BİREYSEL İŞ HUKUKU Dersi Kıdem Tazminatı soru detayı:

PAYLAŞ:

SORU:

Yaşlılık Aylığı (Emeklilik) veya Toptan Ödeme Almak Amacıyla Fesih nedir?


CEVAP:

Yaşlılık Aylığı (Emeklilik) veya Toptan Ödeme Almak Amacıyla Fesih

İşçilere kıdem tazminatı alma hakkı kazandı- ran en eski gerekçelerden biri Sosyal Güvenlik Ku- rumundan emeklilik ya da toptan ödeme almaktır(m.14/I-4). Bu hakkı kazandığını ve Kuruma başvu- ruda bulunduğunu işverene ibraz eden işçi, en az bir yıl kıdemi olması hâlinde kıdem tazminatı alabilir.

Yüksek mahkemenin kararları doğrultusunda, kıdem tazminatı talep edilebilmesi için salt emekli- lik aylığına hak kazanılması yeterli görülmemiştir. Bunun dışında işçiden, söz konusu aylık ya da top- tan ödeme için SGK’ye başvurduğunu belgelemesi istenmektedir. Böylelikle işçinin aylık ya da toptan ödemeye hak kazanıp kazanmadığı denetlenmiş olmakta, sosyal güvenlik anlamında bu hakkı ka- zanmasının ardından ilgili kuruma başvurmaksızın kıdem tazminatı talebiyle işyerinden ayrılması ve bu yolla hakkını kötüye kullanmasının da önüne geçilmektedir.

Emeklilik ya da toptan ödeme almak ama- cıyla Sosyal Güvenlik Kurumuna başvur- mak kıdem tazminatı hakkı doğurur.

Ülkemizde emekliye ayrılan işçilerin önemli bir kısmının, çalışmalarını sürdürdükleri görülmek- tedir. Gelir sıkıntısı içindeki çoğu işçi emeklisinin başvurduğu yöntem, ülkemizde emeklilik politika- larının belirlenmesinde âdeta doğal bir uygulama muamelesi görmekte, kendilerine yaşlılık aylığı bağlananlardan ne şekilde prim alınacağına ilişkin yasal düzenlemeler getirilmektedir. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası’nda da, çalışan emeklilerden “sosyal güvenlik destek primi (SGDP)” alınacağı açıkça düzenlenmiştir. Bu durum yeniden prim ödeyecek olmaları sebebiyle emeklilerin tepkisine neden olmaktadır. Konunun kıdem tazminatını da ilgilendiren bir yönü bulunmaktadır. Buna göre yaşlılık aylığı almaya başlayan çoğu işçi, yaşlılık aylığı alma (emeklilik) nedenini kıdem tazminatı sebebi olarak kullanmayıp çalışmasını sürdürmektedir. Bu şekilde çalışanların büyük çoğunluğu için de SGDP ödenme- mektedir. Hatta işverenler bu nitelikteki kişiler için sigorta primi yatırma ihtiyacı duymayıp onları kayıt dışı çalıştırmayı tercih etmektedir. Yargıtay, bu tip işçilerin yaşlılık aylığı bağlandıktan sonra çalışmaya devam et- tikleri süre sonunda işten ayrıldıklarında, kıdem tazminatlarının emeklilik öncesi dönemi de dikkate alarak hesaplanması gerektiğine karar vermiştir (Yarg. 9HD. 19.2.2009, 2007-37301/2009-3008). Ancak yüksek mahkeme bunun için ilk dönemde kıdem tazminatının ödenmemiş olmasını aramaktadır.

Bu noktada 1475 sayılı eski İş Kanunu’nun yürürlüğü süren 14. maddesine 25.8.1999 gün ve 4447 sa- yılı Kanunun 45. maddesi ile eklenen 5. bende değinmekte yarar görüyoruz. Kanun’a eklenen söz konusu düzenlemeyle işçiye, emeklilik konusunda yaş hariç diğer kriterleri yerine getirmesi hâlinde, kendi isteği ile işten ayrılma imkânı tanınmıştır. Başka bir anlatımla, sigortalılık süresini ve pirim ödeme gün sayısını tamamlayan işçi, yaş koşulu sebebiyle emeklilik hakkını kazanmamış olsa da işyerinden anılan bent gerekçe gösterilmek suretiyle ayrılabilecek ve kıdem tazminatına hak kazanabilecektir. Ancak Yargıtay, kanunun sunduğu bu imkânın başka bir işe geçmek için kullanılamayacağını o sebeple işten ayrıldıktan bir gün sonra başka bir işverene ait işyerinde çalışmaya başlayan işçinin hakkını kötüye kullandığını kabul etmiştir (Yarg. 9HD. 4.4.2006, 2716/8547).

Yaşlılık aylığı ya da toptan ödeme alma hakkını kazanan işçinin başvuracağı fesih usulünün, anılan fesih sebebinin 24. maddede düzenlenmemesi karşısında, bildirim sürelerine uygun olmasını gerektirir. Ancak yukarıda değinilen ve askerlik hâlinde uygulanan fesih usulü konusunda yaşanan tartışmanın bir benzeri burada da ortaya çıkmıştır. Yargıtay bu sebebe dayalı fesihlerin de derhâl yapılabileceği görüşündedir. Oysa yaşlılık aylığına hak kazanma ya da toptan ödeme talebinin de önceden öngörülebileceği açıktır. Dolayısıy- la bu sebebe dayalı feshin de bildirim sürelerine uygun olması gerekir.