ÇAĞDAŞ FELSEFE I Dersi DİLE DAYALI YENİ BİR A PRİORİ ANLAYIŞI: ERKEN DÖNEM WITTGENSTEIN soru cevapları:

Toplam 56 Soru & Cevap
PAYLAŞ:

#1

SORU: Bileşik önermeler arasındaki mantıksal bağları göstermek üzere Wittgenstein, bugün, önermeler mantığında sıklıkla kullanılan hangi tabloları inşa etmiştir?


CEVAP: Bileşik önermeler arasındaki mantıksal bağları göstermek üzere Wittgenstein, bugün, önermeler mantığında sıklıkla kullanılan doğruluk tablolarını inşa etmiştir.

#2

SORU: Temel önermelerin önemli bir özelliği nedir?


CEVAP: Temel önermelerin önemli bir özelliği ise doğruluk değerlerinin bir başka önermeden türetilememesidir. Bir başka deyişle, temel önermelerin doğruluk değerleri birbirlerinden bağımsızdır. Temel önermeler olgu durumlarını temsil ettiklerine göre olgu durumları, birbirlerinden bağımsızdır.

#3

SORU: Wittgenstein, dilin neliğine yönelir ve bir resim ile olgu arasında yorumlarda bulunur. Bu yorumlar Tractatus eserinde nasıl yer almaktadır?


CEVAP: • Biz olguları kendimize resmederiz. • Bir resim gerçekliğin bir modelidir. • Bir resimde resmin unsurları nesnelerin temsilcileridir. • Bir resmi oluşturan şey, unsurlarının bir diğeriyle belirli bir bağıntı içerisinde olmalarıdır. • Bir resim bir olgudur.

#4

SORU: Wittgenstein mantıksal resimlerin bir çeşidi üzerinde özellikle durur bunlar nelerdir?


CEVAP: Wittgenstein mantıksal resimlerin bir çeşidi üzerinde özellikle durur; bunlar düşüncelerdir: • Olguların mantıksal resmi bir düşüncedir. • “Bir olgu durumu düşünülebilirdir: Bunun anlamı onu kendimize resmede- bilmemizdir. • Doğru düşüncelerin toplamı dünyanın bir resmidir. • Bir düşünce hakkında olduğu durumun olanağını içerir.

#5

SORU: “Bir resim mantıksal uzayda olanaklı bir durumu temsil eder.” Wittgenstein’ın bu sözünden hareket ederek bir resmin doğru ya da yanlış olmasından nasıl söz edilebilir?


CEVAP: Bir resim mantıksal uzayda olanaklı bir durumu temsil eder.” Wittgenstein’ın bu sözünden hareket ederek bir resmin doğru ya da yanlış olmasından şu şekilde bahsedilebilir: • Bir resim temsil ettiğini doğruluğundan veya yanlışlığından bağımsız olarak, resimsel biçimi vasıtasıyla temsil eder. • Bir resmin doğru veya yanlış olduğunu söyleyebilmek için onu gerçeklikle karşılaştırmalıyız. • Sadece resme bakarak resmin doğru veya yanlış olup olmadığını söylememiz mümkün değildir. • A priori olarak doğru olan resimler yoktur.

#6

SORU: Totolojilerde ve çelişkilerde nasıl bir sınır durumu söz konusudur?


CEVAP: Totolojilerde ve çelişkilerde bir sınır durumu söz konusudur: Totolojiler ve çelişkiler, hiçbir şey söylemediğini gösterir. Eğer bir şey söylemediklerini gösteriyorlarsa totolojilerin ve çelişkilerin herhangi bir önemi var mıdır? Onlar, mantıksal uzayın yapısını açığa çıkarırlar. Neyin olanaklı neyin olanaksız olduğunu ortaya koyarlar.

#7

SORU: Wittgenstein tüm olanaklı olguların ya da olanaklı tüm nesnelerin, olanaklı tüm bağıntılarının mevcut olduğu bir mekândan söz eder. Wittgenstein bu mekan için hangi adlandırmayı kullanır?


CEVAP: Wittgenstein tüm olanaklı olguların ya da olanaklı tüm nesnelerin, olanaklı tüm bağıntılarının mevcut olduğu bir mekândan söz eder. Wittgenstein bu mekan için mantıksal uzay adlandırmasını yapar.

#8

SORU: Wittgenstein’ın eseri olan Tractatus’un yazılış amacı nasıl bir bağlamda ortaya konulur?


CEVAP: Söylenilebilecek her şey açıkça söylenilmelidir, konuşamayacağımız hakkında ise sessizliğimizi korumalıyız.” Dilin mantığını açığa kavuşturmak, dilin sınırlarının da görülmesini sağlar. Bu bağlam Tractatus’un yazılış amacını ortaya koymaktadır.

#9

SORU: Kant, Kritik der reinen Vernunft adlı eserinde neyi açığa çıkarmak istemiştir?


CEVAP: Kant, Kritik der reinen Vernunft adlı eserinde aklın kendi sınırları içerisinde neyi bilebileceğini ortaya koyarak, bilinemez ve üzerinde söz söylenilemez olanı açığa çıkarmaya çalışmıştır.

#10

SORU: Dünya gerçekten var mı?”, “Dünya niçin var?”, “Tanrı var mı?” gibi sorular aslında birer soru neden değildir?


CEVAP: Dünya gerçekten var mı?”, “Dünya niçin var?”, “Tanrı var mı?” gibi sorular aslında birer soru değildir, çünkü Bunlara cevap olarak verilebilecek ve bir olguyu temsil eden bir önerme bulunmamaktadır.

#11

SORU: Wittgenstein yazdıkları ile neyi anlatmak istemektedir, Söz konusu etik ile ilgili olanın bu resim içerisindeki yeri neresidir?


CEVAP: • Tüm önermeler eşit değerdedir. • Dünyanın anlamı dünyanın dışında yer almalıdır. Dünyada her şey olduğu gibidir ve her şey, meydana gelmekte olduğu gibi meydana gelir: Onun içinde hiçbir değer yoktur ve eğer var olsaydı, hiçbir değeri olmazdı. Eğer değeri olan herhangi bir değer varsa, o olanın ve meydana gelenin alanının dışında yer almalıdır. • Ve öyleyse etiğin önermelerinin var olması olanaksızdır. Önermeler, daha yüksek olan hiçbir şeyi ifade edemezler • Açıktır ki etik sözcüklere dökülemez. • Etik aşkınsaldır.

#12

SORU: Kanta göre bizim bilgimiz nasıldır?


CEVAP: Kant’a göre bizim bilgimiz; görüngüsel olanla sınırlıdır; kendi başına olanı düşünebilmekle beraber onun hakkında bir bilgi sahibi olmamız olanaksızdır. Ayrıca Tanrı, ruh ya da evrenin tamamı gibi, görümüzde temsil edemeyeceğimiz idealar hakkında akıl yürütmemiz ve doğru bir takım sonuçlara ulaşmamız da olanaksızdır

#13

SORU: Bir resim ile resmettiği gerçeklik arasındaki ilişki ne olabilir?


CEVAP: Resim, ister resmettiği gerçekliği doğru biçimde resmetsin, ister etmesin, resimle gerçeklik arasındaki bu ortak şey, resimsel biçimdir.

#14

SORU: Tractatus eserinin içeriği nlerden oluşur ve yazılış biçimi nasıldır?


CEVAP: Tractatus kısa, numaralandırılmış aforizmalardan oluşur. Yedi temel aforizma 1’den 7’ye kadar numaralarla sunulur. Her bir aforizmanın altındaki açıklama ve yorumlar 1.1, 3.1 biçiminde, söz konusu açıklamaya dair görüşler 1.11, 3.11 biçiminde numaralandırılmıştır.

#15

SORU: Tractatus eserinin açılış cümleleri nasıldır?


CEVAP: • Tractatus’un açılış cümleleri şu şekildedir: • Dünya olduğu gibi olandır. • Dünya şeylerin değil olguların bir toplamıdır.

#16

SORU: Mutluluk, dünyayı olduğu gibi, bir bütün olarak görmek, korku ve umutlardan azade bir biçimde dünya ile karşı karşıya kalmaktır. Mistik olanın deneyimi anlatılabilir mi? Tam bu noktada Tractatus’un hangi önermesini hatırlamak yararlı olabilir?


CEVAP: Mutluluk, dünyayı olduğu gibi, bir bütün olarak görmek, korku ve umutlardan azade bir biçimde dünya ile karşı karşıya kalmaktır. Mistik olanın deneyimi anlatılabilir mi? Tam bu noktada Tractatus’un son önermesini hatırlamak yararlı olabilir: Konuşamadığımız hakkında sessizliğimizi korumalıyız.

#17

SORU: Wittgenstein’ın müzik dâhil pek çok alanda yeteneklerini geliştirme fırsatı bulmasına bakıldığında hangi etmenlerin ön plana çıktığı görülmektedir?


CEVAP: Wittgenstein’ın müzik dâhil pek çok alanda yeteneklerini geliştirme fırsatı bulması Wittgenstein’ın doğduğu dönemde Viyana, kültürel açıdan canlıydı. Dönemin yazarları ve sanatçıları, Wittgenstin’ın büyüdüğü evin ziyaretçileri arasındaydı. Babası, mühendis ve sanayiciydi. Annesi müziğe meraklıydı. Böylece Wittgenstin da müzik dâhil pek çok alanda yeteneklerini geliştirme fırsatı buldu.

#18

SORU: Wittgenstein Tractatus Logic-Philosophicus eserinde ele aldığı konular başlıca nelerdir?


CEVAP: Wittgenstein Tractatus Logic-Philosophicus eserinde ele aldığı konular arasında: • Dil • Mantık • Mutluluk gibi başlıca konular yer almaktadır.

#19

SORU: Wittgensteiın’ın Tractatus’tan sonra ikinci büyük eseri olan Philosophical Investigations ne zaman yayımlanmıştır?


CEVAP: Wittgenstin’ın Tractatus’tan sonra ikinci büyük eseri olan Philosophical Investigations adlı eseri ölümünden sonra 1953’te yayımlandı.

#20

SORU: Wittgenstein’ın temel kaygısının ne olduğu hakkında neler söylenebilir?


CEVAP: Wittgenstein’ın temel kaygısının “Nasıl yaşamalıyız?” sorusuna bir cevap bulmak olduğu söylenebilir.

#21

SORU: Wittgenstein daha çok neyin söylenemeyeceğini açığa çıkarmak amacındadır. Wittgenstein’ın bu yaklaşımı, Kant’ın hangi yaklaşımını hatırlatmaktadır?


CEVAP: Wittgenstein’ın daha çok neyin söylenemeyeceğini açığa çıkarmak amacındadır. Wittgenstein’ın bu yaklaşımı, Kant’ın metafizik eleştirisini hatırlatmaktadır.

#22

SORU: Wittgenstein, 1929 veya 1930 yılında verdiği ve 1965 yılında yayımlanan “Lectures on Ethics” adlı dersinde, bu tür iki deneyimden söz eder: Bunlar nelerdir?


CEVAP: Wittgenstein, 1929 veya 1930 yılında verdiği ve 1965 yılında yayımlanan “Lectures on Ethics” adlı dersinde, bu tür iki deneyimden söz eder: Bunlar; • Dünyanın varlığına karşı hayrete düşmek, • Mutlak olarak güvende hissetmek’tir.

#23

SORU: Bileşik önermelerin kuruluşunda kullanılan önerme eklemleri, önermelerin içeriğine ait değildir; önermelerin yapılarının bir parçasıdır. Bir kısım birleşik önerme biçimleri zorunlu olarak doğrudur ve mantıksal bir doğrudur. Böyle bir önermeye Wittgenstein ne adını vermektedir?


CEVAP: Bileşik önermelerin kuruluşunda kullanılan önerme eklemleri, önermelerin içeriğine ait değildir; önermelerin yapılarının bir parçasıdır. Bir kısım birleşik önerme biçimleri zorunlu olarak doğrudur ve mantıksal bir doğrudur. Böyle bir önermeye Wittgenstein, totoloji adını vermektedir?

#24

SORU: Wittgenstein, birden fazla basit önermeyi içeren karmaşık önermelerin çözümlenmesi sonucu neye ulaşabileceğimizi söylemektedir?


CEVAP: Wittgenstein, birden fazla basit önermeyi içeren karmaşık önermelerin çözümlenmesi sonucu atomsal ya da temel önermelere varacağımızı söyler.

#25

SORU: Wittgenstein, resimlerin neliğini nasıl ortaya koymaktadır?


CEVAP: Wittgenstein, resimlerin neliğini, şu şekilde ortaya koymaktadır: Bir resim mantıksal uzayda olanaklı bir durumu temsil eder.

#26

SORU: Bir önermeyi dikkate aldığımızda, önermeyi oluşturan unsurlar nelerdir?


CEVAP: Bir önermeyi dikkate aldığımızda, önermeyi oluşturan unsurlar; Bir önermeyi dikkate aldığımızda, önermeyi oluşturan unsurlar nelerdir? Wittgenstein, söz konusu bu temel unsurların adlar olduğunu söyler. Gündelik dilde karşımıza çıkan diğer sözcükler, önermenin aslî unsurları değildirler. Önermeler, adlardan ve onların belli bağıntılar içerisinde yer almalarından ibarettir. İsimlerin kendileri daha basit unsurlara indirgenemez. Kendileri basit işaretlerdir. İsimler, nesnelere işaret ederler.

#27

SORU: Wittgenstein’ın tekrar akademik hayata dönmesini sağlayan kimlerdir?


CEVAP: Wittgenstein’ın tekrar akademik hayata dönmesini sağlayan; • Moris Schlick • Friedrich Waismann’dır

#28

SORU: Temel önermeler olgu durumlarını temsil ettiklerine göre olgu durumları, birbirlerinden bağımsızdır. Bu açıklamalar Tractatus’un girişindeki hangi bazı önermeleri anlamamıza yardımcı olacaktır?


CEVAP: Temel önermeler olgu durumlarını temsil ettiklerine göre olgu durumları, birbirlerinden bağımsızdır. Bu açıklamalar Tractatus’un girişindeki; • Dünya olgulara bölünmüştür. • Herhangi bir şey diğer her şey aynı kalmak üzere olabilir de olmayabilir de.

#29

SORU: “Totolojiler ve çelişkiler, bir olguyu resmetmez. Temel önermeler, bir olgu durumunun olup olmadığını söylediği için içeriği olan bir şey söylemekte, bu itibarla da bir olguyu resmetmektedir.” Bu önermeleri ortaya atan filozof kimdir?


CEVAP: “Totolojiler ve çelişkiler, bir olguyu resmetmez. Temel önermeler, bir olgu durumunun olup olmadığını söylediği için içeriği olan bir şey söylemekte, bu itibarla da bir olguyu resmetmektedir.” Bu önermeleri ortaya atan filozof: Ludvig wittgenstein’dır.

#30

SORU: Wittgenstein’a göre önermeler bir şey söyler ve gösterir. Bu nedir?


CEVAP: Wittgenstein’a göre önermeler bir şey söyler ve gösterir: Bir önerme anlamını gösterir.

#31

SORU: Wittgenstein’ın “mistik”ten ne anlamaktadır?


CEVAP: Wittgenstein’ın “mistik”ten şunları anlamaktadır: • Dünyada şeylerin nasıl olduğu değil, onun var olması mistiktir. • Dünyayı sub specie aeternie [sonsuzluğun bakış açısından] görmek, onu bir bütün olarak görmektir. • Dünyayı sınırlı bir bütün olarak hissetmek - işte bu mistik olandır.

#32

SORU: Düşüncelerimiz de Wittgenstein’a göre resimlerdir. Bu durumda sorulacak bir soru şudur: Düşünceler nasıl iletilebilir? Wittgenstein bu soruya nasıl cevap vermiştir?


CEVAP: Düşüncelerimiz de Wittgenstein’a göre resimlerdir. Bu durumda sorulacak bir soru şudur: Düşünceler nasıl iletilebilir? Wittgenstein bunun cevabını şu şekilde vermektedir: • Bir önermede bir düşünce duyular tarafından algılanacak surette dışa vurulur. • Biz bir önermenin (sözlü veya yazılı vb.) algılanabilir işaretini olanaklı bir durumun izdüşümü olarak kullanırız.

#33

SORU: Totolojiler ve çelişkiler bir yana bırakılırsa söylenilebilir olan, olguları resmedendir. Bu durumda, olguları resmeden doğru önermelerin toplamı bize, bilim dediğimiz etkinliğin alanını verir. Bu durumda, felsefe hakkında ne söyleyebiliriz?


CEVAP: Totolojiler ve çelişkiler bir yana bırakılırsa söylenilebilir olan, olguları resmedendir. Bu durumda, olguları resmeden doğru önermelerin toplamı bize, bilim dediğimiz etkinliğin alanını verir. Bu durumda, felsefe hakkında; • Felsefe doğa bilimlerinden birisi değildir. • Felsefe, düşüncelerin mantıksal olarak açıklığa kavuşturulmasını amaçlar. • Felsefe, bir doktrin değil, bir etkinliktir. • Felsefî, bir çalışma, tariflerden/açıklamalardan oluşur. • Felsefe, “felsefî önermeler”le değil, önermelerin açıklığa kavuşturulması ile nihayet bulur. • Felsefe olmaksızın düşünceler kapalı ve muğlaktır. • Felsefenin görevi, onları açıklığa kavuşturmak ve onlara keskin sınırlar kazandırmaktır.

#34

SORU: Wittgenstein, Tractatus’u yayımlatma aşamasında bir yayıncıya yazdığı mektupta, etik ile ilgili ne yazıp ne yazmadığını nasıl açıklar?


CEVAP: Wittgenstein, Tractatus’u yayımlatma aşamasında bir yayıncıya yazdığı mektupta, etik ile ilgili ne yazıp ne yazmadığını şöyle açıklar: “Çalışmam iki kısımdan oluşuyor: Burada sunulan tüm yazmadıklarım ve (işte bu ikinci kısım asıl önemli olandır). Benim kitabım ahlâk felsefesi ile ilgili olana kendi içinden bir sınır çekmektedir ve şuna kaniyim ki bu söz konusu sınırları çizmenin karışıklık ve muğlaklık içermeyen yegâne yoludur.”

#35

SORU: Mantıksal önermelerin doğruluğuna nasıl karar verilebilir?


CEVAP: Mantıksal önermelerin doğruluğuna, sadece işaretlerin dizilimine (sentaksa) bakarak karar verilebilir.

#36

SORU: Mantık, dil, felsefe, bilimler, hayat, mistisizm vb. hakkında Wittgenstein’ın tüm söyledikleri, kendi ortaya koyduğu testi geçebilmekte midir? Wittgenstein’ın bu soruya verdiği cevap nedir?


CEVAP: Mantık, dil, felsefe, bilimler, hayat, mistisizm vb. hakkında Wittgenstein’ın tüm söyledikleri, kendi ortaya koyduğu testi geçebilmekte midir? Wittgenstein’ın bu soruya verdiği cevap; Benim önermelerim şu anlamda tarifler olarak iş görürler: Beni anlayan kişi - onları basamaklar olarak kullandığında ve onların ötesine tırmandığında - sonunda onların anlamsızlığını fark eder. (O, lafın gelişi, tepesine tırmandıktan sonra merdiveni atmalıdır.) O bu önermeleri aşmalıdır ve o zaman, dünyayı dosdoğru görecektir.

#37

SORU:

Wittgenstein’ın felsefe çalışmaları boyunca etkili olan temel kaygısının ne olduğu söylenebilir?


CEVAP:

Wittgenstein’ın felsefe çalışmaları boyunca etkili olan temel kaygısının “Nasıl yaşamalıyız?” sorusuna bir cevap bulmak olduğu söylenebilir.


#38

SORU:

Söylenebilir olanı söylenemez olandan ayırmak, hangi düşünürün ana rengini bizlere vermektedir?

Wittgenstein’›n felsefî projesine ana rengini vermektedir


CEVAP:

Söylenebilir olanı söylenemez olandan ayırmak, Wittgenstein’ın felsefi projesine ana rengini vermektedir.


#39

SORU:

Kant’a göre bizim bilgimiz ne ile sınırlıdır?

görüngüsel olanla s›n›rl›d›r; kendi bafl›na olan› düflünebilmekle beraber onun hakk›nda bir bilgi sahibi olmam›z olanaks›zd›r.


CEVAP:

Kant’a göre bizim bilgimiz görüngüsel olanla sınırlıdır; kendi başına olanı düşünebilmekle beraber onun hakkında bir bilgi sahibi olmamız olanaksızdır.


#40

SORU:

Wittgenstein, içinde yaşadığı çağın ve geçmiş çağlardan o güne aktarılan felsefi sorunların çözümü için anahtarı nerede aramaktadır?


CEVAP:

Wittgenstein, içinde yaşadığı çağın ve geçmiş çağlardan o güne aktarılan felsefi sorunların çözümü için anahtarı mantıkta görmektedir.


#41

SORU:

Wittgenstein Tractatus’un yazılış amacını nasıl ortaya koymuştur?


CEVAP:

Kitabın tüm anlamı şu sözcüklerle ifade edilebilir: Söylenilebilecek her şey açıkça söylenilmelidir, konuşamayacağımız hakkında ise sessizliğimizi korumalıyız.


#42

SORU:

Tractatus kısa, numaralandırılmış aforizmalardan oluşur. Yedi temel aforizma 1’den 7’ye kadar numaralarla sunulur. Her bir aforizmanın altındaki açıklama ve yorumlar 1.1, 3.1 biçiminde, söz konusu açıklamaya dair görüşler 1.11, 3.11 biçiminde numaralandırılmıştır. Buna göre, 

"1. Dünya olduğu gibi olandır."  aforizmasının açıklaması nedir?


CEVAP:

1.1 Dünya şeylerin değil olguların bir toplamıdır. Dünya hakkında fikirlerini bu biçimde ifade eden Wittgenstein, daha sonra dilin neliğine yönelir.


#43

SORU:

Wittgenstein'a göre mantıksal uzay nedir?


CEVAP:

Wittgenstein tüm olanaklı olguların ya da olanaklı tüm nesnelerin, olanaklı tüm bağıntılarının mevcut olduğu bir mekândan söz eder ve bu mekâna mantıksal uzay adını verir.


#44

SORU:

Wittgenstein'a göre, "bir resim mantıksal uzayda olanaklı bir durumu temsil eder." buradan hareketle resimi hangi niteliğinde söz etmek bir muğlaklık taşır?


CEVAP:

Wittgenstein, "bu görüşlerden hareket ederek bir resmin doğru ya da yanlış olmasından nasıl söz edilebilir?" şeklinde bir yaklaşıma sahiptir. Sonuç olarak bir resim temsil ettiğini doğruluğundan veya yanlışlığından bağımsız olarak, resimsel biçimi vasıtasıyla temsil eder.


#45

SORU:

Bir resmin doğru olmasının koşulu nedir?


CEVAP:

Bir resmin doğru olması, resmettiği olgunun fiili olmasını gerektirir.


#46

SORU:

Wittgenstein'a göre olguların mantıksal resmi nedir?


CEVAP:

Wittgenstein'a göre olguların mantıksal resmi bir düşüncedir.


#47

SORU:

Wittgenstein'a göre düşünceler nasıl iletilebilir?


CEVAP:

Wittgenstein'a göre düşünceler ifadelerini algılanabilir işaretlerde, dilde, bulur.


#48

SORU:

Dilin sakladığı düşünceyi açığa çıkarmak, bir çözümlemeyi gerektirir. Dil, bir resim olduğuna göre, belli unsurları ve bu unsurların belli bir düzenlenişini içermelidir. Bir önermeyi dikkate aldığımızda, önermeyi oluşturan unsurlar nelerdir?


CEVAP:

Wittgenstein, söz konusu bu temel unsurların adlar olduğunu söyler. Gündelik dilde karşımıza çıkan diğer sözcükler, önermenin asli unsurları değildirler. Önermeler, adlardan ve onların belli bağıntılar içerisinde yer almalarından ibarettir.


#49

SORU:

Adların dolaysızca ilişkilendirildiği basit önermelere ne denmektedir?


CEVAP:

Temel önermeler, adların dolaysızca ilişkilendirildiği basit önermelerdir.


#50

SORU:

Temel önermelerin önemli özelliği nedir?


CEVAP:

Temel önermelerin önemli bir özelliği, doğruluk değerlerinin bir başka önermeden türetilememesidir. Bir başka deyişle, temel önermelerin doğruluk değerleri birbirlerinden bağımsızdır.


#51

SORU:

Bir önermenin şeylerin nasıl olduğunu göstermesi ve şeylerin öyle olduğunu söylemesi hangi koşula bağlıdır?


CEVAP:

Bir önerme, eğer doğru ise şeylerin nasıl olduğunu gösterir ve şeylerin öyle olduğunu söyler.


#52

SORU:

Mantıksal önermelerin doğruluğuna karar verebilmenin koşulu nedir?


CEVAP:

Mantıksal önermelerin doğruluğuna, sadece işaretlerin dizilimine (sentaksa) bakarak karar verilebilir.


#53

SORU:

Etik bu dünyaya ait değildir; kendimiz de bu dünyaya ait değiliz. Wittgenstein'a göre iyi ve kötü bu dünyada olmadığına göre, iyi ve kötü ile benliğimiz / kendimiz hakkında ne söyleyebiliriz?


CEVAP:

Dünya irademden bağımsızdır. Arzuladığımız her şey meydana da gelse, yine de bu, sözün gelişi, sadece talihin bize bahşettiği bir lütuf olabilir. Benim herhangi bir şeyi isteyip yapabilmem, pek çok şeyin, benim elimde olmayan pek çok şeyin gerçekleşmesine bağlıdır.


#54

SORU:

Wittgenstein'a göre söz konusu ödüller ve cezalar eyleme dışsal olan, bu dünyaya eklenen şeyler değilse nasıl şeylerdir?


CEVAP:

Eğer iradenin iyi ya da kötü kullanımı dünyayı değiştirirse, o sadece dünyanın sınırlarını değiştirir, olguları değil dil tarafından açıklanabilen şeyleri değil.


#55

SORU:

İradenin iyi kullanımı, etik açıdan iyi davranışlar, beraberinde özneye nasıl olanaklar verebilir? “farklı” bir dünyada bulunma ve bu dünyada mutlu olma olanağı verir.


CEVAP:

İradenin iyi kullanımı, etik açıdan iyi davranışlar, beraberinde özneye “farklı” bir dünyada bulunma ve bu dünyada mutlu olma olanağı verir.


#56

SORU:

Söz konusu mutluluk, mutlak anlamda değerli bir şeye sahip olmaktır. Bu anlamda Wittgenstein'a göre değerli olan ne olabilir?


CEVAP:

Wittgenstein, 1929 veya 1930 yılında verdiği ve 1965 yılında yayımlanan “Lectures on Ethics” adlı dersinde, bu tür iki deneyimden söz eder: “Dünyanın varlığına karşı hayrete düşmek” ve “mutlak olarak güvende hissetmek”.