BİLİM FELSEFESİ Dersi BİLİMSEL TEORİLERİN GELİŞİMİ soru cevapları:

Toplam 44 Soru & Cevap
PAYLAŞ:

#1

SORU:

Bilim tarihinden her bilim dalına ilişkin öğrenilenler
nelerdir?


CEVAP:

Bilim tarihinden her bilim dalına ilişkin
öğrenilenler şöyle sıralanabilir:
• Bilimsel bilgiler dağarcığı zaman içinde
büyümüştür.
• Kabul edilen bilimsel teori zaman içinde değişip
gelişmiştir.
• Belli bir zamanda kabul edilen yeni teori, yerine
geçtiği eski teoriden daha çok gelişmiştir.


#2

SORU:

Bilim felsefesinde, teorilerin gelişimine ilişkin
birbirinin karşıtı olan görüşler nelerdir?


CEVAP:

Bilim felsefesinde, teorilerin gelişimine ilişkin
birbirinin karşıtı olan görüşler birikimsel gelişim görüşleri
ile devrimsel gelişim görüşleridir.


#3

SORU:

Bilim felsefesinde, teorilerin gelişimine ilişkin
birbirinin karşıtı olan görüşlerden birikimsel gelişim
görüşleri ile devrimsel gelişim görüşlerini açıklayınız.


CEVAP:

Birikimsel gelişimde bir teorinin yerine gelen
daha gelişmiş olan yeni teori eski teoriyi kapsar. Başka bir
deyişle eskisinin bir genleşmesidir.
Öte yandan devrimsel gelişim görüşlerinde yeni teori,
yerine geçtiği eski teori ile bağdaşmaz. Dolayısıyla yeni
teorinin kabul edilmesi, eski teorinin ret edilmesi anlamına
gelir. O halde yeni teori eskisini kapsayamaz.


#4

SORU:

Nagel’in indirgemeci gelişim görüşünü açıklayınız.


CEVAP:

Nagel’in ortaya koyduğu indirgemeci gelişim
görüşünde;
• Bir teorinin yerine geçen ikinci bir teorinin
birincisinden daha gelişmiş olması,
• Birinci teorinin onun yerine geçen ikinci teoriye
indirgenmesi veya başka bir deyişle ikinci
teorinin birinci teoriyi indirgemesi demektir.


#5

SORU:

Nagel’in indirgemeci gelişim görüşünde indirgeyen ve
indirgenen teoriyi örnekle açıklayınız.


CEVAP:

Genel olarak indirgemeci gelişimde, indirgeyen
teori, indirgenen teoriyi açıklar. Böyle bir açıklama,
teorilerin sözdizimsel yaklaşımda birleştirici biçimde,
teorilerin anlambilimsel (semantik) yaklaşımda ise
nedensel-düzeneksel biçimde bir açıklamadır.
Bunu (Θ1, Θ2) teori çifti ile örneklendirelim. Açıklananönerme
Θ1’in tek postulatıdır. Pekiştirilmiş olan bu
postulatın doğru olup bir yasayı (yani ideal gaz yasasını)
ifade ettiği beklenir. Bu yasa açıklanan-olguyu oluşturur.
Açıklayan-önermenin bileşenleri ise Θ2’nin
postulatlarıdır. Θ1’in tek postulatı Θ2’nin
postulatlarından, daha önce gördüğümüz gibi,
tümdengelimsel çıkarımla türetilebilir. Ama Θ1’in
postulatı, Θ2’nin postulatlarının hiçbiriyle özdeş değildir.
_2’nin postulatları pekiştirilmiş önermeler olduğundan
doğru oldukları ve dolayısıyla bir yasayı ifade ettikleri
beklenir.


#6

SORU:

Gelişen teori dizisi nedir?


CEVAP:

Lakatos’un teori gelişimi görüşünde, verilen bir
teori dizisinde (birincisi dışında) her teori bir önceki
teoriden daha gelişimi ise bu teori dizisine gelişen teori
dizisi denir.


#7

SORU:

Lakatos’un görüşüne göre gelişen teori dizisinin teorik
olarak gelişen bir dizi olma koşullarını açıklayınız.


CEVAP:

(1) teori dizisi teorik olarak gelişen bir dizidir.
Ancak ve ancak aşağıdaki koşullar yerine gelirse:
• (i) Θ1, Θ2, Θ3, Θ4 teorilerinin tümüne ortak olan
postulatlar vardır. Bu ortak postulatların
kümesini Θ olarak gösteriyoruz. Buna göre Θ
kümesi, her Θi teorisinin postulatlarının bir alt
kümesidir. Θ postulatlar kümesine (1) teori
dizisinin katı çekirdeği (hard core) denir. Katı
çekirdeğe ait postulatlara (1) teori dizisinin temel
hipotezleri denir. Dolayısıyla Θ, (1) dizisinin
temel hipotezlerinin kümesidir.
• (ii) (1) teori dizisine ait her Θi teorisinin
postulatlar kümesi, Θ temel hipotezler kümesi ile
Θ1’ olarak gösterdiğimiz yardımcı hipotezler
kümesinin birleşimidir. Θ1’ yardımcı hipotezler
kümesine Θi teorisine özgü koruyucu kuşak
(protective belt) denir (Aşağıda görüleceği gibi,
Θ1’ kümesine ait yardımcı hipotezlerin işlevi,
katı çekirdeğe ait temel hipotezlerin
yanlışlamasını önlemektir.).
• (iii) i = 2, ... , n olduğunda, Θi-1 teorisinden
türetilen ve daha önce yanlışlanmış olmayan her
öndeyi, Θi teorisinden de türetilebilir. Bir de Θi-1
teorisiyle açıklanan her olgu Θi teorisi tarafından
en azından yaklaşık olarak açıklanabilmelidir.
• (iv) i = 2, ... , n olduğunda, Θi teorisinden ( Θi-1
teorisinden türetilemeyen) yeni ve beklenmeyen
bir olgunun öndeyisi türetilebilmelidir.


#8

SORU:

Lakatos’un görüşüne göre gelişen teori dizisinin
deneysel olarak gelişen bir dizi olma koşullarını
açıklayınız.


CEVAP:

(i) (1) teori dizisi teorik olarak gelişen bir dizidir.
(ii) i = 2, ... , n olduğunda, Θi teorisinden türetilip yeni ve
beklenmeyen olgular ifade eden öndeyilerden en az biri
(yanlışlamaya karşı) dayanıklı olmalıdır.
Hem teorik hem deneysel olarak gelişen bir teori dizisine
gelişen teori dizisi denir.
Her deneysel olarak gelişen dizi, tanımı gereği aynı
zamanda teorik olarak da gelişen dizi olduğundan,
“gelişen dizi” ile “deneysel olarak gelişen dizi” ifadeleri
eş anlamlıdır.


#9

SORU:

Lakatos’un görüşüne göre gelişen teori dizisinin hem
teorik hem de deneysel olarak gelişen bir dizi olmasıyla
ilişkili olarak bu dizinin katı çekirdeğini oluşturan hipotez
ve postulatlar nelerdir?


CEVAP:

Tanım 1 ile Tanım 2’yi (2) kinetik gaz teorileri
dizisiyle örneklendirmek gerekirse; Görüleceği gibi (2)
teori dizisi hem teorik hem de deneysel olarak gelişen bir
dizidir.
Bu dizinin katı çekirdeği aşağıdaki temel hipotezlerden
(veya postulatlardan) oluşur:
I. a, kapalı kapta bir gaz kitlesi olduğunda, a gaz
kitlesi N gibi çok büyük sayıda ama kendileri çok
küçük olan (α1, ... ,αN moleküllerinden oluşur.
Başka bir deyişle a makro-nesne dizgesi mikronesne
dizgelerinden oluşan bir topluluğa
indirgenir.
II. (α1, ... ,αN molekülleri kabın içinde sürekli
olarak devinirler.
III. (α1, ... ,αN moleküllerinin devinimi, Newton’un
klasik mekanik yasalarına uygundur.
10. August Krönig’in Kinetik Gaz Teorisi’ni ve içerdiği
yardımcı hipotezleri açıklayınız.
Cevap: Θ1 teorisinin katı çekirdeğini oluşturan temel
hipotezler sözü geçen I, II ve III’tür. Θ1 teorisinin Θ1’
koruyucu kuşağı ise şu yardımcı hipotezlerden oluşur:
• (Θ1’ : 1) Her gaz molekülü küre biçiminde esnek
bir cisimdir.
• (Θ1’ : 2) Aynı bir kapalı kabın içindeki gaz
moleküllerinin yörüngeleri rastgele (randomly)
dağılmıştır.
• (Θ1’ : 3) Aynı bir kapalı kabın içindeki gaz
molekülleri arasında hiçbir etkileşim kuvveti
yoktur.
• (Θ1’ : 4) Aynı bir kapalı kabın içindeki gaz
molekülleri kabın çeperlerine çarpmadıkları
sürece aynı sabit hızla doğrusal olarak devinirler.
Moleküller kabın çeperlerine çarptıkları zaman
ise esnekçe (elastically) çarparlar; yani
çarptıklarından hemen sonra ters yönde aynı hızla
devinmeye devam ederler.


#10

SORU:

Anomali kavramı nedir?


CEVAP:

Bir teorinin hipotezlerinden tümdengelimsel
olarak türetilen bir önermenin değillemesi gözlem ve/veya
deneyle doğrulanmış bir gözlem önermesi ise bu
önermenin dile getirdiği olguya sözü geçen teoriye ilişkin
bir anomali denir.


#11

SORU:

August Krönig’in Kinetik Gaz Teorisi’ni
karşılaşabileceği anomalilerden birini örnekleyerek
açıklayınız.


CEVAP:

Örneğin incelediğimiz Θ1 teorisi (yani Krönig’in
kinetik gaz teorisi) birçok anomali ile karşılaşır. Örneğin
a, t zamanında bir Helyum gaz kitlesi olsun. a gaz kitlesi
2.24 atmosfer basıncı altında -267 °C’ye kadar soğutulursa
sıvılaşır. Bu sıvılaşma olgusunu A olarak gösterelim.
“∼A” önermesini, yani “a Helyum gaz kitlesi 2.24
atmosfer basıncı altında -267 °C’ye kadar soğutuldu ama
sıvılaşmadığı” önermesini teorisini oluşturan
hipotezlerden türetebiliriz. Nitekim bu teori gereğince her
gaz kitlesi bütün nesne-durumlarında ideal gaz niteliğinde
olduğundan, a gaz kitlesinin sıvılaşması olanaksızdır.


#12

SORU:

(1) biçimindeki bir teori dizisini yönlendiren bir
bilimsel araştırma programının yapısı anomali kavramı
kullanılarak nasıl ifade edilebilir?


CEVAP:

Bir bilimsel araştırma programı, (1) teori
dizisinin katı çekirdeği ile yordamı (heuristic) denilen
yöntemsel kurallardan oluşur. Yordamı oluşturan kurallar
kesin olmayıp yalnızca yönlendirici olan kurallardır.
Yordam,
• Negatif yordam ile
• Pozitif yordama ayrılır.
Negatif yordam, teori dizisinin katı çekirdeğini korumayı
amaçlar.
Pozitif yordam ise teori dizisini oluşturan teorilere özgü
olan koruyucu kuşakların adım adım ortaya konulmasını
yönlendirir.


#13

SORU:

Negatif yordamın ifade edilebileceği kuralları
belirterek bir örnekle açıklayınız.


CEVAP:

Negatif yordam şu kurallarla dile getirilebilir. Θi-
1 teorisi (i = 2, ... , n), A gibi bir anomali ile karşılaşırsa:
• (i) Θ katı çekirdeğine ait hiçbir temel hipotez, A
anomalisi tarafından yanlışlanmış
sayılmamalıdır.
• (ii) A anomalisinin Θ’ i-1 koruyucu kuşağına ait
en azından bir yardımcı hipotezi yanlışladığı
kabul edilmelidir.
Örneğin Θ1 teorisinin karşılaştığı anomaliler
arasında, daha önce belirtildiği gibi, gazların belli
sıcaklık ve basınç durumlarında sıvılaşması
olgusu bulunur.
Yukarıdaki (i) kuralı, Θ katı çekirdeğine ait hiçbir temel
hipotezin, özellikle Popper’in tümdengelimci-yanılsamacı
görüşünün mantıksal temeli olan modus tollens
tümdengelimsel geçerli çıkarım biçimine dayanarak A
anomalisi tarafından çürütülemeyeceği anlamına gelir.


#14

SORU:

Rudolf Clausius’un Birinci Kinetik Gaz Teorisi’ni
açıklayınız.


CEVAP:

Bilimsel araştırma programının negatif ve pozitif
yordamını (2) teori dizisine ait Θ1 teorisinden Θ2 teorisine
geçiş adımıyla örneklendirelim.
Θ2 teorisinin, yani Clausius’un Birinci Kinetik Gaz
Teorisinin katı çekirdeği,
• Negatif yordam gereği,
• Θ2 teorisinin Θ katı çekirdeğiyle özdeştir.


#15

SORU:

Θ’ 2 koruyucu kuşağını oluşturan başlıca yardımcı
hipotezler nasıl ifade edilebilir?


CEVAP:

Θ’ 2 koruyucu kuşağını oluşturan başlıca
yardımcı hipotezler şöyle ifade edilebilir:
• (Θ’ 2 : 1) Yaklaşık olarak küre biçiminde gaz
molekülleri ile öyle olmayanları vardır.
• (Θ’ 2 : 2) Aynı bir kapalı kap içindeki gaz
moleküllerinin yörüngeleri rastgele dağılmıştır.
• (Θ’ 2 : 3) Aynı bir kapalı kap içindeki gaz
molekülleri arasında (kohezyon denilen) bir
çekim kuvveti vardır.
• (Θ’ 2 : 4) Aynı bir kapalı kap içindeki gaz
molekülleri gaz fazında iken hem kabın
çeperlerine esnekçe çarparlar, hem de
birbirleriyle esnekçe çarpışırlar. Gaz molekülleri
kabın çeperlerine veya birbirlerine çarpmadıkları
sürece sabit hızla doğrusal (linear) olarak
devinirler.
• (Θ’ 2 : 5) Aynı bir kapalı kap içindeki gaz
moleküllerini devinimleri yalnız ötelemeli
devinim (translational motion) biçiminde değil,
aynı zamanda, dönme devinimi (rotational
motion) ve titreşim devinimidir (vibrational
motion) biçimindedir.


#16

SORU:

Bilimsel paradigma kavramını açıklayınız.


CEVAP:

Thomas S. Kuhn ortaya koyduğu görüşte bir
bilim dalında belli bir zamanda bilim insanları
topluluğunca kabul edilen teori bir bilimsel paradigma
tarafından yönlendirilir.
“Disipliner matriks” (“disciplinary matrix”) olarak
adlandırılan bilimsel paradigma;
• Teorinin yasa-önermeleriyle birlikte,
• Bunları yönlendiren yöntem kurallarından oluşur.


#17

SORU:

Lakatos’un “bilimsel araştırma programları” kavramı
ile Thomas S. Kuhn ortaya koyduğu bilimsel paradigma
kavramı arasındaki temel fark nedir?


CEVAP:

Lakatos’un “bilimsel araştırma programları”
kavramı ile Thomas S. Kuhn ortaya koyduğu bilimsel
paradigma kavramı arasındaki temel fark bilimsel
paradigmanın (bilimsel araştırma programının tersine)
dolaysız olarak teoriyi değil de, teoriyi kabul eden bilim
insanları topluluğunu yönlendirmesidir. Teorinin
yönlendirilmesi, ancak dolaylı olarak bilim insanları
topluluğu aracılığıyla gerçekleşir.
Öte yandan Lakatos’un bilimsel araştırma programı, tek
bir teoriyi değil de bir teori dizisini yönlendirir. Ancak
böyle diziyi oluşturan teorilerin ortak katı
çekirdeklerinden ötürü aynı teorinin zaman içindeki farklı
teori aşamaları (theory phases) sayılabilir.
Böyle olunca, her bilimsel araştırma programı (her
bilimsel paradigma gibi), bir tek teoriye ilişkindir.


#18

SORU:

Bilimsel paradigmalar hangi bileşenlerden
oluşmaktadır?


CEVAP:

Bilimsel paradigmaların oluştuğu bileşenler şöyle
sıralanabilir:
• Sembolik Genellemeler,
• Metafizik İlkeler ve Modeller,
• Bilimsel Değerler,
• Örnek Problem Çözümleri.


#19

SORU:

Bilimsel paradigma bileşenlerinden sembolik
genellemeler kavramını örneklerle açıklayınız.


CEVAP:

Sembolik genellemeler, tümel-koşullu önermeler
ya da denklemler biçiminde sembolleştirilmiş veya böyle
sembolleştirilebilen yasa-görünümlü önermelerdir.
Bilimsel paradigmanın sembolik genellemeleri, bilimsel
araştırma programının katı çekirdeği ile koruyucu
kuşaklarının karşılığıdır.
Örneğin klasik mekaniğe dayalı kinetik gaz anlayışı bir
bilimsel paradigmadır. Örnek olarak seçtiğimiz bu
bilimsel paradigmaya klasik kinetik gaz paradigması
diyoruz.
Bu bilimsel paradigmanın sembolik genellemeleri;
• Önceki bölümde incelenen kinetik gaz teorilerine
ilişkin temel hipotezler,
• Yardımcı hipotezler ve
• Bunlardan türetilen (ideal gaz denklemi ile Van
der Waals denklemi gibi) yasa-önermelerinde
oluşur.


#20

SORU:

Bilimsel paradigma bileşenlerinden metafizik ilkeler ve
modeller kavramını örneklerle açıklayınız.


CEVAP:

Bilim dalının konusu olan varlıkları belirten
metafizik ilkeler ve modeller de bilimsel paradigmada yer
alırlar.
Örneğin klasik kinetik gaz paradigmasında, moleküllerin
varlığı ilkesi bir metafizik ilkedir. Öte yandan bir tekatomlu
gaz kitlesini oluşturan molekül topluluğunu,
birbiriyle esnekçe çarpışan bilardo topu topluluğuna
benzetmek bir model oluşturur.


#21

SORU:

Bilimsel paradigma bileşenlerinden bilimsel değerler
nelerdir?


CEVAP:

Bilimsel değerler, herhangi bir bilim dalındaki
alternatif teoriler arasında hangisinin daha gelişmiş
olduğunu belirten ölçütlerdir.
Başlıca bilimsel değerler,
• Dakiklik (accuracy),
• Tutarlılık (consistency),
• Kapsamlılık (scope),
• Yalınlık (simplicity) ve
• Verimliliktir (fruitfulness).


#22

SORU:

Bilimsel paradigma bileşenlerinden bilimsel değerleri
oluşturan kavramları örneklerle kısaca nasıl açıklarsınız?


CEVAP:

Bilimsel değerleri oluşturan kavramlar örneklerle
kısaca şöyle açıklanabilişr:
1. Seçilen teori dakik olmalı, yani teoriye dayanarak
türetilen öndeyiler ile gözlem ve deney sonuçları
arasında uyum olmalıdır. Özellikle niceliklerin
hesaplanan değerleri, ölçülen değerlerine
yaklaşık olmalıdır.
2. Seçilen teori tutarlı olmalı, yani (a) teorinin
önermeleri arasında çelişki olmamalı, (b) söz
konusu teorinin önermeleri ile aynı zamanda
kabul edilen başka bilim dallarına ilişkin
teorilerin önermeleri arasında çelişki
olmamalıdır. Örneğin klasik kinetik gaz teorisi
kendi içindeki önermelerle olduğu gibi klasik
Newton mekaniği teorisinin önermeleriyle de
tutarlıdır.
3. Seçilen teori kapsamlı olmalı, yani teoriden yeni
ve beklenmeyen olguların öndeyisi
türetilebilmelidir. Örneğin kinetik gaz teorisinde
van der Waals denklemine dayanarak kritik
noktaların değeri van der Waals sabitlerine bağlı
olarak hesaplanabilmiştir.
4. Seçilen teori yalın olmalıdır, yani teori, birbiriyle
ilişkisiz görünen karmaşık olgular arasında yalın
bir düzenlilik ortaya koymalıdır. Örneğin kinetik
gaz teorisi, gaz kitlelerinin basıncı ve sıcaklığı ile
gaz moleküllerinin devinimi arasında yalın bir
bağıntı kurmuştur.
5. Seçilen teori verimli olmalıdır, yani teori ilgili
bilim insanlarına yeni problem ve araştırma
alanları sağlamalıdır. Örneğin kinetik gaz teorisi,
çeşitli gaz moleküllerinin farklı sıcaklıklardaki
ortalama hızlarını hesaplama problemine yol
açmıştır.


#23

SORU:

Bilimsel paradigma bileşenlerinden örnek problem
çözümleri kavramını örneklerle açıklayınız.


CEVAP:

Bilimsel paradigmanın dördüncü ve son bileşeni,
paradigmanın içerdiği teoriye dayanarak elde edilmiş
örnek niteliğindeki bilimsel problem çözümleridir.
Örneğin kinetik gaz teorisine dayanarak van der Waals
denklemi aracılığıyla çeşitli maddelerin kritik noktalarının
hesaplanması örnek bilimsel problemlerdir.
Dar anlamda paradigmalar, bu tür problem çözümleridir.
“Disciplinary matrix” anlamındaki bilimsel paradigma, en
geniş anlamda paradigmadır.


#24

SORU:

Olağan bilim dönemini kısaca açıklayınız.


CEVAP:

Belli bir bilim dalındaki bilim insanları
topluluğunca kabul edilmiş paradigmanın içerdiği teori
(bilimsel araştırma programınca yönlendirilen teori dizisi
gibi) belli bir zaman aralığında başarılı bir biçimde
kullanılıp bir birikimsel gelişim gösterir.
Başka bir deyişle, teorinin aşamaları gelişen bir teoriaşamaları
dizisini oluşturur. Yani her aşama bir
öncekinden daha gelişmiştir.
Söz konusu birikimsel gelişim sürecine, ilgili bilimsel
paradigma çerçevesindeki olağan bilim, bu sürecin içinde
yer aldığı zaman aralığına olağan bilim dönemi denir.
Olağan bilim döneminde bilim insanları topluluğu tek
paradigmayı rakipsiz olarak kabul ederler.


#25

SORU:

Nagel'in indirgemeci görüşünü tanımlayınız.


CEVAP:

Nagel’in ortaya koyduğu indirgemeci gelişim görüşünde, bir teorinin yerine geçen ikinci bir teorinin birincisinden daha gelişmiş olması, birinci teorinin onun yerine geçen ikinci teoriye indirgenmesi veya başka bir deyişle ikinci teorinin birinci teoriyi indirgemesi demektir.


#26

SORU:

Nagel' e göre indirgemeci teorinin koşulları nelerdir? 


CEVAP:

Nagel’e göre Q1 teorisinin Q2 teorisine indirgenmesinin, başka bir deyişle Q2 teorisinin Q1 teorisini indirgemesinin gerekli ve yeterli olan üç koşulu vardır. Bu koşulların ilk ikisi biçimsel koşullar, sonuncu koşul olgusal koşuldur.


#27

SORU:

Gelişen teori dizisi nedir?


CEVAP:

Lakatos’un teori gelişimi görüşünde, verilen bir teori dizisinde (birincisi dışında) her teori bir önceki teoriden daha gelişmiş ise, bu teori dizisine gelişen teori dizisi denir.


#28

SORU:

Gelişen teori dizisi yapısındaki katı çekirdeği ne anlama gelmektedir?


CEVAP:

Lakatos’un görüşünde, bir teori dizisine ait her teorinin postulatlar kümesi, temel hipotezler kümesi ile yardımcı hipotezler kümesinin birleşimidir. Dizideki tüm teorilere ortak olan temel hipotezler kümesine, teori dizisinin katı çekirdeği denmektedir.


#29

SORU:

Gelişen teori dizisi yapısındaki koruyucu kuşak ne anlama gelmektedir?


CEVAP:

Lakatos’un görüşünde, bir teori dizisindeki her teorinin yardımcı hipotezler kümesine  o teoriye özgü koruyucu kuşak denir.


#30

SORU:

Anamoli ne anlama gelmektedir?


CEVAP:

Bir teorinin hipotezlerinden tümdengelimsel olarak türetilen bir önermenin değillemesi gözlem ve/ veya deneyle doğrulanmış bir gözlem önermesi ise, bu önermenin dile getirdiği olguya sözü geçen teoriye ilişkin bir anomali denir.


#31

SORU:

Bilimsel araştırma proramlarında negatif ve pozitif yordam neyi amaçlamaktadır?


CEVAP:

Negatif yordam, teori dizisinin katı çekirdeğini korumayı amaçlar. Pozitif yordam ise, teori dizisini oluşturan teorilere özgü olan koruyucu kuşakların adım adım ortaya konulmasını yönlendirir.


#32

SORU:

Disipliner matriks ile ifade edilen nedir?


CEVAP:

Kuhn’un ortaya koyduğu disipliner matriks anlamındaki bilimsel paradigma kavramı, sembolik genellemeler, metafizik ilkeler, modeller, bilimsel değerler ve örnek problem çözümleri öğelerini içerir.


#33

SORU:

Bilimsel paradigma bileşenlerinden sembolik genellemeler neyi ifade etmektedir?


CEVAP:

Tümel-koşullu önermeler ya da denklemler biçiminde sembolleştirilmiş veya böyle sembolleştirilebilen yasa-görünümlü önermelerdir. Bilimsel paradigmanın sembolik genellemeleri, bilimsel araştırma programının katı çekirdeği ile koruyucu kuşaklarının karşılığıdır.


#34

SORU:

Bilimsel paradigma bileşenlerinden metafizik ilkeler ve modeller  neyi ifade etmektedir?


CEVAP:

Bilim dalının konusu olan varlıkları belirten metafizik ilkeler ve modeller de bilimsel paradigmada yer alırlar. Örneğin klasik kinetik gaz paradigmasında, moleküllerin varlığı ilkesi bir metafizik ilkedir. Öte yandan bir tek-atomlu gaz kitlesini oluşturan molekül topluluğunu, birbiriyle esnekçe çarpışan bilardo topu topluluğuna benzetmek bir model oluşturur.


#35

SORU:

Bilimsel paradigma bileşenlerinden bilimsel değerler nedir ve hangi ölçütleri barındırmaktadır?


CEVAP:

Bilimsel değerler, herhangi bir bilim dalındaki alternatif teoriler arasında hangisinin daha gelişmiş olduğunu belirten ölçütlerdir. Başlıca bilimsel değerler, dakiklik (accuracy), tutarlılık (consistency) kapsamlılık (scope), yalınlık (simplicity) ve verimlilik (fruitfulness)tir


#36

SORU:

Bilimsel değer ölçütlerinden dakiklik ve tutarlılık ile ifade edilen nedir?


CEVAP:

Seçilen teori dakik olmalı, yani teoriye dayanarak türetilen öndeyiler ile gözlem ve deney sonuçları arasında uyum olmalıdır. Özellikle niceliklerin hesaplanan değerleri, ölçülen değerlerine yaklaşık olmalıdır.

Seçilen teori tutarlı olmalı, yani (a) teorinin önermeleri arasında çelişki olmamalı, (b) söz konusu teorinin önermeleri ile aynı zamanda kabul edilen başka bilim dallarına ilişkin teorilerin önermeleri arasında çelişki olmamalıdır.


#37

SORU:

Olağan bilim dönemi ile ifade edilen nedir?


CEVAP:

Belli bir bilim dalındaki bilim insanları topluluğunca kabul edilmiş paradigmanın içerdiği teori (bilimsel araştırma programınca yönlendirilen teori dizisi gibi) belli bir zaman aralığında başarılı bir biçimde kullanılıp bir birikimsel gelişim gösterir. Başka bir deyişle, teorinin aşamaları gelişen bir teori-aşamaları dizisini oluşturur. Yani her aşama bir öncekinden daha gelişmiştir. Söz konusu birikimsel gelişim sürecine, ilgili bilimsel paradigma çerçevesindeki olağan bilim, bu sürecin içinde yer aldığı zaman aralığına olağan bilim dönemi denir.


#38

SORU:

Olağan bilim problemlerinden olgu- toplama problemleri nedir?


CEVAP:

Bu problemler, ilgili nesne dizgelerinin doğasını belirten özelliklerin (özellikle nicel özelliklerin) gözlem ve/veya deneyle saptanması problemleridir. Bilimsel paradigmanın konusuna giren nesne dizgesi türlerinin doğası, bu türlere özgü belirlenmiş özellikler arcılığıyla belirtilir. İlgili bilim dalının konusuna hangi nesne dizgesi türlerinin girdiği, bu türlerin hangi özelliklerinin kendi doğalarını belirttiği, sözü geçen özelliklerin de hangi gözlem ve/veya deney biçimleriyle saptanabildiği sorularının yanıtı söz konusu bilimsel paradigmaya bağlıdır.


#39

SORU:

Anomalilerin ortaya çıkması ne ile sonuçlanabilir?


CEVAP:
  • Bilimsel paradigma kısmen değiştirilerek anomali.
  • Bilimsel paradigma hiçbir değişime uğramayıp anomali giderilemeden (gelecek zamanda giderilebileceği umuduyla) geriye kalır.
  • Bilimsel paradigma ret edilip, bilimsel devrimle yerine geçen bilimsel paradigmada anomali giderilir.

#40

SORU:

Giderilemez anomali nedir?


CEVAP:
  • Bazı anomalileri, kabul edilmiş paradigmanın içerdiği teori çerçevesinde gidermek olanaksızdır. A olgusunun Q teorisi için bir giderilemez anomali olması, A’ yı dile getiren “A” önermesi ile Q’nın temel hipotezlerinin bir arada tutarsız (çelişkili) olması demektir. Böyle bir anomaliye giderilemez anomali diyoruz. Olağan bilim döneminde giderilebilen anomalilerin yanı sıra giderilemez anomaliler de ortaya çıkabilir. Bunlar olağan bilim döneminde göz ardı edilip yerinde kalırlar.

#41

SORU:

Kuhn'a göre devrimsel gelişim süreçleri nelerdir?


CEVAP:

(i) Devrimsel gelişim bütünseldir, azar azar gerçekleştirilemez. Tutarsızlığa düşmemek için birbiriyle bağlantılı olan birçok değişiklik eşzamanlı olarak yapılmalıdır. (ii) Devrimsel gelişimin birincisi ile bağlantılı olan ikinci bir özelliği, bilimsel terimlerde anlam değişimine yol açmasıdır. Örneğin Newton’un “kuvvet = kütle x ivme” biçimindeki temel devinim yasasındaki “kuvvet” ile “kütle” terimlerinin anlamı, aynı terimlerin yasadan önceki eski anlamlarından farklıdır. Yeni anlamları belirleyen yasanın kendisidir. (iii) Daha genel olarak, devrimsel gelişim, bilim dilinde “devrimsel” denilebilen bir anlam değişimine yol açar. Böyle bir değişim sonucunda bilimsel betimleme ve genellemelerde kullanılan sınıflama kategorileri değişir.


#42

SORU:

Anomalilerin bilimsel devrim yapısyla giderilmesi nasıl gerçekleşmektedir?


CEVAP:

Herhangi bir bilim dalında bilimsel devrim, kabul edilmiş olan ve olağan bilim
döneminden sonra bunalım dönemine girmiş eski bilimsel paradigmanın, bilim insanları topluluğunca ret edilip yerine eskisiyle hiç bağdaşamayan yeni bir bilimsel
paradigmanın kabul edilmesi demektir.


#43

SORU:

Bilimsel değer ölçütlerinden kapsamlı ve yalın olması neyi ifade etmektedir?


CEVAP:

Seçilen teori kapsamlı olmalı, yani teoriden yeni ve beklenmeyen olguların öndeyisi türetilebilmelidir.

Seçilen teori yalın olmalıdır, yani teori, birbiriyle ilişkisiz görünen karmaşık olgular arasında yalın bir düzenlilik ortaya koymalıdır.


#44

SORU:

Bilim felsefesindeki iki karşıt görüş nedir?


CEVAP:

Bilim felsefesinde, teorilerin gelişimine ilişkin birbirinin karşıtı olan iki çeşit görüş vardır. Bunlar birikimsel gelişim görüşleri ile devrimsel gelişim görüşleridir. Birikimsel gelişimde bir teorinin yerine gelen daha gelişmiş olan yeni teori eski teoriyi kapsar. Başka bir deyişle eskisinin bir genleşmesidir. Öte yandan devrimsel gelişim görüşlerinde yeni teori, yerine geçtiği eski teori ile bağdaşamaz. Dolayısıyla yeni teorinin kabul edilmesi, eski teorinin ret edilmesi anlamına gelir. O halde yeni teori eskisini kapsayamaz.