Sosyolojide Yakın Dönem Gelişmeler Deneme Sınavı Sorusu #1030326

Sennett'in , “bürokrasinin demir kafesini parçalamanın beraberinde getirdiği yapısal değişimlerin yarattığı asgari insan ilişkilerinin bile yerleşemediği kurumsal yapıların ortaya çıkardığı eksiklik aşağıdakilerden hangisidir?


Düşük kurumsal sadakat

İşçiler arasında enformel güvenin azalması

Kurumsal bilginin zayıflaması

Kontrollü Özgürlük

Yaratılan belirsizlik ve kaygı ortamı


Yanıt Açıklaması:

Sennett, “bürokrasinin demir kafesini parçalamanın beraberinde getirdiği yapısal değişimlerin üç temel eksiklik yarattığını” belirtir. Yazara göre yeni kapitalizmin geleneksel bürokratik yapıyı yıkması, çalışanların kurumsal sadakatini azaltmakta, işçiler arasındaki dayanışmayı azaltmakta ve çalışılanların kurumun işleyişi hakkında yeterli bilgi sahibi olmasını zorlaştırmaktadır:
1. Düşük kurumsal sadakat: Eğer kurum çalışanına kısa dönemli sözleşmeler öneriyorsa, her yıl sözleşmelerin yenilenip yenilenmeyeceği belirsizliğini koruyorsa ya da bir gün sözleşmenin feshedildiği bildiriliyorsa kuruma sadakat haliyle ya düşük olacak ya da hiç olmayacaktır. Ani değişimlerin yaşandığı piyasada artık işveren ve çalışan arasında karşılıklı sadakate yer yoktur.
2. İşçiler arasında enformel güvenin azalması: İşçiler arasında ilişkiler örgütsel olarak o denli zayıf kurulur ki herhangi bir kriz anında beklenen dayanışma ve işbirliği gibi temel güven sağlayıcı unsurlar oluş(a)maz. Dolayısıyla asgari insan ilişkilerinin bile yerleşemediği kurumsal yapılar ortaya çıkar.
3. Kurumsal bilginin zayıflaması: Eski bürokratik piramitte çalışanların her birinin ne yapacağı net bir şekilde tanımlandığı için sistemin işleyişine dair bilgi birikimi sabitti. Ancak yeni durumda çalışanların ne yapacakları piyasanın beklentisine göre yapılandırıldığı için bilgi birikimi de değişkenlik göstermektedir. Bu nedenle kurumsal bilginin zayıflaması söz konusudur.

Weber’in otorite tanımlamasında gönüllü yani rızaya dayalı bir itaat söz konusudur. Otorite tiplerinden karizmatik otorite tipinde ise itaat edenler, kendilerinde eksik olan her ne ise, karizmatik lider tarafından tamamlanacağını düşünürler. Merkezî kontrolün yoğun olduğu geleneksel çalışma prensiplerine bağlı işletmelerde çalışanlar üst düzey yöneticilerin yönlendirmelerini bekler. Oysa yeni çalışma kültüründe CEO bir karizmatik lider pozisyonu alabilir ancak kurumsal olarak çalışanların üzerinde bir otorite duygusunu hissettirmez. Kontrollü “özgürlük” ve “serbestlik” alanı içinde verimlilik arzulanır.

yöneticiler kendilerini sürekli yeniden tasarlamak, yenilemek zorunda kalmaya başlamışlardır. Oluşturulan rekabet ortamında “kazanan her şeyi alır” mantığı geliştirilmiştir. Verimliliği akıl almaz ölçülerde artıran bu yeni strateji öte yandan çalışanlar arasında yüksek düzeyde kaygı ve stres üretmektedir. Duygusal açıdan firmaya bağlılık üzerinde olumsuz etkileri olan bu uygulama eşit koşullara sahip olmayanlar arasındaki kişisel ilişkileri ve iş ilişkilerini dönüştürmektedir.
Yaratılan belirsizlik ve kaygı ortamı çalışanlar arasındaki eşitsizliğin farklı bir görünüm kazanmasına neden olmaktadır. Çalışanlar arasındaki piramidin şeklinin değiştiği yeni kapitalizmin çalışma ortamında, diğer bir deyişle “kazananın her şeyi” aldığı bir çalışma ve rekabet ortamında, üst düzey yöneticilerin, CEO’ların ve en alt kademedeki çalışanların aldıkları ücretler/primler kıyaslandığında maddi eşitsizliğin devasa boyutları görülebilir.

Yorumlar
  • 0 Yorum