EĞİTİM PSİKOLOJİSİ Dersi BİREYİN GELİŞİMİ soru cevapları:

Toplam 24 Soru & Cevap
PAYLAŞ:

#1

SORU:

Büyüme, olgunlaşma, öğrenme ve gelişim kavramlarını açıklayınız.


CEVAP:

Büyüme, fiziksel yapıda yaşla birlikte görülen nicel değişimlerdir ve vücudun tümünün ya da ayrı ayrı bölümlerinin büyüklük olarak artışını ifade eder. Büyüme denilince genellikle, vücut bölümlerinin ya da organların bir durumdan başka bir duruma geçişinde görülen değişiklikler kastedilir.Büyüme, kalıtımın ve çevresel koşulların etkisi ile farklı organlarda, farklı hız ve yoğunlukta gerçekleşir. Büyümenin belirlenmesinde kullanılan en temel değişkenler vücut ağırlığı ve boy uzunluğudur.

Olgunlaşma, vücut bölümlerinin ya da organların belli bir yaşta kendinden beklenen davranışları yapabilecek yeterliğe ulaşmasıdır. Olgunlaşma, genetik olarak programlanmış ve zaman içinde kendiliğinden ortaya çıkan değişikliklerdir. Olgunlaşmanın, öğrenme yaşantılarından ve çevresel değişkenlerden bağımsız olduğu ve ağırlıklı olarak kalıtım tarafından biçimlendirildiği bilinmektedir.

Öğrenme, yaşantılar yoluyla davranışlarda gözlenen kalıcı izli değişikliklerdir. Öğrenmenin gerçekleşebilmesi için; bir davranış değişikliğinin olması, bu davranış değişikliğinin kalıcı hale gelmesi ve yaşantılar yoluyla gerçekleşmesi beklenir. Öğrenme, olumlu yönde bir davranış değişikliği sağlayabileceği gibi olumsuz yönde bir davranış değişikliği de sağlayabilir. Öğrenmenin gerçekleşmesi için olgunlaşmanın yanı sıra alıştırmalara da gerek vardır. 

Gelişim, büyüme, olgunlaşma ve öğrenmenin etkileşimi ile yaşam boyu olumlu yönde meydana gelen nicel ve nitel değişimlerdir. Gelişim genel olarak değişim anlamına gelse de, buradaki değişimin olumlu yönde, düzenli ve sürekli olması beklenir. Gelişigüzel biçimde oluşan, düzensiz ve kesintili değişimler gelişim olarak kabul edilmez.


#2

SORU:

Nitel ve nicel gelişim nedir? Örnek vererek açıklayınız.


CEVAP:

Bireylerdeki gelişimsel değişimleri nicel değişimler ve nitel değişimler olarak ikiye ayırmak mümkündür. Nicel değişimler sıklık, büyüklük ve süre gibi gözlenebilen ve ölçülebilen değişimlerdir. Nicel değişimlere; vücut ağırlığı, boy uzunluğu, eğitim yılı ve sözcük dağarcığı örnek olarak verilebilir.

Nitel değişimler ise bireylerin işlevlerindeki değişimlerdir. Nitel değişimlere; çocukların iki-yedi yaş arasındaki işlem öncesi dönemden, yedi-on iki yaş arasındaki somut işlemler dönemine geçişleri örnek olarak verilebilir.


#3

SORU:

Gelişime etki eden değişkenlerden biyolojik değişkenler hangi unsurlardan oluşmaktadır? Bu unsurları açıklayarak yazınız.


CEVAP:

Gelişime etki eden değişkenlerden biri biyolojik değişkenlerdir. Biyolojik değişkenler arasında kalıtım, cinsiyet ve hormonlar sayılabilir. 

Kalıtım, bireylerin anne babalarından gelen kromozomlardaki genler aracılığı ile aldıkları ve çevre değişkenleriyle etkileşerek kişilik özelliklerine dönüştürebilecekleri gizil güçlerdir. Kalıtım, gelişimi etkileyen önemli bir değişkendir. Bireylerde bir özelliğin ortaya çıkıp çıkmadığı, genotip ve fenotip kavramlarına ek olarak genlerin baskın ve çekinik olma özellikleri ile açıklanmaya çalışılır. Genotip, bireylerin anne babalarından kalıtımla getirilen özellikleri iken fenotip, bireylerin ortaya çıkan özellikleridir.

Cinsiyet, gelişimi etkilediği düşünülen değişkenlerden bir diğeridir; ancak gelişim ile cinsiyet arasındaki ilişkinin ortaya konulduğu araştırmalara ilişkin sonuçlar biraz karışıktır. Fiziksel becerilerin edinim yaşı açısından erkekler ile kızlar arasında çeşitli farklılıklar gözlendiği; erkeklerin koşma, atlama, ayakla vurma ve atma becerilerini kızlardan daha önce kazandıkları, kızların ise sekme, zıplama ve yakalama becerilerini erkeklerden daha önce kazandıkları belirtilmektedir.

Gelişime etki eden biyolojik değişkenlerden bir diğeri hormonlardır. Hormonlar, iç salgı bezleri (endokrin sistem) tarafından doğrudan kana ya da lenfe verilen salgılardır. İç salgı bezleri hormonlar aracılığıyla vücudumuzdaki; büyüme ve gelişmeyi sağlar, organların işlevlerini düzenler, verilen tepkileri denetler, sıvı elektrolit dengesini sağlar, enerjiyi düzenler, üremeyi ve cinsel yaşamı kontrol eder.


#4

SORU:

Gelişime etki eden değişkenlerden çevresel değişkenler hangi unsurlardan oluşmaktadır? Bu unsurları açıklayarak yazınız.


CEVAP:

Gelişime etki eden çevresel değişkenler; doğum öncesi, doğum anı ve doğum sonrası değişkenler başlıkları altında ele alınabilir.

Gelişime etki eden çevresel değişkenlerden birisi doğum öncesi değişkenlerdir. Doğum öncesi dönemde annenin geçirdiği hastalıklar ve kazalar, kullandığı ilaçlar ve sigara, alkol, uyuşturucu gibi bağımlılık yapıcı maddeler, maruz kaldığı zararlı kimyasallar ve radyasyon, ağır düzeyde yaşadığı stres ve depresyon bebeğin gelişimini olumsuz yönde etkilemektedir. Doğum öncesi dönemde yaşanan bu tür değişkenler bebeklerin; prematüre ya da düşük doğum ağırlıklı doğmalarına, fiziksel ya da zihinsel gerilik sergilemelerine, organ ve sistem bozuklukları göstermelerine, duygu ve davranış sorunları yaşamalarına neden olmaktadır.

Gelişime etki eden çevresel değişkenlerden bir diğeri doğum anı değişkenlerdir. Doğum sırasında yardımcı alet kullanımı, kordon dolanması, mekonyum aspirasyonu, oksijen yetersizliği ve enfeksiyon gibi nedenlerle düşük apgar puanı, doku ya da organ hasarları ve fiziksel ya da zihinsel yetersizlikler gözlenebilmekte, doğum anındaki bu değişkenler bebeklerin büyüme ve gelişmelerine olumsuz yönde etki edebilmekte, bebeklerin ileri dönemlerde dikkat ve öğrenme sorunları yaşamalarına neden olabilmektedir.

Gelişime etki eden çevresel değişkenlerden sonuncusu ise doğum sonrası değişkenlerdir. Bu kapsamda; fiziksel ve sosyal çevre, aile, sosyoekonomik düzey, iklim, hastalıklar ve yetersizlikler, beslenme, kültürel ve dilsel farklılıklar sayılabilir.


#5

SORU:

Gelişimin ilkeleri nelerdir? Sıralayınız.


CEVAP:

Gelişimin bazı temel ilkeleri vardır. Bu ilkeler evrenseldir ve insan gelişimi bu ilkeler doğrultusunda gerçekleşir. Gelişimde rol oynayan bu ilkeleri şöyle sıralamak mümkündür:

  1. Gelişim, kalıtım ve çevrenin etkileşimi yoluyla gerçekleşir.
  2. Gelişim aşamalar halinde yaşam boyu devam eder.
  3. Gelişim belli bir yönde seyreder.
  4. Gelişim ardışık bir sıra izler.
  5. Gelişim dönemler halinde oluşur.
  6. Gelişimin kritik dönemleri vardır.
  7. Gelişim bir bütünlük içinde gerçekleşir.
  8. Gelişim bireysel farklılıklar gösterir.

#6

SORU:

Gelişimde kalıtım ve çevrenin nasıl bir etkisi vardır?


CEVAP:

Gelişim hem çevreden hem de kalıtımdan etkilenir ve bunlardan yalnızca birinin gelişimi etkilediğini düşünmek oldukça hatalıdır. Kalıtım yoluyla var olan özelliklerimiz çevre koşulları ile etkileşime girerek gelişimi belirler. Bireylerin sahip oldukları özellikler, ancak genlerin belirlediği sınırlar içinde çevreyle etkileşerek biçimlenir. Başka bir deyişle çevre, kalıtımla getirilen özelliklerin gelişimini hızlandırırken, kalıtsal olarak sınırları belirlenmiş bir özelliğin çevre ile üstün hale getirilmesi mümkün değildir. Örneğin, resim, müzik ve yabancı dil gibi alanlardaki yetenekler kalıtım yoluyla sahip olunan yeteneklerdir; ancak bu yeteneklerin geliştirilmesi ve beceriye dönüştürülmesi için mutlaka yetenek sahibi kişilerin bu konularda eğitim almaları, uyaranların fazla olduğu bir çevre ile etkileşime girmeleri ya da zengin deneyimler kazanmaları gerekir.


#7

SORU:

Gelişimin ardışık bir sıra izlemesi ne anlama gelmektedir? Örnek vererek açıklayınız.


CEVAP:

Gelişim rastgele değişikliklerden oluşmaz, aksine düzenlidir. Gelişim, tüm gelişim alanlarında ardışık olarak ve belli bir sıra izleyerek gerçekleşir. Bu nedenle de gelişimin hızı ve yönü kestirilebilirdir. Gelişimde, becerilerin edinim zamanı bakımından bireysel farklılıklar görülse de, bu becerilerin edinim sırası genellikle değişmez. Örneğin, bebekler doğdukları zaman ağlarlar, sonra agulamaya başlarlar ve çeşitli sesler çıkarırlar, daha sonra sözcükleri söylerler ve son olarak sözcükleri kullanarak cümleler kurarlar. Bazı bebekler 18 aylıkken iki sözcüklü cümleler kurarken, bazı bebekler bunu ancak 24 aylıkken yapabilirler.


#8

SORU:

Gelişimde kritik dönem nedir? Örneklerle açıklayınız. Kritik dönemlerin gelişim açısından nasıl bir önemi vardır?


CEVAP:

Gelişim sürecinde farklı özellikler göstermelerine karşın belli yaş gruplarında tüm bireylerin bazı ortak özellikleri de vardır. Her bireyin belli bir yaşta, belli bir gelişim dönemine ulaştığı kabul edilmektedir. Bu dönemlere de kritik dönem adı verilmektedir. Kritik dönemlerde bireylerin çevresel uyaranlara daha duyarlı ve öğrenmeye ya da değişmeye daha eğilimli oldukları bilinmektedir. Örneğin, yürümenin gelişimi için 12-18 ay arası kritik dönem iken özerkliğin gelişimi için 12-36 ay arası kritik dönemdir. Kritik dönemlerde öğrenme daha fazla ve daha hızlı gerçekleşir. Bu nedenle de,bireylerin kritik dönemlerde daha fazla çevresel uyaranla etkileşime girmeleri ve gelişimsel açıdan daha fazla desteklenmeleri için gerekli önlemler alınmalıdır.


#9

SORU:

Gelişim dönemlerini ve kapsadıkları yaş aralıklarını sıralayınız. Bu dönemlerin evrensel olarak uygulanması mümkün müdür? Nedenleriyle açıklayınız.


CEVAP:

Gelişim, döllenmeyle başlayıp yaşam boyunca devam eden bir süreçtir ve birbirini izleyen dönemlerden oluşur. Gelişim dönemleri ve bu dönemlerin yaş aralıkları aşağıdaki gibidir:
Doğum Öncesi Dönem: Döllenme-Doğum
Bebeklik Dönemi: 0-2 Yaş
İlk Çocukluk Dönemi: 2/3-5/6 Yaş
Son Çocukluk Dönemi: 6-12 Yaş
Ergenlik Dönemi: 12-18/21 Yaş
Genç Yetişkinlik Dönemi: 18/21-40 Yaş
Orta Yetişkinlik Dönemi: 40-60/65 Yaş
İleri Yetişkinlik Dönemi: 60/65-Ölüm

Ancak gelişim dönemlerine ilişkin bu sınıflama endüstrileşmiş toplumlarda yaşayan bireyler için uygundur. Örneğin, ortaöğretime ya da yükseköğretime devam etmesi gerekmeyen ve iş yaşamına erken başlayan bireyler için ergenlik dönemi daha kısa sürebilir. Benzer biçimde, geçimini fiziksel işler yaparak sağlayan, beslenme ve tıbbi olanakları yeterli olmayan bireyler için ise ileri yaşlılık daha erken başlayabilir. Bu nedenle gelişim dönemleri evrensel olarak uygulanabilir değildir.


#10

SORU:

İlk çocukluk döneminde bireyde ne gibi gelişim ve değişimler gözlenir?


CEVAP:

İlk çocukluk döneminin en önemli özelliği, çocukların dünyayı keşfetme çabalarında görülen artıştır. Bebeklik döneminde vücudunu kontrol etmeyi öğrenen çocuklar artık “neden” ve “nasıl” sorularıyla çevrelerini sorgulamaya başlarlar. Kendi kendine yemek yeme, giyinme ve tuvalet gereksinimini giderme gibi özbakım becerilerini kazanarak bakım açısından yetişkinlere bağımlılıktan kurtulurlar. Küçük kas becerilerinde ustalaşmaya başlar ve okula hazır hale gelirler. Cinsiyet farklılığını algılar ve cinsel kimlik kazanırlar. Dili daha karmaşık biçimde kullanır ve akranları ile ilişkiler kurarak sosyal gelişimde önemli gelişmeler kaydederler. Bu dönemde ahlaki değerlerin ve yargıların temelleri atılır.


#11

SORU:

Gelişimin temel alanları nelerdir? Bu alanlar hangi konuları kapsamaktadır.


CEVAP:

Gelişim bir bütün olmasına karşın çalışma ve inceleme kolaylığı açısından gelişim psikologları tarafından dönemlere ve alanlara bölünmüştür. Buna göre gelişim; fiziksel gelişim, bilişsel gelişim ve psikososyal gelişim olmak üzere üç temel alanda incelenmektedir.

Fiziksel gelişimde incelenen konular; beden büyüklüğü, uzunluğu ve hacmi, beyin yapısı, sinir sistemi, kas ve iskelet sistemi, organların yapısı, duyusal yeterlikler ve motor becerilerdir.

Bilişsel gelişimde incelenen konular; dikkat, bilinç, hafıza, zekâ, öğrenme, algılama, düşünme, muhakeme etme, problem çözme ve dili kullanmadır.

Psikososyal gelişimde incelenen konular; benlik, duygu, mizaç, sosyalleşme, kültürleşme, kişilik ve ahlaktır.


#12

SORU:

Doğum öncesi dönem ve evreleri hakkında bilgi veriniz.


CEVAP:

Döllenmeden başlayıp doğuma kadar geçen 266-280 günlük doğum öncesi dönem, gelişimin en hızlı gerçekleştiği dönemlerden biridir. Doğum öncesi dönem; zigot evresi, embriyo evresi ve fetüs evresi olmak üzere üç evreden oluşmaktadır.

Zigot evresi, döllenme ile başlayıp ilk iki haftalık dönemi içine alan, zigotun büyüdüğü ve zigot ile annenin destek sistemi arasındaki bağlantının gerçekleştiği evredir. Zigot, kadından gelen yumurta ile erkekten gelen spermin birleşmesi sonucu oluşan yeni hücredir. Bir zigotta 23’ü kadından, 23’ü erkekten gelen 23 çiftve toplam 46 kromozom bulunur. Zigot, döllenmeden sonraki ilk birkaç saat içinde mitoz bölünme yoluyla gelişimine başlar.

Embriyo evresi, döllenmeden sonraki üç-sekiz haftalık dönemi içine alan, bir evredir. Bu evrenin en önemli özellikleri; büyümenin çok hızlı gerçekleşmesi, plasenta aracılığıyla anne ile fetüs arasında bağ kurulması, vücut bölümlerinin ve organların oluşması ve fetüsün fark edilir bir insan görünümü almasıdır. Bu evrenin başlarında sinir sistemi, duyu organları ve cilt oluşurken, evrenin ortalarına doğru kaslar ve kemiklerle birlikte dolaşım, solunum ve sindirim sistemleri oluşur.

Fetüs evresi, dokuzuncu haftadan başlayıp doğuma kadar süren evredir ve bu evrede çok hızlı değişimler görülmektedir. Fetüs evresinde yeni bir vücut bölümü ya da organ oluşmaz; ancak embriyo döneminde oluşan vücut bölümleri ya da organların gelişimleri tamamlanır. 36. haftadan itibaren fetüs doğum için hazırdır. Fetüsün uterus içinde hareket edebileceği alan daraldığından fetüsün hareketleri azalır ve östrojen hormonunun fazla salgılanmaya başlaması ile doğum eylemi başlar.


#13

SORU:

Psikomotor gelişim nedir? Hangi dönemlerden oluşmaktadır? Açıklayınız.


CEVAP:

Psikomotor gelişim, fiziksel büyümeye ve merkezi sinir sisteminin gelişimine paralel olarak hareketlerin ya da temelinde hareket olan becerilerin değişimini ve gelişimini ifade eder. Psikomotor gelişim dönemleri; refleksif hareketler dönemi, ilkel hareketler dönemi, temel hareketler dönemi ve özelleşmiş hareketler dönemi şeklinde sınıflandırılır.

Psikomotor gelişim dönemlerinden birincisi, doğum öncesi dönemde başlayıp bir yaşa kadar devam eden refleksif hareketler dönemidir. Yeni doğan bebeklerde merkezi sinir sistemi henüz olgunlaşmadığından refleksler bebekler için doğal korunma mekanizmalarıdır. Bu dönemde ilkel refleksler, duruşa ilişkin refleksler ve yinelenen hareketler ortaya çıkar.

İlkel hareketler dönemi, doğum ile başlayıp iki yaşa kadar süren ve istemli hareketlerin başladığı dönemdir. Bu dönemde denge becerileri, yer değiştirme becerileri ve manipülasyon becerileri gelişim göstermektedir.

İki ile yedi yaş arasındaki psikomotor gelişim dönemine temel hareketler dönemi denir. Bu dönemde kazanılan yer değiştirme becerilerinden bazıları koşma, atlama, sekme ve tırmanma; manipülasyon becerilerinden bazıları ise atma, yakalama ve ayakla vurmadır.

Özelleşmiş hareketler dönemi, yedi yaşta başlayıp 14 yaş sonrasında biten ve temel denge, yer değiştirme ve manipülasyon becerilerinin giderek inceleştiği, birleştirildiği ve titizlikle kullanıldığı bir dönemdir. Özelleşmiş hareketler döneminde ilerleme temel hareket becerilerinin gelişerek olgunlaşmasına bağlıdır. Bu evrede bireyler önceden edindikleri becerileri daha özel amaçlara yönelik kullanmaya başlarlar ve becerilerde daha fazla ustalık kazanırlar.


#14

SORU:

Refleksif hareketler döneminde en yaygın görülen ilkel refleksler hangileridir? Açıklayarak yazınız.


CEVAP:

Refleksif hareketler döneminde en yaygın görülen ilkel refleksler; moro refleksi, arama refleksi, emme refleksi, yakalama refleksi ve babinski refleksidir. Moro refleksi, bebeklerde güvensizlik hissi uyandırıldığında bebeklerin kollarını ve el parmaklarını açıp yeniden gövdede birleştirmeleridir. Arama refleksi, ağız ve dudak çevresine dokunulduğunda bebeklerin başlarını o yöne çevirmeleri; emme refleksi ise ağız ve dudak çevresine dokunulduğunda bebeklerin ağzına alma ve emme hareketi yapmalarıdır. Yakalama refleksi, avuç içi bir nesne ile uyarıldığında bebeklerin parmaklarını içe kapamaları ve nesneyi sıkıca tutmaları iken; babinski refleksi, ayak tabanına basınç uygulandığında bebeklerin ayak parmaklarını germeleri ve başparmağı diğer parmaklardan ayırarak yana doğru açmalarıdır.


#15

SORU:

Bilişsel gelişim ve biliş kavramlarını tanımlayınız ve bilişin hangi süreçleri kapsadığını bu süreçleri açıklayarak yazınız.


CEVAP:

Bilişsel gelişim, yaşla birlikte düşünme, öğrenme ve hatırlama süreçlerinde gerçekleşen değişimdir. Bireylerde düşünmenin nasıl gerçekleştiğini ve bireylerin düşünme eylemlerini inceler. Bilişsel gelişim alanında incelenen konular arasında; dikkat, bilinç, hafıza, zekâ, öğrenme, algılama, düşünme, muhakeme etme, problem çözme ve dili kullanma yer almaktadır.

Biliş, bireylerin dünyayı öğrenmelerini ve anlamalarını içeren zihinsel faaliyetlerdir. Biliş; algılama, bellek, muhakeme, düşünme ve kavrama süreçlerini kapsar. Algılama, edinilen bilgilerin yorumlanması, organize edilmesi ve yeniden bulunması; bellek, algılanan bilginin bulunup getirilmesi ya da depo edilmesi; muhakeme, bilginin belirli bir anlam çıkarma ve sonuca varma amacıyla kullanılması; düşünme, bilginin ve çözümlerin nitelik olarak değerlendirilmesi; kavrama ise bilginin iki ya da daha fazla bölümü arasındaki ilişkilerin tanınmasıdır.


#16

SORU:

Bilişsel gelişim kuramları hangileridir? Bu kuramları açıklayarak yazınız.


CEVAP:

Bilişsel gelişim, farklı kuramlar tarafından açıklanmaya çalışılmıştır. Bilişsel gelişimi açıklamaya çalışan kuramlar arasında; sosyokültürel kuram, bilgiyi işleme kuramı ve bilişsel gelişim kuramı yer almaktadır.

Sosyokültürel kuram, bireylerin bilişsel gelişimleri için sosyal çevrenin önemli olduğunu savunmaktadır. Bu kurama göre bireyler, bilişsel stratejileri ve diğer becerileri çevrelerindeki kişilerden ve bu kişilerle girdikleri etkileşimlerden (rehberlik, yardım, öğretim vb.) öğrenirler.

Bilgiyi işleme kuramı, bireylerin bilgiyi işleme yeterliklerinin merkezi sinir sistemindeki gelişim ve öğrenme yaşantıları yoluyla gerçekleştiğini savunmaktadır. Bu kurama göre bireyler; dışarıdan gelen bilgiyi işleyip, işledikleri bilgileri ise çıktılara dönüştürmek yoluyla öğrenirler.

Bilişsel gelişim kuramı ise bireylerin pasif olmadıklarını ve bilgiyi kazanmada aktif rol aldıklarını savunur. Bu kurama göre bireylerin gelişimi, kalıtımın ve çevresinin etkileşimi sonucunda ortaya çıkar.


#17

SORU:

Piaget'nin bilişsel gelişim kuramında öne çıkan kavramlar hangileridir? Bu kavramları açıklayınız.


CEVAP:

Piaget’nin bilişsel gelişim kuramında öne çıkan kavramlar arasında; zekâ, şema, özümleme, düzenleme ve dengeleme yer alır.

Piaget’e göre zekâ, bireylerin çevreye uyum sağlama yetenekleridir. Bireylerin çevreye kolaylıkla ve etkin biçimde uyum sağlamaları, onların zekâ düzeylerinin yüksek olduğunun bir göstergesi kabul edilir.

Bireylerin dünyayı algılamaları için şemalara ihtiyaçları vardır. Şema, yeni gelen bilginin yerleştirildiği bir çerçevedir. Bireyler bu şemalar yoluyla çevrelerine uyum sağlarlar ve çevrelerini organize ederler.

Bireylerin kendilerinde var olan şemalarla çevrelerine uyum sağlamaları yani, bireylerin yeni karşılaştıkları bilgileri mevcut bilişsel yapı içine almaları özümleme iken; bireylerin kendilerinde var olan şemaları biçimlendirerek çevrelerine uyum sağlamaları yani, bireylerin yeni bilgileri anlamak için mevcut şemaları yeniden şekillendirmeleri düzenlemedir. Bireylerin özümleme ve düzenleme yoluyla çevrelerine uyum sağlayarak dinamik bir dengeye ulaşma süreçleri ise dengelemedir.


#18

SORU:

Piaget'nin bilişsel gelişim dönemleri hangileridir? Sıralayınız.


CEVAP:

Piaget bilişsel gelişimi dört gelişim dönemine ayırmıştır. Bilişsel gelişim dönemleri;

  • Duyusal motor dönem,
  • İşlem öncesi dönem,
  • Somut işlemler dönemi ve
  • Soyut işlemler dönemi

şeklinde sınıflandırılır.

 


#19

SORU:

Piaget'nin bilişsel gelişim dönemlerinden duyusal motor dönem hakkında bilgi veriniz.


CEVAP:

Sıfır-iki yaş arasını kapsayan duyusal motor dönem bebeklerin dünyayı; görme, işitme, koklama, tatma ve dokunma yoluyla ya da refleksleri ve hareketleri aracılığıyla keşfettikleri dönemdir. Yeni doğan bebekler çeşitli reflekslere sahiptirler ve bu refleksler yoluyla çevrelerini tanımaya çalışırlar. Örneğin bebekler; emme refleksi gereği ağızlarına dokunan bir nesneyi emerler, yakalama refleksi gereği avuç içlerine dokunan bir nesneyi ise tutarlar. Bebekler bu dönemde nesne izleme, ses çıkarma ve sese yönelme gibi davranışlar da sergilerler. Bu dönemdeki davranışlar otomatik, tepkisel ve amaçsızdır. 

Dördüncü ay ile yaklaşık sekizinci ay arasında bebekler çevrelerindeki nesnelerle etkileşime girmeye ve basit taklit davranışları sergilemeye başlarlar. Bu dönemdeki tekrarlar bebeklerin vücutları ile değil, nesnelerle gerçekleştirilen tekrarlardır. Bebekler bu dönemde sergiledikleri davranışları önceleri tesadüfi olarak gerçekleştirseler de zaman içindeki tekrarlar sonucu amaçlı olarak gerçekleştirmeye başlarlar.

8-12 ay arasında bebekler amaçlı davranışlar sergilerler. Sekizinci aydan itibaren kişi ya da nesne sürekliliği kazanılmaya başlar. 

12-18 ay arasını kapsayan dönemde bebekler, aynı eylemleri tekrar ederek, amaçlı davranışlar sergileyerek ve basit problemler çözerek dünyayı tanımaya çalışırlar. Bu dönemde deneme-yanılma yoluyla problem çözme gelişir. 

Duyusal motor döneminin sonlarına doğru bebekler sembolleri kullanmaya başlarlar, nesne ve olayların içsel temsillerini oluştururlar, daha ileri düzeyde problemler çözerler ve gecikmiş taklit yaparlar. Bu dönemde dilde ve kavramlarda önemli gelişmeler gözlenir. Bu dönemin sonunda semboller düşüncenin temelini oluşturmaktadır ve bu dönem düşünmenin başlangıcı olarak kabul edilir.


#20

SORU:

Piaget'nin bilişsel gelişim dönemlerinden işlem öncesi dönemde bireyde hangi gelişim ve değişimler gözlenmektedir?


CEVAP:

Bilişsel gelişimde iki-yedi yaş arasına karşılık gelen işlem öncesi dönem, olayların ve nesnelerin sembollerle ifade edildiği, ben merkezlikte azalmanın olduğu, dil ve iletişim becerilerinin geliştiği bir dönemdir. Bu döneme işlem öncesi dönem adı verilmesinin temel nedeni, bilişin mantıksal olmaması, sembolik ya da sezgisel olmasıdır.  İşlem öncesi dönem kendi içinde sembolik dönem ve sezgisel dönem olmak üzere iki dönemde incelenmektedir.

İki-dört yaşlarını içine alan sembolik dönemde dil ve kavramlar hızlı bir gelişim gösterir; ancak sembollerin anlamları çoğunlukla gerçek değildir.Bu dönemdeki çocuklar karmaşık kavramları anlamakta güçlük çekerler. Ben merkezlidirler. Nesnelerin ikincil özelliklerini göremezler ve nesneleri büyüklük, renk ya da şekil gibi yalnızca tek bir özelliğine göre sınıflandırırlar. Tek yönlü ve yüzeysel düşünürler.

Dört-yedi yaş arasındaki sezgisel dönem mantık kurallarına göre düşünme yerine sezgilere dayalı olarak düşünmenin ve problem çözmenin gerçekleştiği dönemdir. Bu dönemde nesneleri renk ve şekil gibi birden fazla özeliğine göre sınıflama söz konusu olsa da bu sınıflama ileri düzeyde değildir. Genellikle nesnelerin en fazla dikkat çeken özeliklerine odaklanıp diğer özellikleri gözden kaçırabilirler. Çocuklar bu dönemde ben merkezlikten uzaklaşmaya başlarlar. Korunum ve tersine çevirme henüz gelişmemiştir. Korunum, nesne ya da nesne grubunun biçimi ya da konumu değişse de nesnenin miktarında, sayısında, alanında ya da hacminde bir değişiklik olmamasıdır. Bu dönemdeki çocuklar akıl yürütmeyi kullanmaya başlarlar.


#21

SORU:

Piaget'nin bilişsel gelişim dönemlerinden somut işlemler dönemi hakkında bilgi veriniz.


CEVAP:

Yedi-on bir yaş arasını kapsayan somut işlemler dönemi, ilkokul yıllarını kapsayan ve çocukların karmaşık zihinsel süreçleri kullandıkları dönemdir. Bu dönemde çocukların mantıksal düşünme yeteneğinde gelişmeler gözlenir; ancak düşünme somut varlıklarla sınırlıdır ve problemler somut yollarla çözülür. Soyut bilgiyle ilgili sistematik ve mantıklı düşünme konusunda zorluklar yaşarlar. Somut işlemler döneminde çocuklar ben merkezlikten uzaklaşırlar ve dünyayı başkalarının gözünden görebilirler. Bu dönemde çocuklar birden fazla özelliği dikkate alarak gruplama ve üst düzey sınıflama yapabilirler. Ayrıca korunumu ve tersine çevirmeyi de kazanırlar; ancak korunumun gelişimi soyut işlemler döneminde de devam eder. Tersine çevirme, çocukların ileriye ya da geriye doğru düşünerek bir eylemi tersine çevrilebileceklerini ve sonucun değişmeyeceğini anlamalarıdır.


#22

SORU:

Piaget'nin bilişsel gelişim dönemlerinden soyut işlemler döneminde bireyde hangi gelişim ve değişimler gözlenmektedir?


CEVAP:

12 yaşta başlayıp yetişkinliğe değin devam eden soyut işlemler dönemi, soyut düşünmenin geliştiği dönemdir. Bu dönemin başından itibaren çocukların düşünme biçimleri yetişkinlerin düşünme biçimlerine oldukça benzerdir. Çocuklar problemlerin çözümü için bilimsel yolları kullanırlar. Bir problem karşısında olası çözüm yolları geliştirir ve bu çözüm yollarını sırayla deneyerek çözüme ulaşmaya çalışırlar. Bu dönemde çocukların değer ve inanç sistemleri gelişir ve çocuklar din, siyaset, ekonomi, özgürlük ve felsefe gibi konularda görüşlerini beyan ederler. Bu dönemde korunum tamamen kazanılmış olur ve üst düzey zihinsel işlemler gerçekleştirilir. Bu dönemin özelliklerinden birisi bir bütünü parçalara ayırma ve parçaları birleştirerek bir bütün oluşturmadır, yani çocukların bir problem çözümü için hem tümevarımı hem de tümdengelimi kullanmalarıdır.


#23

SORU:

Psikososyal gelişim nedir? Hangi konuları incelemektedir? Kısaca değininiz.


CEVAP:

Psikososyal gelişim, doğuştan getirilen özellikler ile çevrenin etkileşimi sonucunda, duygu, mizaç, sosyal olgunluk, kişilik ve ahlakın şekillenmesidir. Psikososyal gelişimin incelediği konular arasında; benlik, duygu, mizaç, sosyalleşme, kişilik ve ahlak yer almaktadır. Duygu, bireylerin çeşitli çevresel uyaranlar karşısında öznel olarak verdikleri tepkilerdir. Mizaç, bireylerin çevrelerine karşı göstermiş oldukları ve bireylere özgü davranış biçimleri ya da duygusal tepkiler olarak tanımlanmaktadır; ancak gelişim psikologları mizacı bebeklerin ya da küçük yaştaki çocukların kişiliği anlamında kullanmaktadırlar. Ahlak, bireylerin öznel olarak geliştirdikleri iyiyi ve kötüyü, doğruyu ve yanlışı ayırt edebilmelerini sağlayan ilke ve değerler bütünüdür, doğrulara ve yanlışlara ilişkin bireysel yargılardır. Ahlak gelişimi, bireylerin ahlaki ilke ve değerlerinin çevresel değişkenlerle etkileşim sonucunda değişmesi ve ilerlemesidir.


#24

SORU:

Kohlberg'in ahlak gelişimi kuramını açıklayarak aşamaları hakkında kısaca bilgi veriniz.


CEVAP:

Kohlberg ahlak gelişimini Piaget’nin kuramını yeniden inceleyip anlamlandırarak ortaya koymuştur. Kohlberg çeşitli problem durumları oluşturarak çocuklara bu problem durumlarında nasıl davranacaklarını sormuş ve çocukların yanıtlarından yola çıkarak ahlak gelişimini altı aşamaya ayırmıştır. Kohlberg’in ahlak gelişim aşamaları; gelenek öncesi düzey (ceza ve itaat eğilimi ve araçsal ilişkiler eğilimi) geleneksel düzey (kişilerarası uyum eğilimi ve kanun ve düzen eğilimi) ve gelenek sonrası düzey (sosyal sözleşme eğilimi ve evrensel ahlak ilkeleri eğilimi) şeklinde sınıflandırılır.

Ceza ve itaat eğilimi aşamasındaki  bireyler otoriteye uymakta ve cezalandırılmaktan kaçınmaktadırlar. Bu aşamada eylemin fiziksel sonuçları, eylemin iyi ya da kötü olduğunu belirler. Bireylere göre, karşılığında ceza bulunan davranış, kötü davranıştır

Araçsal ilişkiler eğilimi aşamasında saf çıkarcı bir eğilim söz konusudur ve bu aşamadaki bireyler için kendi ihtiyaçlarının karşılanması önemlidir. Bireyler ahlaki yargılarda bulunacakları zaman başkalarının ihtiyaçlarını dikkate alırlar; ancak yine de öncelik kendi ihtiyaçları olur. Bireylere göre, kişisel çıkarları karşılayan davranış, doğru davranıştır. Bireylere göre, kişisel çıkarları karşılayan davranış, doğru davranıştır.

Kişilerarası uyum eğilimi aşaması, iyi çocuk eğiliminin olduğu bir aşamadır. Bu aşamadaki bireyler için başkaları tarafından onay görmek ve iyi çocuk olmak önemlidir. Ahlaki yargılarda başkalarının hissettikleri de dikkate alınır. Toplumun ya da ailenin beklentilerine göre yaşanması gerektiği kabul edilir.  Bireylere göre, başkalarının onayladığı ve başkalarını memnun eden davranış, iyi davranıştır.

Kanun ve düzen eğilimi aşaması  otoriteyi ve toplumsal düzenini sürdürme eğiliminin olduğu bir aşamadır. Bu aşamadaki bireyler kanunlara koşulsuz biçimde uyarlar ve uymayanları ise onaylamazlar. Pek çok yetişkin de bu aşamada kalır. Ahlaki davranışların toplumun çıkarlarına hizmet ettiğinin düşünüldüğü bu aşamada, bireylerin görevlerini yerine getirmeleri, otoriteye saygı duymaları ve toplumsal düzeni sürdürmeleri kendi başına önemlidir. Bireylere göre, toplum düzenini koruyan ve onu sürdürmeye katkı sağlayan davranış, doğru davranıştır.

Sosyal sözleşme eğilimi aşamasındaki bireyler kanunların demokratik olarak değiştirilebileceği ilkesine sahiptirler. Kanunlar sosyal düzeni korumak, temel yaşamı ve özgürlük haklarını güvence altına almak için gerekli görülmektedir. Bu aşamaya yetişkinlerin %25’inden daha azı geçebilmektedir. Bireylere göre, insan hakları ve toplum yararı gözetilerek toplum tarafından incelenip kabul edilmiş ilkelere uygun olan davranış, doğru davranıştır. 

Bu aşama ahlak gelişiminin son aşamasıdır. Bireyler kendi ahlak ilkelerini kendileri oluştururlar ve bu ilkeler; adalet, özgürlük, eşitlik ve insan hakları gibi soyut kavramlara dayalıdır. Adalet kanunlardan üstündür ve bireyler bu ilkeleri ihlal eden kanunlara uymazlar. Bireylere göre, insan onuruna yakışan ve eşit haklar sağlayan ahlak ilkelerine uygun davranış, doğru davranıştır.