DİL FELSEFESİ Dersi PRAGMATİK DİL FELSEFESİ soru detayı:

PAYLAŞ:

SORU: Dil oyununun kesin kuralları nelerdir?


CEVAP: Dil oyunu durağan bir şey değildir, kuralları zamana ve bağlama göre değişir. Wittgenstein’ın kendi örneğine bakalım. “Metrik sistemde ölçüm yapma” bir dil oyunudur. Bu dil oyununun oluşması için “metre” denen uzunluğun bir tanımının verilmesi gerekir. Wittgenstein bu örneği verdiğinde Paris’te özenle saklanan ve özel bir metal alaşımdan yapılmış bir çubuğun uzunluğuna bir “metre” denirdi. Bu metrenin tanımını verdiği için bu çubuğa da “standart metre çubuğu” denirdi. Wittgenstein metrik sistemde ölçüm yapma dil oyunu açısından bu standart metre çubuğunun önemini vurgular. Standart metre çubuğu bu dil oyunun kuralını oluşturuyordu o dönemde. Bu kuralı benimsedikten sonra bir nesnenin uzunluğunu metre cinsinden dile getirebiliriz. Bu kural sayesinde örneğin “bu masanın boyu 1,90 metredir” dediğimde anlamlı bir şey söylemiş oluyorum. Bu dil oyununu oynamak için, yani bir şeyin uzunluğunu metrik sistemde ölçmek ve bunu dilde söylemek için bu kuralın kabul edilmesi gerekiyordu. Dil oyunlarının kuralları sayesinde “söylemek” olanaklı oluyor. Ancak bize bu söyleme olanağını sağlayan kuralların kendileri dil oyunu içinde “söylenebilir” şeyler değildir. Standart metre çubuğu “metre” uzunluğunun tanımını verir, bundan dolayı bu çubuğun bir metre uzunluğunda olduğu (ya da olmadığı) Wittgenstein’a göre “söylenemez”. Günümüzde metreyle ölçüm yapma dil oyununu tanımlayan bu kural tamamen değişmiş durumda. Artık “metre” ışığın boşlukta 1/299.792.458 saniyede aldığı yol olarak tanımlanmakta. Bu durumda metrik sistemde ölçüm yapıp bir şeyin uzunluğunu metre cinsinden söyleme türünde bir dil oyununun da kuralı değişmiş oldu. Bu durumda geçmişte metrik ölçümlere standart oluşturan ve şu anda Paris’te bir müzede saklanan eski standart metre çubuğunun uzunluğunun bir metre olduğu ya da olmadığını söyleyebiliyoruz. Nitekim yeni standarda göre eski standart metre tam tamına bir metre uzunluğunda çıkmayabilir. Buradan şu sonuçlara varabiliriz: bir dil oyunu bize bir şey “söylemek” olanağı veriyor, ancak o dil oyununun kurallarının kendileri o dil oyunu içinde “söylenebilir” şeyler değildir.