YENİ TÜRK EDEBİYATINA GİRİŞ II Dersi Birinci Meşrutiyet’in İlanı soru detayı:

PAYLAŞ:

SORU:

Islahat Fermanı’nın Osmanlı açısından kayıp ve kazanımları nelerdir?


CEVAP:

Islahat Fermanı, on yedi yıl önce ilan edilmiş olan Tanzimat Fermanı’nın ileri planda bir devamıdır. Osmanlı’nın Hristiyan tebaasına Tanzimat’la verdiği hakların tam anlamıyla uygulamaya konulmadığı gerekçesiyle Avrupa devletleri tarafından hazırlanmış ve baskılar sonucu kabul edilerek ilan edilmiştir. Fermandan Osmanlı’nın önemli beklentileri vardır: “Öncelikle gayrimüslim tebaaya yeni haklar verip, gayrimüslim tebaayı Müslüman tebaa ile eşit seviyeye getirerek batılı devletlerin iç işlerine karışmalarına mani olmak ve Paris’te toplanacak olan barış konferansında Osmanlı Devleti lehine kararların alınmasına etkide bulunmaktı.” (Gümüş, 2008, s. 216). Sultan Abdülmecit’in imzasını taşıyan ve Osmanlı dünyası için dayatılmış ‘yeni düzenlemeler’i içeren fermanda bu durum, “umum tebaa-i şahanemizin mesai-yi cemîle-i hamiyetkâraneleri ve müttefik-i hass-ı bâhirü’l-ihlâsımız olan düvel-i müfahhamanın himmet ve muâvenet-i hayırhâhâneleri eseri olmak üzere” (Büyük Osmanlı ülkesinde yaşayan herkesin güzel katkıları, dost ve müttefikimiz olan devletlerin hayırlı yardımlarının sonucu olarak) ifadeleriyle haber verilir. Sultan “revabıt-ı kalbiye-i vatandaşî ile birbirine merbut olan ve nazar-ı ma’deleteser-i müşfikânemde müsâvî bulunan kâ e-i sunûf-ı teba’ai şahanem” (Vatandaşlığın kalbi bağlarıyla birbirine bağlanmış olan ve şefkatimin eseri olan âdil bakışımda eşit olan tebaamın sınıflarının tamamı) diyerek birbirine “vatandaşlık bağları ile bağlı ve gözünde her bakımdan eşit” tuttuğu halkının saadeti, huzuru ve refahı için bu kararları aldığını belirtir (Kaplan vd. 1974, s. 4-9). Islahat Fermanı’nın Tanzimat Fermanı’na göre çok daha kapsamlı ve ayrıntılıdır. Fakat ferman, Müslüman tebaa arasında memnuniyetsizliklere yol açmış, gayrimüslim tebaa arasında da “üzerlerindeki devlet baskı ve otoritesinin artacağı” yolunda birtakım itirazları başlatmıştır. Diğer yandan ferman, İngiliz ve Fransız elçileriyle birlikte hareket eden devrin Âli Paşa gibi önde gelen devlet adamları tarafından hazırlanmış olduğundan, bundan sonraki birtakım tavizler için kapı aralanmıştır. Örneğin; bundan sonraki uygulamaların bu devletlerin istek ve menfaatleri doğrultusunda yapılması, yine devlet görevine getirilecek kişilerin onların talepleri doğrultusunda seçilmesi gibi bazı baskılar ortaya çıkmıştır. Islahat Fermanı’nda yer alan maddelerin bir kısmı uygulanamamış olsa bile Osmanlı’ya ait hükümranlık hakları paylaşıma açılmış, devletin iç ve dış siyasetinde yabancı devletler için çok açık bir müdahale zemini hazırlanmıştır: “Osmanlı Devleti, bu fermanı ilan ettiğini dünyaya açıklamakla, hükümranlık haklarını yalnız şekil yönünden kurtarmış oluyordu. Gerçekte ise, Osmanlı İmparatorluğu’nun Hristiyan tebâasının refahını düşünmek ve bu hususta gereken kararları almak Avrupa’nın büyük devletlerinin eline geçmişti. Daha sonraları için Avrupa müdahalesinin hukuki dayanağı olarak gösterilecek ferman, Müslümanlar tarafından ‘imtiyaz fermanı’ olarak nitelendirilmiştir.”