TÜRK SOSYOLOGLARI Dersi MÜMTAZ TARHAN CEMİL MERİÇ soru detayı:

PAYLAŞ:

SORU:

Mümtaz Turhan ilköğretimin ve okuma yazmanın Türk toplumunda yaygınlaştırılması gerekliliği ile igili düşünceleri nedir?


CEVAP:

İlk Eğitim ve Batılılaşma Mümtaz Turhan ilköğretimin ve okuma yazmanın Türk toplumunda yaygınlaş- tırılması gerektiği kanaatinde olmasına rağmen neredeyse eğitime yönelik bütün yatırımların sadece bu alanda yapılmasını eleştirmektedir. Batılılaşmayı, kalkınmayı, ilk eğitime ve okuma yazma oranına bağlayan akım mensupları Mümtaz Turhan’ın en fazla eleştirdiği kesimi oluşturmaktadır. Ona göre bu tabaka “eğitim” denildiğinde ilk eğitimi anlayan kimselerdir. Bu kesimin zihninde bu kanaatin doğmasında iki önemli sebep rol oynamaktadır; 138 Türk Sosyologları 1. Bütün çağdaş toplumların aynı zamanda yüzde yüze yakın bir oranda okuryazar, geri kalmış memleketlerin halkının da ümmi (cahil, okuma yazma bilmeyen) olmaları. 2. Geri kalışımızın sebebinin, halkın bilhassa köylünün cahil olmasında aranmasıdır (Turhan, 1980: 82). Mümtaz Turhan o günün Türk eğitim sistemi konusunda hangi çarpıcı görüşleri ileri sürmüştür? Mümtaz Turhan’ın ünlü bir sosyal antropoloğun cümleleri ile bu görüşlerini destekler: “İlkel bir topluluğu medenileştirmek gayesiyle sadece okuma yazma öğ- retirseniz, okuma yazma bilen ilkel bir topluluk elde etmiş olursunuz”. Milletler arasında kültür ve medeniyet farklarını doğuran, onların halk tabakaları değil, aydın zümrelerdir. Gerçekte Türk halkıyla diğer medeni milletlerin halk tabakaları arasında bilgi bakımından büyük bir fark bulunmamasına karşılık, Türk aydınlarıyla (bazı istisnalara rağmen) Batı aydınları arasında uçurumlar kadar derin farklar vardır. Türkiye’nin geri kalışının sebebi, halkının cehaleti değil, aydınlarının gerek nicelik, gerek nitelik bakımından yetersiz oluşudur (Turhan, 1980: 86- 87). Mümtaz Turhan dünyada alet ve makineleri, fennî metodları, verimli çalışma ilkelerini ve ülkeleri en iyi bir şekilde yönetme tarzlarını bulan, keşif veya icat eden, mükemmelleştirenlerin aydınlar olduğunu ifade eder. Onun için bir memleketin geriliğinden halkını sorumlu tutmak kadar gülünç ve abes bir şey olamaz