GENEL UYGARLIK TARİHİ Dersi DEĞİŞİM VE ETKİLEŞİM: YENİÇAĞ'DA AVRUPA VE OSMANLI (15-18. YÜZYIL) soru cevapları:

Toplam 67 Soru & Cevap
PAYLAŞ:

#1

SORU: Deniz coğrafyası konusunda çalışan Seydi Ali Reis’in eserleri nelerdir?


CEVAP: Seydi Ali Reis’in eserleri şöyle sıralanabilir: • El Muhit: Uzun deniz seyahatlerini, Hint Okyanusundaki gözlemlerini astronomi ve coğrafi bilgilerini Türkçe kaleme aldığı eserdir. • 16. yüzyılda kaleme alınan, Muhammed b.Emir el-Suudi el Niksari’nin Tarih-i Hind-i Garbi adlı eseri Amerika’dan ve coğrafi keşiflerden bahsetmektedir. İspanyol ve İtalyan kaynaklardan yararlanılarak yazılan eserde Kolomb, Balboa, Magellan, Cortes ve Pizarro’nun keşifleri anlatılmıştır.

#2

SORU: Maniyerizm nedir?


CEVAP: Maniyerizm; 16. yüzyılın ikinci yarısında Rönesans sanatına karşı duyulan bir tepkinin sonucunda ortaya çıkmıştır. Rönesans’ın insanı ön plana alan, sıkı bir geometriye dayanan akılcı tutumuna karşı çıkma, katı kalıpları yıkma eylemidir.

#3

SORU: Reform kısaca nasıl açıklanabilir?


CEVAP: Reform; Daha iyi duruma getirmek için yapılan değişiklik, iyileştirme, düzeltme, ıslahat anlamlarına gelmektedir. Reform, 16. yüzyıl başlarından itibaren, Katolik Kilisesinin yozlaşmasına karşı çıkışla başlayan ve Protestanlık mezhebinin ortaya çıkışına yol açan, dinsel bir harekettir. Önce Almanya’da, daha sonra Fransa, İngiltere ve Kuzey Avrupa ülkelerinde etkili olmuştur.

#4

SORU: Aydınlanma Çağı Fransız edebiyatında öne çıkan isimler kimlerdir?


CEVAP: 18. yüzyıl Fransız edebiyatında Voltaire, Condorcet ve Rousseau öne çıkan isimler arasındadır. Voltaire’in Candide ve Rousseau’nun ise Emile adlı romanları öne çıkan eserleridir.

#5

SORU: Aydınlanma Çağı İngiliz edebiyatında öne çıkan isimler kimlerdir?


CEVAP: Aydınlanma Çağı’nda İngiltere’de özellikle yergi alanında Jonathan Swift’in (1667-1745) ve Samuel Johnson’ın (1709-1784) ismi geçmektedir. Swift, Gulliver’in Gezileri adlı ünlü eserinde savaşı, kavgayı, kötülüğü eleştirmekteydi

#6

SORU: Descartes’in savunduğu düşünce nedir?


CEVAP: Descartes, bilgiyi doğadan öğrenmenin gerekliliğine dikkat çekmiştir. Doğadaki hiçbir şeyin keyfi olmadığını ve doğanın evrensel matematik kanunlarına bağlı olduğunu savunmuştur.

#7

SORU: Reform hareketi nasıl ortaya çıkmıştır?


CEVAP: Katolik Kilisesi, burjuvazinin üretim ilişkilerinin gelişmesine engel olunca burjuvazi, kendi kilisesini örgütleyerek, Katolikliğin karşısına Protestanlığı çıkarmıştır. Protestan Kilisesinin en önemli farkı; kilisenin, devletin denetiminde olmasıydı. Devlet, egemen sınıfın bir aracı olduğuna göre, kilise egemen sınıfın kontrolü altına alınmıştır. Feodal dinsel ideoloji ve Katolik Kilisesi sorgulanmaya başlanınca reform, dinsel bir hareket olarak başlamış; sosyal ve ideolojik bir hareket olarak gelişmiştir.

#8

SORU: Reformcu düşünürler kimlerdir?


CEVAP: Başlıca reformcu düşünürler şöyle sıralanabilir: • Martin Luther (1483-1546), • John Calvin (1509-1564), • Thomas Münzer (1524-1525).

#9

SORU: Martin Luther hangi konulara karşı çıkmıştır?


CEVAP: Reform hareketini başlatan Luther, kutsal kitabı esas alarak, kilise babalarının yazdıklarına, papalık bildirilerine, din adamlarının aracılığına ve papanın otoritesine karşı çıkmıştır?

#10

SORU: Aydınlanma felsefesi kısaca nasıl açıklanabilir?


CEVAP: Aydınlanma felsefesi; Avrupa’da 17. yüzyıl ortalarından 19. yüzyılın ilk yarısına kadar süren Rönesans, Reform, Hümanizma akımlarıyla bağlantılı bir fikir hareketidir. Aydınlanma Çağı’nın, siyaset bilimine önemli katkısı, siyasi iktidarın kaynağının tanrısal kökenli olmayıp halka ait olduğunun kabul edilmesidir.

#11

SORU: Piri Reis’in haritacılık alanına katkıları nelerdir?


CEVAP: 16. yüzyılda Osmanlı haritacılığı Piri Reis’in eserleriyle gelişmiştir. Piri Reis 1513’te çizdiği büyük ölçekli dünya haritasını, Kristof Kolomb’un Amerika haritası ile Avrupa ve İslam haritalarından yararlanarak hazırlamıştı. Piri Reis, ikinci haritasını 1528’de Kanuni Sultan Süleyman’a sunmuştur. Bir parçası günümüze gelen bu harita Kuzey Atlas Okyanusu ile Kuzey ve Orta Amerika’da yeni keşfedilen yerleri içine alıyordu. Yine Piri Reis’in denizcilik ve deniz astronomisi hakkında kendi gözlemlerine yer verdiği; Doğu ve Batı kaynaklarından yararlanarak hazırladığı Kitab-ı Bahriye adlı eseri Akdeniz ve Ege Denizi’nin harita ve çizimlerini de içeren önemli bir eserdi.

#12

SORU: Takiyüddin El Raşid’in çalışmaları nelerdir?


CEVAP: III. Murad’ın emriyle İstanbul’da açılan rasathanenin başında bulunan Takiyüddin El Raşid Batı Dünyası Batlamyus’dan (2. yüzyıl), Kopernik’e kadar (16. yüzyıl), açıların ölçülmesinde kirişleri kullanırken; Takıyeddin kirişler yerine İslam astronomi geleneğine uyarak; sinüs, kosinüs, tanjant, kotanjant gibi trigonometrik fonksiyonları kullanmıştır. Ayrıca güneşin apojesini, Kopernik ve Brahe’ye göre gerçeğe en yakın hesaplamıştır. Takıyeddin, yeni rasat aletleri de icat etmiştir. Böylece İstanbul rasathanesinin kuruluşundan sonraki faaliyetleri, İslam astronomi çalışmalarına en ileri gelişmeyi sağlamıştır.

#13

SORU: Yeniçağ bir geçiş süreci midir?


CEVAP: Yeniçağ Batı Avrupa’sında yaşanan ekonomik ve toplumsal değişim, üstyapının değişimini de sağlayacak ve yeni bir düşünsel yapı şekillenecektir Yeniçağ, feodalizmden Aydınlanma Dönemi’ne bir geçiş sürecidir. Dolayısıyla feodal yapı çözülüp yeni bir yapılanmaya doğru gidilirken birtakım çatışmalar yaşanacak ve Ortaçağ’ın bazı uzantıları Yeniçağ’da da görülecektir. Ancak artık öyle değişimler olacaktır ki bu dönem tamamen Ortaçağ’ın ekonomik ve toplum yapısından farklılaşacaktır. Batı Avrupa toplumu 18. yüzyılda da Aydınlanma Dönemi’ni yaşayacaktır. Yeniçağ bir geçiş dönemi olduğundan bu dönemdeki fikir akımları da kendi içinde bazı çelişkiler taşır.

#14

SORU: Hümanizm kısaca nasıl açıklanabilir?


CEVAP: Hümanizm; Latince kökenli bir kelime olup insancılık anlamına gelmektedir. Rönesans Avrupa’sında antik dönem metinlerinin incelenmesiyle ortaya çıkan, insanı temel alan, insanın her şeyin ölçüsü olduğunu kabul eden düşünce akımına verilen isimdir. Hümanizm, öte dünya görüşüne karşılık bu dünya görüşünü öne çıkarır. İnsan, evrenin merkezinde Tanrı’nın yerini alır. Hümanizmle, bireycilik ve laiklik gibi görüşler ön plana çıkar.

#15

SORU: Hümanizm’in özelliği nedir?


CEVAP: Yeniçağ’da insanı temel alan akla dayalı bir düşünce sistemi gelişmeye başlamıştır. Hümanist düşünce sisteminde her şey yeniden incelenip sorgulanmaya başlamıştır. İnsanın evren hakkındaki düşünceleri değiştirmiştir. İnsan, evrenin merkezi olmuştur. İnanan insanın yerine şüphe duyan ve sorgulayan insan geçmiştir. Bu hümanist insan, bağımsız olma arzusundadır. Hatta ırk, kavim ve aile bağlarından bile kurtulma çabası içindedir. Böylece egemen sınıf, tamamen bireycilik esasına dayalı kendi ideolojisini yaratma çabası içine girmiştir.

#16

SORU: Ütopya nedir?


CEVAP: Ütopya; büyük ölçüde zihinde tasarlanmış, olması istenen, düşlenen ya da bazı verilerden yola çıkarak olacağı kabul edilen düşer, isteklerdir.

#17

SORU: Hümanizm nasıl ortaya çıkmıştır?


CEVAP: İtalya’da antik dönem yazarlarının eserlerine ilgi duyan, bu eserleri araştırarak genel kütüphaneler, edebiyat dernekleri kuran fikir adamlarının bir araya gelerek görüş alışverişinde bulunmaları sonucu ortaya çıkmıştır.

#18

SORU: Aydınlanma çağı felsefesi Fransız İhtilal’ni nasıl etkilemiştir?


CEVAP: İngiltere’de başlayarak Fransa’ya geçen Aydınlanma Felsefesi Fransız İhtilali’nin düşünsel yönünü oluşturmuştur. Aydınlanma düşünürleri 1789 Fransız Devrimi’nin öncüleri olmuşlardır.

#19

SORU: Aydınlanma Çağı’na etki eden düşünürler kimlerdir?


CEVAP: Aydınlanma Çağı’nın etki eden bazı düşünürleri; • J. Locke (1632-1704), • Montesquieu (1699-1755), • J. J. Rousseau (1712-1778) ve • Voltaire’ dir (1699-1778).

#20

SORU: Aydınlanma Çağı’nı etkileyen düşünürlerden J. J. Rousseau (1712-1778), savunduğu düşünce nedir?


CEVAP: Rousseau, burjuvazinin yükseliş dönemi’nde halkın iktidarını, her alanda eşitliği ve mutlak demokrasiyi savunmuştur.

#21

SORU: Aydınlanma felsefesinin ilkeleri nelerdir?


CEVAP: Aydınlanma felsefesinin ilkeleri şunlardır: • Bilim, • Akıl: Akılcılık, • Laiklik, • Mutluluk, • Özgürlük, • Hukuk.

#22

SORU: Rönesans kısaca nasıl açıklanabilir?


CEVAP: 15. ve 16. yüzyılda Avrupa’da edebiyat ve güzel sanatlar alanındaki yeniliklerin ve sanat anlayışının tümüne Rönesans denir. Rönesans, Ortaçağ kültürü ve sanatının reddedilmesi ve antik dönem sanat ve kültürünün yeniden diriltilmesi anlayışından dolayı Yeniden Doğuş olarak nitelendirilmiştir. Bu, genel olarak Ortaçağ’ın, Karanlık Çağ olarak kabul edilme yanlış anlayışından kaynaklanmaktadır. Oysa Ortaçağ’ın da kendine özgü bir sanat ve kültür anlayışı vardır. Bu dönem sanat anlayışının reddedilmesinin altında başka nedenler yatmaktadır. Esas olan, egemen sınıfın kendi kültürünü yaratma çabasıdır.

#23

SORU: Rönesans dönemi sanatçılarının özellikleri nelerdir?


CEVAP: Rönesans dönemi sanatçılarının birçoğu hem bilim adamı hem de sanatçıdır. Bu da bilim ve sanatın henüz ayrılmadığını ve uzmanlık alanlarının belirginleşmediğini göstermektedir. Rönesansla birlikte, sanatçı yaptığı eseri imzalayarak, kendi kimliğini ortaya koymaya başlamıştır.

#24

SORU: Rönesans dönemi sanat eserlerinin özellikleri nelerdir?


CEVAP: İnsan merkezli düşünüşün bir ürünü olarak, portre sanatı gelişmiştir. Perspektif kullanılmaya başlanmış, peyzaj önem kazanmıştır. Figürler gerçek doğanın içinde resmedilmiştir. Jest ve mimikleri ile hareket kazandırılan figürlerin duygularına da resim ve heykellerde yer verilmiş, anatomi bilgisinden de yararlanılmıştır. Bu dönemde güçlü, kahraman insanı temsil eden heykeller yapılmaya başlanmıştır. Örneğin Michelangelo’nun Davut heykeli.

#25

SORU: Mutlak monarşinin özelliği nedir?


CEVAP: Kral, burjuvazinin desteği ile feodal özerkliklere karşı iktidarını güçlendirerek, çok başlı feodal siyasal yapılanmaya son verip merkezi mutlak yönetim yerleştirmiştir. Böylece değişen ekonomik yapıya uygun bir yönetim biçimi oluşturulmuştur.

#26

SORU: Ortaçağ’daki üretim niçin malikânelerde ve o malikânenin ihtiyacı kadar yapılmıştır?


CEVAP: Ortaçağ’da kendi içine kapalı ve tüketime yönelik bir üretim vardı. Feodal toplum yapısı içinde ayrıcalıklı sınıfları oluşturan aristokratlar ve ruhbanlar, ayrıcalıklı ve avantajlı konumlarını sürdürebilmek için feodal üretim biçimini desteklemişlerdir.

#27

SORU: Ortaçağ’da toplumun alt tabakası olan serflerin Haçlı Seferleri ile ilişkisi nasıl olmuştur?


CEVAP: Sefler, düzen için bir tehdit olarak algılanmış ve düzenin devamlılığını sağlamak için bu kitlenin Avrupa dışına çıkarılmasına karar verilmiş ve Haçlı Seferleri örgütlenmiştir (1095). Bu seferler, düzen için tehlikeli görülen işsiz güçsüz, hiçbir maddi varlığı olmayan bu kitlenin tamamen Avrupa dışına atılmasını sağlamak için 200 yıl sürmüştür. Görünüşte, dinsel nedenlerle başlatılan Haçlı Seferleri’nin altında yatan gerçek budur. Düzenin devamı için yok edilmeleri gereken bu insanlar yüksek dinsel idealler ve cennetle müjdelenerek, Müslümanlar üzerine gönderilmiştir.

#28

SORU: Denizaşırı ve kıtalar arası ticaret nasıl başlamıştır?


CEVAP: Karayolunu güvenli bulmayan Haçlıların daha sonra seferlerini deniz yoluyla yapmayı tercih etmeleri, aynı zamanda ticaretin gelişmesini de sağlamıştır. Önce Haçlıları, arkasından hacıları taşıyan şövalyeler, gemicilik ve ticaretle uğraşmaya başlamışlardır. Böylece Haçlı Seferleri denizaşırı, kıtalar arası ticareti başlatmıştır. Ticaret sayesinde zenginleşen burjuvazi 15. yüzyıldan itibaren yükselmeye başlamıştır.

#29

SORU: Yeniçağ Batı Avrupa’sının sınıfsal yapısı içinde yer alan burjuvazinin özelliği nedir?


CEVAP: Burjuvazi zenginliği ticarete dayalı, ekonomik yapıda üstünlüğü ele geçirerek siyasal yapıda hak arayışları içine girmiş, döneme damgasını vuran bir sınıftır.

#30

SORU: Yeniçağ Batı Avrupa’sında İşçi Sınıfı nasıl oluşmuştur?


CEVAP: Yeniçağ Avrupa’sında ekonomik ve sosyal yapıda meydana gelen değişimle birlikte ortaya çıkan ve imalathanelerde iş bölümü esasına göre çalışan, ücret karşılığı emeklerini satarak geçinen serfler ve zanaatçılar bu yeni sınıfı oluşturmuştur.

#31

SORU: Yeniçağ’da Batı Avrupa’da ortaya çıkan kapitalizme geçiş nasıl gerçekleşmiştir?


CEVAP: Feodal ekonomik sistem çözüldükten sonra ticaretle zenginleşen burjuvazi sınıfının yükselişe geçmesi, imalathanelerin örgütlenmesi ve işçilerin ortaya çıkması ile yeni bir ekonomik sistem olan kapitalizme geçiş süreci başlamıştır.

#32

SORU: Coğrafi keşifler nasıl başlamıştır?


CEVAP: Kapitalizmde sermayeye sahip olanlar, üretim araçlarına da sahip olmuştur. Dolayısıyla üreticiler, üretim araçlarından ayrılmış oldular ve ücret karşılığında çalışmaya başladılar. Değişen bu sistemin sürekliliğini sağlamak gerekiyordu. Bunun için daha çok ham madde ve iş gücüne ihtiyaç vardı. Bu ihtiyaç siyasal birliğini tamamlayan devletleri yeni arayışlara itmiş ve böylece coğrafi keşifler başlamıştır.

#33

SORU: Newton’un savunduğu düşünce nedir?


CEVAP: Descartes’in görüşleri Newton’un düşüncelerine temel olacaktır. Nitekim Newton da genel çekim yasasını bularak tüm evreni tek bir çekim yasasının hâkim olduğu dev bir makine olarak görecektir.

#34

SORU: Osmanlı döneminde yapılan bilim faaliyetleri nelerdir?


CEVAP: Osmanlıda bilimsel faaliyetleri gerçekleştirmek, devlet ve toplumun ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla medreseler kurulmuştur. Medreseler dışında matematik, astronomi, tıp gibi ilimlerin, usta-çırak ilişkisi içinde eğitimini veren kurumlar da vardı. Şifahaneler ve muvakkithaneler, bunlar arasında sayılabilir.

#35

SORU: Adam Smith’in savunduğu düşünce nedir?


CEVAP: Adam Smith de (1727-1790) ekonomik yaşamın doğal yasalara bağlı bulunduğunu savunmuş ancak ulusların zenginliğinin kaynağının doğa değil emek olduğunu ileri sürmüştür. Nitekim 1776’da yayınlanan Ulusların Zenginliği adlı ünlü eseri kapitalizmin temel kitabı olacaktır. Ona göre ülke çıkarlarının korunması için serbest dolaşımın sağlanması ve gümrük duvarlarının kaldırılması gerekiyordu

#36

SORU: Aydınlanma Çağı edebiyatı kısaca nasıl açıklanabilir?


CEVAP: Aydınlanma Çağı edebiyatta düz yazı çağı olarak anılmaktadır. Özellikle matbaanın yaygınlaşması ve eserlerin ulusal dillere çevrilmeye başlanması edebî eserlerin geniş çevrelere ulaşmasını sağlamıştır. Bu dönemde edebiyata ve sanata duyulan ilgi ekonomik gelişmişlikle de paralellik gösterir.

#37

SORU: Ütopyacıların ortak düşüncesi nedir?


CEVAP: Burjuvazinin alt sınıfları ezmesi karşısında, ütopya düşünürleri, içinde bulundukları kapitalist sistem ve bu sisteme karşı insanların mutluluğa nasıl erişebileceklerini aramışlardır.

#38

SORU: Ortaçağ’ın feodal dinsel ideolojisine karşı, Yeniçağ’da hangi düşünce sistemi oluşmuştur?


CEVAP: Ortaçağ’ın feodal dinsel ideolojisine karşı tepki olarak, Yeniçağ’da bilimsel siyasal düşünüş gelişmeye başlayacak, din merkezli düşüncenin yerini, insan merkezli, aklı ve bilimi esas alan bir düşünce sistemi alacaktır. Böylece yeni düzen kendi düşlünce sistemini oluşturacaktır. Burada esas olan bir önceki düşünce sistemini reddederek, yaşanan değişimle ortaya çıkan yeni egemen sınıfın ideolojisini oluşturmaktır. Bunun nedeni ise şudur: her üretim biçimi kendi ekonomik düzenini oluşturur.

#39

SORU: Aydınlanma Çağı Alman edebiyatında öne çıkan isim kimdir?


CEVAP: Alman edebiyatında öne çıkan isim ise Gotthold Lessing’dir (1739-1781). Alman tiyatro türünün babası sayılan Lessing, eserlerinde akıl çağı konularını ele almıştır.

#40

SORU: Avrupa’nın Yeniçağ’ı terimi niçin kullanılmıştır?


CEVAP: Kronolojik düzenlemede Yeniçağ’ın başlangıcı için genellikle kabul gören iki tarih karşımıza çıkar: • 1453 (İstanbul’un Türkler tarafından fethi ve Doğu Roma İmparatorluğu’nun yıkılması) ve • 1492 (Amerika Kıtası’nın keşfi ve İspanya’daki Müslüman Devlet Gırnata’nın tarihe karışması). Hangi tarih seçilirse seçilsin 15. yüzyılın ikinci yarısından itibaren, kapitalist gelişmeler Batı Avrupa’da yaşandığı için Avrupa’nın Yeniçağ’ı tabiri kullanılmıştır. Doğu Avrupa, Rusya, Balkanlar, Çin, Hindistan, Güneydoğu Asya adaları ve Japonya için 15. yüzyıl yeni bir çağın başlangıcı sayılmamıştır.

#41

SORU: Aydınlanma Çağı sanatının özelliği nedir?


CEVAP: Aydınlanma Çağı sanatında resim sanatı daha demokratik bir içerik kazanmıştır. Heykelde daha duygusal ve hareketli figürler öne çıkmıştır. Mimaride klasik Rönesans mimarisi ile barok üslup birleştirilerek yeni bir tarz oluşturulmuştur. Versailles Sarayı bu mimarinin en güzel örneklerinden biridir.

#42

SORU: Machiavelli Prens adlı eserinde Osmanlı Devletinin yönetim sisteminden hangi özellikleri ele almıştır?


CEVAP: Osmanlı Devletinde tüm ülkenin tek bir efendiye tabi olduğunu, görevlilerin padişahın kulu olup varlığını ona borçlu olduğunu ve yalnız ona itaat ettiğini; dolayısıyla da dış güçlerin içeriden bir işbirlikçi bulmasının mümkün olmadığını belirtmiştir. Ayrıca Machiavelli, bir devletin farklı bir ülkede kalıcı olmasını, kendi halkından bir kısmını oraya yerleştirmesine; yerli halkı ise hoş tutmasına; kanunlarını değiştirmemesine ve şikayetlerine kulak vermesine bağlamaktadır.

#43

SORU: 16. yüzyılda Osmanlılar ile Avrupa arasında nasıl bir alışveriş vardı?


CEVAP: 16. yüzyılda Osmanlılar, Avrupa’dan silah ve teknik malzemeler alırken; Osmanlı kumaşları, halıları, seramikleri, ebruları ve deri ciltleri de Avrupa pazarlarında alıcı bulmuştur. Osmanlı ürünlerine olan talebi karşılamak için Avrupa’da Osmanlı halılarını ve seramiklerini kopya eden atölyeler kurulmuştur.

#44

SORU: Mehmet Çelebi Sefaretnamesine hangi konuları yazmıştır?


CEVAP: 1721 yılında Paris’e elçi olarak giden Mehmet Çelebi, Fransa sarayındaki bahçeleri, örf ve adetleri anlatmış; teknik bilgiler de vermiştir.

#45

SORU: Mehmet Çelebi ve oğlu Said Efendi’nin Fransa’daki etkiler nelerdir?


CEVAP: Fransa’da edebiyat, resim, sahne dekorasyonunda Türk temaları yaygınlaşmış; özellikle fantastik dekorlar içinde Türk karakterlerine yer veren bale ve operalar birbirini izlemiştir. Türk kıyafetleriyle portre yaptırmak moda olmuştur. Türk motifleri mobilyalar ve porselenlerde kullanılmıştır. Türk temalarını işleyen eserler arasında Türkleri yücelten eserlere de yer verilmiştir.

#46

SORU:

Burjuvazi nedir?


CEVAP:

Burjuvazi: Yeniçağ Batı Avrupa’sının sınıfsal yapısı içinde yükselen sınıfı oluşturan, zenginliği ticarete dayalı olan, ekonomik yapıda üstünlüğü ele geçiren ve sonrasında siyasal yapıda hak arayışları içine giren, döneme damgasını vuran bir sınıf.


#47

SORU:

Haçlı seferleri kaç yılında ve ne amaçla örgütlenmiştir?


CEVAP:

Ortaçağ’da üretim malikânelerde o malikânenin ihtiyacı kadar yapılıyordu. Dolayısıyla Ortaçağda kendi içine kapalı ve tüketime yönelik bir üretim vardı. Feodal toplum yapısı içinde ayrıcalıklı sınıfları oluşturan aristokratlar ve ruhbanlar, feodal üretim biçiminin devamından yanaydılar. Ayrıcalıklı ve avantajlı konumlarını sürdürmeleri buna bağlıydı. Ancak sistem içinde zamanla nüfusları artan tarımsal kökenli sınıf, geçim sıkıntısı içine girdi. Uzun yıllardır durumlarında hiçbir iyileştirmeye gidilmeyen serfler arasında genel bir memnuniyetsizlik hakim oldu. Hiçbir maddi varlığı olmayan toplumun bu alt tabakası, düzen için bir tehdit olarak algılandı. Amaç düzenin devamlılığını sağlamak olduğundan bu kitlenin Avrupa dışına çıkarılmasına karar verildi ve Haçlı Seferleri örgütlendi (1095). Bu seferler, düzen için tehlikeli görülen işsiz güçsüz, hiçbir maddi varlığı olmayan bu kitlenin tamamen Avrupa dışına atılmasını sağlamak için 200 yıl sürdü.


#48

SORU:

İşçi sınıfı nedir ve kimlerden oluşur?


CEVAP:

İşçi Sınıfı: Yeniçağ Avrupa’sında ekonomik ve sosyal yapıda meydana gelen değişimle birlikte ortaya çıkan ve imalathanelerde iş bölümü esasına göre çalışan, ücret karşılığı emeklerini satarak geçinen yeni sınıfa verilen isim. Bu sınıfı oluşturanlar serfler ve zanaatçılardı.


#49

SORU:

Kapitalizme geçiş süreci nasıl başlamıştır?


CEVAP:

Feodal ekonomik sistem çözülmüştü, ticaretle zenginleşen burjuvazi sınıfının yükselişe geçmesi, imalathanelerin örgütlenmesi ve işçilerin ortaya çıkması ile yeni bir ekonomik sisteme, kapitalizme geçiş süreci başladı. 


#50

SORU:

Kapitalizm nedir?


CEVAP:

Kapitalizm: Yeniçağ’da Batı Avrupa’da ortaya çıkan, üretici güçlerin üretim araçlarından ayrılığı esasına dayanan, sermaye sahibi girişimci bir sınıf ile işçi sınıfının ekonomik ilişkisine dayalı sisteme verilen isim.


#51

SORU:

Kapitalist sınıf nedir?


CEVAP:

Kapitalist Sınıf: Yeniçağ’da Batı Avrupa’da ortaya çıkan, ekonomik sistemin değişmesini sağlayan sermaye sahibi, girişimci sınıf.


#52

SORU:

Mutlak monarşi nedir?


CEVAP:

Mutlak Monarşi: Kapitalist sistemle birlikte ortaya çıkan yeni yönetim biçimine verilen isim. Kral, burjuvazinin desteği ile feodal özerkliklere karşı iktidarını güçlendirerek, çok başlı feodal siyasal yapılanmaya son verecek ve merkezî mutlak yönetimini yerleştirecektir. Böylece değişen ekonomik yapıya uygun bir yönetim biçimi oluşturulacaktır ki bu yönetim biçimi, ilk aşamada mutlak monarşi olacaktır.


#53

SORU:

15 ve 16.yüzyıllarda Batı Avrupa devletlerinin hepsinin amacı neydi?


CEVAP:

Genel olarak 15 ve 16.yüzyıllarda Batı Avrupa devletlerinin hepsinin amacı merkezî mutlak siyasal yapılanmaya gitmekti. Düşünürler de geliştirdikleri kuramlarla, mutlak monarşiyi savunan görüşler ileri sürdüler.


#54

SORU:

Hümanizm nedir?


CEVAP:

Hümanizm: Latince kökenli bir kelime olup “insancılık” anlamına gelmektedir. Rönesans Avrupa’sında antik dönem metinlerinin incelenmesiyle ortaya çıkan, insanı temel alan, insanın her şeyin ölçüsü olduğunu kabul eden düşünce akımına verilen isimdir. Hümanizm, öte dünya görüşüne karşılık bu dünya görüşünü öne çıkarır. İnsan, evrenin merkezinde Tanrı’nın yerini alır. Hümanizmle, bireycilik ve laiklik gibi görüşler ön plana çıkar.


#55

SORU:

Ütopya nedir?


CEVAP:

Ütopya: Büyük ölçüde zihinde tasarlanmış, olması istenen, düşlenen ya da bazı verilerden yola çıkarak olacağı kabul edilen düşler, istekler.


#56

SORU:

Hümanizm neyin sonucu ortaya çıkmıştır?


CEVAP:

Hümanizm, İtalya’da antik dönem yazarlarının eserlerine ilgi duyan, bu eserleri araştırarak genel kütüphaneler, edebiyat dernekleri kuran fikir adamlarının bir araya gelerek görüş alışverişinde bulunmaları sonucu ortaya çıktı.


#57

SORU:

Rönesans nedir ve dönemin temel özellikleri nelerdir?


CEVAP:

Rönesans: 15. ve 16. yüzyılda Avrupa’da edebiyat ve güzel sanatlar alanındaki yeniliklerin ve sanat anlayışının tümüne Rönesans denir. Rönesans, Ortaçağ kültürü ve sanatının reddedilmesi ve antik dönem sanat ve kültürünün yeniden diriltilmesi anlayışından dolayı Yeniden Doğuş olarak nitelendirilmiştir. Bu, genel olarak Ortaçağ’ın, Karanlık Çağ olarak kabul edilme yanlış anlayışından kaynaklanmaktadır. Oysa Ortaçağ’ın da kendine özgü bir sanat ve kültür anlayışı vardır. Bu dönem sanat anlayışının reddedilmesinin altında başka nedenler yatmaktadır. Esas olan, egemen sınıfın kendi kültürünü yaratma çabasıdır.


#58

SORU:

Maniyerizm nedir?


CEVAP:

Maniyerizm: 16. yüzyılın ikinci yarısında Rönesans sanatına karşı duyulan bir tepkinin sonucunda ortaya çıkmıştır. Rönesans’ın insanı ön plana alan, sıkı bir geometriye dayanan akılcı tutumuna karşı çıkma, katı kalıpları yıkma eylemidir.


#59

SORU:

Reform nedir ve dönemin temel özellikleri nelerdir?


CEVAP:

Reform: Daha iyi duruma getirmek için yapılan değişiklik, iyileştirme, düzeltme, ıslahat anlamlarına gelmektedir. Reform, 16.yüzyıl başlarından itibaren, Katolik Kilisesinin yozlaşmasına karşı çıkışla başlayan ve Protestanlık mezhebinin ortaya çıkışına yol açan, dinsel bir harekettir. Önce Almanya’da, daha sonra Fransa, İngiltere ve Kuzey Avrupa ülkelerinde etkili olmuştur.


#60

SORU:

Reform hareketinin başlatıcısı kimdir ve temel görüşleri nelerdir?


CEVAP:

Ekonomik ve sosyal yapının değiştiği ve bir dönüşümün yaşandığı bu ortamda reform hareketinin başlatıcısı Luther olmuştur. Luther, kutsal kitabı esas alarak, kilise babalarının yazdıklarını, papalık bildirilerini, din adamlarının aracılığını ve papanın otoritesini reddetmiştir.Luther’in ileri sürdüğü görüşlerde öne çıkan nokta, inananların kendi kendilerinin rahipleri olduğu söylemidir. Luther, bu konuyu, Hristiyan özgürlüğü kavramıyla açıklamaktadır. Hristiyanların, dinsel anlamda özgür olduğunu, aracıya ihtiyaçları olmadığını ifade etmektedir. Ancak bu özgürlüğün bir sınırı vardır. O da din, yani inançtır. Bunun dışında sosyal ve siyasal alandaki eşitsizliği kabul eder. Mevcut düzenin devamından yana görüşler ileri sürer. Özellikle başta bulunan yöneticilere boyun eğilmesini ister. Çünkü ona göre manevi özgürlüğe olanak veren, dünyasal düzendir ve bu düzen korunmalıdır. Nitekim Hristiyanların Başkaldırı ve Ayaklanmalardan Kaçınmalarına Çağrı adlı eserini yazarak bu görüşlerini açıklamış, reformun başarısını prenslerin otoritesine bağlamıştır. Ayrıca Luther, bu dünyadaki düzenin Tanrı’nın istediği bir düzen olduğunu, dolayısıyla yöneticilere koşulsuz boyun eğilmesi gerektiğini savunmuştur. Hatta daha da ileri giderek yöneticiler adaletsiz ve dinsiz dahi olsalar, baş kaldırılmaması gerektiğini belirtmiştir. Görüldüğü gibi Luther’in reformu, kilisenin dışına taşmamaktadır. Hatta Luther, reformun sosyal bir hareket hâline yani eyleme dönüşmesine engel olmaya çalışmıştır.


#61

SORU:

Aydınlanma felsefesi nedir?


CEVAP:

Aydınlanma Felsefesi: Avrupa’da 17. yüzyıl ortalarından 19. yüzyılın ilk yarısına kadar süren Rönesans, Reform, Hümanizma akımlarıyla bağlantılı bir fikir hareketidir. Aydınlanma Çağı’nın, siyaset bilimine önemli katkısı, siyasi iktidarın kaynağının tanrısal kökenli olmayıp halka ait olduğunun kabul edilmesidir.


#62

SORU:

Aydınlanma felsefesinin hedefi nedir?


CEVAP:

Aydınlanma Felsefesi’nin temelini bireyin özgürlüğü düşüncesi oluşturmuştur. Aydınlanma Felsefesi akılcılığa dayanarak peşin yargıları yıkmayı amaçlamıştır. Dolayısıyla hedefi, Katolikliğin getirdiği peşin yargılar ile siyasal peşin yargılardır.


#63

SORU:

Aydınlanma felsefesinin ilkelerinden laiklik nedir ve neyi amaçlar?


CEVAP:

Laiklik: Aydınlanma Çağı’nda her şeyin aklın rehberliğinde, bilimsel bir metotla incelenmesi ve laik temele oturtulması esas olmuştur. Din, ahlak ve siyaset laikleştirilmeye çalışılmıştır.


#64

SORU:

Osmanlı Devleti'nin etnik ve dinsel gruplarla ilişkisi nasıl olmuştur?


CEVAP:

Osmanlı Devleti, yönetimi altındaki etnik, dilsel ve dinsel grupların kimliğini koruyarak izlediği siyasetle Güneydoğu Avrupa, Orta Doğu hatta Kuzey Afrika toplumları üzerinde derin izler bırakmıştır. Osmanlı Devleti, üç dini birden resmen tanıyan; etnik ve dinsel alt gruplarıyla birlikte uyumlu bir şekilde bir arada yaşamalarını güvence altına alan tek siyasi organizasyondur. Kaynaklar Osmanlı yönetiminde varlığını sürdüren çok sayıda etnik veya dilsel gruptan söz etmektedir. Avrupa, Asya ve Afrika’daki devletlerin ve federe cumhuriyetlerin çoğu kısmen veya tamamen Osmanlı egemenliğinde bulunmuştur. Bu durumda Avrupalı, Balkanlı ve Orta Doğulu bu devletlerin tarihi, Osmanlı tarihinden ayrı düşünülemez ve incelenemez. 600 yıl boyunca, üç kıtaya yayılan Osmanlı Devleti’nin uzun ömürlü oluşunun sırrı; bu kadar geniş topraklarda farklı din, dil ve ırk mensuplarını bir arada uyum içinde yaşatabilecek bir dahili teşkilata ve kapasiteye sahip olmasından kaynaklanmaktadır. Bu çok uluslu ve çok dinli Osmanlı yapısı, sosyo etnik bir dengeyle iç tutarlılığını kurmayı başarmıştır. Bu dengenin uzun ömürlü olması da yönetim anlayışına milli bir ideolojinin hakim olmamasından kaynaklanmıştır.


#65

SORU:

Seydi Ali Reis kimdir ve Osmanlı açısından önemi nedir?


CEVAP:

Deniz coğrafyası konusunda öne çıkan bir diğer isim de Seydi Ali Reis’dir. Uzun deniz seyahatlerini, Hint Okyanusundaki gözlemlerini astronomi ve coğrafi bilgilerini kaleme aldığı el-Muhit adlı türkçe eseri oldukça önemlidir. 16.yüzyılda kaleme alınan, Muhammed b.Emir el-Suudi el Niksari’nin Tarih-i Hind-i Garbi adlı eseri ise Amerika’dan ve coğrafi keşiflerden bahsetmektedir. İspanyol ve İtalyan kaynaklardan yararlanılarak yazılan eserde Kolomb, Balboa, Magellan, Cortes ve Pizarro’nun keşifleri anlatılmaktadır. Bu eser, Avrupalıların gerçekleştirdiği coğrafi keşifleri Osmanlıların yakından takip ettiğinin ve coğrafi eserlere verdiği önemin bir göstergesidir.


#66

SORU:

Luther'in Osmanlı akımlarıyla ilgili görüşleri nelerdir?


CEVAP:

Luther, Osmanlı akınlarını doğal afetlere benzetiyor ve Tanrının bir cezası olarak değerlendiriyordu. Türklere karşı direnme konusunda üç risale yazan Luther, Türkleri şeytanın hizmetkarı olarak görüyor, deccal olarak tasvir ediyordu. 1529’da Osmanlıların Viyana’yı kuşatmaları üzerine Luther, Avrupa Devletlerini aralarındaki savaşı sonlandırıp, Türklere karşı birlik olmaya çağırıyordu.


#67

SORU:

Mehmet Çelebi ve Said Efendi'nin Fransa'ya elçilik ziyaretlerinin ne gibi katlıları olmuştur?


CEVAP:

1721 yılında Paris’e elçi olarak giden Mehmet Çelebi, Sefaretnamesinde Fransa sarayındaki bahçeleri, örf ve adetleri anlatmış; teknik bilgiler de vermiştir. Ayrıca Fransa’da opera ve konserlere de giden Mehmet Çelebi’nin ardından 1742’de Paris’e elçi olarak giden oğlu Said Efendi’nin ziyaretleri, götürdükleri hediyeler ve kıyafetleri büyük ilgi uyandırmıştır. Bu elçilik ziyaretleri sonunda Fransa’da edebiyat, resim, sahne dekorasyonunda Türk temaları yaygınlaşmış; özellikle fantastik dekorlar içinde Türk karakterlerine yer veren bale ve operalar birbirini izlemiştir. Bu dönemde Türk kıyafetleriyle portre yaptırmak moda olmuştur. Türk motifleri mobilyalar ve porselenlerde kullanılarak evlerin içine kadar girmiştir. Türk temalarını işleyen eserler arasında Türkleri yücelten eserler de dikkat çekmektedir. 1735’te sahnelenen Rameau’nun operasının ilk perdesi Gönlü Yüce Türk (Le Turc Genereux) adını taşırken Carolet’in balesindeki bir perde de İyi Türk (Le Bon Turc) adını taşıyordu. Yüzyılın sonlarında Türk ezgileri Mozart, Haydn ve Beethoven gibi ünlü besteciler tarafından kullanılacaktır. Beethoven’in ünlü 9.senfonisinin sonundaki mehter ezgileri bu etkileşimin güzel bir örneğidir