ÇOCUK VE DRAMA Dersi DRAMA VE DRAMANIN BOYUTLARI soru cevapları:

Toplam 58 Soru & Cevap
PAYLAŞ:

#1

SORU:

Drama etkinliklerinin okul öncesi çocuklar için neden
önemli olduğunu açıklayınız?


CEVAP:

Bir grubun bir lider eşliğinde drama ve tiyatro
tekniklerini kullanıp kendi yaşam deneyimlerinden yola
çıkarak bir durumu, bir anı ya da bir eğitim konusunu
canlandırması olarak tanımlanabilen drama özellikle okul
öncesi dönemde çocukların somur yaşantılar elde etmesi,
yaparak, yaşayarak öğrenmesi ve etkin katılımı açısından
oldukça önemlidir. Gelişimin kritik bir öneme sahip
olduğu okul öncesi dönemde drama çalışmaları çocukların
tüm gelişim alanlarına olumlu pek çok katkı sunar.


#2

SORU:

Drama kavramının etimolojik kökenini açıklayınız?


CEVAP:

Drama kavramı, Yunancada yapmak, etmek,
eylemek anlamına elen “dran” sözcüğünden türetilmiştir.
Drama sözcüğü, Yunanca Dramenon’daki seyirlik olarak
benzetme anlamına daha yakındır ve eylem anlamını taşır.


#3

SORU:

Drama kavramını tanımlayınız?


CEVAP:

En genel anlamda drama, doğaçlama ve rol
oynama gibi tiyatro ve drama tekniklerinin kullanıldığı bir
grup çalışması içinde bireylerin bir yaşantıyı, olayı, fikri,
soyut bir kavramı ya da davranışı oyunsu süreçlerle
canlandırması olarak tanımlanabilir.


#4

SORU:

Dram nedir?


CEVAP:

Dram sözcüğü, TDK’ye göre “Sahnede
oynanmak için yazılmış oyun, drama; acıklı, üzüntülü
olayları bazen güldürücü yönlerini de katarak konu alan
sahne oyunu ya da televizyon filmi; acıklı olay; tiyatro
edebiyatı” olarak tanımlanmıştır. Ancak belirtmek gerekir
ki dram kavramı gündelik kullanımında “acıklı olay”
anlamının ötesinde tiyatroya ait bir kavramdır.


#5

SORU:

Dramatik kavramını nasıl açıklarsınız?


CEVAP:

Dramatik kavramı TDK sözlüğünde sahne
oyununa özgü olan; içinde gerilim, çatışma vb. olaylar
bulunan, insan ilişkileri ile gelişen (eser, olay); coşku
veren, duyguları kamçılayan; acıklı olarak tanımlanmıştır.
Dramatik kavramı canlı olan, yaşanan bir şey; dokunaklı
olan, niteliği ve etkisi tiyatro oyunlarındaki gibi olan
eylem, edinim ve olaylar zinciri olarak tanımlanabilir.


#6

SORU:

Dramatik durum kavramını nasıl açıklarsınız?


CEVAP:

Dramatik durum, insanın tüm eylemlerini içerir.
İnsanın yapacağı seçimler ya da diğer insanlarla
yaşayacağı çatışma durumları, arada oluşan en az düzeyde
bir etkileşim, her türlü dolaysız, doğrudan ilişki, etki tepki
alışverişi dramatik durumun kendisidir.


#7

SORU:

Yaratıcılık nedir?


CEVAP:

Yaratıcılık kavramına ilişkin yapılan
tanımlamalar incelendiğinde genellikle yaratıcılığın
“orijinal, yeni, olağandışı ya da beklenmedik ve aynı
zamanda değerli, uyarlanabilir, ya da yararlı bir şeyler
ortaya koyma”yı içerdiğine dair bir görüş bulunmaktadır.
Yaratıcılık her bireyde olan ve doğuştan getirilen bir
özelliktir. Ancak yaratıcılığın gelişimi, sürekliliği,
derecesi ve ortaya çıkışı her bireyde farklı olabilmektedir.


#8

SORU:

Guilfort’a göre yaratıcılığın birbirinden bağımsız üç faktörü nelerdir?


CEVAP:

Guilfort (1972), yaratıcılığın birbirinden
bağımsız üç faktörü olduğunu belirtmiştir. Bunlar; belirli
bir zaman içinde ortaya çıkabilen düşünceler, bir
problemin çözülmesi için önerilen farklı çözüm yolları ve
tek ve özel çözümdür.


#9

SORU:

Drama etkinlikleri kapsamında bir kavram olan “-mış
gibi yapmak” kavramını nasıl açıklarsınız?


CEVAP:

“-mış gibi yapmak” sanki, “imiş gibi” anlamına
gelen “-mış gibi yapmak”, bir rol üstlenmenin ve rolü
oynamanın temel süreçlerinden biri olduğu için, dramanın
olmazsa olmazlarındandır. Çocukların sembolik düşünme
ve üst düzey zihinsel işlemleri yapmalarını sağlayan doğal
ve etkin öğrenme durumları “-mış gibi” yapmaktır.


#10

SORU:

“–mış gibi yapmak” kavramının okul öncesi çocuk
için kazanımları nelerdir?


CEVAP:

“-mış gibi yapmak”, dramatik niteliktedir ve
eleştirel düşünme, yaratıcı düşünme, problem çözme,
empati kurma, iletişim gibi üst düzey bilişsel beceriler
kazanımı sağlar.


#11

SORU:

Yaratıcı- eğitici drama kavramını nasıl açıklarsınız?


CEVAP:

Yaratıcı-Eğitici/ Eğitimde Drama etkinlikleri
çocuğu eğitim sürecinde aktif kılan, çocuğun kendisini
başkalarının yerine koyarak, çok yönlü düşünmesini,
kendini ifade edebilmesini ve yaratıcı olmasını sağlayan
uygulamalardır. Eğitimde drama eğitim amaçlarıyla sınırlı
bir etkinliktir ve kapsamı eğitimci tarafından belirlenir.
Dramayı bir eğitim aracı olarak kullanan eğiticiler okul
dışındaki yaşamı yeniden yaratma olanağı bulurlar.


#12

SORU:

Psikodrama kavramını örneklendirerek açıklayınız?


CEVAP:

Psikodrama genellikle grup halinde, hastalıkları
tedavi etmek amaçlı uygulanan bir terapi yöntemidir.
Psikodramada amaç psikodramatik yöntemler kullanarak
gerçeği bulmaktır. Örnek vermek gerekirse, içine kapanık
çocuklar psikodrama sayesinde kendilerini rahat ifade
etme olanağı bulurlar, başkalarının kimliğine bürünerek
kendi sorunlarının farkına varırlar ve çözüm bulmaya
çalışırlar.


#13

SORU:

Sosyodrama kavramını açıklayınız?


CEVAP:

Jacop Moreno tarafından geliştirilmiş bir alandır.
Eyleme dayalı tiyatro uygulaması olarak tasarlanmıştır.
Genellikle psikolojik danışma ve rehberlik hizmetlerinde
kullanılmaktadır. Sosyodramada toplumsal sorunlarla ilgili
çeşitli canlandırmalar gerçekleştirilir.


#14

SORU:

Dramanın uygulama boyutlarına ilişkin neler söyleyebilirsiniz?


CEVAP:

Eğitimde dramanın uygulama boyutları
incelendiğinde araç ve amaç olmak üzere iki biçimde
kullanıldığı görülür. Dramanın araç olarak kullanılması,
dramanın bir öğretim yöntemi olarak seçilmesi anlamına
gelirken, amaç olarak kullanılması, “drama dersi” olarak
dramanın kendi konularının öğretilmesi anlamını taşır.


#15

SORU:

Bir öğretim yöntemi (araç) olarak drama nasıl tanımlanabilir?


CEVAP:

Bir sorunu çözmek, bir deneyi sonuçlandırmak, bir
konuyu öğrenmek ya da öğretmek gibi amaçlara ulaşmak için
bilinçli olarak seçilen ve izlenen düzenli yol olarak
tanımlanır. Drama, çocukların tüm duyularının etkin olarak
kullanılmasını sağlar. Çocuklar, drama sürecinde konuşurlar,
hareket ederler, bedenlerini, seslerini, duygu ve düşüncelerini
kullanırlar, başkalarıyla iletişim içinde olurlar, özgün
düşünce, davranış ve somut ürün oluştururlar, eğlenirler. Bu
süreç öğrenme kalitesini doğrudan etkiler.


#16

SORU:

Dramada öğrenme türleri nelerdir?


CEVAP:
  • Yaşantılara dayalı öğrenme
  • Hareket yoluyla öğrenme
  • Aktif öğrenme
  • Etkileşim yoluyla öğrenme
  • Sosyal öğrenme
  • Tartışarak öğrenme
  • Duygusal öğrenme
  • İşbirliği kurarak öğrenme
  • Kavram öğrenme

#17

SORU:

Dramada yaşantılara dayalı öğrenme nedir?


CEVAP:

Drama etkinlikleri çocuklara yaparak yaşayarak
öğrenme olanağı sunan, çocukların aktif oldukları ve sanal
bir gerçek dünyanın yaratıldığı bir süreçtir. Dolayısıyla
drama etkinlikleri konusunu gerçek hayattan alır ve
çocuklar gerçek hayatı canlandırırlar. Bu bağlamda drama
etkinliği içinde aslında çocuklara yaşantılarına dayalı bir
öğrenme gerçekleştirilir.


#18

SORU:

Dramada hareket yoluyla öğrenmeyi açıklayınız?


CEVAP:

Hareket çocuğun doğumundan itibaren doğal bir
şekilde gelişir. Çocuklar erken yaşlardan itibaren
yaşantıları ve hareketleri yoluyla öğrenmeye başlarlar.
Drama etkinlikleri sırasında özgürce koşan, zıplayan,
yürüyen vb. kısacası hareket eden çocuk duygu ve
düşüncelerini hareketleri yoluyla rahatlıkla ifade etme ve
bu yolla yaparak öğrenme fırsatı bulur.


#19

SORU:

Dramada aktif öğrenme nedir?


CEVAP:

Etkili ve kalıcı öğrenme ancak çocuğun aktif
katılımcı olduğu yaparak yaşayarak öğrenme olanağı bulduğu
yöntemler yoluyla gerçekleşebilir. Drama etkinliklerinde
çocuklar etkinliklere doğrudan katılırlar. Drama etkinlikleri
çocuklara kendilerini ve sosyal çevrelerini araştırma
konusunda aktif olma fırsatı sağlayan etkinliklerdir.


#20

SORU:

Dramada etkileşim yoluyla öğrenmeyi nasıl açıklarsınız?


CEVAP:

Drama etkinliklerinin tümü drama grubundaki
kişilerin sözlü ve sözsüz iletişimine daynır. Dramada
kişiler arası iletişim ve etkileşimi arttırmak için pek çok
ipucu bulunmaktadır.


#21

SORU:

Dramada sosyal öğrenme nedir?


CEVAP:

Çocuklar içinde bulundukları sosyal çevre ile
ilgili etkili bilgilenmeyi, o çevredeki modelleri
gözlemleyerek, modellerle birlikte aynı çevre içinde
yaşantılar geliştirerek ve modellerin davranışlarının taklit
edilmesi yoluyla gerçekleştirebilirler.


#22

SORU:

Dramada tartışarak öğrenmeyi nasıl açıklarsınız?


CEVAP:

Drama etkinliklerinde belirlenen olay anı
çerçevesinde çocuklar belirli fikirler üretirler ve bu
fikirleri hem kendi zihinlerinde hem de birbirleri ile
tartışırlar. Bu tartışma sırasında pek çok öğrenme
deneyimi yaşarlar.


#23

SORU:

Dramada keşfederek öğrenmeyi nasıl açıklarsınız?


CEVAP:

Drama etkinlileri keşfederek öğrenme için gerekli
olan e öğrencilerin inceleme, kullanma ve araştırmaya
dayalı tümevarım yolu ile bilgi elde etme olanağı
bulacakları çevrenin yaratılmasını sağlar.


#24

SORU:

Dramada duygusal öğrenmeye ilişkin neler söyleyebilirsiniz?


CEVAP:

Duygusal öğrenme dramanın psikolojik
boyutunun olmasıyla ilgilidir. Dramada empatik
iletişimler kurulmaya çalışılır ve çocukların empati
becerilerinin gelişimi desteklenir.


#25

SORU:

Dramada iş birliği kurarak öğrenmeye ilişkin neler söyleyebilirsiniz?


CEVAP:

İş birliği içinde çalışma becerisinin gelişimi
dramanın genel amaçları arasında yer almaktadır. Drama
bünyesinde sosyalleşmeyi barındıran bir grup etkinliğidir.


#26

SORU:

Dramada kavram öğrenmeye ilişkin neler söyleyebilirsiniz?


CEVAP:

Okul öncesi dönemde çocuklar düşüncelerini
kavramlar aracılığı ile geliştirirler. Okul öncesi dönemde
kavramlarının eğitimi çeşitli yöntem ve teknikler
kullanılarak gerçekleştirilmeye çalışılmaktadır. Bu
yöntemlerden biri de drama yöntemidir.


#27

SORU:

Bir disiplin (amaç) olarak drama nasıl tanımlanabilir?


CEVAP:

Dramanın bir disiplin olarak ele alınabilmesi için
bilimin genel olarak üç temel işlevi olan betimleme,
açıklama ve kontrol özelliklerini taşıyor olması gereklidir.
Okul öncesi dönemde drama uygulamaları kapsamına
bakıldığında çocuğun yaratıcılığını geliştiren bir etkinlik
dizisi hakkındaki inceleme ve bu inceleme ile okul
başarısı arasındaki ilişki ve elde edilen sonuçlara göre
bireyin gelecekteki kişilik özelliklerini yordama bilimin
bu üç temel işlevinden yararlanıldığını göstermektedir.


#28

SORU:

Dramanın çocuğun gelişimine etkisine ilişkin neler söylenebilir?


CEVAP:

Çocuk yaşamının en doğal parçalarından biri
oyundur. Çocuğun duygularını, gördüklerini sınadığı en iyi
öğrenme ortamı oyun ortamıdır. Bu bağlamda oyun ile
öğretim eğitimciler tarafından kabul gören bir yöntemdir.
Çocuklar drama etkinliklerini oyun olarak gördükleri için
etkinlikler sırasında sıkılmazlar ve eğlenirken öğrenme fırsatı
yakalarlar. Drama, dil becerilerini doğal bir biçimde
birleştirir, dramada, dikkatli dinleme anahtar bir özelliktir.
Drama, iletişimin hem sözel hem de sözel olmayan yanlarını
birleştirir, böylece zekâ ve vücudu bir araya getirir ve
öğrenimin fiziksel ve entelektüel yanlarının arasındaki
dengeyi sağlar. Drama hem bilişsel hem de duyguların
geneline hitap ettiğinden düşünmeye olduğu kadar duygulara
da önem verir. drama etkinlikleri çocukların dünyayı
anlamlandırmaları, çevreleri, başkaları ve kendileriyle
etkileşim ve iletişime girmeleri için fırsatlar yaratır. Drama
etkinlikleri sayesinde çocuklar duygularını, hayal güçlerini,
imgeleme yetilerini ve hatta düşlerini işe koşarak etkinliklere
aktif olarak katılma olanağı bulurlar. Drama etkinlikleri
sayesinde çocukların yaratıcılığı, sanatsal duyarlılığı ve
zihinsel kapasiteleri gelişir.


#29

SORU:

Dramanın yararları nelerdir?


CEVAP:

• Drama etkinlikleri sayesinde çocuk kendisi
hakkında beceriler elde etme olanağı bulur.
• Duygularını ifade etme ve ayırt etme becerisi
kazandırır.
• Kelimeleri doğru ve yerinde kullanmayı ve
kelime dağarcığının zenginleşmesini sağlar.
• Drama etkinliklerinde seyirci olmadığı için çocuk
kendisini baskı altında hissetmez ve böylece
sıkılganlık duygusunu yenmiş olur.
• Drama etkinlikleri sırasında arkadaşlarıyla
paylaşım içinde çalışan çocuk iş birliğinin gerekli
olduğunu öğrenir.
• Drama etkinlileri sırasında öğrenilecek her konu
daha somur hale getirildiği için daha kolay
öğrenme sağlanır.
• Oyunlar sırasında çocukları gözlemleyen öğretmen
çocuklar hakkında daha çok bilgiye sahip olma
fırsatı yakalar ve bu yolla bazı duygusal sorunları
daha kolay çözebilir. Drama etkinlikleri sayesinde
çocuklar edilgenlik yerine aktif olma, bağımlılık
yerine bağımsız olma ve başkalarına karşı
hoşgörülü olma gibi nitelikler kazanır.


#30

SORU:

Drama çocukların gelişimini hangi alanlarda destekler?


CEVAP:

Drama çocukların gelişimini pek çok yönden
destekler. Özellikle:
• Bilişsel Gelişim
• Dil Gelişimi
• Psikomotor ve Fiziksel Gelişim
• Sosyo-duygusal Gelişim
alanlarında önemli katkılar sunar.


#31

SORU:

Okul öncesi dönem çocuk gelişimine, drama
etkinlikleri ile bilişsel gelişim alanında ne tür katlılar
sağlanır?


CEVAP:

Drama, çocuğun özgürce hareket etmesi, bedeni
yoluyla fiziksel dünyayı kullanması, sınaması,
değiştirmesi, dönüştürmesi olanakları sunar. Çocuk bu
olanakları kullandıkça zihinsel süreçleri de gelişir.
Çocuğun bedensel hareketleri ile zihinsel gelişimi arasında
bir etkileşim vardır. Çocukların hareketleri arttıkça
zihinsel gelişiminde de ilerleme görülür. Drama, eğlenceli
drama oyunları ve kurgulanmış drama konularıyla
matematiksel anlayışın gelişmesine yardım eder. Görme
ve dokunma duyularına ilişkin soyut düşünce sağlar.
Drama çocuklara problem çözme ve çözüm arama gibi
motive edici sebepler vererek, zengin hayali konularda
matematiği kullanmak için matematiksel düşünceyi
gerçekleştirir.


#32

SORU:

Drama etkinlikleri çocuğun dil gelişimine nasıl katkı sağlar?


CEVAP:

Drama ile çocukların salt bilişsel değil, duyuşsal,
devinimsel ve sosyal alanlarda da gelişimleri hedeflenir.
Drama, eğitimi çocuk merkezli hale getirir. Drama
etkinlikleri ile çocuk, kendini ifade etme, başkalarının
fikirlerini dinleme ve bu fikirlere saygı duymayı öğrenir.
Drama, katılımcıları edilgenlikten çıkarıp aktif kılmayı
amaçlayan bir süreçtir ve çocuklar etkinliğin merkezinde yer
alır. Dramada, okul öncesi eğitim amaç ve kazanımları,
çocukların yaş, gelişimsel özellik ve gereksinimleri göz
önünde bulundurularak etkinlikler planlanır ve uygulanır.
Böylelikle çocuğun dil gelişimine de katkı sağlanır.


#33

SORU:

Psikomotor gelişim nedir?


CEVAP:

Psikomotor gelişim, çocuğun büyük ve küçük kas
hareket gelişimi ile ilgili becerilerini ifade etmektedir.
Büyük kasların motor gelişimi baş, gövde, kol ce
bacakların hareketini kapsarken küçük kasların gelişimi el
ve ayak parmaklarının gelişimi ile ilgili hareket ve
becerileri kapsamaktadır.


#34

SORU:

Drama etkinlikleri ile çocuğun psikomotor ve fiziksel
gelişimine nasıl katkı sağlar?


CEVAP:

Okul öncesi dönemdeki çocuklar, her ne kadar sözel
becerileri gelişmiş olsa da duygu ve düşüncelerini
hareketleriyle daha iyi ifade edebilirler. Drama etkinliklerinde
çocuklar vücutlarını koordineli ve belli bir amaca dönük
olarak kullanma becerileri kazanırlar. Drama etkinlikleri
çocukların ayakta durma, yürüme, koşma, yuvarlanma,
zıplama, merdiven tırmanma, dengede durma gibi hareketler
yoluyla çocuğun fazla enerjisini kullanabileceği geliştirici,
rahatlatıcı ve sakinleştirici etkinliklerdir. Çocuğun hareket
gelişimi sayesinde kazandığı fiziksel güven ardından
psikolojik güvene dönüşür.


#35

SORU:

Drama etkinliklerinin çocuğun sosyal-duygusal
gelişimine katkıları nelerdir?


CEVAP:

Çocuğun toplumun etkin bir üyesi olabilmesi için
kendisinin bir birey olduğunu ve diğerlerinden farklı
olduğunu anlaması gerekmektedir. Bu farklılığın
algılanmasında ise anne-baba, eğitimciler, akranlar ve
çocuğun çevresinde yer alan tüm bireylerin tutum ve
davranışları etkilidir. Drama etkinlikleri kapsamında,
çevreye saygı, farklılıklara saygı, yardımlaşmanın önemi
gibi konular ile ilgili çalışmalar yapılabilir. Drama
etkinliği çocukların grup içinde bir değeri yaşayarak
öğrenmesine katkıda bulunur.


#36

SORU:

Drama etkinliklerinin toplumsallaşma ve kültürel
değer aktarımına katkılarına ilişkin neler söylenebilir?


CEVAP:

Toplumsallaşma, toplumda geçerli olan kültürel
değerleri öğrenerek yetişkinlerin dünyasına hazırlanma ve
yetişkinlerin davranış biçimlerini yaşantısına uygulanabilir
hale getirmek anlamına geldiği için drama dünyayı tanıma
süreci içinde toplumsallaşmayı da beraberinde getirir.
Dramada gruplarla yapılan etkinlikler sırasında çocuklar
başkalarını olduğu gibi kabul edebilme, başkalarının
düşüncelerini dinleyebilme ve başkalarının duygularını
paylaşabilme olanaklarını bulurlar. Toplumsallaşmanın ilk
adımı bu süreçlerin başarıyla yaşanmasına bağlıdır.
Dramada bireyin toplumsal yaşama bakış açılarından yola
çıkılarak grupla yepyeni yaşantılar elde edilir. Drama,
bireylere çevrelerinde olup bitenleri daha dikkatli bir gözle
inceleyebilmeleri için ipuçları vererek onları izleyen,
katılan, gözlemleyen, tepki gösteren bir birey olmanın
faydalarını görmelerini sağlar.


#37

SORU:

Oyun ve drama ilişkine dair neler söyleyebilirsiniz?


CEVAP:

Genel tanımı ile oyun, belirli bir amaca yönelik
olan ya da olmayan, kurallı ya da kuralsız gerçekleştirilen
fakat her durumda çocuğun isteyerek ve hoşlanarak yer
aldığı, fiziksel, bilişsel, dil, duygusal ve sosyal gelişiminin
temeli olan gerçek hayatın bir parçası ve çocuk için en
etkin öğrenme süreci olarak tanımlanabilir. Etkin
öğrenmenin özelliklerinden olan öğrenmenin ilk elden
deneyimsel ve etkin olması, çocuklara araştırma, keşfetme
ortamı sağlaması, çocukların kendi başlarına özgür hareket
etmeleri ve öğrenme sorumluluğu almada istekli olmaları,
çocukların öğrenmelerinin sosyal bağlam içinde yer
alması vb. gibi unsurlar oyunda doğal olarak görülür.
İnsanı diğer canlılardan ayıran en önemli özelliklerden biri
de onun oyun oynamasıdır. İnsanın yaşamı boyunca
söylediği, düşlediği, her şey oyunsu öğeler taşır. Drama
kavramının yapısında rol oynama, doğaçlama ve oyun
kavramları bulunmaktadır. Drama bir bakıma çocuk
oyunlarının gelişmiş halidir.


#38

SORU:

Drama ve oyunun arasında ne tür benzerlikler ve
farklılıklar vardır?


CEVAP:

• Dramada lider tarafından önceden belirlenmiş
hedef ve amaçlar vardır. Çocukların
geliştirdikleri oyunlarda böyle bir amaç yoktur.
• Drama planlı bir çalışmadır. Oyun ise
kendiliğinden başlayabilir.
• Gerek dramada gerekse oyunda çocuk enerjisini
ve dikkatini etkinlik üzerinde yoğunlaştırır.
• Dramada önemli olan sonuç değil yaşanan
süreçtir. O anda yaratılanlar ilk kez vardır ve
doğrusu yanlışı yoktur. Bu nedenle dramada
yanlış yapma korkusu yoktur. Oyunda ise bir
başlangıç ve sonuç bölümü vardır. Çoğunlukla
oyunda kazanma ve kaybetme söz konusudur.
• Dramada tekrar vardır. Ancak süreç ve yaşantılar
farklılaşır. Oyunda tekrar vardır ancak yapısal
anlamda tekrar yoktur.
• Drama etkinliği sonunda tartışma ve
değerlendirme yer alır. Yapılan grup tartışması
çocukların kendilerini rahatlıkla ifade etmelerini
sağlar. Oyunda ise tartışma ve değerlendirme söz
konusu değildir.


#39

SORU:

Dramanın en genel anlamdaki tanımı nedir?


CEVAP:

Dramanın tek bir tanımını yapmak oldukça zordur. Ancak en genel anlamda drama, doğaçlama ve rol oynama gibi tiyatro ve drama tekniklerinin kullanıldığı, bir grup çalışması içinde bireylerin bir yaşantıyı, olayı, fikri, soyut bir kavramı ya da davranışı oyunsu süreçlerle canlandırması olarak tanımlanabilir.


#40

SORU:

Dram kelimesi Türkçe ve başka dillerde hangi anlamda kullanılır?


CEVAP:

Dram kelimesinin anlamı Türk Dil Kurumu sözlüğünde “Sahnede oynanmak için yazılmış oyun, drama; acıklı, üzüntülü olayları, bazen güldürücü yönlerini de katarak konu alan sahne oyunu ya da televizyon filmi; acıklı olay; tiyatro edebiyatı” olarak tanımlanmıştır. Türkçede kullanılan dram kavramı ise Fransızcadaki “drame”den gelmektedir ve burjuva tiyatrosu anlamını taşımaktadır Dram Yunancada bir şey yapmak ya da yapılan bir şey anlamında kullanılmakta olup lirik ve epik yanında üçüncü bir yazın alanıdır. Dram, sahnede oynanmak üzere konuşmalarla ve hareketlerle gelişen karşıt oluşların çatışmasıyla sonuçlanan oyun olarak tanımlanırken halk dilinde ise ciddi oyun anlamlarına gelmektedir.


#41

SORU:

Dramatik durum nedir?


CEVAP:

Dramatik durum insanın tüm eylemlerini içerir. İnsanın yapacağı seçimler ya da diğer insanlarla yaşayacağı çatışma durumları, arada oluşan en az düzeyde bir etkileşim, her türlü dolaysız, doğrudan ilişki, etki tepki alışverişi dramatik durumun kendisidir. Dramatik durumda bir “durum” söz konusudur. Bir sorunu içeren bu durum sorunun çözümü konusunda başlangıç, ilerleme ve sonuça dair izler taşır. Bu gelişimin olabilmesi için de birilerinin o duruma ya da soruna karşı bir tepkide bulunması gerekir. Anlık durumları yaşamak da dramatik olan ya da dramatik andır. Karşı karşıya gelen kişilerden birinin soruna bir tepkide bulunması gelişmeyi sağlayacak ve dramatik olanı sonuca götürebilecektir. Dramatik an çatışmanın çözüleceği noktaya gider ve taraflar bu gerilimi yaşarlar. Gerilimin bitmesi ya da çatışmanın çözülmesi dramatik olanı ya da anı bitirir.


#42

SORU:

Yaratıcılık nedir?


CEVAP:

Yaratıcılık kavramı incelendiğinde 1950’li yıllardan itibaren pek çok yönüyle ele alınmaya başlandığı ve araştırmacıların yaratıcılığa ilişkin tanımlamalarında farklı ögeleri vurguladıkları görülmektedir. Bazı yazarlar tanımlamalarda verilen ürün üzerine odaklanırken bazıları ise düşünme süreçlerine ağırlık vermiş, bazı yazarlar da belirli bir tür kişilik yapısı üzerinde yoğunlaşmıştırlar. 


#43

SORU:

Torrance yaratılığı nasıl tanımlamıştır?


CEVAP:

Torrance yaratıcılığı, “problemlere ve eksikliklere karşı duyarlı olma, bunları belirleme, çözümler arama tahminler yapma ve hipotezler kurma ya da hipotezleri değiştirme, çözüm yollarından birini seçme ve deneme, yeniden deneme, daha sonra da sonuçları ortaya koyma” olarak tanımlamaktadır (Torrance, 1974; Akt: Aslan, 2001). Bireyin yaratıcılığını oluşturarak ortaya çıkarmasında algı, imge, duygu, simgeler, imgelem ve mecaz gibi bazı süreçlerden geçilmesi gerekmektedir (Yıldız ve Şener, 2007). Yapılan tanımlamalar incelendiğinde genellikle yaratıcılığın “orijinal, yeni, olağan dışı ya da beklenmedik ve aynı zamanda değerli, uyarlanabilir ya da yararlı bir şeyler ortaya koyma”yı içerdiğine dair ortak bir görüş bulunmaktadır. Yaratıcılık her bireyde olan ve doğuştan getirilen bir özelliktir. Ancak yaratıcılığın gelişimi, sürekliliği, derecesi ve ortaya çıkışı her bireyde farklı olabilmektedir.


#44

SORU:

Guilfort yaratıcılığın birbirinden bağımsız üç faktörü olduğunu belirtmiştir. Bu 3 faktör nelerdir?


CEVAP:

Guilfort (1962), yaratıcılığın birbirinden bağımsız üç faktörü olduğunu belirtmiştir. Bunlar; belirli bir zaman içinde ortaya çıkabilen düşünceler, bir problemin çözülmesi için önerilen farklı çözüm yolları ve tek ve özel çözümdür. Öte yandan ıraksak düşünme, düşüncede esneklik ve özgünlük, sorunlara karşı duyarlılık da yaratıcı bireylerin özellikleri olarak karşımıza çıkmaktadır. 


#45

SORU:

Üst düzey Bilişsel Beceriler nelerdir?


CEVAP:

Üst düzey Bilişsel Beceriler:

• Eleştirel düşünme

• Yaratıcı düşünme

• Problem çözme

• Empati kurma

• İletişim


#46

SORU:

Eğitimde drama ya da drama alanlarının temel amaçları nelerdir?


CEVAP:

Alan yazında farklı şekillerde adlandırılsa bile drama, eğitimde drama ya da eğitici drama kavramları birbirlerinden farklı değildir. Eğitimde drama ya da drama alanlarının temel amaçları bireydeki tüm bilişsel, duyuşsal ve devinişsel davranış alanlarını geliştirmektir. Bu durum bile eğitimin geniş bir alanını kapsar. 


#47

SORU:

Eğitimde drama ve dramanın kendilerine özgü teknikleri nelerdir?


CEVAP:

Eğitimde drama ve drama kavramlarının bugün bağımsız bir alan ve bir yöntem olan boyutları ve kendilerine özgü teknikleri vardır. Bunlar rol oynama, doğaçlama, rol değiştirme, rol içinde yazma, öğretmenin role girmesi, donuk imge gibi tekniklerdir. Özetle drama, eğitimde drama ya da eğitici drama birbirinden farklı kavramlar değildir; aynı amaçlar doğrultusunda işlevlere sahiptir.


#48

SORU:

Gerçeği dramatik yöntemler kullanarak bulmaya ve incelemeye çalışırken aynı zamanda bireylere başkaları ile olan ilişkilerini gözden geçirme, bu ilişkilerde yaşadıkları sorunları anlatma ve tanıma yeteneğini geliştirme, alternatif çözüm yollarının farkına varma, bu alternatiflerden birisini seçme ve ona göre davranma becerisini artırma olanağı veren yöntem nedir?


CEVAP:

Psikodramadır.


#49

SORU:

Sosyodramanın amaçları nedir ve nasıl uygulanır?


CEVAP:

Sosyodrama genellikle psikolojik danışma ve rehberlik hizmetlerinde kullanılmaktadır. Sosyodramada toplumsal sorunlarla ilgili çeşitli canlandırmalar gerçekleştirilir. Sosyodramada toplumsal sorunlar işlenebildiği gibi gruba yönelik ortak sorunlar da ele alınabilir. Sosyodrama, “metinsiz” tiyatro kategorisinde yer alan psikodrama gibi Jacob Moreno tarafından geliştirilmiş bir alandır. Sosyodrama “eyleme dayalı” tiyatro uygulaması olarak tasarlanmıştır. Amaç, gruplarda ve gruplararası ilişkilerde değişime yol açmaktır. Yani dramatik edimde grup ilişkileri açığa çıkarılmalı, grubun ortak problemleri açıkça ortaya konmalı ve birlikte çözüm yolları aranmalıdır. Kişi sahnede tek başına değil, grupça yer almalıdır. Sosyodrama, psikodrama gibi akılcı anlayış, kavram ve duygusal tecrübeler yönünden değişimler sağlar.


#50

SORU:

Dramanın öğretim yöntemi olarak kullanılmasıyla ortaya çıkan öğrenme türleri nelerdir?


CEVAP:

Dramanın öğretim yöntemi olarak kullanılmasıyla ortaya çıkan öğrenme türleri şu şekilde sıralanmaktadır:

  • Yaşantılara dayalı öğrenme
  • Hareket yoluyla öğrenme
  • Aktif öğrenme
  • Etkileşim yoluyla öğrenme
  • Sosyal öğrenme
  • Tartışarak öğrenme
  • Keşfederek öğrenme
  • Duygusal öğrenme
  • İş birliği kurarak öğrenme
  • Kavram öğrenme

#51

SORU:

Dirim’e göre dramanın yararları nelerdir?


CEVAP:

Dirim’e göre dramanın yararları şu şekilde sıralanmaktadır:

• Drama etkinliklerisayesinde çocuk kendisi hakkında beceriler elde etme olanağı bulur.

• Duygularını ifade etme ve ayırt etme becerisi kazandırır.

• Kelimeleri doğru ve yerinde kullanmayı ve kelime dağarcığının zenginleşmesini sağlar. 

• Drama etkinliklerinde seyirci olmadığı için çocuk kendisini baskı altında hissetmez ve böylece sıkılganlık duygusunu yenmiş olur.

• Drama etkinlikleri sırasında arkadaşlarıyla paylaşım içinde çalışan çocuk iş birliğinin gerekli olduğunu öğrenir.

• Drama etkinlikleri sırasında öğrenilecek her konu daha somut hâle getirildiği için daha kolay öğrenme sağlanır.

• Oyunlar sırasında çocukları gözlemleyen öğretmen çocuklar hakkında daha çok bilgiye sahip olma fırsatı yakalar ve bu yolla bazı duygusal sorunları daha kolay çözebilir.

• Drama etkinlikleri sayesinde çocuklar edilgenlik yerine aktif olma, bağımlılık yerine bağımsız olma ve başkalarına karşı hoşgörülü olma gibi nitelikler kazanır.


#52

SORU:

Drama ile oyunun arasındaki benzerlikler nelerdir?


CEVAP:

Drama ile oyunun arasında pek çok benzerlik bulunmaktadır. Drama ve oyunun en büyük ortak noktası “-mış gibi” yapmaktır. Diğer bir ortak nokta ise eğitsel yapıya sahip olmalarıdır. Hem drama hem de oyun belli davranışları kazandırmak için kullanılabilmektedir. Drama ve oyunun temelinde özgürlük, anlık doğaçlamalar, kurallara bağlılık, yapılamayanın yapılması ve öyleymiş gibi yapma vardır. Ayrıca hem drama hem de oyunda devinim, şaşırtmaca, mizah ve sürprizlerin oluşumu, çocuğun gerginlikten kurtulması, etki-tepki alışverişinde bulunması söz konusudur. Drama ve oyunda gerçek dünya ve kurgusal dünya bir arada etkileşim hâlindedir. Oyundaki etkileşim ile toplumsal gerçeklikteki etkileşimin benzer olması aynı zamanda oyunun eğitimde drama alanında kullanılmasını sağlamıştır. Bu duruma evcilik oyunu ile evliliğin benzer olması örnek gösterilebilir


#53

SORU:

Drama ve oyun arasındaki benzerlik ve farklılıklar kısaca nelerdir?


CEVAP:

Drama ve oyun arasındaki benzerlik ve farklılıkları kısaca şu şekilde özetlemek mümkündür:

• Dramada lider tarafından önceden belirlenmiş hedef ve amaçlar vardır. Çocukların geliştirdikleri oyunlarda böyle bir amaç yoktur.

• Drama planlı bir çalışmadır. Oyun ise kendiliğinden başlayabilir.

• Gerek dramada gerekse oyunda çocuk enerjisini ve dikkatini etkinlik üzerinde yoğunlaştırır.

• Dramada önemli olan sonuç değil yaşanan süreçtir. O anda yaratılanlar ilk kez vardır ve doğrusu yanlışı yoktur. Bu nedenle dramada yanlış yapma korkusu yoktur. Oyunda ise bir başlangıç ve sonuç bölümü vardır. Çoğunlukla oyunda kazanma ve kaybetme söz konusudur.

• Dramada tekrar vardır. Ancak süreç ve yaşantılar farklılaşır.

• Oyunda tekrar vardır ancak yapısal anlamda tekrar yoktur.

• Drama etkinliği sonunda tartışma ve değerlendirme yer alır. Yapılan grup tartışması çocukların kendilerini rahatlıkla ifade etmelerini sağlar. Oyunda ise tartışma ve değerlendirme söz konusu değildir.


#54

SORU:

Oyun nedir, nasıl tanımlanır?


CEVAP:

Genel tanımı ile oyun, belirli bir amaca yönelik olan ya da olmayan, kurallı ya da kuralsız gerçekleştirilen fakat her durumda çocuğun isteyerek ve hoşlanarak yer aldığı, fiziksel, bilişsel, dil, duygusal ve sosyal gelişiminin temeli olan gerçek hayatın bir parçası ve çocuk için en etkin öğrenme süreci olarak tanımlanabilir. Oyun, çocuğun kendisinin başlattığı, içsel olarak güdülenen belirli bir amacı olmayan, çocuğun koyduğu kurallara bağlı olarak kendiliğinden gelişen ve zevk unsuru taşıyan davranışlardan oluşan bir etkinliktir.


#55

SORU:

Drama çocukların dil gelişimini nasıl etkiler?


CEVAP:

Drama, eğitimi çocuk merkezli hâle getirir. Dramada çocuk kendini ifade etme, başkalarının fikirlerini dinleme ve başkalarının fikirlerine saygı duymayı öğrenir. Bu sayede çocuklar pasif durumdayken aktif katılımla eğitim sürecinin içinde yer alma fırsatını yakalamış olurlar. Drama konuşma ve dinleme için güçlü içerikler sağlar. Drama şarkılar ve hikâyelere dayanan, çocukların fikirlerini, duygularını ve düşüncelerini ifade etmelerine olanaklar sağlayan bir iletişim aracıdır. Drama paylaşılan bağlar içerisinde iletişim, dil ve edebi kültür gelişimini artırır. Çocuklara ve katılımcılara karakterleri sorgulama, ana fikir çıkarma, deneyimlerini rol içi ve dışında yeniden anlatma imkânı verir. Drama etkinlikleri sayesinde çocuklar sembolleri anlama ve sessizlikleri ve kelimeleri birbirine bağlama imkânı bulurlar. Drama etkinlikleri çocuklara duyguları ve anlamları diğerlerine iletmek için sesli olan ya da jest ve mimik gibi sözlü olmayan iletişim biçimlerini kullanarak diğer katılımcılarla iletişim kurma imkânı verir. Çocukların dramatik oyunları hikâyeleştirmede orjinalliği geliştirir. Hayali karakterlerin oluşumu, oyunlar ve konular tekrar anlatılarak ve gözden geçirilerek hikâyeleştirilen, adapte edilen drama gelişimine katkı sağlar. Edebi kültürün konularını geliştirmede önemli rol oynar.


#56

SORU:

Drama çocuğun bilişsel gelişimine nasıl katkı sağlar?


CEVAP:

Drama temelinde yaratıcılık olan, yaratıcılığı geliştirmeye yönelik olarak uygulanan etkinlikleri kapsar. Drama her çocukta var olan yaratıcı güçleri, hayalleri, fantezileri özgür kılar ve yaratıcılığı geliştirir. Drama sürecinde çocuk hayal kurar, farklı fikirler ileri sürer, yeni oyunlar, konular, materyaller üretir, problem çözme becerisi gelişir, yaratıcılıkta önemli olan kritik noktaları yakalamayı öğrenir, esnek ve özgür düşünür, özgün ve yeni ürünler yaratabilir.

Problem çözme becerisi, çocuklara kazandırılması gereken en temel becerilerdendir. Oyun ise okul öncesi çocuğunun günlük yaşamının ayrılmaz bir parçasıdır. Oyun temelli gelişen bir süreç olan dramayı çocuklar oyun gibi algıladıklarından sıkılmadan tüm dikkat ve enerjilerini etkinliğe yoğunlaştırırlar. Ayrıca çocuklar drama etkinlikleri sırasında kendilerine sunulan farklı yaşantılar içinde bazı problemleri farklı şekillerde yeniden yaşarlar. Böylece problem çözme becerileri desteklenen çocuklar olaylara karşı farklı bakış açıları geliştirirler.


#57

SORU:

Dramanın bir disiplin olarak ele alınabilmesi için gerekli olan nedir?


CEVAP:

Dramanın bir disiplin olarak ele alınabilmesi için bilimin genel olarak 3 temel işlevi olan betimleme, açıklama ve kontrol özelliklerini taşıyor olması gereklidir. Okul öncesi dönemde drama uygulamaları kapsamına bakıldığında çocuğun yaratıcılığını geliştiren bir etkinlik dizisi hakkındaki inceleme ve bu inceleme ile okul başarısı arasındaki ilişki ve elde edilen sonuçlara göre bireyin gelecekteki kişilik özelliklerini yordama bilimin bu üç temel işlevinden yararlanıldığını göstermektedir.


#58

SORU:

Dramada sosyal öğrenme nedir, nasıl gerçekleşir?


CEVAP:

Sosyal öğrenme: Sosyal Öğrenme Kuramının kurucuları insanın davranışlarının temelinde “taklit etmenin” bulunduğunu ve insanların birbirlerini taklit etme yönünde doğuştan bir eğilimleri olduğunu savunmaktadırlar. Çocuklar içinde bulundukları sosyal çevre ile ilgili etkili bilgilenmeyi, o çevredeki modelleri gözlemleyerek, modellerle birlikte aynı çevre içinde yaşantılar geliştirerek ve modellerin davranışlarının taklit edilmesi yoluyla gerçekleştirebilirler. Drama grubundaki çocuklar birbirleri için model olarak ve birbirlerini doğrudan gözlemleyerek öğrenirler. Özellikle okul öncesi dönemde çocuklar birbirleri için güçlü modeller oluştururlar. Kendi yaşantısında olmasa bile çocuk bir başka yaşıtının yaşantısını deneyimleyebilir ve böylece kendi yaşaması mümkün olmayan durumlardan da haberdar olabilir.