OSMANLI DEVLETİ YENİLEŞME HAREKETLERİ (1876-1918) Dersi İDARİ REFORMLAR, YILDIZ BÜROKRASİSİ VE BABIALİ soru cevapları:

Toplam 82 Soru & Cevap
PAYLAŞ:

#1

SORU: Anayasanın öngördüğü seçim kanunu yapılamayınca seçimler Geçici Seçim yasasına göre yapıldı. .Bu yasaya göre seçimlerde hangi kurallar uygulandı?


CEVAP: 29 Ekim 1876 tarihli geçici talimata göre yapılan taşrada ki seçimlerde 50.000 kişiye bir milletvekili seçilme şartı uygulanamadığı gibi, 30 yaş zorunluluğu da 25’e indirildi. Geçici seçim talimatına göre Meclis-i Mebusan’ın 80’i müslim ve 50’si gayrimüslim olmak üzere toplam 130 üyesi olacaktı. Mebusları halk değil, daha önce halkın seçmiş olduğu vilâyet, sancak ve kaza idare meclislerinin üyeleri seçecekti.

#2

SORU: II. Abdülhamit’in Osmanlı tahtına çıkışı nasıl olmuştur?


CEVAP: 1876 yılında Midhat Paşa ve Hüseyin Avni Paşa’nın önderliğinde gerçekleştirilen bir darbe neticesinde padişah tahttan indirilip yerine V. Murad geçirildi. Ancak Sultan Murat’ın yaşanan kanlı olaylar nedeni ile zaten hassas olan sinirlerinin ve ruh sağlığını bozulması, tedavisi için gösterdikleri çabaların etkisiz kalması üzerine çaresizce Şehzade Abdülhamid tahta çıkarılmıştır.

#3

SORU: 4 Ağustos 1912’de meclisin feshedilmesinin nedeni neydi?


CEVAP: Yeni kurulan Gazi Ahmed Muhtar Paşa hükümetinin programında geçen seçimlerin kanunlara uygun yapılmadığı ve memurlarla askerlerin siyasete karıştığı yönündeki ifadelerin yarattığı gerilim üzerine Meclis-i Âyan’ın oluruyla 4 Ağustos 1912’de meclis feshedildi.

#4

SORU: İstanbul’da ilk baro (Dava Vekilleri Cemiyeti) ne zaman kuruldu?


CEVAP: 14 Temmuz 1880’de kuruldu.

#5

SORU: Esas gelişimini II. Abdülhamid döneminde yapan Adliye Nezareti alanın da neler yapılmıştır?


CEVAP: Küçük Said Paşa Adliye Nezareti’ne atanır atanmaz hemen nezaretin teşkilât yapısını düzenledi. Onun döneminde hazırlanan ve nezaretin görevleriyle teşkilât yapısını ortaya koyan Adliye ve Mezahip Nezareti’nin ve Devair-i Merbutesinin Vezaifi Nizamnamesi 2 Haziran 1879 tarihli iradeyle onaylandı. Böylece o döneme kadar Hariciye Nezareti’ne bağlı olarak görev yapan Mezahip Dairesi de yeni nezarete bağlandı.

#6

SORU: Amasya görüşmeleri sonrasın Ankara hükümetinin isteği üzerine Ali Rıza Paşa hükümeti tarafın dan oluşturulan son Mebusan Meclisin özelliği neydi?


CEVAP: Müdafaa-i Hukukçuların ağırlıkta bulunduğu bu son Osmanlı Meclis-i Mebusanı, Misak-ı Milli’yi ilân etti. İtilâf kuvvetlerinin İstanbul’u işgali ve İngilizlerin Meclis-i Mebusan’ı basarak bazı milletvekillerini tutuklamalarıyla kapandı ve Ankara da TBMM kuruldu.

#7

SORU: II. Abdülhamid döneminin adeta sansürle özdeşleştirilmesinin nedeni neydi?


CEVAP: Her ülkenin şartlarının değişik olduğu ve bu yüzden bir ülkede basılıp yararları görülen bir kitabın başka bir ülke için zararlı olabileceği düşüncesinde olan II. Abdülhamid, bu bakış açısıyla eğitim memurlarından tercüme edilen kitap ve yazılarda devlet, saltanat ve hilâfet haklarının gözetilip zararlı yayınlara izin vermemelerini isterdi.

#8

SORU: Meşruti rejimlerde nazırları sadrazam/başvekilin ataması ve hükümet üyelerinin de hep birlikte Meclis-i Mebusan’a karşı sorumlu olması gerekiyordu. Bu yetki ve sorumlu olma durumu neden padişaha bırakılmıştı?


CEVAP: Nazırları atama yetkisini sadrazama verilmesi ve Hükümetin meclise karşı sorumlu olması halinde iplerin elinden kaçacağını düşünen II. Abdülhamid böyle bir düzenlemeyi kabul etmemiştir.

#9

SORU: 13 Aralık 1877’de ikinci dönem çalışmalarına başlayan meclis, ikinci döneminde, savaşın ve iç ve dış sorunların gölgesinde çalışmalarını yürütürken kısa bir süre sonra II. Abdülhamit tarafından neden kapatıldı?


CEVAP: Birinciye kıyasla hükümete karşı daha sert bir tutum sergileyen Meclis-i Mebusan, hükümet ve saray arasında bir gerilim yaşanmaya başlandı, Anayasa’nın verdiği yetkiye dayanan II. Abdülhamid’in 13 Şubat 1878’de parlamentoyu süresiz olarak tatil etmesiyle son buldu. Ancak, Âyan Meclisi üyeleri paye olarak üyeliklerini sürdürdü.

#10

SORU: II. Abdülhamid’in Alman elçisine söylediği gibi, yabancı elçilerle görüşen ve dış politikayı idare eden bizzat kendisiydi. Oysa bu dönemde Elçilik ve konsolosluk sayısı arttı; bu durumda dış ülkelerdeki Osmanlı elçileri daha çok hangi işlerle uğraşıyorlardı?


CEVAP: Osmanlı elçilerinin zamanlarının büyük bir kısmının, devlet ve padişah aleyhinde dış basında çıkan olumsuz haber ve yazılarla mücadele etmekle geçtiğinin de ifade edilmesi gerekir. Sefirler, para ve siyasi nüfuz kullanmak da dahil her vasıtaya başvurarak bu tür haber ve yazıları engellemekle, eğer engelleyemiyorlarsa tekzip etmekle, özetle matbuatla uğraşmakla mükellefti. Bu konuda çok hassas olan padişahın en küçük bir gevşekliğe tahammülü yoktu.

#11

SORU: II. Abdülhamit nasıl bir kişiliğe sahipti?


CEVAP: Zeki, inatçı, evhamlı, çalışkan, dedesi II. Mahmud’u kendisine örnek alıp onun gibi iktidarı talep eden bir padişah olan II. Abdülhamid, aslında kanundan ziyade, egemen iradeye itaati önemsiyordu. O egemen irade ise, kendisinin temsil ettiği padişahlık makamıydı.

#12

SORU: I. Osmanlı Mebusan meclisi ne zaman ve nasıl açıldı?


CEVAP: 19 Mart 1877’de Dolmabahçe Sarayı’nın muayede salonunda II. Abdülhamid, önde gelen devlet adamları, gayrimüslimlerin dini liderleri ile sefirlerin katıldığı bir törenle açıldı ve milletvekilleri ertesi gün mecliste yemin ederek görevlerine başladı.

#13

SORU: İttihatçıların yaptığı önemli düzenlemelerden biri olarak kabul edilen Osmanlı medeni hukuku olan Mecelle-i Ahkâm-ı Adliyye’de eksik bulunan aile hukuku kısmı ne zaman, hangi kanunla tamamlanmıştır?


CEVAP: 25 Ekim 1917’de çıkardıkları Hukuk-i Aile Kararnamesi’yle tamamlanmıştır.

#14

SORU: II. Abdülhamit döneminde sayıları iyice artan (35000) artan, memurların sıkı denetlenmesi ve sicil kayıtlarının daha düzenli tutulması için neler yapıldı?


CEVAP: Ahmed Cevdet Paşa’nın dahiliye nazırlığı döneminde, 26 Mart 1877’de kurulan Memurin Kalemi Müdürlüğü’nde memurların göreve başlama ve ayrılma tarihleri, önceki görevleri, tahsil durumları, bildikleri diller, yargılanıp yargılanmadıkları gibi bilgilerin kaydedildiği bir Sicill-i Ahlâk Defteri tutulmaya başlandı.

#15

SORU: 29 Ekim 1876 tarihli geçici talimata göre yapılan İstanbul’da ki seçimlerde hangi kurallar uygulandı?


CEVAP: stanbul’daki seçimler ise iki dereceliydi. İstanbul önce yirmi seçim bölgesine bölündü ve her seçim bölgesinden biri müslim diğeri gayrimüslim ikişer temsilci seçildi; bunlar beşi müslim ve beşi de gayrimüslim on mebusu belirledi.

#16

SORU: Padişaha bağlı bu Hafiye ordusunun padişah açısından olumsuzluğu neydi?


CEVAP: Bu teşkilât, bir yandan da bazı hafiyelerin yaptıkları asılsız ihbar ve verdikleri jurnallerle evhamlı padişahın şüphelerini körükleyerek hem bürokrasiyi hem de padişahı boş yere meşgul etmelerine de yol açtı; zira, padişah en olmayacak jurnalleri bile çoğu kere ciddiye alıp değerlendiriyordu. Ayrıca bazı görevliler masum insanlara büyük zararlar verdikleri gibi, kendilerine de büyük menfaatler sağlıyordu.

#17

SORU: II. Abdülhamid’in işleri sarayda toplama düşüncesinin altında yatan şey neydi?


CEVAP: Bâbıâli bürokratlarına güvenmemesi yatıyordu; güvensizliğinin kaynağını ise şehzadeliğinden beri yaptığı gözlem ve değerlendirmeleri olmuştur.

#18

SORU: Heyet-i Âyan kimlerden oluşurdu?


CEVAP: Bu meclisin üyeleri, devlete yaptığı hizmetlerle ön plana çıkmış, kırk yaşını doldurmuş ve hükümet üyeliği yapmış güvenilir kişilerle, elçi, vali, patrik, haham ve üst düzey görevliler arasından padişah tarafından seçilirdi. Üyelik belli bir süre için değil, ömür boyuydu.

#19

SORU: I. Abdülhamid’in Yıldız Sarayı’nda kurduğu sistem nasıldı?


CEVAP: Özü itibariyle tepedeki bir şahsa bağlı olduğu için şartlara göre değişiklik ve esneklik gösterebilen kuralsız, hayli karmaşık bir yapıydı. Padişahın 1890’lardan itibaren dizginleri ele aldığı ve Bâbıâli’yi yavaş yavaş devreden çıkardığı, daha açık bir ifadeyle, bu dönemden sonra saraydaki personel sayısı ve burada oluşturulan birim ve komisyonlar çoğaltarak tek elden yönetilen bir sistem oluşmuştur.

#20

SORU: 4 Ağustos 1879 tarihinde düzenlenen Mukavelât Muharrirliği Nizamnamesi ile noterlik kurumuna hangi görevler verildi?


CEVAP: Nizamnameye göre, noterler, bidayet mahkemelerinde görev yapacak; bu mahkemelerin olmadığı yerlerde ise görevlerini mahkeme kâtipleri üstlenecekti.

#21

SORU: II. Meşrutiyet ne zaman ve hangi padişah zamanın da ilan edilmiştir?


CEVAP: 23 Temmuz 1908’de II. Meşrutiyet II. Abdülhamit zamanın da ilân edilmiştir.

#22

SORU: Meclis-i Mebusan tarafından hazırlanan bir kanunun yasallaşması için nasıl bir yol izlenirdi?


CEVAP: Mebusan meclisinde kabul edilen kanun Heyet-i Âyan’a gönderilir; burada, padişahın hukuku, anayasa, devletin bütünlüğü ve genel ahlâk açılarından incelenip tartışıldıktan sonra padişahın onayına sunulur ve yasallaşırdı.

#23

SORU: V. Murat yerine Şehzade Abdülhamid’in tahta çıkmasına razı olan ihtilâlciler, bunun karşılığında, yeni padişahtan hangi istekler de bulundular?


CEVAP: Tahta çıkar çıkmaz Kanun-i Esasi’nin hazırlatılarak ilan edilmesi ve I. Meşrutiyet’in ilân edilmesi sözünü aldılar.

#24

SORU: Hukuk-ı Aile Kararnamesi ne zaman ve niçin yürürlükten kaldırıldı?


CEVAP: Muhafazakâr İslâmcılarının ve yargı yetkisi ellerinden alındığı gerekçesiyle de gayrimüslimlerin dini liderlerinin tepkisini çeken bu yasa ittihatçıların iktidardan ayrılmasından sonra 1919’da yine geçici bir kanun çıkarılarak Hukuk-ı Aile Kararnamesi yürürlükten kaldırıldı.

#25

SORU: Anayasa’ya göre, hükümet meclise değil, padişaha karşı sorumluydu; Neden?


CEVAP: Çünkü nazırları, yani hükümet üyelerini atama yetkisi padişaha aitti.

#26

SORU: Tamamen İttahat ve Terraki üyelerinden oluşan bu meclisin akibeti ne olmuştur?


CEVAP: 14 Mayıs 1914’te açılıp Birinci Dünya Savaşı yıllarında muhalefet olmaksızın faaliyetlerini sürdüren ve pek çok geçici kanun çıkaran bu meclis, Mondros Mütarekesi’nin ardından 21 Aralık 1918’de Sultan Vahideddin tarafından feshedildi.

#27

SORU: Balkan Savaşı yüzünden 1914’e kadar seçimler yapılamadı; ancak bu arada ne gibi siyasal gelişmeler yaşandı?


CEVAP: ittihatçılar, bu arada 23 Ocak 1913’te Bâbıâli Baskını olarak adlandırılan bir darbeyle iktidarı ele geçirdi. Birkaç ay sonra Mahmud Şevket Paşa’nın öldürülmesi üzerine kurulan Said Halim Paşa hükümeti seçim hazırlıklarına başladı. Muhalefeti sindiren ittihat ve Terakki Cemiyeti tek başına seçimlere katıldı.

#28

SORU: Heyet-i Ayan üyelerinin görevleri nelerdi?


CEVAP: Heyet-i Âyan herhangi bir yasa taslağın da aykırılık görürse tasarıyı tamamen reddedebilir veya düzeltilmesi için Meclis-i Mebusan’a geri gönderebilirdi. Reddettiği tasarılar o yıl içerisinde tekrar gündeme getirilemezdi. Anayasa’yı yorumlama hakkı gibi önemli bir ayrıcalığa sahipti.

#29

SORU: II. Meşrutiyet ilân edilerek Anayasa’nın yürürlüğe konulması ve parlamentonun açılacağının kamuoyuna duyurulması sonrasında yapılan seçiler sonunda nasıl bir meclis tablosu oluşmuştur?


CEVAP: İttihat ve Terakki Cemiyeti’yle Ahrar Fırkası’nın katıldığı 1908 seçimlerini ittihatçılar ezici bir çoğunlukla kazandı ve 17 Aralık 1908’de yapılan görkemli bir açılış töreniyle Meclis-i Mebusan tekrar faaliyete geçti.

#30

SORU: II. Abdülhamid’in tahttan indirilmesini ne zaman ve kimler tarafından kararlaştırılmıştır?


CEVAP: 27 Nisan 1909’da meclis binasında Meclis-i Umumi-i Milli adıyla ve Küçük Said Paşa’nın başkanlığında toplanan milletvekilleriyle âyanlar, II. Abdülhamid’in tahttan indirilmesini kararlaştırdı.

#31

SORU: 23 Aralık 1876’da yürürlüğe giren Kanun-i Esasi’nin ön gördüğü parlamento nasıl bir yapıya sahipti?


CEVAP: O zamanki adıyla Meclis-i Umumi, birisi halkın seçtiği temsilcilerin oluşturduğu Meclis-i Mebusan ve diğeri de üyelerini padişahın seçtiği Meclis-i Âyan’dan oluşan iki kanatlı bir meclisti.

#32

SORU: 1876 Anayasasına göre Seçim kanunu nasıl düzenlenmişti?


CEVAP: Anayasa, 50.000 erkek nüfus için bir mebus (milletvekili) seçilmesini, seçimlerin dört yılda bir yapılmasını, seçim kanunu çıkarılmasını, milletvekillerinin 30 yaşını geçmemiş, medeni haklara sahip, Türkçe bilen ve yabancı devlet imtiyazı olmayan Osmanlı uyruklulardan seçilip bütün ülkeyi temsil etmesini öngörmekteydi.

#33

SORU: II. Abdülhamid’in tahttan indirilmesine yol açan gelişmeler nelerdi?


CEVAP: Avusturya’nın, Bosna ve Hersek’i ilhak ettiğini açıklaması, Bulgaristan’ın bağımsızlığını ilân etmesi. diğer yandan, bir süre sonra 31 Mart hadisesinin patlak vermesi ve Hareket Ordusu’nun İstanbul’a doğru yaklaşması gelişmeleriydi.

#34

SORU: Meclis-i Mebusan başkanlığına Ahmed Vefik Paşa’nın seçilmesinden sonra. Meclis, öncelikle çalışma şeklini ve teşkilâtını düzenleyen kendi içtüzüğünü hazırladı. Buna göre, meclisin çalışma şekli nasıl olacaktı?


CEVAP: Beş şube ile çeşitli encümenlerden oluşan mecliste oylamalar, ayağa kalkılması, el kaldırılması, oyların görevliler tarafından toplanması veya gizli oylama yapılması şeklinde olacaktı. Anayasa değişikliğinin veya hükümet üyeleri hakkındaki soru önergesinin kabulü için üyelerin üçte ikisinin oyu gerekmekteydi. Mecliste açıkladıkları düşüncelerinden ötürü milletvekillerinin suçlanması ve meclis kararı olmadıkça tutuklanması mümkün olmayacaktı.

#35

SORU: 15 Ağustos 1909’da Anayasa’da meclis ve hükümet yetkileri konusunda ne gibi değişiklikler yapıldı?


CEVAP: Hükümet üyelerinin sadrazam tarafından belirlenip padişahın onayıyla atanması, ayrıca, nazırların, hükümetin genel siyasetinden ortaklaşa ve kendi nezaretlerinin faaliyet alanına giren konulardan da bireysel olarak parlamentoya karşı sorumlu olması kararlaştırıldı. Padişahın meclisi feshetme yetkisi sınırlandırılarak Meclis-i Âyân’ın onayını alma şartı getirildi.

#36

SORU: 1888’de yapılan düzenlemeyle şer’iye ve nizamiye mahkemelerinin yetki alanları nasıl belirlendi?


CEVAP: Buna göre, vakıf malları, vasiyet, vasi tayin veya azli, yetim malları ve miras hukukuna ilişkin konular şer’iye mahkemelerinin; bu konuların dışındaki davalar ise nizamiye mahkemelerinin yetki alanındaydı.

#37

SORU: Osmanlı da ‘’ Sandalyesiz Nazır ‘’ne demekti ve bu uygulamaya kim son verdi?


CEVAP: Osmanlı da eski nazır veya sadrazamların “mecalis-i aliyye memuriyeti” adı altında hükümette görev alma uygulamasına Sandalyesiz Nazırlık denilirdi. II. Abdülhamit zamanında son verildi.

#38

SORU: Osmanlı Devleti’nde avukatlarla (dava vekili) ilgili ilk düzenleme 13 Ocak 1876 tarihlidir. Yayımlanan Mehakim-i Nizamiyye Dava Vekilleri Hakkında Nizamname’ye göre Avukatlık yasası nasıl düzenlenmiştir?


CEVAP: Avukatlık için Hukuk Mektebi mezunu olmak ve ruhsat almak gerekiyordu. Ancak, mektep mezunu olmadığı halde dışarıdan kendisini yetiştirmiş kişilerin sınavdan geçirilerek avukat olmaları şeklindeki uygulama sürdürüldü; zira, bu mektep mezun vermeye başladıktan sonra bile mezun sayısı piyasanın ihtiyacını karşılamaktan uzaktı.

#39

SORU: Yeni açılan I. Osmanlı meclisinin çalışma yeri olarak neresi belirlendi?


CEVAP: Çalışma yeri olarak Ayasofya Camii’nin yanındaki eski Darülfünun binası belirlendi.

#40

SORU: Hukuk-i Aile Kararnamesi’nin özelliği neydi?


CEVAP: İslâm, Hıristiyan ve Musevi hukukunu aynı kanun çatısı altında, ancak ayrı ayrı bahisler halinde ele alan bu kararname ile gayrimüslim cemaat mahkemelerinin yargı yetkileri kaldırıldı ve yargılama konusunda birlik sağlandı.

#41

SORU: II. Abdülhamid’in Nazırlara ve bürokrasiye ilişkin politikası neydi, neden?


CEVAP: II. Abdülhamid, iktidarını sağlamlaştırıncaya kadar sadrazamları, nazırları ve merkez bürokrasisinin üst düzey yöneticilerini sıklıkla değiştirdi; ancak, iktidarını oturtup kendisiyle uyumlu çalışabilecek veya diğer bir ifadeyle, isteklerini yerine getirebilecek insanları belirledikten sonra bunları uzun süre iş başında tutmayı tercih etti.

#42

SORU: Muhalefetin seçim sonuçlarına yaptığı itirazların geçiştirildiği ve Muhaliflerin, ittihatçıların iktidar gücünü kullandıkları gerekçesiyle “sopalı seçimler” olarak nitelendirdiği bu seçimlerin sonucu ne olmuştur?


CEVAP: Muhaliflerden sadece altı milletvekili meclise girebilmiş, geri kalan tüm milletvekilleri(124) İttahatçılar tarafından çıkarılmıştır.

#43

SORU: İttihat ve teraki cemiyetinin hükümet üzerinde en çok etkisinin olduğu dönem ne zamandır?


CEVAP: 1908’den sonra ve özellikle de 1913-1918 yılları arasında ittihat ve Terakki Cemiyeti’nin hükümet üzerinde büyük bir etkisi oldu.

#44

SORU: Meclis-i Ahkâm-ı Adliyye, nin 5 Mart 1868’de Şûra-yı Devlet ve Divan-ı Ahkâm-ı Adliyye adlarıyla ikiye bölünmesinin nedeni neydi?


CEVAP: Yasama, yürütme ve yargının birbirinden kesin hatlarıyla ayrılması.

#45

SORU: Şûra-yı Devlet’in kuruluş amacı neydi?


CEVAP: Kuruluş amacı, kanun ve tüzük tasarılarını hazırlamak, mahkeme veya meclislerin verdiği kararların temyizinde adliye ve idare memurları arasında çıkan anlaşmazlıkları çözmek, hükümetle şahıslar arasındaki davalara bakmak, uygulamada karşılaşılan sorunlarda kanun metinlerini yorumlamaktı.

#46

SORU: Memurin Muhakematı Kanunu nedir ve ne zaman düzenlenmiştir?


CEVAP: 17 Şubat 1914 tarihli Memurin Muhakematı Kanunu’yla memurların görevleriyle ilgili düzenlemeleri yapan ve memurların davalarına ilişkin konuları kapsayan, hatta bir kısım değişiklikler ile günümüze kadar kelen kanuni düzenlemelerdir.

#47

SORU: II. Abdülhamit döneminde Yıldız sarayında kurulan sistemin önemli bir ayağının da Mabeyin Şifre Kâtipliği olmasının nedeni neydi?


CEVAP: Padişah bu birim sayesinde Bâbıâli’yi aradan çıkararak vali, vali yardımcısı, ordu komutanı, mutasarrıf, elçi ve konsolos gibi devlet görevlileriyle şifre vasıtasıyla doğrudan ilişkiye geçebiliyor; bu görevliler, kendilerine verilen özel bir şifre anahtarı sayesinde sarayla doğrudan haberleşebiliyordu.

#48

SORU: II. Meşrutiyetin ilanından sonra Osmanlı Hükümet yapısında nasıl bir değişiklik yapıldı?


CEVAP: II. Meşrutiyet’in ilân edilmesinin ardından 1909’da 1876 Anayasası’nın 27. maddesi değiştirilerek sadrazama harbiye nazırıyla şeyhülislâm dışındaki hükümet üyelerini seçme yetkisi verildi; ayrıca, kolektif sorumluluk alan ve yapılan icraatlarla hükümet programından üyelerin tamamını sorumlu tutan bir hükümet yapısı getirildi.

#49

SORU: 1876 Anayasa’sına göre, nazırlardan birisi hakkında milletvekilleri şikâyetçi olur ve Meclis-i Mebusan da bunu uygun bulursa o nazır ile ilgili nasıl bir işlem yapılırdı?


CEVAP: O nazır Yüce Divan’a (Divan-ı Âli) gönderilirdi. Hükümetle Mebusan Meclisi arasında anlaşmazlık çıkar ve iki taraf da görüşlerinde ısrar ederse, padişah hükümeti görevden alabilir veya meclisi feshedebilirdi.

#50

SORU: Hükümetin genel siyasetinden hep birlikte Meclis-i Mebusan’a karşı sorumlu olması ve nazırların ayrıca kendi görev alanlarıyla ilgili yetkilerinin de arttırılması; ayrıca yetkisi dahilindeki işleri kendi iradesiyle gerçekleştirebilmesi işlevi ne zaman verilmiştir?


CEVAP: II. Meşrutiyet’in ilân edilmesinin ardından 1909’da.

#51

SORU: 1909 Anayasasın da hükümet meclis ilişkileri ile ilgili en önemli değişikliklerden biri olan ve İttahatçılar tarafından sonradan değiştirilen ilişki neydi?


CEVAP: Hükümet, Mebusan Meclisi’yle anlaşmazlığa düşerse, meclisin kararını kabul veya istifa etmeye mecburdu. Ancak, ittihatçılar, 1914’te Anayasa’da yaptıkları bir değişiklikle böyle bir durumda hükümeti değiştirme veya meclisi feshetme yetkisini tekrar padişaha verdi.

#52

SORU: 31 Mart olayından ve padişahın tahttan indirilmesinden sonra ortaya çıkan büyük tasfiye hareketinin amacı neydi?


CEVAP: Hafiye ve eski rejim taraftarlarını sistemden ayıklayıp yerlerine “namuslu memurlar” yerleştirmek, diğer yönüyle de yeni bir hükümet yapısı oluşturmaktı.

#53

SORU: II. Abdülhamit döneminde kurmuş olan ve sistemin önemli bir ayağını oluşturan hafiyelik neydi ve nasıl işliyordu?


CEVAP: Hafiye, doğrudan padişaha bağlı gizli bir istihbarat ve jurnalcılık örgütüydü. Kendisine ve iktidarına karşı ortaya çıkabilecek tehlikeleri önceden haber alıp bertaraf edebileceği bu teşkilât sayesinde muhaliflerinin yüreklerine ciddi bir korku salıyordu.

#54

SORU: II. Anayasada yapılan bu değişiklikler meclis-hükümet ilişkilerinde nasıl bir sonuç doğurmuştur?


CEVAP: Meclis hükümete karşı daha güçlü bir konuma getirildi. Nitekim, hükümetle arasında görüş ayrılığı meydana gelir ve meclis hükümetin isteğini ikinci kere reddederse, hükümet meclisin görüşünü kabul veya istifa etmek zorundaydı. Ayrıca, meclisten güvenoyu alamayan nazırın hükümet üyeliği; eğer, meclis, sadrazam hakkında güvensizlik oyu verirse hükümet düşerdi.

#55

SORU: Mecliste çoğunluğu elinde bulunduran ittihatçılar neden 18 Ocak 1912’de erken seçime gitti.?


CEVAP: İttahatçılar kendilerine karşı muhalefetin yükselmesi üzerine, konumlarını güçlendirmek ve muhalefeti sindirebilmek için erken seçime gittiler.

#56

SORU: 1909 sonrası Yeni yönetimin böyle büyük bir tasfiye hareketine girmesi ve devlet kurumlarında değişiklikler yapmasının nedeni olarak neler söyleyebiliriz?


CEVAP: Bir yandan eski rejimin izlerini silerken bir yandan da kendi sistemlerini oluşturmak için çaba harcamaktaydılar. Nitekim, sonraki dönemde saray ve Bâbıâli daireleri de ciddi bir düzenlemeye tabi tutuldu. Eskiden beri var olan ve merkezle taşra bürokrasisi arasında bir köprü vazifesi gören kapıkethüdalıkları bile 1909’da yapılan bir düzenlemeyle kaldırıldı.

#57

SORU: 30 Haziran 1909’da çıkarılan tasfiye kanununa göre kurumlarda ki temizlik nasıl yapılacaktı?


CEVAP: her nezaret ve dairede bir Meclis-i Âyan üyesinin başkanlığında bir komisyon oluşturulacaktı, bu komisyonlar memur dosyalarını inceleyip kendilerince o dairenin gerçek ihtiyacı olan memur sayısını belirleyecek; ihtiyaç fazlası memurlar emekliye sevk edilecek veya işten çıkarılacaktı.

#58

SORU: Dönemin İngiltere sefirinin verdiği rakamlara göre işten çıkarılan veya emekli edilenlerin sayısı yaklaşık olarak 27.000’di.Bunlarla ilgili daha sonra ne gibi işlemler yapıldı?


CEVAP: 20 Ağustos 1910’da Tedkik-i Tensikat Komisyonu kuruldu. Komisyonun yaptığı çalışmalar neticesinde haklarında yanlış karar verilen memurların bir kısmı görevlerine geri dönebildi; önemli bir kısmı ise uzun yıllar mağdur oldu.

#59

SORU: Adliye Nazırı Küçük Said Paşa’nın Fransız adliye teşkilâtını ve kanunlarını örnek alarak hazırlayıp yayımladığı 1879 tarihli Mehâkim-i Nizamiyye Teşkilât Kanunu neleri düzenlemekteydi?


CEVAP: Kamu hukukunu korumakla görevli olan savcılık (müddei-i umumilik) kurumu bu kanunla sistemleştirildi; ayrıca, mübaşir, icra memuru, hakim ve mahkeme üyelerini denetlemek üzere adliye müfettişlikleri oluşturuldu.

#60

SORU: II. Abdülhamid’in, yetkilerini en fazla kullandığı idari birimlerin başında Dahiliye Nezareti gelmektedir. Bunun nedeni ne olabilir?


CEVAP: II. Abdülhamid’in, iktidarının başlarında yaşanan iç karışıklıkların devletin varlığını tehlikeye düşürdüğü ve ülke yönetiminde çok önemli bir rolü olduğu için yetkilerini en fazla kullandığı idari birimlerin başında Dahiliye Nezareti gelmektedir.

#61

SORU:

Kanun-i Esasi'nin ilan edildiği 1876 yılında Osmanlı Devletinde kaç padişah el değiştirmiştir?


CEVAP:

1876 yılı tahtın üç padişah arasında el değiştirdiği buhranlı bir senedir. 


#62

SORU:

1876’da yürürlüğe giren Kanun-i Esasi’nin ön gördüğü parlamento sistemi nasıldır?


CEVAP:

23 Aralık 1876’da yürürlüğe giren Kanun-i Esasi’nin ön gördüğü parlamento veya o zamanki adıyla Meclis-i Umumi, birisi halkın seçtiği temsilcilerin oluşturduğu Meclis-i Mebusan ve diğeri de üyelerini padişahın seçtiği Meclis-i Âyan’dan oluşan iki kanatlı bir meclisti. 


#63

SORU:

29 Ekim 1876 tarihli geçici seçim talimatına göre Meclis-i Mebusan’ın üye sayısı ve durumu nasıldır?


CEVAP:

29 Ekim 1876 tarihli geçici seçim talimatına göre Meclis-i Mebusan’ın 80’i Müslim ve 50’si Gayrimüslim olmak üzere toplam 130 üyesi olacaktı.  


#64

SORU:

1877’de Meclis-i Mebusan başkanlığına kim getirilmiştir?


CEVAP:

1877’de Meclis-i Mebusan başkanlığına Ahmed Vefik Paşa getirildi.  


#65

SORU:

Meclis-i Mebusan’ın esas görevi nedir?


CEVAP:

Meclis-i Mebusan’ın esas görevi kanun yapmak ve yıllık bütçeyi inceleyip kabul etmekti.  


#66

SORU:

II. Abdülhamid, iktidarda olduğu dönemde ve ardından hangi sebeplerle eleştirilmiştir?


CEVAP:

II. Abdülhamid, hem iktidarda olduğu dönemlerde hem de sonraki devirlerde, devleti Yıldız Sarayı’nda oluşturduğu bir ekiple yönettiği ve Sultan Abdülmecid döneminden itibaren Mustafa Reşit Paşa, Mehmed Emin Âli Paşa, Keçecizade Fuad Paşa ve Midhat Paşa tarafından devlet işlerinin merkezi haline getirilen Bâbıâli’yi devreden çıkardığı konularında eleştirilmiştir.  


#67

SORU:

II. Abdülhamid'in Bâbıâli’yi devreden çıkarıp iktidarı sarayda toplama siyasetinde kimin etkisi olduğu düşünülmektedir?


CEVAP:

II. Abdülhamid'in Bâbıâli’yi devreden çıkarıp iktidarı sarayda toplama siyasetinin Küçük Said Paşa’nın fikri olduğu ve padişahı onun yönlendirdiği yönünde iddialar vardır.  


#68

SORU:

II. Abdülhamid döneminde Mabeyin Başkitabeti’nin katip sayısı nasıl bir değişikliğe uğramıştır?


CEVAP:

II. Abdülhamid sisteminin en önemli unsuru olan Mabeyin Başkitabeti’nin kâtip sayısı 1831’deki kuruluşundan Sultan V. Murad’ın iktidarının sonuna kadar 3 ilâ 6 kişi arasında değişirken, II. Abdülhamid’in iktidarıyla birlikte sayıda gözle görülür bir artış oldu. Kâtip sayısı 1878’de 10’a, 1890’da 19’a, 1894’te 24’e ve 1896’da ise 28’e yükseldi.  


#69

SORU:

II. Abdülhamid'in bürokrasi ile hükümeti kontrol ve baskı altında tutmak için kurduğu komisyonlar nelerdir?


CEVAP:

II. Abdülhamid, çoğu sarayda olmak üzere, kurdurduğu bazı komisyonlar vasıtasıyla bürokrasiyi ve hükümeti kontrol ve baskı altında tutup yönlendirmişti. Görevi kaybedilen topraklardan gelen göçmenlerin sıkıntılarıyla ilgilenmek ve onları uygun yerlere yerleştirmek olan Muhacirin-i İslâmiyye Komisyon-ı Âlisi; Hicaz Demiryolu’yla ilgili çalışma, planlama ve yardım toplama faaliyetlerini yürüten Hicaz Demiryolu Komisyon-ı Âlisi; mali konularla ilgili düzenlemeler yapan Maliye Komisyon-ı Âlisi; memurların atama, terfi ve sicil sistemini merkezi bir şekilde planlayan Memurin-i Mülkiyye Komisyonu bunların önemlilerindendi.  


#70

SORU:

II. Abdülhamid'in güvendiği ve sürekli fikirlerine danıştığı kişiler kimlerdir?


CEVAP:

Padişah, onaylanmak üzere kendisine sunulan dosyaların bir kısmını güvendiği, uzmanlarına ve görüşlerine önem verdiği şahıslara inceletir ve karar verirken onların görüşlerinden yararlanırdı. Küçük Said Paşa, Şakir Paşa ve Derviş Paşa, güvendiği ve sürekli fikirlerine başvurduğu kişilerdi.  


#71

SORU:

Sandalyesiz Nazır kimlerden oluşur?


CEVAP:

Sandalyesiz Nazır: Meclis-i Vükelâ, yani modern Osmanlı hükümeti zamana ve duruma göre değişmekle beraber, sadrazam/başvekil, şeyhülislâm, serasker, Meclis-i Vâlâ/Meclis-i Tanzimat/Şüra-yı Devlet başkanı, maliye, ticaret, hariciye, darphane nazırları gibi görev alanları belirli icracı devlet adamlarından oluşurdu.  


#72

SORU:

Sadaret ünvanı ne zaman kullanılmaya başlanmıştır?


CEVAP:

2 Aralık 1882’de Ahmed Vefik Paşa’nın yerine getirilen Mehmed Said Paşa’dan itibaren sadaret ünvanı kullanıldı. 


#73

SORU:

1909’da 1876 Anayasası’nın 27. maddesine nasıl değişiklikler getirilmiştir?


CEVAP:

II. Meşrutiyet’in ilân edilmesinin ardından 1909’da 1876 Anayasası’nın 27. maddesi değiştirilerek sadrazama harbiye nazırıyla şeyhülislâm dışındaki hükümet üyelerini seçme yetkisi verildi; ayrıca, kolektif sorumluluk alan ve yapılan icraatlarla hükümet programından üyelerin tamamını sorumlu tutan bir hükümet yapısı getirildi.  


#74

SORU:

1908’den 1922’ye Osmanlı Devleti'nde kaç kez hükümet değişikliği gerçekleşmiştir?


CEVAP:

1908’den 1922’ye, yani Osmanlı Devleti’nin yıkılışına kadar yaklaşık on dört sene içerisinde 23 hükümet değişti.  


#75

SORU:

Küçük Said Paşa döneminde Adliye Nezareti’nde gerçekleştirilen değişiklikler nelerdir?


CEVAP:

Küçük Said Paşa atanır atanmaz hemen nezaretin teşkilat yapısını düzenledi. Onun döneminde hazırlanan ve nezaretin görevleriyle teşkilat yapısını ortaya koyan Adliye ve Mezahip Nezareti’nin ve Devair-i Merbutesinin Vezaifi Nizamnamesi 2 Haziran 1879 tarihli iradeyle onaylandı. Böylece o döneme kadar Hariciye Nezareti’ne bağlı olarak görev yapan Mezahip Dairesi de yeni nezarete bağlandı.  


#76

SORU:

4 Ağustos 1879 tarihli Mukavelât Muharrirliği Nizamnamesi ile oluşturulan noterlik kurumunun görevi nasıldır?


CEVAP:

Nizamnameye göre, noterler, bidayet mahkemelerinde görev yapacak; bu mahkemelerin olmadığı yerlerde ise görevlerini mahkeme kâtipleri üstlenecekti  


#77

SORU:

İstanbul’da ilk baro (Dava Vekilleri Cemiyeti) ne zaman kurulmuştur?


CEVAP:

İstanbul’da ilk baro (Dava Vekilleri Cemiyeti) 14 Temmuz 1880’de kurulabildi.  


#78

SORU:

Küçük Said Paşa, gerçekleştirdiği düzenlemeler kapsamında yargılama usulünü nasıl şekillendirmiştir?


CEVAP:

Küçük Said Paşa, aynı düzenlemeler kapsamında,  Fransa’dan adapte ettiği Usul-i Muhakeme-i Hukukiyye Kanunu ve Usul-i Muhakemat-ı Cezaiyye Kanunuyla yargılama usulünü şekillendirdi ve böylece ceza ve hukuk usulü ayrımı ilk defa Osmanlı hukukuna girmiş oldu. 


#79

SORU:

31 Mart hadisesinin patlak vermesi ve Hareket Ordusu’nun İstanbul’a doğru yaklaşması ne gibi gelişmeler doğurmuştur?


CEVAP:

31 Mart hadisesinin patlak vermesi ve Hareket Ordusu’nun İstanbul’a doğru yaklaşması üzerine Meclis-i Âyân ile Meclis-i Mebusan üyelerinin bir kısmı Yeşilköy’de toplanıp bu büyük krizi değerlendirdi. Ertesi gün, 27 Nisan 1909’da meclis binasında Meclis-i Umumi-i Milli adıyla ve Küçük Said Pa?a’nın başkanlığında toplanan milletvekilleriyle âyanlar, II. Abdülhamid’in tahttan indirilmesini kararlaştırdı.  


#80

SORU:

Zeyl-i Tensikat Kanunu nedir?


CEVAP:

Tensikat Kanunu’nun eksikliklerini gidermek, mağdurların maddi sorunlarına çözüm bulmak ve her şeyden önce de Meclis-i Mebusan’ın tensikat işlerine karışmasını önlemek amacıyla Zeyl-i Tensikat Kanunu adıyla ek bir kanun çıkarıldı.  


#81

SORU:

Kapıkethüdası tabiri kimler için kullanılır?


CEVAP:

Kapıkethüdası: Osmanlı taşrasında görev yapan beylerbeyi, sancakbeyi ve valilerin, İstanbul’da, hükümet nezdindeki işlerini takip etmeye yetkili kişiler için kullanılan bir tabirdi. Bunlar genelde merkezi hükümet birimlerinde çalışan güvenilir memurlar arasından seçilirdi.  


#82

SORU:

İttihat ve Terakkililerin yaptıkları düzenlemelere göre büyükelçilik ve ortaelçilikle idare edilmesi kararlaştırılan şehirler hangileridir?


CEVAP:

Berlin, Paris, Petersburg, Roma, Tahran, Londra, Washington ve Viyana’nın büyükelçilik; Atina, Stokholm, Brüksel, Bükreş, Belgrad, Sofya, Madrid ve Lahey’in ise, ortaelçilikle idare edilmesi kararlaştırıldı.