SOSYAL POLİTİKA II Dersi Sosyal Güvenlik soru cevapları:

Toplam 20 Soru & Cevap
PAYLAŞ:

#1

SORU:

Sosyal güvenliğin sosyal politika içerisindeki önemini kısaca açıklayınız.


CEVAP:

Sosyal politika (siyaset), esas olarak insanlığın iki temel problem (üretim-bölüşüm) alanından biri olan bölüşümle ilgili olup, toplumu oluşturan fertler ve sosyal gruplar arasında bölüşümden kaynaklanacak çatışmaları ortadan kaldırarak toplum hayatının refah ve huzur içinde sürekliliğini sağlamaya yönelik politikalar ve tedbirler ve bütünüdür. Hangi politikaları benimsemiş ve hangi tedbirleri kullanmış olursa olsun sosyal politika; üretim faktörlerinin piyasa şartlarına bağlı olarak gerçekleştirdiği ilk (faktörel) gelir dağılımını değiştirerek geliri yeniden dağıtır ve aynı gelirden sağlanan toplam faydayı artırarak toplam faydayı arttırır. Sosyal politika bu nihai amacını gerçekleştirmesine hizmet eden çok sayıda tedbir ve araca sahiptir. Bu çok sayıda araç içinde, sosyal politikanın gelirin yeniden dağılımını sağlama amacına hizmet eden en kapsamlı ve en etkin aracı da şüphesiz sosyal güvenliktir ve sosyal politika içinde özel bir önem ve yere sahiptir.


#2

SORU:

Klasik dar ve geniş anlamda sosyal politika kavramından hareket edilirse sosyal güvenlik kavramını açıklayınız.


CEVAP:

Klasik dar ve geniş anlamda sosyal politika kavramından hareket edilirse sosyal güvenlik, bütün toplum kesimlerine yönelik sosyal politika tedbirlerini içeren geniş anlamda sosyal politika araçlarından biridir. Diğer sosyal politika araçlarından farklı olarak sosyal güvenlik, temel insan ihtiyaçlarından biri olan güvenlik ihtiyacını karşıladığı için gelir düzeyi, cinsiyeti, yaşı, mesleği ve toplumsal statüsü ne olursa olsun toplumu oluşturan bütün insanları ilgilendiren bir sosyal politika aracıdır. Hiç kimse sosyal güvenlik sistemi dışında değildir. Sosyal güvenlik, herkesi kapsadığı gibi, herkesi doğumundan ölümüne bütün hayatı boyunca ilgilendirir. Hatta analık sigortası ve ölüm sigortasından sağlanan haklar dikkate alınırsa bu süre bir insan hayatından daha uzun bir süreyi ifade eder.


#3

SORU:

Sosyal güvenlik kavramı kendisini oluşturan sosyal ve güvenlik kelimeleri ile doğrudan ilgili ancak bu kelimelerin tekil anlamlarından daha farklı ve derin bir anlama sahiptir. Bu bilgiyle sosyal güvenlik kavramının hem yalın anlamları hem de tek tek kelime anlamlarından hareketle anlamını açıklayınız.


CEVAP:

Sosyal güvenlik kavramı kendisini oluşturan sosyal ve güvenlik kelimeleri ile doğrudan ilgili ancak bu kelimelerin tekil anlamlarından daha farklı ve derin bir anlama sahiptir. Yalın anlamları ile sosyal kelimesi, toplumla ilgili, birden fazla insan topluluğu ile ilgili; güvenlik kelimesi ise tehlike ile ilgili olup, tehlikeler ve insana vereceği zararlardan uzak olma halini ifade eder. Tek tek kelime anlamlarından hareket edilirse sosyal güvenlik; toplumu oluşturan fertlerin istekleri ve iradeleri dışında maruz kaldıkları tehlikelerin zararlarından kurtarılma garantisidir. Bu yönüyle sosyal güvenlik, söz konusu garantinin sağladığı bir tatmin duygusudur ve kısaca fertlerin ve ailelerinin “yarınlarından emin olma, endişe duymama” halini ifade eder. 


#4

SORU:

Sosyal güvenlik garantisinin iki boyutunu açıklayınız.


CEVAP:

Sosyal güvenlik garantisinin soyut ve somut olmak üzere iki boyutu vardır.

Soyut boyutunu; tehlikenin zararlarına maruz kalmadan önceki gelecek endişesi duymama, zararlarının karşılanacağını bilmeden kaynaklanan rahatlık hali, somut boyutunu ise tehlikenin zararlarına maruz kaldıktan sonra bu zararları karşılamak için sağlanan hizmetler
ve parasal ödemeler oluşturur. Sosyal güvenlik garantisine sahip olmanın verdiği tatmin duygusunun varlığı, kişiyi yaşadığı toplum içinde huzurlu ve diğer insanlarla ilişkilerinde uyumlu kılan faktörlerin başında gelir.


#5

SORU:

Dar anlamda sosyal güvenlik kavramını açıklayınız.


CEVAP:

Dar anlamda sosyal güvenlik sanayi toplumunda işçi olarak çalışanları kapsamına alan sosyal güvenlik sistemini ifade eder.

Sanayi toplumunun sosyal güvenlik ihtiyacını karşılamak üzere oluşturulan sosyal sigorta merkezli bir sistemin fonksiyonlarına daha uygundur. Buna göre, sosyal güvenlik, mesleki, fizyolojik veya sosyo-ekonomik bir riskle karşılaşan ve geliri veya kazancı geçici veya sürekli olarak kesilen ve/veya gider artışı ile karşılaşanların geçinme ve yaşama ihtiyaçlarını karşılayan bir sistemdir.


#6

SORU:

Geniş anlamda sosyal güvenlik kavramını açıklayınız.


CEVAP:

Geniş anlamda sosyal güvenlik, sosyal koruma programlarının yanı sıra aktif istihdam politikalarından barınma ihtiyacının karşılanmasına kadar insan refahını ilgilendiren her konuyu kapsamına alır.

Bir başka ifade ile geniş anlamda sosyal güvenlik, sosyal politikanın bütün araçları ile gerçekleştirmeye çalıştığı nihai amacı hayata geçirmeye yönelik bütün politika uygulamalarını kapsar hale gelmiştir. Geniş anlamda sosyal güvenlik, sebebi ne olursa olsun gelir kesilmesi ve/veya gelir yetersizliğine bağlı olarak ortaya çıkan yoksullukla mücadele için kullanılan bütün araçları kapsamaktadır.


#7

SORU:

Sosyal güvenlik kavramının insan onurunun korunması ile ilgili olmasının nedeni nedir?


CEVAP:

İnsanların ihtiyaçlarını karşılayacak imkanlardan mahrum olması, onları başkalarına bağımlı kılar, şahsiyetlerinin gelişmesini engeller. Sosyal güvenliğin bir hak olarak sağlanması ve kişilerin muhtaçlıktan kurtarılması kişilerin şahsiyetlerini korumasını sağlar, onları başkalarına muhtaç olmaktan kurtarır.


#8

SORU:

Sosyal güvenlik ihtiyacını doğuran, insanların istek ve iradeleri dışında meydana gelen tehlikelerin zararlarıdır ve sosyal güvenlik de bu zararları ortadan kaldırmaya yönelik mücadelenin adıdır. Bu bağlamda sosyal güvenlik ihtiyacını ortaya çıkaran tehlikeler nelerdir?


CEVAP:

Tehlikeler, meydana geliş sebeplerine göre veya sonuçlarına (yol açtığı zararlar ve sürelerine göre) bağlı olarak sınıflandırılabilir. Sebeplerine göre tehlikeler:

• Fizyolojik tehlikeler: İnsan fizyolojisinden kaynaklanan hastalık, yaşlılık, maluliyet, ölüm gibi kaçınılmaz ve mutlak tehlikelerdir.

• Tabi afetlerden kaynaklanan tehlikeler: İnsanoğlunun yaşadığı doğal ortam ve iklim şartlarına bağlı olarak ortaya çıkan, deprem, su baskını, heyelan, çığ, don, fırtına, tsunami vb tehlikelerdir.

• Sosyo-ekonomik tehlikeler: İktisadi ve sosyal hayatta meydana gelen değişmelere bağlı olarak ortaya çıkan; işsizlik-işini kaybetme, evlenme, boşanma, dul, yetim ve öksüz kalma, çocuk sahibi olma, yer değiştirme, göç ve ikamet yetersizliğinden kaynaklanan ve gelir yetersizliği yaratan tehlikelerdir.

• İnsanların sebep olduğu tehlikeler: İnsan, hem kendisi hem de diğer insanlar için bilerek veya istemeden ciddi bir tehlike kaynağıdır. Hırsızlık, kundaklama, yaralama veya öldürme gibi bilerek verilen zararlar yanında ihmal, tedbirsizlik ve kusurdan kaynaklanan kazalar da insandan kaynaklanan tehlikelerdir. Bu arada savaşları da insanın insana verdiği toplu zararlar olarak mutlaka adlandırmak gerekir.


#9

SORU:

Tehlikeleri sonuçları açısından da sınıflandırıldığında oluşan sınıflandırma nedir? Açıklayınız.


CEVAP:

Tehlikeler sonuçları ve zararları bakımından da sınıflandırılabilir: Buna göre zararlarının süresi bakımından tehlikeler; kısa vadeli-geçici (hastalık, doğum, işsizlik, iş kazaları vb) ve uzun vadeli-sürekli (malullük, yaşlılık ve ölüm) tehlikeler olarak sınıflandırılabilir. Ancak, sosyal güvenlik sistemlerinin konusu olması bakımından tehlikelerin zararları;

• Çalışma gücünün kısmen, tamamen, geçici veya sürekli olarak kaybedilmesi
• Gelirin tamamen veya kısmen, geçici veya sürekli olarak kaybedilmesi,
• Harcama artışına bağlı olarak (sağlık gibi) giderlerin artışı,
• Mal varlığına yönelik kayıplar,

şeklinde ortaya çıkar. Günümüz sosyal güvenlik sistemleri, hangi şekilde organize edilmiş olursa olsun, bu zararlardan; çalışma gücü kaybı, gelir kesilmesi ve gider artışı ile ilgili zararları karşılarken, mal varlığına yönelik zararların karşılanmasını sosyal güvenlik garantisi dışında tutmuştur.


#10

SORU:

ILO’nun, 1952 tarih ve 102 sayılı Sosyal Güvenliğin Asgari Normları sözleşmesinde, 9 ayrı sosyal güvenlik tehlikesi sayılmıştır. Sosyal sigortaların örgütlenmesi bakımından temel belirleyici unsur olan bu tehlikelerin tanımı ve sağlanan sosyal güvenlik garantisinin kapsamı sigorta kolları itibarıyla değerlendirildiğinde hastalık tehlikesini açıklayınız.


CEVAP:

Hastalık (sağlık hizmetlerinin sağlanması): Sosyal güvenlik sistemlerinin yapılanmasında hastalık iki ayrı sosyal güvenlik tehlikesi olarak tanımlanmış ve sistem organize edilmiştir: 1) Sağlık hizmetlerinin temini, 2) Gelir garantisi sağlanması. Buna göre “sebebi ne olursa olsun insan organizmasının ruhsal, bedensel ve sosyal bakımdan bozulması hali” olarak geçici çalışma gücü kaybı ve gider artışı yaratan bir tehlikedir. Tedavi edici sağlık hizmetleri kapsamında olmak üzere; ayakta ve yatarak tedavi hizmetlerinin temini, tedavinin
gerektirdiği ilaç ve iyileştirme araçlarının temini, hastalık nedeniyle fonksiyon veya uzuv kaybı söz konusu ise bunu giderecek protez araç ve gereçlerinin temini ile rehabilitasyon hizmetleri hastalık tehlikesine karşı hizmet olarak sağlanan sosyal güvenlik garantisini oluşturmaktadır.

Hastalık (gelir garantisinin sağlanması): Çalışan kişinin hastalığı sebebiyle çalışamadığı süre için ortaya çıkan gelir kaybını telafi etmek üzere geçici iş göremezlik ödeneği sağlamasıdır. Bu ödemeler, bütün sigortalılardan ziyade bağımlı olarak çalışan sigortalılar için, hastalanmadan önceki kazancı dikkate alarak bunun belirli bir oranı (bu oran % 40-60 oranında değişebilir, ancak daha yüksek de olabilir) hastalığı süresince verilir. Ödeneklerin verilme süresinin sigortacılık endişesi ile belirli sürelerle sınırlandırılması da söz konusu olabilir. Öte yandan, tedavi ihtiyacı duyan kişinin yurt içinde veya dışında bir başka yere sevk edilmesi gerekiyorsa sevkle ilgili yol parası ve zorunlu masrafları da sosyal güvenlik sistemlerince karşılanır.


#11

SORU:

ILO’nun, 1952 tarih ve 102 sayılı Sosyal Güvenliğin Asgari Normları sözleşmesinde, 9 ayrı sosyal güvenlik tehlikesi sayılmıştır. Sosyal sigortaların örgütlenmesi bakımından temel belirleyici unsur olan bu tehlikelerin tanımı ve sağlanan sosyal güvenlik garantisinin kapsamı sigorta kolları itibarıyla değerlendirildiğinde analık tehlikesini açıklayınız.


CEVAP:

Analık: Çalışan kadın için analık hali, doğumdan önce ve sonra belirli dönemler için gelir kesilmesi yaratan bir sosyal güvenlik tehlikesidir. Gebelik, doğum ve analık (emzirme) gibi birbirini izleyen üç ayrı dönemden oluşan analık halinde her üç dönemle ilgili anne-çocuk sağlığı ile ilgili tedavi edici sağlık hizmetlerinin verilmesi, bağımlı olarak çalışan kadınlar için doğumdan önce ve sonra belirli süre iş göremezlik ödeneği verilmesi ve çocuğun sağlıklı şekilde beslenmesi için belirli süre süt parası verilmesi bu sigorta kolundan sağlanan koruma garantisini oluşturur.


#12

SORU:

ILO’nun, 1952 tarih ve 102 sayılı Sosyal Güvenliğin Asgari Normları sözleşmesinde, 9 ayrı sosyal güvenlik tehlikesi sayılmıştır. Sosyal sigortaların örgütlenmesi bakımından temel belirleyici unsur olan bu tehlikelerin tanımı ve sağlanan sosyal güvenlik garantisinin kapsamı sigorta kolları itibarıyla değerlendirildiğinde malullük tehlikesini açıklayınız.


CEVAP:

Malullük: Kişinin çalışma hayatına başladıktan sonra bir daha çalışamayacak şekilde çalışma veya meslekte kazanma gücünü kaybetme halidir. Çalışma veya meslekte kazanma gücünün % 60 veya daha yüksek oranlarda kaybedildiğinin sağlık kurulları raporları ile belgelenmesi ve belirli süre prim ödenmesi halinde malullük hali devam ettiği müddetçe gelir kesilmesini telafi etmek üzere aylık bağlanması en önemli sosyal güvenlik garantisidir. Rehabilitasyon hizmetleri ile malul kişinin tekrar çalışma hayatına döndürülmesi veya günlük hayatını sürdürebileceği bir iyilik haline kavuşturulması malullük hali ile ilgili olarak sağlanan diğer önemli sosyal güvenlik garantisidir.


#13

SORU:

ILO’nun, 1952 tarih ve 102 sayılı Sosyal Güvenliğin Asgari Normları sözleşmesinde, 9 ayrı sosyal güvenlik tehlikesi sayılmıştır. Sosyal sigortaların örgütlenmesi bakımından temel belirleyici unsur olan bu tehlikelerin tanımı ve sağlanan sosyal güvenlik garantisinin kapsamı sigorta kolları itibarıyla değerlendirildiğinde ölüm tehlikesini açıklayınız.


CEVAP:

Ölüm: İnsan hayatının sona ermesi anlamına gelen ölüm, diğer tehlikelerden farklı olarak bu durumla karşılaşan kişinin kendisine değil, sağlığında geçimini sağlamakla yükümlü olduğu aile fertlerine koruma garantisi sağlanması ile ilgilidir. Sigortalının eşi, çocukları, anne-babası ölüme bağlı olarak gelir veya aylık bağlanan kişilerdir. Eş, çocuk ve anne-babaya hangi şartlarda ve ne süre ile aylık bağlanacağı büyük ölçüde benzer olmakla birlikte yaş, cinsiyet, medeni durum ve gelir sahibi olma şartlarına bağlı olarak aylık bağlanmaktadır. Çocukların eğitim durumları dikkate alınarak aylık bağlama süresi uzatılabilmekte, malul çocuklar veya kız çocukları için özel koruyucu şartlar belirlenebilmektedir.


#14

SORU:

ILO’nun, 1952 tarih ve 102 sayılı Sosyal Güvenliğin Asgari Normları sözleşmesinde, 9 ayrı sosyal güvenlik tehlikesi sayılmıştır. Sosyal sigortaların örgütlenmesi bakımından temel belirleyici unsur olan bu tehlikelerin tanımı ve sağlanan sosyal güvenlik garantisinin kapsamı sigorta kolları itibarıyla değerlendirildiğinde aile gelirinin yetersizliği tehlikesini açıklayınız.


CEVAP:

Aile Gelirinin Yetersizliği: Diğer sosyal güvenlik tehlikelerinden farklı olarak ailenin çocuk sahibi olması dolayısıyla ailenin gelir yetersizliği (yoksulluk) tehlikesi ile karşılaşması halidir. Bir sosyal risk olarak kabul edilen çocuk sahibi olma halinde, ailenin çocuk bakımı dolayısıyla artan harcamalarını karşılamak üzere yapılan gelir transferleri (ayni veya nakdi) sosyal güvenlik garantisi kapsamındadır. Çocuk parası, çocukların eğitim süreleri de dikkate alınarak belirli yaşa kadar ve çocuk sayısı ile bağlantılı olarak sabit, artan veya azalan miktarlarda verilebilir.


#15

SORU:

Sosyal güvenliğin tarihsel sürecinde geleneksel dönemini kısaca açıklayınız.


CEVAP:

Geleneksel dönemde temel sosyal güvenlik koruması sağlayan birim, ailedir. Bir toplumdan diğerine ve bir dönemden diğerine değişmekle birlikte, ailenin genişliği başta olmak üzere aile bağlarını güçlendiren her faktör (örf ve adetler ile dini inançlar gibi) ailenin sosyal güvenlik garantisi sağlama fonksiyonunu etkiler. Nitekim yaşlıların aile içinde bakımının veya çocukların evleninceye kadar aynı çatı altında yaşamasının toplumsal bir örf olduğu toplumlarda ailenin sosyal güvenlik fonksiyonu güçlüdür.

Tanıma bilme faktörüne bağlı yardımlaşma geleneksel dönemin en yaygın ve kapsamlı diğer önemli sosyal güvenlik yöntemini oluşturur. Aynı yerleşim biriminde ve birbirine yakın mekânlarda yaşayan kişiler, komşuluk ilişkisine bağlı olarak içlerinden birisi tehlike ile karşılaştığı zaman ayni veya nakdi olarak yardımda bulunur. 

Tanıma bilme faktörüne bağlı sosyal yardımların en kapsamlı şeklini dini sosyal yardımlar oluşturur. Her din, kendi mensupları içinde iktisaden zayıf ve güçsüz durumda olanın korunmasına ve bu amaçla yapılacak yardımlaşmaya özel bir önem verir.

Sanayi devrimi öncesi dönemde, teşkilatlı, kurumsallaşmış sosyal güvenlik uygulamaları da vardır. Bunlardan en bilineni, esnaf ve sanatkârların meslek kuruluşlarının kendi meslek mensuplarının sosyal güvenlik ihtiyacını karşılamak için oluşturdukları orta sandıklarıdır. Meslek teşkilatı olarak loncalar, kendi organizasyonları içinde, üyelerinin ödediği düzenli aidat-prim benzeri gelirlerle oluşturdukları fonlardan ödünç para verilmesi, hastalık halinde muayene ve tedavi giderlerinin karşılanması, ölüm halinde cenaze masraflarının karşılanması ve barınma ihtiyacını karşılamak üzere ev temini veya kira giderlerinin karşılanması gibi yardımlarda bulunmuşlardır. İslam dünyasında kardeşlik anlamına gelen Ahi birlikleri lonca örgütlenmesinin en gelişmiş şeklini oluşturmuştur. Ahiler, cömertlik, muhtaçlara yardım ve zulüm görenleri koruma gibi yönleriyle tanınmışlardır. Orta sandıkları sanayi devriminden sonra gelişen sosyal sigortaların ilk örnekleri olarak kabul edilebilir.

Ayrıca yol, köprü, ibadet yeri ve okul yaptırmak amacıyla oluşturulan vakıflar, avarız vakıfları olarak adlandırılmıştır. Bir dönem vakıf cenneti olarak adlandırılan Osmanlı’da birçok kamu hizmeti gibi sosyal güvenlik hizmetleri de bu amaçla oluşturulan vakıflar aracılığı ile yapılmıştır.


#16

SORU:

İlk sosyal sigortaların Almanya'da kurulmasının nedeni nedir?


CEVAP:

Almanya sanayileşme tecrübesi yaşayan diğer Kıta Avrupası ülkeleri ve sanayileşmenin ilk başladığı İngiltere’den farklı olarak ekonomik ve sosyal hayatın bir çok alanında devlet müdahalesini öne çıkaran bir politika izlemiştir.


#17

SORU:

İslam dinindeki bazı ibadetler birer sosyal güvenlik uygulaması olarak değerlendirilir?


CEVAP:

İslamiyet, oruç, kurban ve zekat gibi ibadetleri birer sosyal güvenlik yöntemine dönüştürmüştür.

Oruç tutamayanların yoksulların günlük beslenme ihtiyacını karşılaması, fitre ve zekatın yoksul ve muhtaç olanlara verilmesi ve kurban etinin belirli kısmının yoksullara dağıtılması birer sosyal güvenlik uygulamasıdır.


#18

SORU:

Bireysel emeklilik sigortalarının sosyal güvenlik kavramı içerisindeki yeri ve önemi nedir?


CEVAP:

Bireysel emeklilik sistemleri, zorunlu kamu sosyal güvenlik programlarına dahil olanlar için ilave, tamamlayıcı sosyal güvenlik tedbiri fonksiyonu görür.


#19

SORU:

Sosyal sigortaların temel ayırıcı özellikleri nelerdir? Açıklayınız.


CEVAP:

Devlet tarafından kurulmaları, katılımın zorunlu olması, diğer kamu kurumlarından farklı olarak yönetiminin özerk olmasıdır.


#20

SORU:

Sosyal güvenlik ile ülke gelişmişlik seviyesi arasındaki ilişki nedir?


CEVAP:

Çok doğrudan bir ilişki vardır. Gelişmiş ülkelerle gelişmekte olan ülkeler sosyal güvenlik harcamaları bakımından aynı zaman diliminde yatay bir karşılaştırma yapıldığı zaman bu durum açıkca görülebildiği gibi, gelişmiş ülkelerin özellikle İkinci Dünya Savaşından sonraki dönemde iktisadi gelişmeleri arttıkça sosyal güvenliğe daha fazla pay ayırdıklarını ortaya koymuştur.