XIX. YÜZYIL TÜRK EDEBİYATI Dersi XIX. YÜZYILDA KADIN ŞAİRLER soru cevapları:

Toplam 46 Soru & Cevap
PAYLAŞ:

#1

SORU:

Osmanlı şiirinde kadın şairlerin sayısı ne kadardır?


CEVAP:

Osmanlı şiirinde kadın şairlerin sayısı, erkeklere oranla son derece azdır.


#2

SORU:

Orta Çağ bilincini nedir ve edebiyata yansıması nasıl olmuştur?


CEVAP:

Orta Çağ bilinci, mutlak itaat gerektiren kutsal metinlerin öğretileriyle biçimlenmişti. İnsan hayatında, inanç ve otorite; gelenek ve görenek, belirleyici rol oynamaktaydı. Bireyin toplum içindeki konumu, bu etkenlere itaatle yakından ilgiliydi. Edebiyat ise, erkekler tarafından ve erkekler için yaratılmış bir gelenek görünümündeydi ve kadın olarak şiir yazma girişimi, otoriteye isyan ya da en azından saygıda bir kusur olarak yorumlanabilirdi.


#3

SORU:

Divan şiirinin özellikleri nelerdir?


CEVAP:

Divan şiiri, kendine has semboller sistemi olan ve bu çerçevenin dışına çıkmanın mümkün olmadığı bir sanattı. Özgün olmak, bireysel bakış açısıyla yazmak ya da duygularını kişisel biçimde yansıtmak gibi tutumlar modern edebiyata özgüdür. Divan şairlerinin böyle bir amacı yoktu ve dönemin estetik anlayışı böyle bir kişiselliğe zaten olanak tanımıyordu. Duygular, klasik sembolleri kullanarak ifade edilirdi. Biçim ve içerik olarak sıkı kurallarla örülü olan bu edebiyatı anlamak da belli bir birikim gerektirmekteydi. Şiirlerin iletisini ancak bu kuralların eğitimini görmüş olanlar anlayabilirdi. Şairin çizdiği imgeyi zihninde kurabilenler, yalnızca kullanılan sembollerin değerini bilenlerdi.


#4

SORU:

Osmanlı kadın şairleri hangi sosyal sınıfa mensuplardır?


CEVAP:

Okuryazarlığın bile pek yaygın olmadığı koşullarda, ancak toplumun üst düzey kesimlerine mensup pek az sayıda kadın, şiir veya başka sanat dallarında varlık gösterebilmiştir. Kadın şairlerin neredeyse tamamı vali, kadı, şeyhülislam gibi yüksek makamlarda görev yapan, eğitimli ve zengin babaların kızlarıdır.


#5

SORU:

Osmanlı kadın şarilerinin tarikatlarla bağlantısı var mıdır?


CEVAP:

Kadın şairlerin çoğunun Mevlevilik ve Nakşilik gibi şehir hayatında yaygın olan tarikatların mensubu oldukları da dikkat çekmektedir. Şüphesiz bu çevreler de belli bir şiir ve edebiyat ortamı oluşturmaktaydı.


#6

SORU:

Osmanlı şiirinde İran ve Arap edebiyatının kadınlar açısından etkisi nasıl olmuştur?


CEVAP:

Osmanlı şiiri de, kadını dışarıda bırakan İran ve Arap edebiyatlarının etkisinde gelenek hâlinde yerleşmiş, şiir sistemi kodlanmıştı. Modern anlamıyla kişisel yaratı, geleneğin önüne geçemezdi.


#7

SORU:

Kültür merkezlerinin Osmanlı dönemi kadın şairlerine katkısı nasıl olmuştur?


CEVAP:

Osmanlı dönemi kadın şairlerinin bir başka ortak yanı da tamamının, kültür ve sanat etkinliklerinin yoğun olduğu kültür merkezlerinde yetişmiş olmalarıdır. Bu şehirlerin zengin konaklarında oluşan bilim, edebiyat ve musiki meclisleri de kadın sanatçıların yetişmesine önemli katkı sağlamaktaydı.


#8

SORU:

Osmanlıda sanat etkinlikleri üst tabaka tarafından himaye edilmesinin sonuçları nelerdir? 


CEVAP:

Osmanlıda sanat etkinliklerinin, yönetici üst tabaka tarafından himaye edilmesi, kadın şairler için de teşvik edici rol oynamaktaydı. Böylelikle eserleri sayesinde saray ve çevresiyle ilişki geliştirip destek gören, bağlanan maaş sayesinde hayatını sürdüren kadın şairler de mevcuttu.


#9

SORU:

Divan edebiyatı kaynaklarına göre en eski kadın şairler kimlerdir?


CEVAP:

Divan edebiyatı kaynaklarında adı geçen en eski kadın şairler Fatih döneminde yaşamış olan Zeynep Hatun ve Mihrî Hatun’dur.


#10

SORU:

Kanuni dönemi kadın şair kimdir?


CEVAP:

Hubbî Hatun ise Arapçayı çok iyi bilen, bilgi ve yetenekleri sayesinde sarayla ilişki kurabilen Kanunî dönemi şairi olarak anılır.


#11

SORU:

XVII. ve XVIII. yüzyılın örnek alınan kadın şairleri kimlerdir?


CEVAP:

Bir kazasker kızı olan Sıdkî Hatun ile hattatlığı şairliğinden daha güçlü olan Ani Fatma Hatun, XVII. yüzyılın ikinci yarısında yaşamıştır. Fıtnat Hanım ise, kendisinden sonra yetişen kadın şairlerce örnek alınan XVIII. yüzyıl şairidir.


#12

SORU:

XIX. yüzyılda kadın şairlerin sayısının artma nedeni nedir?


CEVAP:

XIX. yüzyıla gelindiğinde kadın şairlerin sayısında belirgin bir artma olduğu görülmektedir. Avrupa ve Türkiye’deki siyasal ve toplumsal değişim genel olarak kadının sosyal hayattaki konumunu da etkilemiş, başka alanlarda olduğu gibi edebiyat alanında da öncelikle kültür seviyesi yüksek çevrelerde yetişen kadınlar edebiyat dünyasında yer edinmeye başlamıştır.


#13

SORU:

XIX. yüzyılın en tanınmış kadın şairleri kimlerdir?


CEVAP:

XIX. yüzyılın en fazla tanınmış kadın şairleri olan Leyla Hanım, Şeref Hanım ve II. Mahmut’un kızı Adile Sultan’dandır.


#14

SORU:

Sırrî Hanım hangi tarikata mensuptur ve hangi  eseriyle tanınmıştır?


CEVAP:

Kadiri olan şair, kızının ölümü üzerine yazdığı mersiye ile tanınmıştır.


#15

SORU:

Şair Nakiye Hanım hangi yönü ile tanınmıştır?


CEVAP:

Nakiye Hanım daha çok eğitimciliği ile tanınır. Türkçe ve Farsça şiirleri dergilerde yayımlanan şair, eğitim faaliyetlerinden dolayı II. Abdülhamit tarafından ödüllendirilmiştir.


#16

SORU:

Hazinedarzade Fıtnat Hanım kimin kızıdır?


CEVAP:

Hazinedarzade Fıtnat Hanım (1842-1911), Trabzon valisi Abdullah Paşa’nın kızıdır.


#17

SORU:

Hekimbaşı İsmail Paşa'nın kızı olan Osmanlı şairi kimdir ve hangi yönü ile öne çıkmaktadır?


CEVAP:

Leyla Hanım (Saz), Hekimbaşı İsmail Paşa’nın kızı olarak 1845’te İstanbul’da doğmuş, babasının görevi nedeniyle yedi yaşına kadar bulunduğu sarayda iyi bir eğitim almış, şairliğinin yanında besteciliği ile de tanınmış olan bir şairdir.


#18

SORU:

Hece ölçüsü ile ilahiler yazan Osmanlı kadın şairi kimdir?


CEVAP:

Mahşah Hanım divan tarzı şiirleri yanında hece ölçüsüyle ilahiler ve bir de tiyatro oyunu yazmış olan bir şairdir.


#19

SORU:

Divan edebiyatında geleneğin etkisi kadın şairlere nasıl yansımıştır?


CEVAP:

Osmanlı kadın şairlerin eserlerine toplu bir bakışta ilk göze çarpan özellik, genellikle erkek şairlerle aynı dil ve sembollerle şiir söylemiş olmaları, bir kadın olarak gerçek duygu ve düşüncelerini ifade etmekten uzak gibi görünmeleridir. Bu, güçlü bir gelenek hâline gelmiş olan divan şiiri estetiğinin, kişisel duyguları ifade etmeye pek izin vermemesinden kaynaklanmaktadır. Edebiyat, bir gelenek meselesidir ve divan şairinden beklenen, daha önce Fars edebiyatında kalıplaşmış mazmun ve istiareleri ustalıkla kullanarak hünerini ispat etmektir. Dolayısıyla kadın şairlerin de özellikle âşıkane gazellerde bu alışılmış kalıpları kullanmış olmaları, erkek şairlerle aynı sevgili imgesi etrafında şiir söylemeleri geleneğin bir sonucu olarak değerlendirilmelidir.


#20

SORU:

Erkek ya da kadın olmanın bir üstünlük olmadığını vurgulayan kadın şair kimdir?


CEVAP:

XVI. yüzyıl şairlerinden Mihrî Hatun, erkek veya kadın olmanın bir üstünlük sağlamadığını açıkça söyleyebilmiştir.


#21

SORU:

Tezkire yazarlarının kadın şairlere bakış açısı nasıl olmuştur?


CEVAP:

Tezkire yazarlarının kadın şairleri daha nesnel bir yaklaşımla değerlendirmemişlerdir. Eseri merkeze alarak, cinsiyet ayrımı gözetmeksizin yapılacak edebî eleştirinin gelişmesi için daha uzun zaman geçmesi gerekecektir. XIX. yüzyıl şiirine bakıldığında bu durumun pek fark etmediği, tezkire yazarlarının kadın şairleri genellikle öteki kadın şairlerle karşılaştırdıkları görülmektedir.


#22

SORU:

Ailesinin, şair Leyla Hanıma etkisi nasıl olmuştur?


CEVAP:

Dönemin şairlerinden Keçecizade İzzet Molla, şairin dayısıdır. Kız çocuklarının örgün eğitiminin henüz söz konusu olmadığı bir dönemde, kültür seviyesi ortalamanın üstünde bir ailede yetişen Leyla Hanım’ın şiirle ilgilenmesinde de bu aile ortamının etkisi olmuştur. Leyla Hanım şiirlerinde, yazdıklarını dayısının düzelttiğini, kendisiyle sohbetler ettiğini, velinimeti olduğunu daima dile getirmiştir.


#23

SORU:

Şair Leyla Hanım'ın saray çevresiyle ilişkisi nasıldır?


CEVAP:

Leyla Hanım’ın, saray çevresine uzak kalmadığı anlaşılmaktadır. II. Mahmut’un kız kardeşleri Hibetullah Sultan’a bir kaside, Esma Sultan’a ise bir terci-bent sunmuştur. Ayrıca başta Sultan Mahmut’un kızlarının doğumu ve şehzadeleri Abdülmecit ve Abdülaziz’in sünnetlerine olmak üzere saraya mensup pek çok kişinin doğum ve evlilik gibi önemli günleri için tarih manzumeleri söylemiştir.


#24

SORU:

Şair Leyla Hanımın Divanının özellikleri nelerdir?


CEVAP:

Divanında 6 kaside, 39 musammat, 55 kıta-i kebire şeklinde tarih manzumesi, 122 gazel, 5 müstezad, 21 şarkı, 5 lugaz, 23 rubai, 7 kıta ve 4 müfrede yer vererek neredeyse bütün nazım şekillerinde şiir söylemiştir. Şiirleri arasında nazireler önemli bir yer tutmaktadır. Şiirlerinde belirgin olan beşerî aşk, hayata rindane bakış, felekten şikâyet gibi konular yanında yer yer Nabî ve Koca Ragıp Paşa’nın temsil ettiği hikmetli söyleyiş de hissedilen Leyla Hanım’ın divanında özellikle gazel dışındaki nazım şekillerinde dinî ve tasavvufi konular da işlenmiştir. 


#25

SORU:

Şair Leyla Hanım'ın Mevlevilikle olan ilişkisi eserlerine nasıl yansımıştır?


CEVAP:

Mevlevi tarikatine mensup olan şairin tasavvufi duyguları da divanında ifadesini bulmuştur. Mevlana övgüsünde, müstakil şiirlerinin yanında, Mevlana’nın bir beytini tesdis etmiş, 22 gazelin mahlas beytinden sonra Mevlana’nın adını anarak bağlılığını ifade etmiştir. Ayrıca Şems-i Tebrizî, Sultan Veled ve birçok Mevlevi büyüğüne de övgü niteliğinde şiirler söylemiştir.


#26

SORU:

Şair Şeref Hanım hangi yıl ve nerede doğmuştur?


CEVAP:

XIX. yüzyılın kadın şairlerinden biri de Şeref Hanım’dır. 1809’da İstanbul’da doğmuştur.


#27

SORU:

Şair Şeref Hanım'ın babası kimdir?


CEVAP:

Babası, soyu sadrazam Abdullah Nailî Paşa’ya dayanan şair Mehmet Nebil Bey’dir.


#28

SORU:

Şair Şeref Hanım hangi yıl ölmüş ve nereye defnedilmiştir?


CEVAP:

Mevlevi olan Şeref Hanım, 1861’de öldüğünde Yenikapı Mevlevihanesi muhibler kabristanında defnedilmiştir.


#29

SORU:

Şair Şeref Hanımın divanındaki manzumelerin özellikleri nelerdir?


CEVAP:

Şeref Hanım’ın divanında toplam 677 manzume bulunmaktadır. Bunlar arasında 255 gazelden sonra kıta nazım şekliyle yazdığı 122 tarih manzumesi dikkat çekmektedir. Daha çok vefat ve doğum günlerine has olan bu manzumeler arasında yeğeninin sakal bırakması, hatta ney öğrenmeye başlaması gibi konulara bile yer vermiştir. Şeref Hanım’ın şiirleri arasında, divan şiirinde bu kadarını görmeye alışık olmadığımız son derece kişisel sayılabilecek tarih manzumelerinin önemli bir yer tutması, geleneğin sınırlarını zorlama olarak görülebilirse de özellikle gazellerinde klasik mazmunları kullanma konusunda divan şairlerini takip etmiştir.


#30

SORU:

Şair Şeref Hanımın divanındaki kasidelerin özellikleri nelerdir?


CEVAP:

Divanının kasideler bölümü Şeref Hanım’ın dinî ve tasavvufi evrenini yansıtacak niteliktedir. Bir tevhit ve üç naat söylemiş olmasına rağmen, Mevlana ve Mevlevilikle ilgili 6 kaside ve Kerbelâ mersiyesi niteliğinde 8 kasideye yer vererek samimi bir  Mevlevi ve Bektaşî olduğunu göstermiştir.


#31

SORU:

Osmanlı Hanedanın divan sahibi tel kadın şairi kimdir?


CEVAP:

Adile Sultan Otuzuncu Osmanlı padişahı II. Mahmut’un kızı olarak 29 Mayıs 1826’da İstanbul’da  doğan Adile Sultan, Osmanlı hanedanında divan sahibi tek kadın şairdir.


#32

SORU:

Şair Adile Sulta'ın  Osmanlı saltanatındaki aile üyeleri kimlerdir?


CEVAP:

Adile Sultan, Sultan Abdülmecit ve Sultan Abdülaziz’in kız kardeşi, V. Murat, II Abdülhamit, V. Mehmet Reşat ve VI. Mehmet Vahdettin’in halasıdır.


#33

SORU:

Adile Sultan niçin tasavvufa yönelmiştir?


CEVAP:

Padişah kızı olduğu hâlde pek mutlu bir hayat sürmemiştir. Küçük yaşta annesiz kalmaktan başka, babasının ve birçok kardeşinin ölüm acısını yaşamış olan Adile Sultan kendisini tasavvufa vermiştir.


#34

SORU:

Adile Sultan'ın eşi kimdir?


CEVAP:

Tophane Müşiri Mehmet Ali Paşa ile 1845’te evlenmiştir.


#35

SORU:

Adile Sultan hangi tarihte vefat etmiştir ve nereye defnedilmiştir? 


CEVAP:

13 Şubat 1899’da vefat ettiğinde kocası Mehmet Ali Paşa’nın türbesinde önceden kendisinin hazırlamış olduğu mezara defnedilmiştir.


#36

SORU:

Adile Sultan'ın Nakşibendilik tarikatıyla olan bağı nedir?


CEVAP:

Hayatta tanıklık ettiği birçok yakınının ölümü Adile Sultan’ın dinî ve psikolojik dünyası üzerinde etkili olmuştur. Nakşibendi tarikatından Bâlâ Tekkesi Şeyhi Ali Efendi’ye bağlanmış, şiirlerinde dinî ve tasavvufi duygularını güçlü bir şekilde ifade etmiştir.


#37

SORU:

Adile Sultan'ın ihtiyaç sahiplerine karşı tutumu nasıl olmuştur?


CEVAP:

Dünyada yaratıcının emirlerine ve rızasına uygun hareket etmeyi; insanlara faydalı olacak eserler bırakarak hayır işlemek gerektiğini şiirlerinde dile getirdiği gibi hayatta da uygulamıştır. Yardıma muhtaç insanların ihtiyaçlarının giderilmesi için çalışmış, başta çeşme ve okul olmak üzere pek çok eser yaptırmış, birçok mülkünü toplum hizmeti için vakfetmiştir.


#38

SORU:

Adile Sultan hangi tür şiirler yazmıştır?


CEVAP:

Adile Sultan, eski divan şairlerinin izinden giderek münacat, naat, mersiye ve gazel nazım şekillerinde aruzlu şiirlerin yanında, hece vezniyle ilahiler de söylemiştir. Musiki ile de ilgili olan şairin “musıkî” redifli şiiri olduğu gibi bazı şiirleri de çeşitli makamlarda bestelenmiştir.


#39

SORU:

Adile Sultan'ın hangi şairlere nazireler yazmıştır?


CEVAP:

Fuzulî, Nabî ve Muhibbî’ye nazireleri olan şairin bazı şiirlerinde Süleyman Çelebi etkisi de hissedilmektedir.


#40

SORU:

Adile Sultan divanında kimlere naat ve mersiyeler yazmıştır?


CEVAP:

Divanında tevhit ve münacatlardan sonra naatlara yer veren şair, sadece Hz. Muhammet hakkında değil; dört halife, on iki imam, Nakşibendi tarikat büyükleri, bağlı bulunduğu Şeyh Ali hakkında da manzumeler yazmıştır. Adile Sultan’ın divanında Sultan Abdülaziz, kocası Mehmet Ali Paşa, kız kardeşi Hayriye Sultan, Sultan Abdülmecit, Ethem Paşa ve Şehzade Mahmut Celalettin Efendi hakkında söylediği mersiyeler de önemli bir yer tutmaktadır.


#41

SORU:

Adile Sultan'ın manzumelerinin adı ve konusu nedir?


CEVAP:

Tahassürname” ve “İftirakname” başlıklı manzumelerde ise, hayatını etkileyen en önemli kişi ve olaylarla ilgili samimi duygularını dile getirmektedir. Başta annesi ve babası olmak üzere kaybettiği aile mensuplarını özlemle anmış, acısını samimi bir dille ifade etmiştir.


#42

SORU:

Adile Sultan'ın divanında kaç gazel bulunur?


CEVAP:

Divanı, genellikle dinî ve tasavvufi konuları içeren 179 gazelden oluşur.


#43

SORU:

Adile Sultan'ın Divanı hangi metinle son bulur?


CEVAP:

Adile Sultan'ın divanı dinî içerikli birkaç şiir ve bağlı bulunduğu Nakşibendi tarikatının silsilesini andığı mensur metinle son bulur.


#44

SORU:

Mersiye nedir?


CEVAP:

Mersiyeler, ölen birinin ardından duyulan üzüntüyü dile getirmek, o kişinin iyi taraflarını anlatmak üzere yazılan lirik şiirlerdir. Bu tarz şiirlere halk edebiyatında ağıt, İslamiyet öncesi Türk edebiyatında ise sagu denildiğini biliyorsunuz. Yani mersiye; sagu veya ağıtın divan şiirindeki biçimidir.


#45

SORU:

Mersiyelerin şekilsel özellikleri nelerdir?


CEVAP:

Mersiyeler, feleğe sitem ve bu dünyanın geçici oluşunu vurgulayan bir giriş, kaybedilen yakının övgüsü ve onun kaybından doğan üzüntü ile ölenin mekânının cennet olmasını dileyen dua bölümünden oluşur. Mersiyelerde genellikle terkib-bent, terci-bent ve kaside gibi uzun nazım biçimleri tercih edilmekle birlikte murabba, muhammes, müseddes;  gazel, mesnevi ve kıta şeklinde de mersiyeler yazılmıştır.


#46

SORU:

Türk edebiyatının en önemli mersiye örnekleri nelerdir?


CEVAP:

Taşlıcalı Yahya’nın “Şehzade Mustafa Mersiyesi”, Bakî’nin “Kanuni Mersiyesi”, Şeyh Galip’in “Esrar Dede Mersiyesi” türün en güzel örneklerindendir. Kerbela konusunun işlendiği eserlere ise genel olarak maktel denir. Fuzulî’nin Hadikatü’s-Süeda adlı eseriyle Kâzım Paşa’nın Kerbela Mersiyeleri en tanınmış maktellerdir.