ORTA ASYA TÜRK TARİHİ Dersi CENGİZ HAN VE MOĞOL İMPARATORLUĞU soru cevapları:

Toplam 58 Soru & Cevap
PAYLAŞ:

#1

SORU:

Moğolların dili hangi dillerle gramer ve kelime ilişkisine sahiptir?


CEVAP:

Moğollar, Ural-Altay dil ailesinin Altay koluna mensupturlar. Dilleri eski Mançuca-Tunguzca, Türkçe ve Korece ile gramer ve kelime ilişkisine sahiptir.


#2

SORU:

Moğollar kaynaklarda ilk defa ne zaman ve nasıl zikredilmiştir?


CEVAP:

Milâdî VI. yüzyıldan önceki tarihleri oldukça karanlıktır. Moğol adı kaynaklarda ilk defa VII. yüzyılda Çin’in T’ang sülalesi resmî tarihleri Chiu T’ang-shu ve Hsin T’ang-shu’da “Mêng-wu” ve “Mêngwa” şeklinde, Proto-Moğol Shih-wei kabile grupları arasında önemsiz küçük bir kabile adı olarak zikredilmiştir. Bununla birlikte bu ismin devlet ve hanedan adı olarak kullanılması ancak Cengiz Han zamanında, millet adı olarak kullanılması ise çok daha sonra olmuştur.


#3

SORU:

Arkeolojik kazılar Moğollar hakkında ne tür bilgiler vermiştir? 


CEVAP:

Arkeolojik kazılarda elde edilen bilgilere göre, Moğol asıllı kabileler daha M.Ö. II. bin yıldan itibaren Türk boylarının doğusunda yer almakta ve Tula nehrinin kaynakları her iki ırk arasında sınır teşkil etmekteydi.


#4

SORU:

Moğollar hangi Türk devletlerinin himayesinde yaşamış ve bu devletlerden kültürel bağlamda nasıl etkilenmişlerdir?


CEVAP:

Asya Hunları’ndan itibaren Moğollar ile Türkler arasındaki ilişkilerin arttığı görülmektedir. Hun devletinin yıkılmasından sonra Asya’da ortaya çıkan güç boşluğu M.S. III. yüzyılın başlarından IV. yüzyılın ortalarına kadar Moğol asıllı Hsien-piler tarafından doldurulmuştur. M.S. VI. yüzyılın ortalarından itibaren evvela Göktürkler’in daha sonra da Uygurlar’ın hâkimiyetine giren Moğollar, bu dönemde Türk kültürü ve devlet geleneklerinden önemli ölçüde etkilenmişlerdir. Özellikle yazı kültürlerinin önemli bir kısmını Uygurlar’dan almışlardır.


#5

SORU:

Moğollar tarafından ne zaman ve nerede hangi devletler kurulmuştur?


CEVAP:

Milâdî X.-XII. yüzyıllarda Moğol asıllı kabileler tarafından Kuzey Çin ve İç Asya’da Cürcen, Kitan ve Kara-hıtaylar gibi devletler kurulmuştur.


#6

SORU:

Moğollar, Çin, İslâm ve Avrupa kaynaklarında hangi adla zikredilir?


CEVAP:

Moğollar, gerek Çin gerekse İslâm ve Avrupa kaynaklarında “Tatar” adıyla zikredilmişlerdir.


#7

SORU:

Moğollar hakkında en detaylı bilgi veren Çin kaynakları Tatarları kaça ayırmaktadır ve onların yaşayışları hakkında ne tür bilgiler vermektedir?


CEVAP:

Moğollar hakkında en tafsilâtlı bilgileri veren Çin kaynakları bu dönemde Tatarlar’ı üçe ayırmaktadır. Çin seddinin hemen kuzeyinde yarı yerleşik bir hayat yaşayan “Ak Tatarlar” Çin kültürünün bariz tesiri altında idiler. Cengiz Han’ın da mensup olduğu “Kara Tatarlar” Gobi Çölü’nün kuzeyinde göçebe bir hayat sürmekteydiler. Moğolistan ile Baykal Gölü’nün daha kuzeyinde yaşayan “Barbar Tatarlar” ise avcılık yaparak yaşamlarını devam ettirmekteydiler.


#8

SORU:

Cengiz Han hangi sahada dünyaya gelmiştir ve hangi Tatar topluluğuna mensuptur?


CEVAP:

Cengiz Han’ın dünyaya geldiği ve çocukluğunun geçtiği Onon ve Kerülen nehirleri arasındaki saha, “Kara Tatarlar” ile “Barbar Tatarlar” arasındaki sınırı teşkil etmekteydi. Dünya tarihinin en büyük imparatorluğunun kurucusu olan Cengiz Han, XII. yüzyıl ortalarında Kara Tatarlar’a mensup küçük bir kabile reisinin oğlu olarak dünyaya gelmiştir.


#9

SORU:

Cengiz Han tam olarak nerede ve ne zaman dünyaya gelmiştir?


CEVAP:

Cengiz Han milâdî 1155 yılında Onon nehrinin sağ kıyısında yer alan Dülün-Boldok’ta dünyaya geldi.


#10

SORU:

Cengiz Han’ın asıl adı, baba ve anne adı nedir?


CEVAP:

Asıl adı Temüçin’dir. Babası Kıyat boyundan Yesügey Bahadır, annesi ise Merkit boyundan
Hö’elün’dür.


#11

SORU:

Temüçin babasını ne zaman kaybetmiştir ve babası öldükten sonra o ve ailesi ne tür olaylar yaşamıştır?


CEVAP:

Temüçin henüz on iki yaşındayken Tatarlar tarafından zehirlenen babasını kaybetti. Bu hadiseden bir süre sonra da ailesiyle birlikte kabilesi tarafından terk edildi. Annesi, üç erkek kardeşi, bir kız kardeşi ve iki üvey kardeşiyle birlikte hayatta kalabilmek için büyük bir mücadele vermek zorunda kaldı. Aile, son derece zor şartlar altında avcılık ve balıkçılık yaparak hayatta kaldı. Temüçin daha çocuk yaşta babası tarafından nişanlandığı Ungirat kabilesinden Dey-Seçen’in kızı Börte Ucin ile evlendi. Ancak kısa süre sonra Börte, Merkitler tarafından kaçırıldı. Kendisi ise Burhan-Haldun dağlarına kaçarak hayatını kurtarabildi. Kerayitler’in şefi Tuğrul (Ong Han) ve Cacirat kabilesinden Camuka’nın yardımıyla
Merkitler’i yenerek eşini kurtardı.


#12

SORU:

Cengiz Han’ın Moğolları tek bayrak altında süreci nasıl gelişmiştir?


CEVAP:

1195 yılında çok sayıda kabile Temüçin’e katıldı. 1197 yılında Merkitler üzerine yürüyerek onları ağır bir hezimete uğrattı ve Merkit beyi Tokta-beki’yi öldürttü. Çeşitli ittifaklar kurarak 1199 yılında Nayman hükümdarını, 1200 yılında Tayciyutlar’ı, 1201 yılında Cacirat beyi Camuka’yı ve 1202 yılında Tatarlar’ı mağlup ettikten sonra 1203 yılında kendisine suikast tertip eden Camuka, Tuğrul ve Senggün’ü yenilgiye uğratarak ortadan kaldırdı. 1204 yılında Nayman ve Merkitler’i bir kez daha hezimete uğrattı. 1205 yılında Tangutlar üzerine sefer düzenleyen Temüçin 1206 yılına gelindiğinde artık şahsi güç ve kabiliyetine dayanarak önemli rakiplerinin tamamını bertaraf etmiş ve bütün Moğollar’ı tek bir devletin çatısı altında toplamayı başarmıştı.


#13

SORU:

Cengiz Han ne zaman, nerede hükümdar olarak kabul edilmiştir?


CEVAP:

Peş peşe kazandığı bu zaferlerden sonra Moğolistan’ın tamamına hâkim olan Temüçin, 1206 yılında Onon nehri kenarında toplanan kurultayda dokuz parçalı ak tuğ dikilerek “Cengiz” (Moğolca: Çinggiz) unvanı ile han ilan edildi ve bozkırların en güçlü hükümdarı durumuna geldi.


#14

SORU:

Cengiz Han hükümdar ilan edildikten sonra hangi askeri seferleri düzenlemiştir?


CEVAP:

Han ilan edildikten sonra askerî seferlerine devam eden Cengiz, 1207 yılında Tangutlar üzerine ikinci defa sefere çıktı. Yine aynı yıl Kırgızlar’ı, 1208 yılında Merkitler’i ve Naymanlar’ı hâkimiyetine aldıktan sonra, 1209 yılında Uygur hükümdarı İdikut’u kendisine bağladı. 1210 yılında Tangutlar üzerine üçüncü defa sefere çıktıktan sonra, 1211 yılında Yedi-su’nun kuzeyinde bulunan Karluk hükümdarı Arslan Han’ı kendisine tabi kıldı. Böylece 1211 yılına gelindiğinde, Moğolistan’ın yanı sıra Orta Asya’nın önemli bir kısmı da Cengiz Han’ın hâkimiyeti altında birleşmişti. Cengiz Han 1211 yılında yüzünü bu kez Kuzey Çin’e hâkim olan Kin Devleti’ne çevirdi. Moğol ordusu peş peşe kazandığı zaferlerin ardından 1214 yılında Pekin önlerine ulaştı. Sulh yapıldıysa da savaş kısa süre sonra yeniden başladı. Pekin uzun bir muhasaranın ardından 1215 yılında teslim olmak zorunda kaldı. Cengiz Han ertesi yıl Moğol ordularının komutasını Mukalı’ya bırakarak Moğolistan’a döndü. Kin Devleti’ne karşı yürütülen savaş ancak Ögedey Han zamanında 1234 yılında tamamlanabildi. Cengiz Han 1216-1217 yıllarında İli vadisindeki Almalıg hükümdarını kendisine bağladı. Ardından da 1218 yılında Cebe Noyan vasıtasıyla eski düşmanı Nayman hükümdarı Küçlüg’ün hâkimiyetine giren Kara-hıtay topraklarını ele geçirdi. Kara-hıtay topraklarının ele geçirilmesi, Cengiz Han’ı batıda Hârezmşâhlar Devleti ile komşu yapmıştı. 1218 yılında yaklaşık 450 Müslüman tacirden oluşan bir Moğol ticaret kafilesinin Hârezmşâh topraklarında bulunan Otrar’da saldırıya uğraması üzerine Cengiz Han 1219 yılında güçlü bir orduyla Hârezmşâhlar Devleti’ne karşı harekete geçti. Bu sırada Horâsân üzerinden Irak-ı Acem ve Azerbaycan’a giren Cebe ve Sübütey komutasındaki bir Moğol ordusu da ardında viraneye çevrilmiş bir ülke bırakarak Kafkasya’ya ulaşmıştı. Kafkaslar’dan Karadeniz’in kuzeyine geçen Cebe ve Sübütey 31 Mayıs 1222 tarihinde Kalka’da bazı Rus prensleri tarafından da desteklenen Kıpçak ordusunu feci bir hezimete uğrattı. Volga Bulgarları’nı da mağlup ettikten sonra Hazar Denizi’nin kuzeyinden dolaşarak Orta Asya’da Cengiz Han’ın yanına ulaştı. Dört yıllık bir sürede yaklaşık 20.000 kilometre mesafenin katedildiği bu sefer, dünya tarihinin en dikkate değer askerî harekâtlarından birini teşkil etmektedir.


#15

SORU:

Moğol istilasının İslam coğrafyasına etkiler nelerdir?


CEVAP:

Moğol istilası dünya tarihinin gördüğü en büyük yağma, katil ve tahrip hareketlerinden birisidir. İstila neticesinde Çin, Orta Asya, Yakındoğu ve Doğu Avrupa’nın etnik, demografik ve kültürel yapısı yeniden şekillenmiştir. Moğol istilası esnasında bilhassa Mâverâünnehir, İran, Irak ve Anadolu şehirleri büyük zarar görmüştür. İslâm medeniyetinin gelişmesinde önemli rol oynayan Merv, Nîşâbûr, Gürgenç ve Rey gibi pek çok büyük şehir adeta haritadan silinmiştir. Moğol istilası Yakındoğu coğrafyasının etnik ve demografik yapısını alt üst etmiştir. İstila ile birlikte Yakındoğu coğrafyasına yeni göçebeler girmiştir. Göç ve katliamlar sebebiyle etnik yapı yerlilerin aleyhine değişmiştir. Göçebe kültür etkinliğini artırırken, şehir hayatı ve kültürü gerilemiştir. Tarımda kullanılan su sedleri ve sulama kanalları tahrip edilmiş, üretim faaliyetleri azalmış, ticaret sekteye uğramış, dolayısıyla da Yakındoğu coğrafyasında büyük bir ekonomik çöküş yaşanmıştır. Şehir ve kasabalarda yaşayan ve eski kültür ve geleneklerin temsilcileri konumunda olan pek çok köklü aile, vatanlarının Moğollar tarafından tahrip edilmesi üzerine, farklı coğrafyalara göç etmek zorunda kalmıştır. Göç etme fırsatı bulamayan pek çok âlim, şair ve edip ise Moğol istilası esnasında hayatını kaybetmiştir. İstilaya uğrayan yerlerdeki medreseler, kütüphaneler, vakıf eserleri ve ilim merkezleri tahrip edilmiştir. Moğol istilası, katliamlardan kurtulan insanların psikolojisinde derin izler bırakmıştır. İstilanın yarattığı karanlık tablo, toplumda dünyevî hayattan kaçış ve kendine güvensizlik şeklinde tezahür etmiştir. Bu önemli gelişme İslam dünyasında ilmî faaliyetlerin sekteye uğraması, aklî ilimlerin gerilemesi ve dinîtasavvufî hareketlerin güçlenerek gelişmesi için uygun bir zemin oluşturmuştur. Bütün bu gelişmeler İslâm medeniyetinin “altın çağ”ının sonunu hazırlamıştır.


#16

SORU:

Cengiz Han ne zaman ve nasıl ölmüştür?


CEVAP:

1225 yılında Moğolistan’a dönen Cengiz Han avlanırken attan düşerek ağır şekilde yaralandı. Henüz tam olarak iyileşemeden, itaatten ayrılan Tangutlar’ı cezalandırmak için 1225-1226 yılı kışında Gobi Çölü’nü geçerek yeni bir sefere çıktı. Tangutlar’ın idarî merkezi kuşatıldı. Seferde rahatsızlığı yeniden nükseden Cengiz Han, Tangut merkezi teslim olmadan birkaç gün önce, Tsin-chou şehri yakınlarında 18 Ağustos 1227 tarihinde öldü. Cesedi Moğolistan’a taşınarak Onon ve Kerülen nehirlerinin doğduğu Burhan-Haldun dağlarında bir yere defnedildi. Defin yeri eski Türk ve Moğol hükümdarlarının defninde umumiyetle âdet olduğu üzere gizli tutuldu. Kesin olarak nereye defnedildiği bugün hâlâ bilinmemektedir.


#17

SORU:

Ögedey’in hükümdar olma süreci nasıl gelişmiştir? 


CEVAP:

Cengiz Han daha sağlığında, mülâyim karakteri ve şefkâtli tutumu ile ön plana çıkan Ögedey’i veliaht tayin etmişti. Cengiz Han’ın vefatının ardından, verasetin kurultay tarafından onaylanmasına kadar, devleti Cengiz Han’ın en küçük oğlu Tuluy idare etti. Ögedey ancak 1229 yılı ilkbaharında Kerülen nehrindeki Kodege adasında tertip edilen büyük kurultayın ardından, vasiyet gereğince, kardeşi Çağatay ve amcası Otçigin Noyan tarafından ellerinden tutulmak suretiyle kağan olarak tahta oturtuldu.


#18

SORU:

Ögedey nasıl bir hükümdardı?


CEVAP:

İslâm kaynaklarının da belirttiği üzere; mutedil, cömert ve şefkâtli bir hükümdardı. İmâra önem vermekteydi. Karakorum şehrinin imârı ve muhtelif yerlerde su kuyuları açtırılması bu döneme rastlamaktadır. Kaynaklarda onun İslâm’a ilgisinden ve Müslümanlar’a karşı yakınlığından bahsedilmiştir. Öyle ki, bazı kaynaklarda bâtınen Müslüman olarak gösterilmiştir. Ögedey, aile üyelerinin idareye aktif katılımına dayanan bir siyaset takip etti: Müşterek yönetim geleneklerine sadık kaldığı gibi, önemli kararlarda bilhassa ağabeyi Çağatay’ın fikrine müracaat etti. Muhtelif zamanlarda tertip ettiği büyük kurultaylar vasıtasıyla umumî icraatı gözden geçirdi. Moğol hükümdarlarının pek çoğu gibi içkiye aşırı düşkündü.


#19

SORU:

Ögedey ne zaman ölmüş ve naaşı nereye gömülmüştür?


CEVAP:

Ögedey yaklaşık on iki yıllık icraatının umumî bir değerlendirmesini yaptığı 1240 yılının yedinci ayındaki kurultayın ardından 11 Aralık 1241 tarihinde içtiği fazla şarabın tesiriyle uykuda öldü. Cesedi, Yukarı İrtiş’teki karlı Bûldâk-Kâsîr dağına defnedildi.


#20

SORU:

Güyük Han’ın hükümdar olma süreci nasıl işlemiştir? 


CEVAP:

Ögedey sağlığında evvelâ üçüncü oğlu Küçü’yü, onun vefatından sonra da Küçü’nün büyük oğlu Şiremün’ü veliaht tayin etmişti. Ögedey’in ölümünden sonra hanımı Töregene Hatun (1241-1246) kurultayın toplanarak yeni hanın seçimine kadar yaklaşık beş yıl süreyle idareye hâkim oldu. Töregene, 1246 yılında toplanan kurultayda, Ögedey tarafından veliaht tayin edilen Şiremün’ün yerine, kendi oğlu Güyük (1246-1248)’ü “büyük han” seçtirmeyi başardı.


#21

SORU:

Güyük Han’ın ölümü nasıl olmuştur?


CEVAP:

Güyük’ün büyük han seçilmesi Cuci’nin oğlu Batu tarafından tepkiyle karşılandı. Aralarında Doğu Avrupa seferinde başlayan bir anlaşmazlık vardı. Batu, Cengiz Han tarafından yapılan taksimata dayanarak babasının hissesine düşen Deşt-i Kıpçak ve Karadeniz’in kuzeyine hâkim olmuştu. Bu durumda Güyük ile Batu’nun çarpışması kaçınılmazdı. Güyük, Batu ile mücadeleye hazırlandığı bir sırada öldü. Aklî ve bedenî hastalıklara mübtela, içkiye ve kadına aşırı düşkün olan Güyük’ün erken ölümü, Moğol İmparatorluğu’nun parçalanmasını engelledi.


#22

SORU:

Güyük Han’dan sonra yerine kim ve nasıl geçmiştir? 


CEVAP:

Batu, Güyük’ün ölümünden sonra Cengiz hanedanının en yaşlısı ve en güçlüsü olarak “büyük han”ı seçmek için hanedan üyelerini Aladağ yakınlarındaki AlaKamak mevkiine davet etti. Bu esnada idare Güyük’ün hanımı Oğul-gaymış ve Çinkay’ın elinde idi. AlaKamak’taki toplantıda Batu’nun etkisiyle Cengiz Han’ın en küçük oğlu Tuluy’un soyundan gelen Möngke’nin “büyük han” olmasına karar verildi ve Batu’nun desteğini ve onayını alan Möngke, 1251 yılında Karakorum’da toplanan kurultayın ardından büyük han olarak resmen tahta çıktı.


#23

SORU:

Möngke hangi sefer sırasında ölmüştür? 


CEVAP:

Möngke tarafından Çin’in fethiyle görevlendirilen Kubilay, güneyden yürüttüğü askerî harekâtla Tay krallığını ele geçirdi. Ardından da Vietnam’a hâkim oldu. Bu esnada asıl Moğol ordusu da Çin içlerinde hızla ilerlemekteydi. Möngke 1257 yılında bizzat Çin’deki Moğol ordusunun başına geçti. Ancak bu esnada vuku bulan salgın hastalıklar askerî harekâtı olumsuz etkiledi. Möngke de bu esnada öldü.


#24

SORU:

Möngke nasıl bir hükümdar olmuştur?


CEVAP:

Sert bir mizaca sahip olan Möngke, eski Moğol geleneklerini ve yaşam tarzını korumaya gayret etti. Annesi gibi Nasturî olmakla birlikte Budizm ve Taoizm’e ilgi duydu. Bununla birlikte, bütün din ve inançlara hoşgörü ile yaklaştı.


#25

SORU:

Kubilay Kağan kimdir, ne zaman ve nerede dünyaya gelmiştir?


CEVAP:

Moğol İmparatorluğu’nun son büyük hanı olan Kubilay Kağan, Cengiz Han’ın en küçük oğlu Tuluy ile büyük hatun Sorkaktani Beki’nin ikinci oğlu olarak 23 Eylül 1215 tarihinde dünyaya geldi.


#26

SORU:

Kubilay’ın hükümdar olma süreci nasıl gelişmiştir?


CEVAP:

1259 yılında Möngke’nin vefatı üzerine Sung Devleti ile barış yaparak Moğolistan’a döndü ve en küçük kardeşi Arık Böke ile taht mücadelesine girişti. Taraftarları tarafından 1260 yılında kağan ilan edildikten sonra Gobi Çölü kenarında yapılan bir savaşta kardeşi Arık Böke’yi mağlup etti (1261). Taht iddiasıyla ortaya çıkan Ögedey’in torunu Kaydu (öl. 1301)’yu da bertaraf etti. Böylelikle tahtın tek hakimi oldu.


#27

SORU:

Kubilay’ın askeri seferleri hangileridir?


CEVAP:

Kenti 1260 yılında Orhon vadisindeki Karakorum’dan eski Çin başkenti Yen-kin yakınlarında kurduğu Han-balık (“han şehri”, bugünkü Pekin) şehrine taşıdı. İran’ın idaresini Hülâgü’nün oğlu Abâkâ’ya, Cuci ulusunun idaresini Batu’nun torunu Mengü-temür’e, Çağatay ulusunun idaresini ise Mubârekşâh’a verdi. Uzun bir mücadeleden sonra 1276 yılında Sung hanedanına son vererek Çin’in yegâne hâkimi durumuna geldi ve Çin tarihinin resmî yirminci sülalesi olan Yüan hanedanını (1271-1368) kurdu. Doğrudan ya da kendisine tâbî hanlıklar vasıtasıyla doğuda Büyük Okyanus’tan batıda Akdeniz ve Doğu Avrupa’ya kadar uzanan geniş bir imparatorluğa hükmetti. Tarihte Çin’in tamamına hükmeden ilk yabancı hükümdar olan Kubilay Kağan, Moğol İmparatorluğu’nu daha da genişletebilmek için pek çok askerî sefer düzenledi. 1277-1287 yılları arasında Birmanya’ya düzenlenen dört sefer başarıyla neticelendi. Hint Okyanusu’ndaki bazı adalar itaate alındı. Buna karşın Kasım 1274 tarihinde yaklaşık 900 gemi ve 15.000 asker ile başlatılan Japonya’yı istila teşebbüsü, sonraki iki denemeye rağmen, 1285 yılında başarısızlıkla sonuçlandı. Hindiçini’ye karşı 1280 ve Java’ya karşı 1292 yılında başlatılan askerî harekâtlarda da ciddi bir başarı elde edilemedi.


#28

SORU:

Kubilay hükümdarlık sürecinde hangi faaliyetlerde bulunmuştur?


CEVAP:

Çocukluğunda iyi bir tahsil görmüş olan Kubilay Kağan saltanatı boyunca ilim, kültür ve edebiyatı himaye etti. Kendisi Budizm’i kabul ederek bu dini yaymaya gayret etse de, diğer dinlere karşı müsamahalı davrandı. İdarî, malî ve ziraî alanlarda pek çok yeni düzenlemede bulundu. İdarî teşkilatı yeniden tanzim ederek ülkeyi on iki eyalete ayırdı. Ülkede umumi bir nüfus sayımı yaptırdı. Yolların emniyetini tesis ederek posta teşkilatını yeniden düzenledi. Çiftçilere tohum ve tarım aletleri dağıtmak suretiyle ziraî faaliyetleri teşvik etti. Bu düzenlemeler sayesinde, Moğol istilasının Çin’de yarattığı tahribatın olumsuz izlerini kısmen de olsa silmeyi başardı.


#29

SORU:

Moğol Hanlığının çöküş süreci nasıl işlemiştir?


CEVAP:

Kubilay Kağan, Moğol İmparatorluğu’nun son büyük hükümdarı olmuştur. Onun vefatından sonra İlhanlı ve Altın Ordu hükümdarları büyük hana olan tâbiiyet bağlarını yavaş yavaş koparmışlardır. Moğol hâkimiyeti Çin’de Kubilay’ın halefi Temür Olcaytu Kağan’ın ölümünden sonra önemli bir varlık gösterememiştir. Moğollar, batıda olduğu gibi Uzakdoğuda da çok geçmeden yerleşik kültürün tesirine girmişlerdir. XIV. yüzyılın ortalarına gelindiğinde Moğol idaresi Çin’de artık parçalanmanın eşiğine gelmiştir. Moğol İmparatorluğu’nu Çin’den yönetme teşebbüsü, Yüan hanedanının son hükümdarı Togan-Temür’ün 10 Eylül 1368 tarihinde Pekin’i terk ederek Moğolistan’a çekilmesi ile son bulmuştur. Çin’deki Moğol hâkimiyetinin sona ermesinden sonra Biligtü Kağan, Karakorum’u yeniden başkent haline getirmişse de, güçlü bir hâkimiyet kurmayı başaramamıştır. Moğollar sonraki yüzyıllarda, Moğolistan topraklarında muhtelif kabile ve kabileler federasyonu halinde, çoğu kez birbirleriyle savaşarak yaşamaya devam etmişlerdir.


#30

SORU:

Cengiz Han, kurduğu büyük imparatorluğun topraklarını sağlığında kaça bölünmüştür?


CEVAP:

Cengiz Han, kurduğu büyük imparatorluğun topraklarını sağlığında hanımı Börte’den doğan dört oğlu arasında taksim etmişti: En büyük oğlu Cuci’ye Batı Sibirya ve Deşt-i Kıpçak’ı verirken, ikinci oğlu Çağatay İli nehrinin güneyini, üçüncü oğlu Ögedey ise Tarbagatay, Emil ve Kobuk hudutları ile yukarı İrtiş havzasını almıştı. Baba ocağı Moğolistan’ı ise, eski Moğol gelenekleri uyarınca en küçük oğlu Tuluy’a bırakmıştı.


#31

SORU:

Moğol İmparatorluğu’nda zamanla kaç hanedan teşekkül etmiştir?


CEVAP:

Moğol İmparatorluğu’nda zamanla dört farklı hanedanın teşekkül etmiştir: İlhanlılar, Çağataylılar, Ögedeyliler, Altın Ordu. Başlangıçta imparatorluğun tamamını idare eden büyük hanlara bağlı olan bu hanedanlar, zamanla hükmettikleri bölgelerin müstakil hâkimleri durumuna geldiler. Hatta öyle ki, kimi zaman güç ve nüfuz mücadelesine girdikleri amcazâdelerine karşı, komşu devletlerle ittifak yapmaktan kaçınmadılar.


#32

SORU:

İlhanlıların Yakındoğu’da bıraktığı olumlu izler nelerdir?


CEVAP:

İlhanlı hâkimiyeti, onca olumsuzluğun yanında, bilhassa ilk yarım asırdaki yağma ve tahribat döneminin atlatılmasından sonra, Yakındoğu’da bazı olumlu izler de bıraktı: Bilhassa Gâzân Han devrinde İlhanlı ülkesinde büyük bir imâr faaliyeti başlatıldı. Özellikle başkent Tebrîz bu imâr faaliyetinden fazlasıyla nasibini aldı. İlhanlı hâkimiyetinin merkezi olan Azerbaycan’da Ucân, Gâzâniyye, Mahmûd-âbâd, Rab‘-i Reşîdî ve Sultâniyye gibi yeni yerleşim merkezleri kuruldu. İran tarih yazıcılığının en önemli eserleri İlhanlı sarayı ile irtibatta olan müverrihler ya da bu devletin hizmetindeki bürokratlar tarafından kaleme alındı. İlhanlı vergi ve mâliye usulû, bu coğrafyada daha sonra kurulan mahallî hâkimiyetler tarafından aynen benimsendi. Çin’den Akdeniz’e kadar geniş bir coğrafyanın tek bir devletin sınırları içerisinde birleştirilmesi, doğu-batı ticaretinin gelişmesi ve Çin kültürünün Yakındoğu’ya taşınması için uygun bir zemin hazırladı. Bu dönemde pek çok eser Çince’den Farsça’ya tercüme edildi. Aynı tesirler, başta minyatür olmak üzere güzel sanatlar alanında daha belirgin bir şekilde hissedildi. Türk-Moğol giyim tarzı, Moğol hâkimiyetine girmeyen Suriye ve Mısır gibi ülkelerde dahi taklit edilmeye başlandı. İlhanlı hükümdarları astronomi ilmine ilgi duydular ve bu yöndeki çalışmaları teşvik ettiler. Bu dönemde İslâm dünyasının en büyük rasathanelerinden birisi olan Merâga Rasathanesi’nin yanı sıra, Tebrîz’de de astronomiyle ilgili çalışmalar yapmak üzere bir rasathane kuruldu.


#33

SORU:

Çağatay Hanlığının kuruluş süreci nasıl işlemiştir? 


CEVAP:

Çağatay kendisine veliaht tayin ettiği oğullarından Mö’etüken ve Bildişini daha babalarının sağlığında öldüğü için, Mö’etüken’in oğlu Kara Hülâgü (1241-1246) Çağatay’ın yerine tahta çıkarıldı. Ancak büyük han Güyük tarafından “oğul sağ iken torunun tahta çıkmasının doğru olmadığı” gerekçesiyle tahttan indirildi. Yerine Çağatay’ın hayatta kalan en büyük oğlu olan YesüMöngke (1246-1251) tahta çıkarıldı. Büyük han Möngke, Yesü-Möngke’yi azlederek yerine Kara Hülâgü’yü tayin etti. Ancak onun kısa süre sonra vefat etmesi üzerine, bu kez Cengiz hanedanından İslâmiyet’i kabul eden ilk şahsiyet olan Mubârekşâh’ı Çağatay ulusunun başına getirdi. Mubârekşâh henüz çocuk yaşta olduğu için, annesi Ergene Hatun ona nâiblik etmekteydi. Möngke’nin ölümünden sonra Arık Böke ile Kubilay arasında ortaya çıkan taht kavgalarından istifade eden Çağatay Han’ın torunu ve Baydar’ın oğlu Algu (1260-1266), Hârezm ve Afganistan’ın yanı sıra Çu ve Yedisu havzalarını da ele geçirdi. Böylece Algu, Çağatay hanlığının gerçek anlamda kurucusu oldu.


#34

SORU:

Çağatay ne zaman ölmüştür?


CEVAP:

Kardeşi Ögedey’in ölümünden birkaç ay sonra, 1242 yılında vefat etti.


#35

SORU:

Çağatay Hanlığının iki kola ayrılma süreci nasıl işlemiştir?


CEVAP:

Çağataylılar, Tuva’nın oğlu Esen Buka (13091320) zamanında bu kez büyük han Temür Olcaytu Kağan’ın yüksek hâkimiyetini tanımak zorunda kaldılar. Kebek Han (1320-1326) zamanında ülkenin siyasî merkezi Yedisu bölgesinden Mâverâünnehir’e kaydı. Kebek’in ölümünden sonra tahta çıkan kardeşi Tarmaşirin (1326-1334), İslâmiyet’i kabul ederek ‘Alâ’u’d-dîn lâkabını aldı. Bu dönemde İslâmiyet Moğollar arasında hızla yayıldı. Ancak Tarmaşirin 1334 yılında tahttan indirilerek öldürüldü. Tarmaşirin’in öldürülmesiyle başlayan karışıklıklar yaklaşık otuz yıl devam etti. Bu dönemde Çağatay hanlığı biri yerleşik ve Müslüman halkın çoğunlukta olduğu Mâverâünnehir kolu, diğeri de atlı ve göçebe unsurların çoğunlukta olduğu Moğolistan kolu olmak üzere iki kısma ayrıldı. Moğolistan kolunun merkezi İli havzasına taşınırken, Mâverâünnehir kolunun merkezi Karşı (Nahşeb) idi.


#36

SORU:

Çağatay Hanlığının Türkleşme sürecine ne zaman girmiştir ve bu sürece girdikten sonra akıbeti ne olmuştur?


CEVAP:

Çağatay hanlığı etnik, sosyal ve kültürel saiklerin tesiriyle XIV. yüzyılın ikinci yarısından itibaren hızlı bir “Türkleşme” sürecine girdi. Türkmen beylerinin gücünün giderek arttığı Mâverâünnehir kolunun hâkimiyeti, kendisi de Türkmen asıllı olan Emîr Kazgan’ın (1346-1358) eline geçti. Bu kol 1370’lerde Mâverâünnehir’e hâkim olan Emîr Timur’un hâkimiyetine girdi. Bununla birlikte Timurlular tarafından tayin edilen Çağatay hanedan üyeleri ismen de olsa XV. yüzyıla kadar hükümdarlık yapmaya devam ettiler. XV. yüzyıl ortalarına gelindiğinde, Çağatay hanlığında “Moğol” kimliğinden geriye, Cengiz Han’a dayanan han şecerelerinden başka bir şey kalmadı. Çağatay hanlığının Almalıg, Aksu ve Kaşgar’ı merkez edinen doğu kolu ise, iyice zayıflamakla birlikte varlığını XVII. yüzyıl sonlarına kadar devam ettirmeyi başardı.


#37

SORU:

Ögedeylilerin diğer hanlıklarla münasebetleri nelerdir be bu münasebtler sonucunda akıbetleri ne olmuştur?


CEVAP:

Güyük’ün 1248 yılındaki ölümünden sonra “büyük hanlık” Batu’nun etkisi ile Ögedey kolundan Tuluy koluna geçmişti. Möngke, Türkistan’a gönderdiği kalabalık bir ordu ile husumet beslediği Ögedey kolunun gücünü iyice kırdı. Ögedeyliler’in en aktif üyesi Kaydu (öl. 1301) uzun mücadelelerden sonra 1267 ve 1269 yıllarında Çağataylılar’dan Barak’ı yenerek İli ve Kaşgarya bölgesini ele geçirdi. Çağataylılar’ı kendine bağladıktan sonra Orta Asya’nın hâkimi durumuna geldi.Kubilay Kağan ile uzun sürecek bir mücadeleye girişti ise de başarılı olamadı. Kaydu’nun oğlu Çapar babasının izinden giderek mücadeleyi devam ettirdi. Ancak 1303 yılında Çağataylılar’dan Tuva ile birlikte büyük han Temür Olcaytu Kağan’a bağlılığını bildirdi. Çapar, Tuva’nın ölümünden sonra tahta çıkan Kebek’e taarruz ettiyse de, 1309 yılında yenilerek büyük hana sığındı. Böylece Tarbagatay ve Emil merkez olmak üzere yaklaşık kırk yıl boyunca Orta Asya’daki gelişmelerde önemli rol oynayan Ögedeyliler’in hâkimiyeti son bulmuş oldu. Ögedey’in neslinden gelen hanlar Kâbil ve Kuzey Hindistan’da bir süre daha hükümdarlık yapmaya devam etmişlerdir. 


#38

SORU:

Altın Ordu Devleti hangi topraklara hakim olmuştur?


CEVAP:

Cengiz Han batı seferi esnasında Hârezm’in zaptından sonra en büyük oğlu Cuci’ye “İrtiş’in batısında Moğol atlarının çiğnediği bütün toprakları” vererek onu bu bölgeleri idare etmekle görevlendirmişti. Babasından altı ay kadar önce ölen Cuci’nin mirası oğlu Batu’ya intikal etti. Cuci’nin soyundan gelen hanların idare ettiği Altın Ordu Devleti iki buçuk asrı aşkın bir süre Karadeniz’in kuzeyine ve Deşt-i Kıpçak’a hâkim oldu.


#39

SORU:

Moğollar kimdir?


CEVAP:

Moğollar, Ural-Altay dil ailesinin Altay koluna mensupturlar. Dilleri eski Mançuca-Tun- guzca, Türkçe ve Korece ile gramer ve kelime ilişkisine sahiptir.


#40

SORU:

Cengiz Han kimdir?


CEVAP:

Cengiz Han’ın da mensup olduğu “Kara Tatarlar” Gobi Çölü’nün kuzeyinde göçebe bir hayat sür- mekteydiler.

Dünya tarihinin en büyük imparatorluğunun kurucusu olan Cengiz Han, XII. yüzyıl ortalarında Kara Tatarlar’a mensup küçük bir kabile reisinin oğlu olarak dünyaya gelmiştir.Asıl adı Temüçin’dir. Babası Kıyat boyundan Yesügey Bahadır, annesi ise Merkit boyundan Hö’elün’dür. 


#41

SORU:

Cengiz Han tarafından konulan ve Moğol İmparatorluğu’nda sonraki dönemlerde de titizlikle uygulanmaya devam eden,  otuz üç defter halinde düzenlenen  ve devlet hazinesinde saklanan  yasalar neye göre düzenlenmiştir?


CEVAP:

Umumiyetle eski töre ve geleneklerden istifade edilerek idarî, hukukî ve askerî yapıyı uygun biçimde düzenlenmiştir.


#42

SORU:

Moğollar’ın önünde batı yolunun  açılmasını sağlayan olay neydi?


CEVAP:

Hârezmşâhlar Devleti’nin sona ermesiyle Moğollar’ın önünde batı yolu açıldı.


#43

SORU:

Moğol istilası neden dünya tarihinin gördüğü en büyük yağma, katil ve tahrip hareketlerinden birisidir?


CEVAP:

Moğol İstilası neticesinde Çin, Orta Asya, Yakındoğu ve Doğu Avrupa’nın etnik, demografik ve kültürel yapısı yeniden şekillenmiştir.Ayrıca milyonlarca insan Moğollar tarafından katledilmiştir. Sadece Merv ve çevresinde katledilen insanların sayısı bir rivayete göre 700.000, diğer bir rivayete göre ise 1.300.000 kişi olarak kaydedilmiştir. Yine, Nîşâbûr ve çevresinde katledilenlerin sayısı 1.747.000, Herât’ta katledilenlerin sayısı 1.600.000, Bağdad’ın ele geçirilmesi esnasında katledilenlerin sayısı ise 800.000 kişi olarak verilmiştir.


#44

SORU:

Moğol İstilasının İslâm Dünyasına Etkileri ne olmuştur?


CEVAP:

Moğol istilası esnasında bilhassa Mâverâünnehir, İran, Irak ve Anadolu şehirleri büyük zarar görmüştür. İslâm medeniyetinin gelişmesinde önemli rol oynayan Merv, Nîşâbûr, Gürgenç ve Rey gibi pek çok büyük şehir adeta haritadan silinmiştir.


#45

SORU:

Moğol istilasının  Yakındoğu coğrafyasına olan etkileri nelerdir?


CEVAP:

Göç ve katliamlar sebebiyle etnik yapı yerlilerin aleyhine değişmiştir. Göçebe kültür etkinliğini artırırken, şehir hayatı ve kültürü gerilemiştir. Tarımda kullanılan su sedleri ve sulama kanalları tahrip edilmiş, üretim faaliyetleri azalmış, ticaret sekteye uğramış, dolayısıyla da Yakındoğu coğrafyasında büyük bir ekonomik çöküş yaşanmıştır.


#46

SORU:

İslam dünyasında ilmî faaliyetlerin sekteye uğraması, aklî ilimlerin gerilemesi ve dinî-tasavvufî hareketlerin güçlenerek gelişmesi  ve dolayısı ile İslâm medeniyetinin “altın çağ”ının sona ermesine neden olan olay nedir?


CEVAP:

Moğol istilasıdır.


#47

SORU:

1243 Kösedağ savaşının Anadolu açısından önemi nedir?


CEVAP:

Türkiye Selçuklu Devleti  Kösedağ’da feci bir bozguna uğradı. Bu yenilginin ardından, Anadolu’da yaklaşık bir asır devam edecek olan Moğol hâkimiyeti başlamış oldu. 


#48

SORU:

İslâm’a ilgisinden ve Müslümanlar’a karşı yakınlığından bahsedilen Moğol hükümdarı  Ögedey'den sonra yerine geçen oğlu Güyük Han ın müslümanlar ve müslümanlık ile ilişkisi nasıl olmuştur?


CEVAP:

Hıristiyan vezîri Çinkay’ın tesirinde kalarak, Hıristiyanlar’ı diğer dinlerin mensuplarından üstün tutmuştur. Özellikle de Müslümanlar’a karşı düşmanca davranmış hatta,  kaynaklarda  Güyük Hanın  bütün Müslümanlar’ın hadımlaştırılmasına dair bir ferman verdiği söylenmektedir.


#49

SORU:

Her bölgeyi, o bölgenin kendi mahallî ananelerine göre yönetmek düşüncesinde  olan Moğol hükümdarı Möngke ,bu konuda nasıl bir uygulama yapmıştır?


CEVAP:

Bunun için büyük hanın sarayına her dinin ve milletin temsilcisi niteliğinde İranlılar, Çinliler, Uygurlar, Tibetliler ve Tangutlardan adamlar alındı. Her bir bölgeye gönderilen fermanlar, o bölgenin dilinde ve alfabesinde, kadim gelenekler üzerine kaleme alınmaktaydı.


#50

SORU:

Moğol İmparatorluğu’nun son büyük hanı kimdir?


CEVAP:

Kubilay Kağan dır.


#51

SORU:

Venedikli seyyah Marco Polo tarafından “insan, toprak ve hazine bakımından dünyanın en güçlüsü” ve “Hz. Âdem’den bugüne kadar hiç görülmedik ölçüde güçlü” şeklinde tasvir edilen Moğol hükümdarı kimdir?


CEVAP:

Kubilay Kağan


#52

SORU:

Moğol İmparatorluğu  zamanla hangi hanedanlıklara bölünmüştür?


CEVAP:

Dört farklı hanedanlığa bölündüler: İlhanlılar, Çağataylılar, Ögedeyliler, Altın Ordu.


#53

SORU:

1258 yılında Bağdad’a girerek Abbâsî devletine ve hilâfetine son veren, esir edilen son Abbâsî halifesi el-Musta’sım- billâh'yi atların ayakları altında ezilmek suretiyle feci şekilde öldüren Moğol hükümdarı kimdi?


CEVAP:

Hülâgü Han


#54

SORU:

Suriye üzerine doğru yürüyen  Moğol ordularını Ayn Câlût’ta yenilgiye uğratarak durduran ve Moğol  ilerleyişini sona erdiren kimdi? 


CEVAP:

Memlûk hükümdarı Sultan Rukneddîn Baybars  3 Eylül 1260


#55

SORU:

Bugünkü İran, Azerbaycan, Anadolu ve Irak üzerinde hakimiyet kuran Moğol devleti hangisidir? 


CEVAP:

İlhanlı Devleti


#56

SORU:

Çâv nedir?


CEVAP:

İlhanlı Devleti’nde Geyhâtû (1291-1295) zamanında uygulamaya konulan, ancak başarısızlıkla sonuçlanan kâğıt para.


#57

SORU:

Sâhib-dîvân ne demektir? 


CEVAP:

İlhanlı Devleti’nde bürokrasinin en tepesinde yer alan görevli, vezîr.


#58

SORU:

Moğol İlhanlı Devletinin İslamiyeti kabul etmesi nasıl olmuştur?


CEVAP:

İlhanlı tahtına çıkan Gâzân Han (1295-1304) şehzâdeliğinde ânî bir kararla İslâmiyet’i kabul etmişti. Gâzân’ın tahta çıkmasıyla birlikte İslâmiyet, İlhanlı Devleti’nin resmî dini haline geldi.