kapasite değerlendirmeleri (fiziksel fonksiyon değerlendirme; Katz Günlük Yaşam Aktivite Ölçeği) yer almaktadır. Bağışıklık sisteminin durumunu ortaya koyan değerlendirmeler, laboratuvar temelli değerlendirmeler de bu başlıkta incelenebilir.

Yaşlılık dönemi İçin Önerilen Besin Öğeler; Gereksinim Üzerinden

Bütün yaş gruplarında her gün 40’dan fazla besini sağlıklı olmak için tüketmek gerekmektedir. Ancak yaşla birlikte tüketilen besinlerin kalsiyum, posa, lif, protein, vitamin, A,D,C, folik asit gibi vitaminler açısından zengin olması önem kazanmaktadır. Kalori miktarının azaltılması, tüketilen porsiyonların hacim ve içerik olarak küçültülmesi, yağ, şeker ve tuz tüketiminin azaltılması gereği yaşlılık döneminde öne çıkmaktadır. Bu yaş grubunda da diğer yaş grupları gibi besin çeşitliliği desteklenmelidir.

Yaşlılık Döneminde Bedensel Etkinlik

Beslenme sorunları ile baş edebilmek için sadece beslenme alışkanlıklarının değiştirilmesi, iyileştirilmesi yeterli olmamaktadır. Bütüncül sağlık yaklaşımı içerisinde sağlığın korunması ve geliştirilmesi için önerilen diğer adımların da yaşam tarzı olarak benimsenmesi değerlidir. Bu bağlamda öne çıkan en önemli davranış¸ bedensel etkinlik yapma durumudur.

Yaşlı bireyler için kalp ve akciğer kapasitesini geliştirmek, kas gücü ve dengesini sağlamak, kemik sağlığını korumak, bulaşıcı olmayan süreğen hastalıkların sıklığını azaltmak, bilişsel kapasitede gerilemeye engel olmak için aşağıdaki önerilerin dikkate alınması gerekmektedir:

  • Yaşlı bireylerin haftada en az 150 dakika aerobik hareketler gibi orta düzey bedensel etkinlik yapmaları önerilmektedir.
  • Orta düzey bedensel etkinlik denildiğinde istirahat durumu ile karşılaştırıldığında 10’lu derecelendirme sistemine göre 3.0-5.9 kat daha fazla yoğunluk anlaşılmalıdır.
  • Aerobik hareketlerinin bir defada en az 10 dakika sure ile yapılmalı.
  • Bedensel etkinliğin yararı sürenin artması ile paralel olarak artmaktadır.
  • Özellikle hareket etme kısıtlılığı olan yaşlıların haftada üç ve daha sık olarak denge sağlayıcı hareketleri yapmaları önerilmektedir.
  • Kas güçlendirici etkinliklerin de haftada en az iki kez yapılması önerilmektedir.