İKTİSADA GİRİŞ II Dersi DIŞA KAPALI VE DIŞA AÇIK EKONOMİDE DENGE soru cevapları:

Toplam 63 Soru & Cevap
PAYLAŞ:

#1

SORU: Reel gelir nedir?


CEVAP: Reel gelir belirli bir dönemde nominal gelirin ilgili dönemin fiyat endeksine bölünmesi ile elde edilen geliri temsil etmektedir. Diğer bir ifadeyle reel gelir nominal gelirin enflasyondan arındırılmış halidir.

#2

SORU: Maliye politikası nedir?


CEVAP: Maliye politikası kısaca devletin kamu harcamaları ve vergiler yoluyla ekonomik faaliyetleri yönettiği politikalar şeklinde tanımlanır.

#3

SORU: Keynesyen iktisada göre ekonomide toplam üretim ve istihdam düzeyinin temel belirleyicileri nelerdir? Keynes eksik istihdam durumunda hangi politikaları önermektedir?


CEVAP: Keynesyen iktisada göre bir ekonomide toplam üretim ve istihdam, toplam harcama (toplam talep) tarafından belirlenir. Keynes eksik istihdam durumunda enflasyonist baskı oluşmadan toplam üretimin ve istihdamın arttırılabileceğini öne sürmektedir. Keynes’e göre devlet kamu harcamaları ve vergileri (maliye politikası) kullanarak ekonomideki toplam talebi yönetebilir.

#4

SORU: Monetaristlerin para ve maliye politikaları hakkındaki görüşleri nelerdir?


CEVAP: Monetaristler para arzı ile ekonomik faaliyetler arasında bir bağlantı olduğunu öne sürmüş, para arzını yönetenlerin para arzını kontrol ettiklerinde enflasyonist bir sürecin yaşanmayacağını vurgulamışlardır. Buna göre enflasyonist sürecin kontrol altında tutulması yatırımları ve dolayısıyla üretim ve istihdamı olumlu etkileyecektir. Ancak Keynesyen iktisadın aksine monetaristler maliye politikaları yoluyla yatırımları ve ekonomik faaliyetlerin düzeyini belirlemekten kaçınırlar. Çünkü monetaristler devletin ekonomide para arzına ekonomik faaliyetlerin düzeyine göre müdahale etmesini, piyasaların serbest işleyişine ise müdahale edilmemesi gerektiğini savunmaktadırlar.

#5

SORU: Kamunun yer almadığı dışa kapalı bir ekonomide toplam harcamalar hangi kalemlerden oluşur?


CEVAP: Kamunun yer almadığı dışa kapalı bir ekonomide toplam harcamalar (AE) hane halklarının tüketim harcamaları (C) ve firmaların planlanan yatırımlarından (I) oluşur (AE C + I).

#6

SORU: Y > C + I durumunda milli gelir dengesi nasıl oluşur?


CEVAP: Y > C + I durumunda toplam gelir planlanmış toplam harcamalardan büyüktür. Bu durumda firmaların planlanmamış stoklarında bir artış olur, üretim düşer. Sonuç olarak daha düşük bir çıktı düzeyinde milli gelir dengesi sağlanmış olur.

#7

SORU: Y < C + I durumunda milli gelir dengesi nasıl oluşur?


CEVAP: Y < C + I durumunda toplam gelir planlanmış toplam harcamalardan daha düşüktür. Bu durumda firmaların planlanmamış stoklarında bir düşüş yaşanır, üretim artar. Sonuç olarak daha yüksek bir çıktı düzeyinde milli gelir dengesi sağlanmış olur.

#8

SORU: Toplam gelirin (Y) 500, toplam tüketim harcamalarının (C) 480, planlanmış yatırımın (I) ise 70 birim olduğu kamunun yer almadığı dışa kapalı bir ekonomide planlanmamış stok değişimi ne kadardır?


CEVAP: Ekonomide milli gelir dengesinin sağlanabilmesi için toplam gelirin toplama harcamalara eşit olması gerekir. Toplam harcamaların toplam gelirden büyük olması durumunda planlanmamış stoklarda bir azalma yaşanır. Örneğin burada toplam harcamalar 550 birimdir [(C+I) (480+70) 550) ] Toplam gelir ise 500 birimdir. Dolayısıyla bu ekonomide planlanmamış stoklarda bir azalma söz konusudur. Planlanmamış stok değişimi –50 birimdir [(Y–AE) (500–550) –50].

#9

SORU: Çarpan kavramı nasıl tanımlanabilir?


CEVAP: Çarpan bir ekonomide reel toplam çıktının denge düzeyindeki değişimin, dışsal değişkenlerdeki değişime oranı şeklinde tanımlanır.

#10

SORU: Yatırım harcamaları 25 birim artarken, toplam gelirin 125 birim arttığı bir ekonomide çarpan katsayısı kaçtır?


CEVAP: Çarpan katsayısı gelirdeki değişimin dışsal değişkendeki değişime oranı şeklinde gösterilir. Dolayısıyla yatırım çarpanını (?Y/?I) şeklinde gösterebiliriz. Burada yatırım çarpanının değerini gelirdeki değişmeyi, yatırım harcamalarındaki değişmeye oranlayarak bulabiliriz. Dolayısıyla çarpan değeri burada 5 değerini (?Y/?I 125/25 5) almaktadır.

#11

SORU: Marjinal tüketim eğilimi nedir? Nasıl formüle edilir?


CEVAP: Marjinal tüketim eğilimi (MPC) gelirdeki değişmenin ne kadarının tüketime ayrılacağını gösteren katsayıdır. Tüketim miktarındaki değişmenin gelirde meydana gelen değişmeye oranı şeklinde gösterilir (MPC?C/?Y).

#12

SORU: Marjinal tasarruf eğilimi nedir? Nasıl formüle edilir?


CEVAP: Marjinal tasarruf eğilimi (MPS) gelirdeki değişmenin ne kadarının tasarrufa ayrılacağını gösteren katsayıdır. Tasarruf miktarındaki değişmenin gelirde meydana gelen değişmeye oranı şeklinde gösterilir (MPS?S/?Y).

#13

SORU: Marjinal tüketim eğilimi ile marjinal tasarruf eğiliminin toplam değeri kaçtır? Neden?


CEVAP: Marjinal tüketim eğilimi gelirde meydana gelen artışın ne kadarının tüketime ayrılacağını gösterir. Marjinal tasarruf eğilimi ise gelirde meydana gelen artışın ne kadarın tasarruf edileceğini gösterir. Gelirdeki artış iki şekilde değerlendirilir: • Ya tüketilir, • Ya da tasarruf edilir. Dolayısıyla marjinal tüketim eğilim (MPC) ile marjinal tasarruf eğiliminin (MPS) toplamları her zaman 1’e eşittir.

#14

SORU: Marjinal tüketim eğiliminin 0,7 olduğu bir ekonomide marjinal tasarruf eğiliminin değeri kaçtır?


CEVAP: Marjinal tüketim eğilimi ile marjinal tasarruf eğiliminin toplamı 1’e eşittir (MPC + MPS 1). Çünkü artan gelir bireyler tarafından ya tüketime ayrılacaktır ya da tasarruf edilecektir. Dolayısıyla marjinal tüketim eğiliminin 0,7 olduğu bir ekonomide marjinal tasarruf eğilimi 0,3 olacaktır.

#15

SORU: Kamunun yer almadığı dışa kapalı bir ekonomide marjinal tüketim eğiliminin 0,75 olduğu durumda çarpan katsayısının değeri kaçtır?


CEVAP: Kamunun yer almadığı dışa kapalı bir ekonomide çarpan değeri aşağıdaki şekilde formüle edilir: [1/(1–MPC)] Eşitlikte marjinal tüketim eğilimini yerine koyarsak çarpan katsayısı 4 değerini [1 / (1 – (0,75) 1 / 0,25 4] alacaktır.

#16

SORU: Kamunun yer almadığı dışa kapalı bir ekonomide marjinal tasarruf eğiliminin 0,20 olduğu durumda çarpan katsayısının değeri kaçtır?


CEVAP: Kamunun yer almadığı dışa kapalı bir ekonomide çarpan değeri aşağıdaki şekilde formüle edilir: (1/MPS) Eşitlikte marjinal tasarruf eğilimini yerine koyarsak çarpan katsayısı 5 değerini (1 / 0,20 5) alacaktır.

#17

SORU: Kamunun yer aldığı dışa kapalı bir ekonomide toplam harcamalar hangi kalemlerden oluşur?


CEVAP: Kamunun yer aldığı dışa kapalı bir ekonomide toplam harcamalar (AE); • Hane halklarının tüketim harcamaları (C), • Firmaların planlanan yatırımları (I) ve • Kamu harcamalarından (G) oluşur. (AE C + I + G)

#18

SORU: Kamu harcamaları çarpanının 4 olduğu dışa kapalı bir ekonomide kamu harcamalarında meydana gelen 100 birimlik artış milli gelir denge düzeyini ne kadar arttırır?


CEVAP: Kamu harcamalarındaki artış milli geliri kamu harcamaları çarpanı oranında arttırır. Dolayısıyla kamu harcamaları çarpanının 4 olduğu bir durumda kamu harcamaları 100 birim arttırılırsa denge gelir düzeyi 400 birim artar.

#19

SORU: Marjinal tasarruf eğiliminin 0,25 olduğu dışa kapalı bir ekonomide kamu harcamalarında meydana gelen 125 birimlik artış denge milli gelir düzeyini ne kadar artırır?


CEVAP: Dışa kapalı bir ekonomide kamu harcamaları çarpanı aşağıdaki şekilde formüle edilir: (1/MPS) Formülde marjinal tasarruf eğilimini yerine koyarsak çarpan katsayısı 4 değerini (1 / 0,25 4) alacaktır. Denge milli gelir düzeyi ise kamu harcamalarındaki artışın çarpan katsayısı oranında artacaktır. Buna göre kamu harcamalarının 125 birim arttığı dışa kapalı bir ekonomide denge milli gelir düzeyi 500 birim (125 x 4 500) artacaktır.

#20

SORU: Kamunun yer aldığı dışa kapalı bir ekonomi modeli için harcanabilir gelir (YD) nasıl formüle edilir?


CEVAP: Kamunun yer aldığı dışa kapalı bir ekonomi modeli için harcanabilir gelir şu şekilde formüle edilir: YD Y – (TA – TR) Eşitlikte; • TA vergi gelirlerini, • TR ise transfer ödemelerini temsil etmektedir. TA – TR ifadesi ise net vergi geliri (T) olarak adlandırılmaktadır.

#21

SORU: Kamunun yer aldığı dışa kapalı bir ekonomi modelinde vergi çarpanı neyi ifade eder? Vergilerdeki değişim denge milli gelir düzeyini nasıl etkiler?


CEVAP: Vergi çarpanı net vergilerde meydana gelen bir değişimin denge gelir düzeyi üzerindeki etkisini gösterir. Vergi çarpanı, kamu harcamaları çarpanının aksine denge gelir düzeyini tersi yönde etkilemektedir. Yani net vergilerde bir artış olması durumunda gelir düzeyi azalırken, net vergilerin azalması denge gelir düzeyini yükseltmektedir.

#22

SORU: Kamunun yer aldığı dışa kapalı bir ekonomide denk bütçe çarpanının değeri kaçtır?


CEVAP: Kamunun yer aldığı dışa kapalı bir ekonomide denk bütçe çarpanı 1’e eşittir. Çünkü hükümet toplam gelir düzeyini bütçe açığına neden olmayacak şekilde arttırmak istediğinde, kamu harcamalarındaki artışa eşdeğer miktarda vergileri arttırmalıdır.

#23

SORU: Ödemeler bilançosu nedir?


CEVAP: Bir ülkenin yurtdışı ile yaptığı mal-hizmet alım ve satımları (ithalat ve ihracat), turizmden elde edilen gelirler, sermaye akımları gibi yurtdışı ile gerçekleştirdiği iktisadi işlemlerin tutulduğu muhasebe kaydına, ödemeler bilançosu (ödemeler dengesi) adı verilir. Ödemeler dengesi iki ana kalemden oluşur: • Cari işlemler dengesi ile • Sermaye ve finans işlemleri dengesi.

#24

SORU: Cari işlemler dengesi hangi alt kalemlerden oluşmaktadır?


CEVAP: Cari işlemler hesabı temel olarak dört alt kalemden oluşmaktadır: • Bunlardan ilki ve en önemlisi yurtdışıyla mal alım-satımı, yani ihracat (X) ve ithalattır (M). İhracat, yurtdışına mal satılmasıdır. İthalat ise yurtdışından mal satın alınmasıdır. • Cari işlemler dengesinin ikinci önemli alt kalemi ise, hizmet alım ve satımlarıdır. Bir ülkenin mal ve hizmet ihracatı ile ithalatı arasındaki fark ise dış ticaret dengesi olarak adlandırılır. Eğer ihracat ithalattan büyükse (X > M ya da X – M > 0), ülkenin dış ticaret fazlası vardır denir. Ancak ithalat ihracattan büyükse (X < M ya da X – M < 0), bu kez de dış ticaret açığından söz edebiliriz. • Cari işlemler hesabının üçüncü alt kalemi yatırımdır (varlık satın alınması). Bunlar yurtdışından satın aldığınız varlıkların sağladığı kar, rant, faiz gibi döviz kazandırıcı işlemlerdir. • Cari işlemler hesabının dördüncü alt kalemi ise transferlerdir. Bu tür işlemlerden dolayı gidengelen dövizlerin bir mal ve hizmet satın alınması ya da bir yatırım yapılması gibi karşılığı yoktur. Bu işlemler karşılıksız olarak, tek yanlı döviz akımını ifade eder.

#25

SORU: Net ihracat kavramı neyi temsil etmektedir?


CEVAP: Net ihracat (NX) bir ekonomide toplam ihracattan (X) toplam ithalatın (M) çıkarılmasıyla elde edilen değerdir: (NX X – M)

#26

SORU: Dışa açık ekonomi çarpanı nasıl formüle edilir?


CEVAP: Dışa açık ekonomi çarpanı aşağıdaki şekilde formüle edilir: 1 / (1 – c + m) Eşitlikte c marjinal tüketim eğilimini, m ise marjinal ithalat eğilimini göstermektedir. Marjinal ithalat eğilimi (m ya da MPM) gelirdeki artışın ithalat düzeyini ne düzeyde arttıracağı gösterir.

#27

SORU: Marjinal ithalat eğiliminin 0,10 olduğu bir ekonomide gelirde meydana gelen 1000 birimlik bir artış, toplam ithalatı ne kadar arttırır?


CEVAP: Marjinal ithalat eğilimi gelirdeki artışın ne kadarının ithalata ayrılacağını gösterir ve ithalattaki değişmenin gelirdeki değişmeye oranı şeklinde gösterilir. Buna göre marjinal ithalat eğilimini 0,10 olduğu bir ekonomide gelirdeki 1000 birimlik artış, toplam ithalatı 100 birim arttıracaktır.

#28

SORU: Nominal gelir sabitken fiyatlar genel düzeyinde meydana gelen artış denge milli gelir düzeyini nasıl etkiler?


CEVAP: Nominal gelir düzeyi sabitken fiyatlar genel düzeyinde meydana gelen artış milli gelir dengesini iki şekilde etkiler: • Öncelikle nominal gelir düzeyi sabitken fiyatlarda meydana gelen artış, sahip olunan varlıkların değerinin düşmesi yani satın alma gücünün azalması anlamına gelmektedir. Bu durumda reel tüketim harcamaları azalacak, tüketim harcamalarındaki azalma ise toplam harcamaların azalmasına neden olacaktır. • Fiyatlar genel düzeyinde yaşanan bir artışın toplam harcamalar üzerindeki ikinci etkisi ise net ihracat üzerinden olacaktır. Yurtdışı fiyatlar sabitken yurtiçi fiyatların yükselmesi ihracatı azaltacak ithalatı ise arttıracaktır. Bu durum ihracat ve ithalat arasındaki fark olarak tanımlanan net ihracat değerini düşürecektir. Bu da toplam harcamaların azalması ile sonuçlanacaktır.

#29

SORU: Ekonomide yeterince toplam harcamanın gerçekleşmemesi nedeniyle, denge gelir düzeyi potansiyel gelir düzeyinin altında kalır ve ekonomi resesyona (durgunluğa) girer. Keynesyen yaklaşıma göre bu durgunluktan çıkmanın yolu nedir?


CEVAP: Keynes’e göre bu durumun nedeni talep yetersizliğidir. Böyle bir durumda toplam harcamaların yükseltilmesi gerekir. Bu durumdan kurtulmanın yolu ise ancak hükümetin kamu harcamalarını arttıran bir genişletici maliye politikasına başvurmasıdır. Keynes genişletici maliye politikalarıyla toplam talebi arttırmanın daha rahat gerçekleşebileceğine inanmaktadır. Bu durumda toplam harcamalar artar ve denge milli gelir düzeyi yükselir.

#30

SORU: Planlanmış toplam harcamaların potansiyel milli gelir düzeyini aşması ekonomide ne gibi sonuçlar doğurur?


CEVAP: Planlanmış toplam harcamaların potansiyel milli gelir düzeyinin üzerinde yer alması ekonomide enflasyonist bir açığa neden olur. Bu açık nedeniyle fiyatlar genel düzeyinin yükselmesi toplam reel gelirin ve dolayısıyla toplam harcamaların azalmasına yol açar.

#31

SORU: Para politikasının toplam harcamaları etkileme mekanizması nasıl açıklanabilir?


CEVAP: Para politikasının toplam harcamaları etkileyebileceği en önemli araç faizdir. Örneğin genişletici bir para politikası uygulamasına gidildiğini varsayalım. Bu durumda para arzındaki artış faiz oranlarını düşürecektir. Faiz oranlarındaki azalma ise yatırımları ve dolayısıyla toplam harcamaları arttıracaktır. Daraltıcı para politikası uygulamalarında ise süreç tersine işleyecek ve toplam harcamalar azalacaktır.

#32

SORU: Göreli dış ticaret fiyatlarındaki değişmenin toplam harcamalar ve denge milli gelir üzerindeki etkisi nedir?


CEVAP: Döviz kurları sabitken bir ülkenin ihraç ettiği malların fiyatları ihraç ettiği ülkeye görece artıyorsa o ülkenin ihracatı düşer, ithalatı artar. Bu durumda ihracatçı ülkenin net ihracatı ve dolayısıyla toplam harcamaları azalır. Diğer taraftan göreli dış ticaret fiyatları döviz kurlarındaki değişimden de etkilenir. Ulusal paranın yabancı para cinsinden değer kaybetmesi, yani döviz kurunun yükselmesi, fiyatlar genel düzeyinin sabit kaldığı varsayımı altında ülkedeki malların fiyatlarının görece düşmesi anlamına gelmektedir. Bu durumda yurtiçi mallara olan talep artar, ihracat yükselirken ithalat düşer. Bu da net ihracat değerinin yükselmesine neden olur. Bu durum toplam harcamalar ile birlikte denge milli gelir düzeyinin artması anlamına gelmektedir.

#33

SORU: Esnek döviz kuru sisteminde kur nasıl belirlenir?


CEVAP: Esnek kur sisteminde döviz kuru döviz piyasasındaki arz ve talebe göre belirlenir. Para yetkilileri veya hükümet bu sistemde kura herhangi bir müdahalede bulunmaz.

#34

SORU: Sabit döviz kuru sisteminde kur nasıl belirlenir?


CEVAP: Sabit kur sisteminde para yetkilileri ya da hükümet doğrudan döviz fiyatlarını belirler.

#35

SORU: Devalüasyon nedir?


CEVAP: Sabit kur sisteminde para yetkilileri ya da hükümetin döviz fiyatını arttırmasına devalüasyon denir.

#36

SORU: Revalüasyon nedir?


CEVAP: Sabit kur sisteminde para yetkilileri ya da hükümetin döviz fiyatını düşürmesine revalüasyon denir.

#37

SORU: Gözetimli döviz kuru sisteminde kur nasıl belirlenir?


CEVAP: Gözetimli döviz kuru sisteminde mevcut bir döviz kuru piyasası vardır. Ancak para yetkilileri bu piyasanın sınırlı bir şekilde çalışmasına izin verirler. Yine döviz kurunun alt ve üst sınırı para yetkilileri tarafından belirlenir.

#38

SORU: Yurtiçi faiz oranlarının yurtdışı faiz oranlarına göre yükselmesi toplam harcamaları nasıl etkiler?


CEVAP: Yurtiçi faiz oranlarının yurtdışı faiz oranlarına göre yükselmesi, yurtdışından yurtiçine doğru sermaye akımına neden olur. Bu sermaye akımları yerli paranın değer kazanmasına ve net dış ticaretin azalmasına yol açar. Bunun sonucu olarak da toplam harcamalar düşer, toplam talep daralır.

#39

SORU: Bir ekonomide enjeksiyonlar hangi kalemleri temsil etmektedir?


CEVAP: Enjeksiyonlar yurtiçinde üretilen mallara yapılan doğrudan harcamaları temsil etmektedir. Diğer bir ifadeyle enjeksiyonlarda yurtiçinde veya yurtdışında elde edilen gelir doğrudan harcama biçiminde ekonomiye enjekte edilmekte, yani harcama döngüsüne katılmaktadır. Dışa açık ekonomide dört ana harcama kalemi; • Tüketim (C), • Yatırım (I), • Kamu harcamaları (G) ve • İhracat (X) enjeksiyonları oluşmaktadır.

#40

SORU: Bir ekonomide sızıntılar hangi kalemleri temsil etmektedir?


CEVAP: Sızıntılar toplam gelirin yurtiçinde üretilen mallara harcanmayan kısmıdır. Tasarruflar (S), devlete ödenen net vergi (T) ve ithalat (M) dışa açık bir ekonomide sızıntıları temsil etmektedir.

#41

SORU: Kamunun yer aldığı dışa kapalı bir ekonomide enjeksiyonlar-sızıntılar yaklaşımıyla denge gelir düzeyi nasıl belirlenir?


CEVAP: Kamunun yer aldığı dışa kapalı bir ekonomide toplam gelir-toplam harcama eşitliğine net vergi gelirleri (T) ve kamu harcamaları (G) ilave edilir. C + S +T C + I + G ? S +T I + G Bu denklem bize kamunun yer aldığı dışa kapalı bir ekonomide denge gelir düzeyini göstermektedir. Burada eşitliğin sol tarafındaki (S + T) sızıntılar, sağ tarafındaki (I+G) ise enjeksiyonlar toplamını göstermektedir. Bu eşitliği S – I G – T şeklinde de yazabiliriz. Bu sonuca göre kamunun yer aldığı dışa kapalı bir ekonomide tasarrufların (sızıntılar) yatırımlara (enjeksiyonlar) eşit olduğu durumda toplam gelir dengesi oluşmaktadır.

#42

SORU: Dışa açık bir ekonomide enjeksiyonlar-sızıntılar yaklaşımıyla denge gelir düzeyi nasıl belirlenir?


CEVAP: Dışa açık ekonomide toplam gelir-toplam harcama eşitliğine ithalat (M) ve ihracat (X) eklenir. C + S +T + M C + I + G + X ? S +T +M I + G +X Bu denklem ise bize dışa açık bir ekonomide denge gelir düzeyini vermektedir. Eşitliğin sol tarafındaki (S +T + M) sızıntılar, sağ tarafındaki (I + G + X) ise enjeksiyonlar toplamını göstermektedir. Bu sonuca göre kamunun yer aldığı dışa açık bir ekonomide tasarrufların (sızıntılar) yatırımlara (enjeksiyonlar) eşit olduğu durumda toplam gelir dengesi oluşmaktadır.

#43

SORU: Dışa açık bir ekonomide yatırım-tasarruf eşitliği ile bütçe dengesi ve dış ticaret dengesi arasındaki ilişki nasıl açıklanabilir?


CEVAP: Dışa açık ekonomide toplam gelir-toplam harcama eşitliği şu şekildedir: C + S +T + M C + I + G + X Eşitliği sadeleştirerek enjeksiyonlar-sızıntılar eşitliğine ulaşabiliriz. S +T +M I + G +X Eşitliğin sol tarafındaki (S + T + M) sızıntılar, sağ tarafındaki (I + G + X) ise enjeksiyonlar toplamını göstermektedir. Eğer devlet bütçesi dengede ise G – T 0 olacağından S – I X – M eşitliğini yazabiliriz. Açık ekonomi modelinde ülke eğer bütçe dengesinin yanı sıra dış ticaret dengesine de sahipse X – M 0 olacağından yatırım-tasarruf eşitliği sağlanmıştır diyebiliriz (S I).

#44

SORU:

Reel gelir ne demektir?Reel gelir, belirli bir dönemde nominal gelirin ilgili dönemin fiyat endeksine bölünmesi ile elde edilir.


CEVAP:

Reel gelir, belirli bir dönemde nominal gelirin ilgili dönemin fiyat endeksine bölünmesi ile elde edilir.


#45

SORU:

Toplam gelir-toplam harcama yöntemiyle denge gelir düzeyinin belirlenmesini inceleyen modeller nelerdir?


CEVAP:

Kapalı ve açık model


#46

SORU:

Kapalı ekonomi modellerini anlatınız.


CEVAP:

Birinci modelde yurtiçindeki hanehalklarının ve firmaların, yurtiçinde üretilmiş olan mallara yaptıkları tüketim ve yatırım harcamalarına yer vererek toplam gelir dengesinin oluşumu incelenmektedir. Bu incelemeyi yaparken, kamu harcamalarını ve dış ticareti konu dışında bırakılıp, birinci model kamunun yer almadığı dışa kapalı model olarak adlandırılmaktadır. İkinci modelde kamu harcamalarına da yer verilip, ancak dış ticaret yine modelin dışında bırakılmaktadır. Bu modele de, kamunun yer aldığı dışa kapalı model adı verilmektedir.


#47

SORU:

Dışa kapalı ekonomilerde toplam harcama neyi ifade etmektedir?


CEVAP:

Dışa kapalı ekonomide toplam harcamalar (AE) hane halklarının tüketim harcamaları (C) ve firmaların (girişimcilerin) planlanan yatırım harcamalarından (I) oluşur:

AE ? C + I


#48

SORU:

Makroekonomik denge ne demektir?


CEVAP:

Bir ekonomide makroekonomik dengenin var olabilmesi için gelir ve harcamaların birbirine eşit olması gerekir.

Y = C + I


#49

SORU:

Gelirlerin giderlerden fazla olması durumunu açıklayınız.


CEVAP:

Y > C + I durumunda çıktı (gelir) planlanmış toplam harcamalardan büyüktür. Firmalar sattıkları ürünlerden fazlasını satmayı planladıklarında planlanmamış stoklarda bir artış oluşur, üretim düşer. Stok yatırımları, planlanan yatırımlardan daha büyüktür. Yani planlanan ve gerçekleşen yatırımlar eşit değildir.


#50

SORU:

Çarpan ne demektir?


CEVAP:

Çarpan: Bir ekonomide reel toplam çıktının denge düzeyindeki değişiminin, dışsal değişkendeki değişime oranı olarak tanımlanır.


#51

SORU:

Kamunun ekonomi üzerindeki maliye politikaları etkinlikleri nelerdir?


CEVAP:

Kamu harcamaları (G) ve net vergi gelirleri (T). Devlet çeşitli işlerin yürüyebilmesi için kırtasiye malzemeleri, gıda maddeleri, giyim eşyaları, mobilya vb. gibi nihai tüketim harcamaları yapar, görevlendirdiği personeline (memur ve işçi) ücret öder, alt yapı (baraj, yol, havaalanı vb.) oluşturmak için yatırım yapar. Bunlar kamunun cari ve yatırım harcamalarıdır. Bunun yanında devlet, ulusal gelirde bir mal ve hizmet karşılığı olmaksızın da bazı kesimlere ödemelerde bulunur. Örneğin işsizler için işsizlik ödeneği, emeklilerin maaşları vb. gibi. Bu tür giderlere de transfer harcamaları (TR) diyoruz. Devlet tüm giderlerini karşılamak için çeşitli bütçe gelirleri elde eder. Kamunun en önemli gelir kaynaklarından birisi vergilerdir (TA).


#52

SORU:

Kamunun yer aldığı kapalı ekonomilerde makroekonomik denge nasıl sağlanmaktadır?


CEVAP:

Hanehalklarının devlete yaptığı vergi ödemesi ile devletten aldığı transfer ödeneklerini dikkate alırsak, harcanabilir gelire (YD) ulaşırız:

YD=Y–(TA–TR) TA–TR terimine net vergi geliri (T) adını veriyoruz:

T=TA–TR Buna göre, harcanabilir geliri şöyle de yazabiliriz:

YD=Y–T

kamunun da yer aldığı kapalı bir ekonomi için toplam harcamaları yazalım:

AE = C + I + G

Denge gelir düzeyini belirlemek için toplam geliri, toplam harcamalara eşitlememiz gerekir:

Y = AE › Y = C + I + G


#53

SORU:

Denk bütçe çarpanı nedir?


CEVAP:

Denk bütçe çarpanı, toplam gelir düzeyindeki değişimin kamu harcamalarındaki değişime oranının 1’e eşit olmasıdır.


#54

SORU:

Ödemeler dengesini anlatınız.


CEVAP:

Ödemeler dengesi iki ana kalemden oluşur: Cari işlemler dengesi ve sermaye ve finans işlemleri dengesi. Ödemeler bilançosu içinde yer alan işlemler çift kayıt sistemiyle kaydedilir. Cari işlemler hesabındaki her hareket (+ ya da –), karşılığında ters yönde sermaye ve finans hesapları kalemine kaydedilir. Cari işlemler hesabının en önemli alt kalemi yurtdışıyla mal alım-satımı, yani ihracat (X) ve ithalattır (M). İhracat (dışsatım), yurtdışına mal satılmasıdır ve dolayısıyla ülkeye döviz kazandırıcı bir işlemdir. Ülkeye döviz kazandıran işlemler bilançoya (+) olarak işlenir (alacak kaydı). Bu nedenle ihracat geliri, ödemeler bilançosunun cari işlemler hesabına (+) olarak kaydedilir. İthalat (dış alım) ise yurtdışından mal alınması olduğundan, ülkeden yurtdışına doğru bir döviz çıkışı anlamına gelir ve bu nedenle cari işlemler hesabına (–) olarak kaydedilir (borç kaydı). Ödemeler bilançosunun ikinci ana kalemi sermaye ve finans hesabıdır. Sermaye ve finans hesabı, cari işlemler hesabına karşılık olarak denkleştirici bir görevi yerine getirir. Eğer bir istatistiki ya da ölçme hatası yoksa esnek döviz kuru sistemi altında her cari işlemin karşılığı sermaye ve finans hesabındaki bir hareketle (kayıtla) denkleşir. Dolayısıyla bu iki ana kalemin toplamı sıfır olur. 


#55

SORU:

Net ihracat ne demektir? Dışa açık ekonomide makroekonomik denge nasıl sağlanır?


CEVAP:

İhracat, yabancıların yurtiçinde üretilen mallara olan talebini, ithalat ise yurtiçindeki hanehalklarının ya da firmaların yurtdışında üretilen mallara olan talebini ifade eder. Bu nedenle yurtiçindeki talebin toplam düzeyini net olarak belirlemek istersek, ithalatı toplam talepten (harcamalardan) düşmemiz gerekir. Buna göre, dışa açık bir ekonominin toplam harcamalarını şöyle yazabiliriz:

Y=AE ? C + I + G + X


#56

SORU:

Toplam talep ve toplam harcamalar arasındaki ilişkiyi açıklayınız.


CEVAP:

Eğer ekonomide fiyatlar değişiyorsa, sahip olduğunuz varlıkların değeri, yani satın alma gücü de değişiyor demektir. Örneğin ekonominin fiyatlar genel düzeyi yükseldiğinde, servetinizin satın alabileceği mal miktarında bir azalma olacak demektir.Yani veri nominal toplam geliri düzeyinde, toplam tüketim harcamaları azalır; tersi durumda toplam tüketim harcamaları artar. Nominal toplam gelir (nominal GSYH) düzeyini sabit tutmamıza karşın, fiyatlar genel düzeyindeki değişimlerin reel toplam gelir (reel GSYH) değiştireceğine dikkat edelim. Nominal toplam gelir düzeyi sabitken fiyatlar genel düzeyi artarsa reel toplam gelir düzeyi azalır ya da fiyatlar genel düzeyi düşerse tersi olur. 

Ekonominin genel fiyatlar düzeyinin yükselmesi satın alma gücünün düşmesi anlamına gelir ve toplam harcamalar azalır; fiyatlar genel düzeyi düşerse toplam talep düzeyi artar. Bu nedenden dolayı, fiyatlar genel düzeyindeki bir yükselme ekonomideki toplam tüketim düzeyinin ve dolayısıyla da toplam talep düzeyinin düşmesi anlamına gelir.


#57

SORU:

Para politikasının toplam harcamalara etkisi nedir?


CEVAP:

Merkez Bankasının genişletici (para arzının artırılması) bir para politikası izlemesi durumunda faiz oranları düşer. Düşen faiz oranları, yatırım harcamalarının ve dolayısıyla toplam harcamaların artmasına neden olur. Daraltıcı ( para arzının azaltılması) para politikasında ise tersi yönde gelişmeler olur.

Para politikasının toplam talep üzerinde ne ölçüde etkili olacağı faiz oranlarının para politikasına olan duyarlılığına, yatırım harcamalarının faiz oranına duyarlılığına ve harcama çarpanının büyüklüğüne bağlıdır. Faiz oranlarındaki değişim yalnızca para politikasına bağlı değildir.


#58

SORU:

Döviz kurunun dış ticaret ve toplam harcamalara etkisi nedir?


CEVAP:

Döviz kurları sabitken, bir A ülkesinin ihraç ettiği malların fiyatları aynı malları üreten ve satan diğer ülkelere göre yükseliyorsa, dış dünyada A ülkesinin malına olan talep azalacak (dolayısıyla A ülkesinin ihracatı düşecek), göreli fiyatları düşük kalan ülkelerin ihracatı artacaktır.

Döviz kurları sabitken, örneğin Türkiye’nin Almanya’ya ihraç ettiği malların fiyatlarının Almanya’da üretilen ve satılan aynı malların fiyatlarına göre yükselmesi, Türkiye’nin ihracatını azaltıcı etki yapar. Eğer aynı malları Almanya Türkiye’ye ihraç ediyorsa, Türkiye’nin Almanya’dan yaptığı ithalat artar. Bu durumda Türkiye’nin net dış ticareti (NX=X–M) azalacağından, toplam harcaması düşer.

Sabit döviz kuru sisteminde hükümet döviz kurunu esnek döviz kuru sisteminde oluşabilecek değerin üzerinde belirler ve uygularsa, bu fiyattan döviz arzı döviz talebini aşacağından, ülke bir ödemeler dengesi açığı, aksi durumda da ödemeler dengesi fazlası ile karşılaşır. Hükümet, esnek döviz kuru sistemindeki denge fiyatın üzerinde belirlediği kuru bu düzeyde tutabilmek için, döviz fazlalıklarını satın alacak, yani rezervlerini artıracaktır. Denge fiyatının altındaki bir kur değerini sabit tutabilmek için de yukarıdakinin tersini yapacak, yani piyasaya döviz satacak, rezervlerini azaltacaktır. Ancak hükümetin elindeki döviz rezervi yetersizse ve rezervleri artırmak istiyorsa, sürekli bir devalüasyon politikası izleyecektir. Buna göre, sabit döviz kuru sistemi uygulayan bir ülke hükümeti ödemeler dengesi açıklarını devalüasyon, fazlalarını da revalüasyon politikasıyla çözmeye çalışır.


#59

SORU:

Devalüasyon ve revaülasyon kavramlarını açıklayınız.


CEVAP:

Döviz arz ve talebindeki değişimlerin etkisiyle döviz fiyatlarının yükselmesine dövizin değer yitirmesi, düşmesine de dövizin değer kazanması diyoruz. Sabit döviz kuru sisteminde Para yetkilileri ya da hükümet döviz fiyatlarını doğrudan belirler. Bu nedenle ekonomide serbestçe işleyen bir döviz piyasası yoktur. Para yetkilileri ya da hükümetin döviz fiyatını artırmasına devalüasyon (döviz kurunun değerini düşürme), düşürmesine de revalüasyon (döviz kurunun değerini yükseltme) diyoruz. Gözetimli döviz kuru sisteminde para yetkilileri döviz kuru piyasasının sınırlı bir esneklikle çalışmasına izin verirler. Saptadıkları alt ve üst bantlar arasında döviz kurunun piyasa tarafından oluşumuna izin verirler, bu bantların dışına çıkılması durumlarında piyasaya döviz sürerek-çekerek müdahalelerde bulunurlar.


#60

SORU:

İkiz açık ne demektir?


CEVAP:

İkiz açık, bütçe açığı ve dış ticaret açığının birlikte görülmesi durumudur.


#61

SORU:

Enjeksiyon ne demektir? Enjeksiyon kalemleri nelerdir?


CEVAP:

Toplam gelir, yurtiçinde üretilmiş olan mallara doğrudan harcanabilir. Buna enjeksiyonlar adını veriyoruz. Yani yurtiçinde ya da yurtdışında elde edilmiş olan toplam gelir, doğrudan harcama biçiminde ekonomiye enjekte edilmekte, yani harcama döngüsüne katılmaktadır. Dışa açık ekonomide yurtiçinde üretilen mallara yönelik dört ana harcama (enjeksiyon) kalemi şöyledir: Yurtiçindeki hanehalklarının tüketimi (C), yurtiçindeki yatırım harcamaları (I), kamu harcamaları (G) ve yurtdışında yaşayanların yapacağı harcamalar, yani ihracat (X).


#62

SORU:

Sızıntı ne demektir?


CEVAP:

toplam gelirin yurtiçinde üretilen mallara harcanmayan kısmıdır. Bu tür gelir kullanımları nedeniyle gelirin bir kısmı harcama döngüsünün dışına kaydırılmaktadır. Hanehalklarının tasarruf­ları (S), devlete ödenen net vergi (T) ve yurtdışında üretilmiş olan malların satın alınması, yani ithalat (M). Bunların toplamına da sızıntılar adını veriyoruz. Sızıntı terimini kullanma nedenimiz, bu şekildeki kaynak kullanımının doğrudan GSYH yaratma sürecine katılmamalarıdır.


#63

SORU:

Tasarruf paradoksu nedir?


CEVAP:

Hanehalkları, geleceklerini güvence altına almak amacıyla tasarruf­larını artırdıkları zaman, tasarruf paradoksu adını verdiğimiz ilginç bir durum ortaya çıkar. Tasarruflardaki bir artış sonucu, tasarruf eğrisi S0’dan S1’e doğru kayar. Bunun sonucunda, tüketim azalır ve çarpan etkisiyle denge milli gelir düzeyi Y0’dan Y1’e düşer. Hanehalklarının tasarruf­larını artırma arzusuna karşın ekonomide hem çıktı hem de gelir düzeyinde bir azalma yaşanmış ancak tasarruf­lar aynı düzeyde kalmıştır. Halbuki yaygın inanca göre tasarruf­larımızı artırmamız, gelirimizi de artırmamızı sağlayacaktır. Ancak bu, bireysel tasarruf­lar için geçerlidir. Eğer planlanan yatırımların sabit olmadığını, hanehalklarının yaptıkları tasarruf­ların bir kısmının yatırımlara aktarıldığını varsayarsak, gelir düzeyindeki düşme daha az olacaktır. Bu durumda, tasarruf paradoksunun oluşma şiddeti, tasarruf­ların ne ölçüde yatırımlara aktarıldığına bağlıdır. Tasarruf­lar ne kadar çok yatırımı finanse ederse, denge toplam gelirin azalma şiddeti o ölçüde düşük olacaktır.